{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/42 - 2024/33<br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/42 \t\t                                                  (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/33<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/10/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2023/53 E 2023/670 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 08/02/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinden araç lastikleri satın aldığını, borcun bir kısmının ödendiğini, bakiye kısmın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının dönem dönem aile şirketleri arasında adi ortaklık yaptığını, davalının aile şirketlerinden oluşan adi ortaklık üzerinden de müvekkilinden ürün satın aldığını,  davalının takibe ve borca haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, müvekkili şirketin ticari kayıt ve defterlerinin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere davacıya  ödemediği herhangi bir bakiye borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece 14/01/2020 Tarih, 2017/716 Esas, 2020/4 Sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16/12/2022 Tarih, 2020/525 Esas, 2022/1769 Sayılı kararında, \" Dava, 3 adet faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerinden olup, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip konusu 3 adet fatura dikkate alınarak çözümlenmesi gerekir. Taraflar arasındaki ticari ilişkide tüm cari hesap ilişkisi değerlendirilerek karar verilmesi doğru değildir (Aynı yönde Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 12/12/2018 Tarih, 2018/3125 Esas, 2018/6553 Karar, 07/12/2017 Tarih, 2016/4521 Esas,  2017/7823 Karar sayılı ilamları).Ayrıca davalının ödeme savunmasında bulunmasına ve yemin deliline dayanmasına rağmen yemin delili hatırlatılmadan karar verilmesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" belirtilen gerekçe ile hükmün kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporuna göre takibe konu faturaların tanziminden sonra yapılan ve davacının ticari defterlerinde de davalı şirkete ait hesaba ilişkin ödemeler olarak kayıt ve kabul edilerek davalı şirketin açık hesabından düşülen tahsilatlarla birlikte, önceki tarihli bakiyeler dahi dikkate alındığında, davalının takip konusu faturalar nedeniyle davacıya borcunun kalmayacağı, davacının ticari defterlerine göre davalının, ortağı olduğu belirtilen adi ortaklığa ilişkin olarak ayrı tutulan hesaplardan yapılan virman işlemi sonucunda davalı şirketin hesabında 58.227,72 TL miktarlı borç kaydına yer verilerek davalının 36.893,03 TL bakiye borcunun bulunduğu, ancak itirazın iptali davasının takiple sıkı sıkıya bağlı olup davaya konu takibin 3 adet faturaya dayalı olduğu ve davacının davalının ortağı olduğu adi ortaklık nedeniyle alacağının tahsiline dair uyuşmazlığın ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceği, bu nedenle tarafların kayıtlarındaki uyumsuzluğun kaynağı olan bakiyenin eldeki davaya konu alacağın tespiti bakımından dikkate alınmadığı, bilirkişi raporunda da aynı yönde yapılan hesaplamaya itibar edildiği, sonuç olarak davalının takibe konu faturalar nedeniyle borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine,  ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin dönem dönem aile şirketleri ile adi ortaklıklar yaptığını, ortaklık üzerinden de müvekkilinden ürün satın aldığını, muhasebe kayıtları ve teslimat belgelerinden davalının müvekkilinden ürün satın aldığının anlaşılmakta olduğunu, güvene dayalı olarak davalı şirkete ürün verildiğini, istinaf kararından sonra alınan bilirkişi raporunun denetimden uzak olduğunu, açıklayıcı belgeler sunulmasına rağmen aceleyle karar verildiğini, adi ortaklığa dair kayıtlar ve verilen siparişler değerlendirilmeden yapılan ödemelerin takibe konu faturalara ilişkin olduğu kabul edilerek rapor düzenlendiğini, gerekirse davalının defterlerinin de muhtıra çıkarılarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi gerektiğini, davalının defterlerinin tamamını ibraz etmeyerek kötüniyetli hareket ettiğini, ortaklıkta yer alan ... şirketinin 2015 yılında iflas ettiğini, davalının borçtan kurtulmaya çalıştığını, ürün siparişlerinde ortaklığın sona erdiğini müvekkilinden gizleyerek kötüniyetli davrandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının takibe konu faturalardan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tMahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle kaldırma kararına uygun olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi raporunda takibe dayanak faturalar nedeniyle davacının alacağının bulunmadığının tespit edilmesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,  <br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 08/02/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>      e-imzalıdır<br>Üye     e-imzalıdır<br>Üye<br>    e-imzalıdır<br>Katip<br>    e-imzalıdır<br> <br>  <br> <br>   <br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ba65cc0293bbd27","SID":"f6c4d067a37ae5bd"}}