{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/353 <br>KARAR NO: 2024/375<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/02/2023<br>NUMARASI: 2022/51 Esas, 2023/152 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ:  15/02/2024<br>Taraflar arasındaki tazminat davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı WWW...Com üyesi ve kullanıcısı olduğu, davacının ... hesabından ...'nun ... hesabına 15/11/2017 tarihinde 55.000,00 TL, 28/11/2017 tarihinde 1.000,00 TL VE 20/12/2017 Tarihinde 50.000,00  TL olmak üzere toplamda 106.000,00 TL para gönderdiği, ... aracılığıyla farkıl tarihlerde ... satın aldığı, 20/12/2017 tarihinde kullanmakta olduğu telefon numarası servis dışı kaldığı ve bu durumu fark etmesi ile en yakın ... bayisine başvurarak cep telefonuna birtakım mesajlar geldiği ve bu mesajların içeriği ... kullanıcı hesabına giriş yaptığı, güvenlik kodunun değiştirildiği ve yeni bir şifre oluşturulduğu, ... hesabına girdiğinde daha önceden satın almış olduğu ...in olmadığını gördüğü, davacının hesabından 20/12/2017 tarihinde saat 13.50'de 0.72 ... ve 14.03'te 0.64 ... olmak üzere toplam 1.36 ... kimliği belirsiz kişiler tarafından ... cüzdan adresine gönderildiği, kimliği belirsiz kişiler tarafından ... bayisinden müvekkile ait ... cep telefonu numarasına yeni bir sim kart alınmasıyla, ... hesabı üzerinden işlemler gerçekleştirildiği ve davacının hesabına 1.36 ... başka hesaba aktarıldığı, izah edilen tüm sebeplerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın, yargılama masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tarafına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin bilişim sektörü alanında faaliyet göstermekte olup “...” isimli bir sanal paranın alış verişini yapan müşterilere aracılık hizmeti sunduğunu, “...” satın almak isteyen müşteriler ile “...” satmak isteyen müşterilerin müvekkiline ait www...com adlı internet sitesine üye olarak para transferini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirkete ait olan www...com internet sitesine üye olan tüketici satın almak istediği ...'in Türk Lirası olarak karşılığını müvekkili şirketin hesabına aktardığını, müvekkilinin hesabına aktarılması akabinde, ...'i satan kişi de satacağı ... miktarını müvekkili şirkete aktardığını, müvekkilinin para aktaran tüketiciye bitcoini transfer etmekte, ... satan kişiye ise parayı transfer ettiğini, müvekkili şirketin hesaplarında yapılan kontrollere göre, davacı ... www...com isimli sitenin üyesi ve kullanıcısı olduğunu, müvekkili ile davacı arasında elektronik ortamda imzalanmış bir kullanım sözleşmesi bulunduğunu, davacıya ait ... Bankası hesabından  müvekkili şirketin ... hesabına; 15/11/2017 tarihinde 55.000 TL, 20/12/2017 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplam 105.000 TL'yi EFT yoluyla gönderdiğini, davacı yan her ne kadar 28/11/2017 tarihinde 1.000,00 TL. yatırdığını iddia etmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili şirkette bulunan hesabına 28/11/2017 tarihinde herhangi bir para girişi olmadığını,  08/12/2017 tarihinde de ise müvekkili şirkette yer alan hesabından ... IBAN numaralı ... hesabına 50.740 TL para çekimi yaptığı ve müvekkili şirket tarafından EFT yoluyla 50.740 TL'nin ...'ın banka hesabına gönderildiği görüldüğünü, içeriği paylaşılan mail akabinde davacı ...'ın müvekkili şirket yetkilileri tarafından aranarak; aktarılan olayın müvekkili şirketle ilgili bir husus olmadığı, kendi beyanına göre bu şayet bir SIM kart kopyalanması vakası olabileceği,ni konuyla ilgili adli mercilere zaman kaybetmeden başvuru yapması gerektiğini, konuyla ilgili müvekkili şirkette bulunan tüm bilgi ve belgelerin gerektiğinde adli mercilerle paylaşılacağı bilgisi aktarıldığını,  müvekkili şirketçe tespit edilen ... çekim işlemini gerçekleştiren IP'ler ve tarayıcı bilgileri ve istenilen diğer tüm bilgiler savcılık soruşturması için dosyaya ibraz edildiğini, işbu uyuşmazlıkta müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceğini, zira, müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak kullanım sözleşmesinde de belirtilen alınabilecek tüm önlemleri  almış olup,  somut uyuşmazlıkta müvekkili şirketin sistemlerinde her hangi bir güvenlik açığı ya da zafiyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının iddiası gibi sim kart kopyalanması nedeniyle herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, şayet varsa dahi bu sorumluluk tamamen diğer davalı gsm şirketinde olduğunu, zira, müvekkili şirkete ait www...com adlı siteye üye olurken imzalanan kullanıcı sözleşmesinin; \"Hak ve Yükümlülükler\" başlıklı 5. maddesinin, 5.1. maddesinde yer alan \"Kullanıcı Hak ve Yükümlülükleri\" başlıklı maddesinin 3. bendinde sorumluluk tamamen kullanıcı/tüketiciye yüklendiğini, kullanımdan kaynaklı her türlü zarar ve kayıplardan mesuliyetin kullanıcıya ait olduğu kabul edildiğini, herhangi bir güvenlik açığı/zafiyeti varsa dahi müvekkili şirketten kaynaklı bir husus olmadığını,  haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın müvekkilim yönünden tümden reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yan uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... grup şirketleri, günümüz itibari ile mobil, sabit ses, genişbant ve TV alanında faaliyet gösteren ..., ..., ... markalarını ... tek markası altında birleştirme kararı alarak ... markası altında entegre olduklarını, tek marka kullanılması, hukuki ya da fiili bir birleşme olmadığını, şirketlerin tüzel kişilikleri korunmakta olup, yalnızca tüketici iletişiminde ve ticari faaliyetlerde tek marka kullanılmakta olduğunu, reklamlarda altyazılarda açıkça belirtildiği üzere mobil hizmeti sunan şirket ... A.Ş olduğunu, ... A.Ş 'nin 30/05/2018 tarihli ve 9589 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde unvan değişikliği ile ... A.Ş olarak tescil olduğunu, her bir anonim şirketin tüzel kişiliği korunmakta olup, bir işletmecinin diğeri namına veya hesabına hizmet vermesi veyahut hak ya da yetkilerini devretmesi gibi bir durum da söz konusu olmadığını, her bir işletmeci, Bilgi teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından sunmaya yetkilendirilmiş olduğu hizmetleri marka dışında hiçbir değişiklik olmaksızın kendi nam ve hesabına sunmaya devam ettiğini, her ne kadar dava dilekçesinde taraf olarak ... A.Ş gösterilmiş ise de, uyuşmazlığa konu olan husus mobil hizmetle bağlantılı olup, husumetin mobil hizmeti sunan şirkete yönetilmesi gerektiğini, haksız davanın husumet yönünden reddine, husumet yönünden red edilmemesi halinde esastan reddine, davanın ... A.Ş'ye ihbarına, yargılama harç ve giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin İSTANBUL ANADOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE...\" karar verilmiş olup, karar süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın Tüketici Mahkemesinde açıldığını, İstanbul Anadolu 3. Tüketici Mahkemesinin 2018/784 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, 07.11.2019 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiğini, istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstanbul BAM 18. HD'nin  04/11/2021 tarih,  2020/959 Esas, 2021/2173 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin kesin olarak reddedildiğini, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu hususunda kararın usul ve yasaya uygun olduğu hususu üzerinde durulduğunu, bunun üzerine dosyanın Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, 2022/51 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmeye başlandığını, 23.02.2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini, HMK m.23/2 gereğince BAM ve Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile ilgili kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen görev veya yetkiye ilişkin kararlar davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar şeklindeki düzenleme ile Ticaret Mahkemesinin kesin istinaf kararı ile bağlı olduğunu, görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekili, Davacı WWW...Com üyesi ve kullanıcısı olduğu, davacının ... hesabından ...'nun ... hesabına 15/11/2017 tarihinde 55.000,00 TL, 28/11/2017 tarihinde 1.000,00 TL VE 20/12/2017 Tarihinde 50.000,00  TL olmak üzere toplamda 106.000,00 TL para gönderdiği, ... aracılığıyla farklı tarihlerde ... satın aldığı, 20/12/2017 tarihinde kullanmakta olduğu telefon numarası servis dışı kaldığı ve bu durumu fark etmesi ile en yakın ... bayisine başvurarak cep telefonuna birtakım mesajlar geldiği ve bu mesajların içeriği ... kullanıcı hesabına giriş yaptığı, güvenlik kodunun değiştirildiği ve yeni bir şifre oluşturulduğu, ... hesabına girdiğinde daha önceden satın almış olduğu ... in olmadığını gördüğü, davacının hesabından 20/12/2017 tarihinde saat 13.50'de 0.72 ... ve 14.03'te 0.64 ... olmak üzere toplam 1.36 ... kimliği belirsiz kişiler tarafından ... cüzdan adresine gönderildiği, kimliği belirsiz kişiler tarafından ... bayisinden müvekkile ait ... cep telefonu numarasına yeni bir sim kart alınmasıyla, ... hesabı üzerinden işlemler gerçekleştirildiği ve davacının hesabına 1.36 ... başka hesaba aktarıldığı, izah edilen tüm sebeplerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın, yargılama masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tarafına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; Davanın, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizin  04/11/2021 tarih,  2020/959 Esas, 2021/2173 Karar sayılı ilamı ile; \"Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa gereğince Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi 3/k maddesi uyarınca tüketicidir. Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan ya da mal sunan adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişileri de 6502 sayılı Yasa 3/1 maddesi uyarınca satıcı sayılır. Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya bunun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem 6502 sayılı yasa 3/1 maddesine göre tüketici işlemi niteliğindedir.Dosyanın incelenmesinde, davalıların ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden tüzel kişiler olduklarının sabit olduğu, davacı tarafın ise www...com adlı internet sitesi üyeliği üzerinden davalı ... A.Ş hesabına 15/11/2017 tarihinde 55.000,00 TL, 28/11/2017 tarihinde 1.000,00 TL ve 20/12/2017 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 106.000,00 TL para yatırarak ... satın aldığı, ... isimli sanal paranın altın veya döviz gibi yatırım veya kar elde etmek amacıyla satın alınan bir sanal para olduğu, bu hususu davacının ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden gerçek kişi olduğuna karine teşkil edeceği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygundur. O nedenle davacı istinaf talebinde haklı değildir...\" şeklinde karar verilmiştir. İstanbul Anadolu 3. Tüketici Mahkemesinin 2018/784 Esas sayılı dosyasında 07.11.2019 tarihili karar ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna dair karar verildiği, Dairemizin  yukarıda belirtilen 04/11/2021 tarih,  2020/959 Esas, 2021/2173 Karar sayılı kesin olarak verilen kararı ile  ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygundur şeklinde belirtildiği ve istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği,Dairemiz kararı üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemelerine dosyanın tevzi ve tevdi edildiği, Dairemizin  04/11/2021 tarih,  2020/959 Esas, 2021/2173 Karar sayılı  kararı kesin olarak verildiği halde istinaf konusu İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin: 2022/51 Esas, 2023/152 Karar sayılı 23.02.2023 tarihli kararla tekrar İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir. 6100 sayılı HMK 23/2 maddesi gereğince; \"Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.\" şeklinde açık düzenleme mevcut olup Dairemizin yukarıda belirtilen 04/11/2021 tarih,  2020/959 Esas, 2021/2173 Karar sayılı  kararı kesin olarak vermiş olduğu göreve ilişkin  kararların sonraki mahkemeyi bağlayacağı açık olup istinaf talepleri yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu değerlendirmeler ve yasal düzenlemeler doğrultusunda; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK m.353/1-a-3-6 gereği ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esasa ilişkin karar verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-3-6 uyarınca İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/02/2023 tarih, 2022/51 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında gereği yapılmak üzere dosyanın kararı veren  İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4.Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden yatırmış olduğu istinaf karar harçlarının talep halinde davacıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, 6.Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 15/02/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14cb50e22f736ce2","SID":"4d1d4b4c5c9fab02"}}