{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/1419 <br>KARAR NO\t\t: 2024/401<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/01/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/188 Esas 2019/77 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/02/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin üst-işveren ...sine ihale yolu ile temizlik hizmet sunumu yaptığını, müvekkili nezdinde çalışırken emekli olan ...'e üst işveren ...si tarafından işçinin dava dışı belediyede geçen tüm hizmet süresine dair ödenen işçilik alacaklarının tamamının son işveren olması sebebiyle müvekkilinin hakedişinden kesildiğini, dava dışı ...sinin temizlik işlerinin 5393 Sayılı Belediye kanununun 67.maddesi uyarınca 4734 sayılı kamu ihale kanunu uyarınca hizmet alımı ihalesi yöntemiyle açık ihale usulü ile ihale edildiğini, belediye ile diğer davalı şirketler arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin ihale dökümanları incelendiğinde yüklenici şirketin çalıştırdığı personelin işvereni olarak İş Kanunu sosyal sigortalar kanunu ve bu yasalara dayanılarak çıkarılmış her türlü yönetmelik ve genelge  hükümleri gereğince personele ücret ödemesi, işsizlik sigortası kesintisi, kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ve diğer hakları ile benzeri ödemelerden doğrudan sorumlu olduğunu, yasal yükümlülüklerini yasal süreleri içerisinde yerine getirmesi gerektiğinin düzenlendiğinin görüldüğünü, müvekkili davalı belediye tarafından dava dışı işçiye ödenen 14.115,65-TL 'nin ihale şartnamesi ve sözleşmesi hükümlerinin işçinin çalıştığı davalı şirketlerden sorumlulukları oranında (şirket nezdindeki çalışma süresine göre hesaplanacak) tahsili için iş bu rücu davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkili nezdinde çalışırken emekli olan ...'e üst işveren ...si tarafından işçinin dava dışı belediyede geçen tüm hizmet süresine dair ödenen işçilik alacaklarının tamamının son işveren olması nedeniyle müvekkilinin  hakedişinden kesildiğini, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin işçinin hizmet süresini geçirdiği diğer işveren davalılardan payları oranında rücuen ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Şti vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın tarafları arasındaki ilişkinin ticari olup olmadığı ve nereden kaynaklandığının esas belirleyici unsurlar olduğunu, söz konusu davanın ise davacı şirketler ile davalılardan ... Başkanlığı arasında imzalanmış olan hizmet alım sözleşmesi  olması nedeniyle ticari iş olmadığını, u sebeple davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin davanın sebebi olarak gösterilen dava dışı ... isimli işçiyi alt işveren sıfatıyla aynı işyerinde çalıştırdığı dönemin 31/12/2012 tarihinde sona ermiş olup o tarihte işyerini devrettiğini, bu sebeple müvekkili şirketin işyerini devretmiş olduğu kabul edilen tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 2 yıllık hak düşürücü süreyi aşan 4 yıldan fazla bir süre geçmiş olduğunu, davacı ile davalı ... Başkanlığı arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılan işbu davanın davalı müvekkili bakımından rücu davası olarak nitelendirilmesine gerekçe teşkil edecek herhangi bir hukuki dayanak olmadığını, 11 Eylül 2014 tarih ve 29116(mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış olan 6552 sayılı torba yasanın 8.nci maddesine göre dava dışı ... isimli işçinin kıdem tazminatı alacağını ödeme yükümlülüğü bir kamu kurumu olan asıl işveren davalı ... Başkanlığının sorumluluğunda olduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkili arasında işyeri devrinin gerçekleşmiy olması nedeniyle işyerini devralmış olan davacılar tarafının işyerini devretmiş olan davalı müvekkilinden dava konusu taleplerde bulunma haklarının bulunmadığını, ayrıca işyerini devreden işverenin devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan olan yasal sorumluluğunun devralan işverene karşı bir sorumluluk olmayıp devreden işverenin işçiye karşı olan bir sorumluluğunun olduğunu, işyerini devreden işverenin bir iş akdinin feshine bağlı işçilik hakları nedeniyle devralan işverene karşı sorumlu olduğu sonucunu çıkarmanın mümkün olmadığını, aksine davaya konu alacağın kaynağını oluşturan dava dışı işçi ...'in iş akdini de tüm hak ve sorumluluklarıyla birlikte işyerini devralmış olan davacı işverenlere devretmiş olmaları nedeniyle dava konusu talepler ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı belediye tarafından dava dışı işçi ... 'in emekli olması nedeniyle kendisine ödenen toplam 14.115,65-TL kıdem tazminatı ödemesinin davacı şirket ile davalı müvekkili şirketlerden ... Şti'nin iş ortaklığı hesabından mahsup edildiğine dair dava dilekçesi ekindeki 02/11/2016 tarih ve 9153 sayılı yazısı karşısında davalı adı zikredilen müvekkili şirketin davalı olamayacağı, alacaklı ve borçlu sıfatlarının müvekkili şirket nezdinde birleşmesinden ötürü 6098 s.kanun madde 135 gereği sona eren borç sebebiyle davalı müvekkili şirket hakkında hüküm tesis edilemeyeceğinden pasif dava ehliyeti yokluğundan işbu müvekkili şirket yönünden reddini istediklerini, söz konusu dava bakımından tüm sorumluluğun davalı belediyeye ait olduğunu, mutlak ya da nispi butlan olması arasında hiçbir fark olmaksızın taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin muvazaalı olmasından ötürü davacı şirketin dava dışı işçinin yanında çalıştığı süre içerisinde hak ettiği ücret dışında kalan ve davalı belediye nezdinde geçen çalışmalarının belediyeden tahsiline karar verilmesi gerektiğini, eldeki davanın salt davalı belediye yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek öncelikle davalı müvekkili şirket hakkında hüküm tesis edilemeyeceğinden pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın işbu müvekkili şirket yönünden reddine, dava dışı adı geçen işçinin davacı şirket nezdinde geçen çalışma süresinin mahsubuyla aldığı ücret ve çalışma süresine göre hesaplanan kıdem tazminatı alacağının mahsubuyla davalı belediyeden tahsiline, aksi durumda davalı müvekkili şirketlerin dava dışı işçinin kendi nezdlerinde geçen süreler kapsamında sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...Dava,  davacının hakedişinden kesilen dava dışı işçi ...'e ödenen kıdem tazminatı ödemesinin davalılardan tahsiline ilişkindir.<br>... Başkanlığına yazı yazılarak işçi ...'e yapılan ödemenin davacı şirketin mi hakedişinden yoksa davacı şirket ile davalılardan  ... ŞTİ tarafından oluşturulan iş ortaklığının hakedişinden mi kesinti yapıldığı sorulmuş; yazımıza verilen 07.02.2018 tarihli cevabi yazıda yapılan kesintinin  ... ŞTİ -  ...ŞTİ İŞ ORTAKLIĞI'nın hakedişi olduğu bildirilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 114/d bendinde; Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartları arasında sayılmıştır.<br>Taraf ehliyeti başka bir deyişle aktif husumet ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır Buna göre; medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek yada tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir. TBK hükümleri gereğince adi ortaklığın taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. <br>Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre; davacının alacak iddiasında bulunduğu yapılan kesintinin davacı şirketin hakedişinden kesilmediği,  kesintinin  ... ŞTİ -  ... LTD ŞTİ İŞ ORTAKLIĞI'nın hakedişinden kesildiği, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, adi ortaklığı  oluşturan her iki şirketin davayı birlikte açması gerekirken davacı şirket tarafından davanın açıldığı, adi ortaklığın diğer ortağı olan   ... LTD ŞTİ.'nin ise davalılar arasında yer aldığı, alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birlemeyeceğinden bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş,\" gerekçesi ile, davanın davacının dava aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,\"şeklinde karar verilmiştir,<br>Mahkeme kararına karşı davacı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davaya konu alacağın müvekkil şirketten değil ...ŞTİ. -... ŞTİ. İş ortaklığının hakkedişinden  kesildiği adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı birlikte davanın açılması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini, müvekkil şirketin iş bu davayı tek başına açma hakkının bulunmadığını, zira ... ile yapılan  iş ortalığının (adi ortaklık) 28.09.2016 tarihinde sona ermiş ve dosyaya sunulmuş olan ...sinin 29.09.2016 tarihli yazısı ile de belli olduğu üzere 01.10.2016 tarihinden itibaren müvekkili şirket ... ŞTİ.nin ihale edilen işin tüm yürütülme süreçlerinde tek başına yetkili ve sorumlu olduğunu, dava konusu edilen ödemenin (kesinti yolu ile) 02.11.2016 tarihinde yapılmış olup müvekkili şirkete ait hakedişten yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davacı hakedişinden kesilip dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ödemesinin davalılardan tahsiline istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, nezdinde çalışırken emekli olan ...'e üst işveren ...si tarafından işçinin dava dışı belediyede geçen tüm hizmet süresine dair ödenen işçilik alacaklarının tamamının son işveren olması nedeniyle müvekkilinin  hakedişinden kesildiğini,  işçinin hizmet süresini geçirdiği diğer işveren davalılardan payları oranında rücuen ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br> Gerek taşınır ve taşınmaz mallara, gerekse salt para alacağına ilişkin takip ve davalarda adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu takip ya da dava arkadaşlığı bulunduğundan, aksine hüküm bulunmadığı hallerde adi ortaklığa ait mallardaki rejimin iştirak halinde olduğunun kabulü zorunlu olduğundan ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından ortakların tümünün davacı-alacaklı veya davalı-borçlu olmaları gerekir..(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2021/8172 esas,  2023/2037 karar sayılı emsal kararı)<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ... Başkanlığının  07.02.2018 tarihli cevabi yazısında yapılan kesintinin  ... Şti -  ... Şti iş ortaklığının hakedişi olduğunun bildirilmesine,  bilirkişi raporunun da aynı yönde olmasına, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından adi ortaklığa ilişkin davalarda adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerektiğinin anlaşılmasına  göre davacı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM     : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/01/2019 tarih, 2017/188 Esas ve 2019/77 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ada4b5092eaf7d5","SID":"f411efb52b90a431"}}