{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2020/1420 <br>KARAR NO\t\t: 2024/375<br>KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/652 Esas  2019/1334 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/02/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 29.01.2018 tarih, D202018000002933 no’lu 9.800,-Euro bedelli bir adet uluslararası karayolu taşımacılığı faturasının 4.200,-Euro kısmı davalı şirket tarafından kabul edilip ödendiği halde faturada konu edilen 5.631,90 Euro bekleme ve demuraj bedeli hak edilmesine rağmen bakiyenin ödenmediği, müvekkili şirket ile davalının Almanya-Sırbistan karayolu taşıma hizmeti konusunda anlaştıkları, ancak taşıma işinin farklı partilerden oluştuğu ve davalının bu konuda farklı bir dökümantasyon gerektiği konusunda herhangi bir talimat davalı tarafça davacıya verilmeksizin davacı tarafça taşımaya ilişkin esaslı hususlar bilinmeden  taşıma işinin başlatıldığı, ancak farklı üç adet alıcısı olan taşıma talep edildiği hususunun sonradan anlaşıldığı, davacının alanına girmeyen EUR 1/ATR belgelerinin yanlış düzenlenmesi nedeniyle gecikme meydana geldiği ve davacı tarafından sorunun çözümü adına dava dışı yükleyici ve davalı işverenden yeterli desteği alamamasına rağmen, iyiniyet ve müşteri memnuniyeti çerçevesinde olağanüstü gayret gösterdiği, malların tesliminden önce tamamlanması gereken lüzumlu belgelerin sevk mektubuna iliştirilmesi gönderen yükümlülüğünde olduğu halde müvekkilinin bekleme ve demuraja karşılık gelen kısmını oluşturan bakiye alacağı ödenmediği iddia edilerek 5.631,90 Euro bedelli alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik haksız itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmesini  talep  ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davacı arasında 10.11.2017 tarihinde Almanya Sırbistan arası kara nakliyesi konusunda anlaşmaya varıldığını, davacı tarafından yapılan yanlış ve eksik bilgilendirme sebebiyle yaşanıldığı iddia olunan beklemeye ilişkin navlun ücretinin davalıya yansıtılmaya çalışıldığını, bu konuda davacı yetkilisine 09.01.2018 tarihinde elektronik posta gönderildiğini, davacı navlun ve gümrükleme ücretine ek olarak beklemeye ilişkin ücreti de eklemek suretiyle 9.800,-Euro bedelli fatura gönderdiğini, söz konusu faturaya karşılık davalı tarafça Aliağa 1. Noterliği marifetiyle 01.02.2018 tarih, 1413 yevmiye no’lu ihtarname ile 29.01.2018/ATS 2018000000033 tarih sayılı iade faturası tanzim etmek suretiyle sadece navlun ve gümrükleme ücretine ilişkin fatura gönderilmesini talep ettiğini, davalı şirketin navlun ve gümrüklemeye tekabül eden 4.200,-Euro bedeli ödediğini, 5.600,-Euro kısmı için iade faturası kestiğini, bekleme ücretinin kabul edilmediğini, yanlış kesilen faturanın haksız bir şekilde müvekkiline ödetilmeye çalışıldığını, bekleme süresi,davacının geç ve eksik bilgilendirme ve yönlendirmesinden kaynaklandığını, araçların gümrükte mahsur kaldığı öğrenilene kadar revize evrak dahi talep edilmediğini, sorunun kendileri tarafından çözüldüğü izlenimi verilmeye çalışıldığını, müvekkilinin oyalandığını ve müvekkilinin 13.000,-Euro gümrük vergisi ödemek zorunda kaldığını, davacı şirketin müvekkilini hatalı yönlendirdiğini, geç bilgilendirdiğini, icra inkar tazminatı talepleri dayanaksız olduğu gibi, icra takibinin kötü niyetli olarak açıldığını ileri sürülerek, kötüniyetli  ve haksız olarak açılmış olan davanın reddi yönünde karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava;  kara taşıması sözleşmesi kapsamında düzenlenen bekleme ücreti ve demuraj bedelinin tahsiline ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.<br>Somut olayda; davacı şirket ile davalı şirketin CMR Konvansiyonu kapsamında uluslararası kara taşımacılığı faaliyeti için anlaştığı, davacı şirketin uluslararası karayolu taşıma işini dava dışı satıcının/gönderenin (yükleyicinin) ... GmbH/Almanya adresinden eşyayı teslim alarak davalı şirketin talimatına istinaden eşyanın fiilî ithalatçısı/nihaî gönderileni ... Belgrad/Sırbistan adresine taşımak ve teslim etmek üzere yükümlülük üstlendiği ve taşıma işinin tam ve eksiksiz olarak gerçekleştirildiği, davanın tarafları arasında eşyanın hasar ve/veya zıyaaı konusunda bir ihtilâf bulunmadığı ancak icra takibine ve davaya konu alacağın gümrük belgelerinin yanlış tanzim edilmesi nedeniyle yaşanılan gecikmeye ilişkin bedelin tahsili için takibe konulan faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında uygulanması gereken CMR'nin 7. ve 9. maddeleri gereğince; Gönderen, Konvansiyonun 6. maddesi hükmü mucibince yükün teslim edileceği yer, gönderilenin adı ve adresi, gümrük ve diğer formaliteler için gerekli talimatları (m.6/1-d,e,j) sevk mektubuna (taşıma senedine) dercetmek ve bu hususların hatalı veya yetersiz oluşundan dolayı taşıyıcının yaptığı tüm masraflardan ve uğradığı zararlardan sorumludur. Zira sevk mektubu, taşıma sözleşmesinin akdine, sözleşmenin şartlarına ve yüklerin taşımacı tararından kabulüne karine teşkil eder. Uyuşmazlıkta, davacı şirketin taşımaya ilişkin esaslı unsurları içeren taşıma vesaikine itibar ederek taşımayı üstlendiği ve kendisi tarafından tanzim edilmeyen, tanzimine sebep olmadığı eksik evrak ile yola çıktığı tespit edilmiştir. Davacı taşıyıcının dava dışı gönderenden teslim aldığı eşyanın sadece sayısına, işaret ve numaralarına ilişkin taşıma senedinde yer alan beyanların doğruluğunu, ambalajının harici durumunu gerek kontrol gerekse yüklenti durumu ile karşı karşıya olup, eşyayı kontrol mükellefiyeti dışında ayrıca uzmanlık alanı olmayan gümrük evrakını bilmesini bekleme imkânı bulunmadığı, somut olayda Sırbistan gümrüğünde beklemeye sebebiyet veren hususun davacı taşıyıcının riziko alanında olmadığı, asıl sorunun EUR 1/ATR Dolaşım Belgesinin dava dışı gönderen, gönderen sıfatıyla davalı veya yetki belgesi sahibi gümrük komisyoncusu tarafından hatalı düzenlenmesinden kaynaklandığı, bu konuda davacı taşıyıcıya bir kusur isnadı mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Eşyaya ilişkin söz konusu refakat belgelerinin davalı şirket adına hatalı düzenlenmiş olmasından dolayı eşya Sırbistan gümrüğüne gecikmeksizin ulaştığı halde bekletilmesi yoluna gidildiği, bu hususun taraflar arasında e-mail yazışmalarına da konu edildiği, taşınan eşyanın INCOTERMS/2010 FCA (...)-Belirlenen Yerde Taşıyıcıya Teslim- şartı ile yüklendiği, bu teslim şeklinde, dava dışı satıcının satış sözleşmesi koşullarına uygun olarak emtia ile ilgili alıcı ülkesinde istenilecek belgeleri düzenlemekle yükümlü olduğu, alıcının ise, ithalat ile ilgili belge ve izinleri alarak gümrük vergisi ve masrafları ödemekle yükümlü olduğu, gönderenin, kayıtların yanlışlığından ve yetersiz oluşundan dolayı taşıyıcının yaptığı tüm masraflardan ve uğradığı zararlardan sorumlu olduğu, davacı şirketin demuraj (8 günlük bekleme) bedeline hak kazandığı anlaşılmakla hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda da açıklanan gerekçelerle davalının İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2018/4262 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 5.610,00-Euro üzerinden kısmen iptali ile, takibin 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca uygulanacak değişken faiz oranlarıyla devamına karar vermek gerekmiş, hükmolunan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanacak  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİYLE, Davalının İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2018/4262 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 5.610,00-Euro üzerinden KISMEN İPTALİ ile, takibin 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca uygulanacak değişken faiz oranlarıyla DEVAMINA, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Hükmolunan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından dava konusu bekleme ücretinin kendileri tarafından ödendiğini ve tutarını gösteren  herhangi bir dekont sunulmadığının göz ardı edildiğini, dosyaya delil olarak sunulan mübrez yazışmaların incelenmediğini, uyuşmazlığın davacının geç ve yanlış yönlendirmesinden kaynaklanan bekleme ücretine ilişkin olduğunun da göz ardı edildiğini,  bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğinden bahisle yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul, kısmen reddiyle, davalının İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4262 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 5.610,00-Euro üzerinden kısmen iptali ile, takibin 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca uygulanacak değişken faiz oranlarıyla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.<br>İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu  İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4262 sayılı dosyasının incelenmesinden;  davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde toplam 5.631,09 Euro  alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı,  ödeme emrinin davalı borçluya 20/04/2018 tarihinde tebilğ edildiği, davalı borçlu tarafından 26/04/2018 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği, itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>   Davalıya ait olup Almanya’dan yüklemesi yapılan  eşyanın, davalının müşterisi konumundaki dava dışı Sırbistan fimasına davacı taşıyıcı şirket tarafından taşınması ve eşyanın belirtilen  adrese teslimi konusunda taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf  dava dışı yükleyici/ihracatcı firmanın sevk evraklarını davalının Bergama/İzmir-Türkiye adresini esas alarak düzenlediği için varış mahalli Sırbistan Gümrüğündeki beklemeden dolayı doğan ve davacı tarafça ödenmek zorunda kalınan demuraj ücretinden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan  04/07/2019 tarihli rapora göre; Davacı taşıyıcı şirketin,  davalı şirket ile varılan anlaşma gereği Almanya’dan yüklemesi yapılan endüstriyel eşyanın davalının müşterisi konumundaki Sırbistan fimasına davacı eliyle taşınması ve eşyanın belirtilen  adrese teslimi konusunda sorumluluk üstlendiği, eşyanın Almanya’dan Sırbistan’a taşınması işinin davacı taşıyıcı eliyle gerçekleştirildiği ve işbu taşımada dava dışı yükleyici/ihracatcı firmanın sevk evraklarını davalının Bergama/İzmir-Türkiye adresini esas alarak düzenlediği için varış mahalli Sırbistan gümrüğünde demuraj (tahliye işleminin süresi içinde-starya- yapılmaması nedeniyle gecikme/süre aşımı) doğduğu, davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, kararlaştırılan varma yerine, Sırbistan gümrük idaresine zamanında ulaştığı halde evrak eksikliği, yanlış tanzimi nedeniyle eşyanın tahliyesine izin verilmediği, davacı taşıyıcıya bir kusur isnad etmek mümkün olmadığı, eşyada hasar ve zıyaa yaşanmadığı, eşya/emtia INCOTERMS/2010 FCA (...)- Belirlenen Yerde Taşıyıcıya Teslim- şartı ile yüklendiği, bu teslim şeklinde, dava dışı satıcı satış sözleşmesi koşullarına uygun olarak emtia ile ilgili alıcı ülkesinde istenilecek belgeleri düzenlemekle yükümlü olduğu, davalı/alıcı ödemeli navlun üzerinden taşıma işlemi ikmâl edildiği, davacı taraf kendi kusurundan kaynaklanmayan nedenlerden ötürü varış mahalli gümrük idaresinde  bekleme süresi yaşadığı, EUR 1ATR Dolaşım Belgesi işlemlerindeki yanlışlıklardan dolayı eşyanın tahliyesi ve dava dışı nihai  alıcısı/gönderilenine tesliminin geciktiği, yükleme yerinde eşyanın tahliye edileceği Sırbistan’daki alıcı adresi yerine tüm evrakların davalının Türkiye’deki adresi üzerinden hatalı olarak düzenlendiği, davacı şirket tarafından Sırbistan acentesinin talebine bağlı kalınarak  davalı şirkete hitaben tanzim edilen navlun fatura içeriğinde demuraj (8 günlük bekleme) bedeli de yer aldığı, işbu faturanın sadece navlun kısmı ödendiği ve yükleme mahallinde gönderilen tarafından  hatalı tanzim edilen vesaik konusunda e-mail adresleri üzerinden gerekli ve yeterli bilgilendirmede bulunulduğu, CMR m.11/1,2 hükmüne göre, davacı taşıyıcı bu belge ve bilgilerin doğruluğunu incelemekle yükümlü olmadığı, ayrıca, yine CMR m.8 hükmüne istinaden eşyanın sadece sayısını, işaret ve numaralarına ilişkin taşıma senedinde yer alan beyanların doğruluğunu, ambalajının harici durumunu gerek kontrol gerekse yüklenti durumu ile karşı karşıya olduğu, davalı tarafın itirazları borcun ödenmesini geciktirici mahiyette bulunduğu, davacının davalı adına tanzim ettiği navlun ve demuraj bedelini hak ettiği, CMR m.7/I hükmü mucibince kayıtların yanlışlığından veya yetersizliğinden dolayı davacı taşıyıcının yaptığı tüm masraflar ve uğradığı zararların karşılanması gerektiği bildirilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına; iade faturalarını her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun da anlaşılmasına göre  davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2019 tarih, 2018/652 Esas ve 2019/1334 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken  2.009,59 TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 501,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.508,59‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,   <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a2c936d83864452","SID":"b6fe1a62a1c21b6a"}}