{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/3057 - 2024/276<br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/3057 <br>KARAR NO\t: 2024/276<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: .........                           <br>ÜYE\t\t: .........<br>ÜYE\t\t: ........<br>KATİP\t\t: .........<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/873 E -  2022/12 K<br><br>DAVACI\t: ..........<br>VEKİLİ\t: Av. ........<br>DAVALI\t: ......<br>KARAR TARİHİ\t: 09/02/2024<br><br>Davacı-Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu davalı aleyhine kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için başlattıkları icra takibine, davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamı ile alacağın %20 si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>                   Davanın açıldığı ......; “….. Davanın açıldığı tarih itibariyle Nizip ilçesinde müstakil asliye ticaret mahkemesi bulunmadığından, davanın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla ........... açılmış olduğu ve bu tarih itibariyle mahkememizin Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde sayılan ticari dava niteliğindeki davayı görmekle görevli olduğu açıktır. <br>Ancak .......... sayılı kararı ile Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Gaziantep ilinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve bu kararın ...... tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği görülmektedir. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun anılan kararında derdest dosyaların devredilip devredilmeyeceği hususunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir. <br>Bir yerde asliye hukuk mahkemesinin, asliye ticaret mahkemesi sıfatı kullanarak ticari davaları görmekle görevli olabilmesi için bu yerde  ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmaması gerekir. Dava tarihinde ...... ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmamakla birlikte dava tarihinden sonra  Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile ........ ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle mahkememizin kararın yürürlük tarihi olan ......... tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemesi sıfatını kullanabilmesi mümkün değildir. <br>    Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin .......... ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu kararında mevcut davaların açıldığı tarihte görevli olan mahkeme tarafından görülmeye devam edilmesi hususunda bir düzenleme bulunmadığına göre mahkememizin elindeki mevcut derdest davada asliye ticaret mahkemesi sıfatını kullanarak davaya devam etmesinin mümkün olmadığı kabul edilmelidir. <br> Karşı görüşlü kararlarda emsal olarak nitelendirilen .......... karar sayılı kararına dayanılarak yeni mahkeme kurulmasının derdest davalar yönünden önceki mahkemenin görevini ortadan kaldırmayacağı açıklanmış ise de anılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına esas olan olayda her iki mahkeme de asliye hukuk mahkemesi olup, .......... kurulmayan yerlerdeki iş bölümü kararı her iki mahkemenin de görevini değiştirmeyip, yalnızca iş bölümüne yönelik düzenleme olduğundan somut olayda uygulanamaz.<br>Yine eldeki dosyanın Ticaret mahkemesine devredilmemesi halinde, söz konusu dava ile bağlantılı olan ve birleştirilmesi gerekli yeni bir ticari dava açıldığında davaya hangi mahkemenin bakacağı konusunda tereddüt yaşanabilecektir. Davaların ayrı ayrı yürütülmesi konusu ise eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacaktır.<br>Öte yandan kanuni hakim ilkesi, doğal hakim ilkesi, usul ekonomisi ilkesi ile bu husustaki anayasal düzenlemeler ve AİHS 'nin 6. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamında somut olaya bakıldığında; eldeki kararın bu ilkelere aykırılık oluşturduğu düşünülmemelidir. Zira görev, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Örneğin 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133  sayılı kanunla değişik 4. Maddesi; 4721 sayılı TMK.nun  2. kitabında 3. kısım  hariç  olmak üzere (m.118-395) kaynaklanan bütün davaların, Aile Mahkemeleri kurulan yerlerde bu mahkemelerce bakılacağını; aynı yasanın geçici 1. maddesinde, Aile Mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde yargı çevresi içerisinde ve görev alanına giren sonuçlanmamış dava ve işlerin yetkili aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Bu madde uyarınca kararın verildiği tarihte ortada müstakil bir Aile Mahkemesi dahi yokken görevli ve yetkili, kanuni-tabi hakim tarafından verilen kararın  İstinaf ya da temyiz aşamasında  artık mevcut halde Aile Mahkemesi kurulduğundan bahisle kaldırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu halde 10 sene önce verilen bir karar dahi temyiz edildiğinde sırf bu nedenle bozulacaktır. İşte kanun koyucu  anayasada ve sözleşmede düzenlenmiş  yukarıda bahsedilen bu temel ilkelere rağmen görev hususunun önemine binaen bu ilkelere ve anayasaya aykırılık görmeyerek katı bir düzenlemeye gitmiştir. Bu kanun maddesi nazarında görev hususunun tabi hakim, usul ekonomisi -genel anlamda adil yargılanma hakkı- ilkelerine aykırı şekilde düzenlendiği hukuk literatüründe savunulmamıştır. Çünkü mahkemenin görevli olması kamu düzenine ilişkin olup, her aşamada dikkate alınmalıdır. O halde aynı düzenleme -sırf kanunda açıkça düzenlendiği için- anayasadaki ve sözleşmedeki temel ilkelere aykırılık oluşturmuyor ise mevcut olayda da göreve ilişkin gönderme kararının bu ilkelere aykırı olduğu ileri sürülemez.<br>............ Karar sayılı ilamları ile istikrar kazanan Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu gibi hallerde yani esasında özel bir mahkemenin görev alanında kalmasına rağmen davanın görüldüğü yer itibari ile özel mahkemenin  kurulmamış olması sebebi ile Asliye Hukuk Mahkemelerince yargılamaları yürütülen dava dosyalarında yargılama devam ederken görevli özel mahkemenin kurulmuş ve faaliyet geçmiş olması hallerinde Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili dava dosyaları hakkında gönderme kararı verilerek dosyaların yeni kurulan mahkemelere devir edilmesi gerekmektedir. Yine güncel tarihli Bursa, Trabzon ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da aynı hususlar vurgulanmıştır.<br>.......... K sayılı ilamı ile;  dava Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Dava tarihinde, ...’da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, ticari dava nitelindeki uyuşmazlığa bakmaya, davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ancak yargılama sırasında Adalet Bakanlığının 14.05.2015 tarihli Oluru ile ... ilçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi kurulduğu ve 03.08.2015 faaliyete geçtiğinden mahkemece dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) veya gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde karar verilmiştir. <br> Sonuç olarak; Mahkememizde incelenen dosya kapsamında görülmekte olan davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve işlerden olduğu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı gereğince \"Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Gaziantep ilinin mülki sınırları\" olarak belirlendiğinden dava dosyasının görevli ve yetkili Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesine devredilmesine/gönderilmesine.” Şeklinde karar vermiştir. <br>Gönderme kararı üzerine dava, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/873 esasına kaydedildikten sonra mahkemece; <br>“……….Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 karar sayılı kararı ile, Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yargı çevresi yeniden düzenlenmiş, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi yönünden de yargı çevresi Gaziantep ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Kararın, 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.<br>Öncelikle ifade edilmelidir ki; uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay, meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir ve olayın meydana geldiği zamanda mevcut olan mahkemeler tarafından çözümlenmelidir. Buna göre, yeni bir mahkeme kurulurken veya mahkemenin yargı çevresi yeniden belirlenirken, o mahkemenin kuruluş yasasında ya da yargı çevresini yeniden belirleyen idari kararda zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı takdirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla, her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır. <br> Dava konusu edilen hukuki uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasalara göre kurulmuş bulunan mahkemelerin uyuşmazlığı çözmesi ana kural olmakla birlikte bazen yasal düzenlemelerle böyle bir uyuşmazlığın çözümü yeni kurulan mahkemelere de verilebilmektedir. Örneğin; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun geçici 1. maddesi, “Aile Mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde, yargı çevresinde ve görev alanına giren sonuçlanmamış dava ve işler, yetkili ve görevli aile mahkemelerine devredilir.” hükmünü içerdiğinden, bu yasal düzenlemeye istinaden diğer mahkemeler, Aile Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işleri bu mahkemelere devretmiştir.<br>…………<br>Yukarıda işaret edildiği üzere, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli 608 K. sayılı kararı ile, Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yargı çevreleri yeniden düzenlenmiş ve Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi yönünden yargı çevresi Gaziantep ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Ancak kararda, derdest davaların yeni yargı çevresinde yetkili hale gelen Asliye Ticaret Mahkemesine devredileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. O hâlde, mahkememiz yargı çevresini yeniden belirleyen kararın yürürlük tarihi olan 01/09/2021 tarihinden önce açılmış davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile mahkememize gönderilmesine olanak yoktur. <br>Nitekim, özel kanunlarına göre kurulmuş olan ihtisas mahkemelerinin yargı alanlarının yeniden belirlenmesi ile ilgili bir uyuşmazlığı konu edinen .........Karar sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. <br>Bu sebeplerle, 01/09/2021 tarihinden önce açılan davaların mahkememizin görev alanı dışında kaldığı ve bu davalara davanın açıldığı tarihteki görevli mahkemenin bakmaya devam etmesi gerektiği değerlendirilmiş, Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 02/12/2021 tarih ve 2021/69 Esas 2021/329 Karar sayılı devir yönündeki kararının yerinde olmadığı ……” gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla görevli ve yetkili ......... GÖNDERİLMESİNE karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde usul ve yasaya aykırı olan Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>HMK'nın 353. maddesine göre dosya üzerinde ve HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda;<br>Uyuşmazlık, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi yargı alanının HSK Genel Kurulu kararı ile il mülki sınırları olarak belirlenmesi üzerine, önceden yargı alanı dışında kalan yerlerde açılmış bulunan ve genel mahkemede ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmakta olan davanın hangi mahkemede görülmesi gerektiği hususundan kaynaklanmaktadır. <br>Dava, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi genişletilmeden önce yetkili ve görevli mahkemede açılmış bulunmaktadır. HSK Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 karar sayılı kararı aslında bir görev düzenlemesinden ziyade yetkili olduğu bir konuda mahkemenin yargı çevresini yeniden belirleyen ve genişleten bir karardır. Dolayısıyla yetkisini kullanarak mahkemenin yargı alanında değişiklik yapan HSK Genel Kurulunun, yapılan değişikliğin doğuracağı sorunlarla ilgili düzenleme yapma yetkisi de bulunduğu halde düzenleme öncesi yargı çevresi dışında bulunan fakat yeni düzenleme ile Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı alanına girecek Asliye Hukuk Mahkemelerindeki derdest dosyaların tabi olacağı hukuki süreçle ilgili bir düzenleme yapmadan, 07/07/2021 tarihli kararın uygulanmasını öteleyecek şekilde yürürlük tarihini, 01/09/2021 olarak belirlemiş olması, usuli işlem ve kararların yapıldıkları anda geçerli olan hükümlere tabi olduğuna dairilke gözetildiğinde, karar makamının 01/09/2021 tarihine kadar eski düzenlemenin geçerli olacağını ve ancak bu tarihten sonra açılacak davalar için yeni düzenlemenin esas alınmasını hedeflemiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira derdest davaların yeni görevli hale gelen mahkemeye  devri ya da gönderilmesi düşünülmüş olsaydı, yürürlük tarihine kadar açılacak davaların, zaman ve masraf israfına yol açacak ve bir çok işlem yapılmasını zorunlu kılacak olan devir veya gönderme kararına muhatap olmamaları için kararın yürürlük tarihinin ilan veya yayım tarihi olarak belirlenmesi gözardı edilmezdi. <br>Bu düşüncelerle yeni yargı çevresi düzenlemesine göre Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin görev ve yetki alanına girmiş olan, ancak 01/09/2021 tarihinden önce açılmış bulunan ve açıldıkları tarih itibariyle görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerindeki derdest ticari davaların HSK Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 karar sayılı kararına göre, anılan kararda derdest davaların devrine dair açık bir düzenleme söz konusu olmadığı için ......... Asliye Ticaret Mahkemesine devri ya da gönderilmesi hukuka aykırı olduğundan, ........ 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-İstinaf incelemesine konu mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken .......... TL harçtan peşin yatırılan ......... TL harcın mahsubuyla bakiye ........ TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,                                                           <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/02/2024<br><br>.<br>      .<br>     Başkan                        Üye                                    Üye                                              Katip<br> ¸e-imzalı                ¸e-imzalı                        ¸e-imzalı                                   ¸e-imzalı    <br><br><br><br><br>İş bu karar 09/02/2024 tarihinde yazılmış olup, 5070 sayılı kanun hükümlerine  uygun olarak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d23ca3fe2cd4238d","SID":"a4360f42dbd67406"}}