{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1968 Esas<br>KARAR NO: 2024/212<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/424 <br>KARAR NO: 2019/1096<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2019<br>DAVA: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanununun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin ortağı olduğu davalı kooperatifin 25/03/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı Olağan Genel Kurul gündeminin 7. maddesinde  alınan kararın, kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğunu, müvekkilinin, gündemin 7. maddesine konu olan, ... Salonunun bulunduğu ... Grubunda ... ada ... parselde (eski ... ada ... parsel)  dükkan sahibi olduğunu, ... Salonunun inşaat alanının 1.802 m2, toplam 206 dükkanın inşaat alanının ise 13.106 m2 olduğunu, ... ada ... parselin toplam 14.908 m2 inşaat alanının %12,08'inin ... Salonuna %87,92'sinin ise diğer 206 dükkan sahibine ait olduğunu, daha sonra imar uygulamasında emsal 1.5 olunca inşaat alanı artmasına rağmen 206 dükkana daha az inşaat alanı tahsis edilmesi sebebiyle açtıkları Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/546 Esas sayılı sırasına kayıtlı davanın Yargıtay aşamasında olduğunu, genel kurul gündeminin 7. maddesinde alınan karar ile 206 dükkanın imardan kaynaklı inşaat alanının, tapuda kooperatif adına kayıtlı olan ... Salonuna aktarıldığını, gündemde, bu inşaatın ruhsatının alınmasına karar verilmiş ise de kooperatif  genel kurulunun, bu inşaat için ruhsat çıkarılması kararı alamayacağını, ruhsat alınabilmesi için öncelikle tapu sahibi olan 206 dükkan sahibinin muvafakatinin alınması gerektiğini, tapusu olan 206 dükkan sahibine ait inşaat alanı kullanılmak suretiyle, ... parsel, dükkanlardan oluşan ... Blok ve ... Salonunun bulunduğu ... Blok diye ayrılarak, kooperatifin geriye kalan diğer bloklardaki 1408 işyeri lehine ve ... Grubundaki 206 işyeri menfaatleri aleyhine bir inşaat yapılmak istendiğini, ancak bu hususun Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde düzenlenen \"hak ve vecibelerde eşitlik\" ilkesine açıkça aykırı olduğunu ve dava konusu olan ... parsel ... Grubunda toplam 20 adet dükkanı mevcut olan müvekkillerinin menfaatinin önemli ölçüde zedelendiğini, öte yandan gündemde olmayan davadan feragat konusunda, önergeyle değişiklik yapılarak yetki verilmesi de Kooperatifler Kanununun 46. maddesinde düzenlenen  \"gündeme bağlılık\" ilkesine aykırı olduğunu, ayrıca 7. maddenin \"b\" fıkrasında alınan kararın ... (206 dükkan) ortaklarının maddi menfaatlerine aykırı olduğunu, sözü edilen kira gelirinin ... ada ... parselden elde edileceğini ve ancak tüm ortaklara eşit şekilde dağıtılacağını, oysa 206 dükkanın emsal inşaat alanının ...'a aktarılması suretiyle bu durumun, ortaklar aleyhine bir durum yaratacağını, paylaşım yöntemiyle ilgili bir karar alınmadığından bu haliyle kararın, eksik alındığını ve \"hak ve vecibelerde eşitlik\" ilkesi ile iyiniyet esaslarına açıkça aykırı olduğunu, ayrıca tespit edilen kira miktarının belirsiz, dayanaksız ve hiçbir tespite dayanmadığını, bu kararla daha yüksek miktarda kiralar elde etmek mümkünken inşaat sonuçlanmadan, değerinden düşük şekilde ve süresi belirsiz kiralama bedellerinin, kooperatif ortaklarının menfaatlerine aykırı olduğu gibi inşaat bittikten sonra ödenecek olan kira miktarının, daha inşaat başlamadan ve sonuçlanmadan tespitinin de iyiniyet esaslarına açıkça aykırı olduğunu belirterek 25/03/2018 tarihli genel kurulda gündemin 7. maddesinde alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından ... parsel üzerindeki B Blokun (...) yeniden yapımına itiraz edilmiş ise de, bu binanın yapımına yönelik alınan genel kurul kararının (10/05/2009 tarihli), dava açılmaması sebebiyle kesinleştiğinden iptalinin talep edilemeyeceğini, bu nedenle öncelikle süre yönünden davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise, daha önce davacılar ve bazı ... grubu ortaklarının muhtelif mahkemelerde açtığı davalarda öne sürüldüğünü ve bu mahkemelerce, bu taleplerin reddine karar verildiğini (Bakırköy 2. ATM 2014/714 Esas, Bakırköy 7. ATM 2012/546 Esas, Bakırköy 2. ATM 2016/152 Esas sayılı dosyaları), iptali talep edilen gündemin 7. maddesindeki kararın \"a\" bendinin, kamulaştırmasız el atma davası hakkında yönetim kuruluna yetki verilmesi; \"b\" bendinin ise, inşaata başlamadan önce veya inşaata başladıktan sonra binanın tamamının kiraya verilmesiyle ilgili olmasına rağmen dava dilekçesinde, bu kararla ilgisi olmayan iddia ve taleplerin yer aldığını, bu iddialar, davacının, daha önce açtığı davalardaki iddiaları ile aynı nitelikte olduğundan derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, söz konusu ... parsel üzerinde iki bina mevcut olduğunu, bu binalardan birinin, ... Bloktaki ... Grubu ortaklarına tahsis edilen işyerleri olduğunu, ... Bloktaki ... binasının ise, bütün ortaklara (kooperatif genel kuruluna) ait olduğunu ve kurulduğu tarihten itibaren kooperatifin ortak malı olduğunu, bu husustaki taleplerin başka Mahkemelerde açılan davalar ile derdestlik oluşturduğunu, ... parsel üzerinde inşa edilecek ... Blokun (...) kira gelirlerinin sadece ... Grubu ortaklarına dağıtılmasının hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı olacağını, zira Bağcılar Güngören Sanayi Sitesinde birçok parsel mevcut olduğunu, başka parsellerdeki tesis ve bağımsız bölümlerin kira gelirlerinin kendilerine verilmesine hiçbir itirazı olmayan davacının, kendi işyerlerinin bulunduğu parsel üzerindeki kooperatifin ortak tesisi olan sosyal tesisin (...) kira gelirinin diğer ortaklara dağıtılmasının hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiasının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, kira gelirlerinden, bütün ortakların eşit olarak (payları oranında) yararlanmasının ortaklar arasındaki eşitlik ilkesinin gereği olduğunu, genel kurulda, gündemde yazılı olan konular görüşülerek gündemde yazılı olan konular hakkında karar verildiğini, gündemin 7. maddesinin \"a\" bendi görüşüldükten sonra, bazı ortakların, yönetim kuruluna davadan feragat yetkisini içeren bir önerge verdiğini, önergenin genel kurulda okunduktan sonra oylamaya sunulduğunu ve 350 kabul oyuna karşılık (sadece) 2 red oyuyla yönetim kuruluna davadan feragat yetkisi verildiğini, bu yetkinin verilmesinin, yönetim kurulunun, kayıtsız ve şartsız olarak davadan feragat edeceği anlamına gelmediğini, yönetim kurulunun, idare ile görüşerek kooperatifin menfaatlerine en uygun şekilde hareket edeceğini,  gündemin 7. maddesinin \"b\" bendinde yer alan kararın 4 red oyuna karşılık 348 kabul oyu ile kabul edildiğini, kooperatif ortakları, diğer işyerlerini de kiraya vermeye karar vermiş olup bu genel kurulda alınan kararın da önceki kararların devamı niteliğinde olduğunu, ... Blokun (...) kira gelirlerinin paylaşımı yöntemiyle ilgili bir karar alınmadığı iddiasının gerçek olmadığını, zira kira gelirlerinin nasıl dağıtılacağı ile ilgili daha önceki genel kurullarda karar alınmış olup, kira gelirlerinin, bu kararda belirlenen esaslar dahilinde dağıtıldığını, somut olayda, davacı ...'in, 7. maddenin \"a\" bendine ve \"b\" bendine yönelik muhalefet şerhi olmadığından, iptal talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davanın 1 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, iptale konu maddeye red oyu verilerek muhalefetin tutanağa dercedildiği, iptali talep edilen kararların gündemde yer almadığından bahisle de iptali talep edilmiş ise de, somut olayda divan başkanlığına sunulan yazılı önergenin, genel kurul gündeminde bulunan ve genel kurulda görüşülecek gündem konusu ile doğrudan ilgisinin olması ve gündem maddelerine, kanuna aykırı olarak yeni bir konu ekleyen hususta olmaması nedeniyle 1163 sayılı kanunun 46. maddesine aykırı olmadığı, davalı kooperatifin 10/05/2009 tarihli genel kurul toplantısının 13 nolu maddesi ve 30/04/2017 tarihli genel kurul toplantısının 8 nolu maddesi ile, ... ada, ... parsel ... Blok üzerinde bulunan (... Salonunun) yıkılıp yerine yenisinin, kooperatifin kendi mali kaynaklarıyla yapımına dair alınan genel kurul kararları iptal edilmeyerek kesinleştiğinden, davaya konu 25/03/2018 tarihinde yapılan genel kurulun 7 nolu kararının \"a\" ve \"b\" bendi gereği, önceki genel kurul kararları doğrultusunda müzakerelerin kanun ve ana sözleşmeye uygun olarak genel kurulca yapılarak oy çokluğu ile alınan iptal konusu kararın kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırı olmadığı, bu nedenle iptalinin istenemeyeceği gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; genel kurul gündeminin 7. maddesinde alınan kararla, 206 dükkanın imardan kaynaklı inşat alanının tapuda kooperatif adına kayıtlı olan B Bloka aktarıldığını, söz konusu maddede, inşaat ruhsatı alınmasına karar verilmiş ise de kooperatif  genel kurulunun, bu inşaat için ruhsat çıkarılması kararı alamayacağını, ruhsat alınabilmesi için, daha önce inşaat kararı alınmış olsa dahi öncelikle tapu sahibi olan 206 dükkan sahibinin muvafakatinin alınması gerektiğini, tapular verilmeden alınan inşaat kararının zaten bir geçerliliği olmadığı halde, iptali taleplerinin, geçerliliği olmayan 2008 yılı kararı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, iptali istenen genel kurul kararı ile, tapusu olan 206 dükkan sahibine ait inşaat alanı kullanılmak suretiyle, ... parsel, dükkanlardan oluşan A Blok ve ... Salonunun bulunduğu B Blok diye ayrılarak, kooperatifin geriye kalan diğer bloklardaki 1408 işyeri lehine ve ... Grubundaki 206 işyeri menfaatleri aleyhine bir inşaat yapılmak istendiğini, ancak bu hususun Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde düzenlenen \"hak ve vecibelerde eşitlik\" ilkesine açıkça aykırı olduğunu, dava konusu olan ... parsel ... Grubunda toplam 20 adet dükkanı mevcut olan müvekkillerinin menfaatinin önemli ölçüde zedelendiğini, ... ada ... parselin toplam 14.908 m2 inşaat alanının %12,08'inin B Bloka, %87,92'sinin ise, diğer 206 dükkan sahibine ait olduğunu, kooperatifin, bu ölçümlere göre dükkanlara fatura düzenlediğini, ancak daha sonra imar uygulamasında emsal 1.5 olunca inşaat alanı artmasına rağmen kooperatifin, tapuları çıkarırken 206 dükkana daha az inşaat alanı tahsis ettiğini, bu itirazlarının, Mahkemece dikkate alınmadan hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, kooperatif genel kurulunun, 2008 yılında aldığı kararı değiştirerek aradan 9 yıl geçtikten sonra 2017 yılında yeni bir karar alması sebebiyle 2008 yılında alınan karar gerekçe gösterilerek ... parseldeki dükkan sahiplerinin kazanılmış haklarının ortadan kaldırılamayacağını, 2008 yılı genel kurulundan sonra 2009 yılında müvekkiline tapusunun verildiğini, tapular verilmeden önce alınan inşaat kararının zaten bir geçerliliği olmadığı halde, 2017 yılında alınan dava konusu kararın iptali taleplerinin geçerliliği olmayan 2008 yılı kararı gerekçe gösterilerek hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, gündemde olmayan davadan feragat konusunda, önergeyle değişiklik yapılarak yetki verilmesinin de gündeme bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, zira gündem maddesinde bu konu olmadığı gibi yönetim kuruluna verilecek yetkinin içeriğinin de belli olmadığını, gündeme ilave edilecek hususlar ve bunun usulü Kanun ve Anasözleşmede açıkça belirtilmiş olup alınan kararın açıkça yasaya aykırı olduğunu, 7. maddenin \"b\" fıkrasında alınan kararın ... Grubu (206 dükkan) ortaklarının maddi menfaatlerine aykırı olduğunu, sözü edilen kira gelirinin ... ada ... parselden elde edileceğini ve ancak tüm ortaklara eşit şekilde dağıtılacağını, oysa 206 dükkanın emsal inşaat alanının ...'a aktarılması suretiyle bu durumun, ortaklar aleyhine bir durum yaratacağını, paylaşım yöntemiyle ilgili bir karar alınmadığından bu haliyle kararın eksik alındığını ve \"hak ve vecibelerde eşitlik\" ilkesi ile iyiniyet esaslarına açıkça aykırı olduğunu, ayrıca tespit edilen kira miktarının belirsiz, dayanaksız ve hiçbir tespite dayanmadığını, bu kararla daha yüksek miktarda kiralar elde etmek mümkünken inşaat sonuçlanmadan, değerinden düşük şekilde ve süresi belirsiz kiralama bedellerinin, kooperatif ortaklarının menfaatlerine aykırı olduğu gibi inşaat bittikten sonra ödenecek olan kira miktarının, daha inşaat başlamadan ve sonuçlanmadan tespitinin de iyiniyet esaslarına açıkça aykırı olduğunu belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurulunda alınan kararın iptali istemine ilişkindir. Öncelikle davacılar tarafından açılan davanın  dinlenebilmesi için, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde açılıp açılmadığının tespiti gerekir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet  kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek  iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir. \"...Bu madde (1163 sayılı Kanununun 53. maddesi) metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca birde muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluluk aranmamaktadır. Kaldı ki, böyle bir şartın aranması hak arama özgürlüğünü zorlaştıracağında kuşku bulunmamaktadır...\" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  2013/23-121 Esas 2013/1674 Karar sayılı ilamı). Buna göre muhalefet şerhinin mutlaka gerekçeli olması şart olmayıp muhalefet iradesinin tutanaktan anlaşılması yeterlidir. Somut olayda, ortaklar listesinde kayıtlı 1084 ortaktan 168 ortağın asaleten 262 ortağın ise vekaleten olmak üzere toplam 430 ortağın genel kurul toplantısında hazır bulunduğu, hazirun cetveline göre, davacı ...'in kendi adına asaleten davacı ... adına ise vekaleten genel kurul toplantısına katıldığı, iptale konu maddenin \"a\" fıkrasının, verilen önerge doğrultusunda oylamaya sunulduğu ve 2 red oyuna karşılık 350 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, oylamaya sunulan maddenin \"b\" fıkrasının ise, 4 red oyuna karşılık 348 kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, davacı ... de dahil olmak üzere olumsuz oy kullananların muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığı, davacı ... adına bir muhalefet şerhinin bulunmadığı gibi adı geçen davacının adının, maddenin oylamasında red oyu kullananlar içerisinde de yer almadığı anlaşılmıştır. Davanın  20/04/2018 tarihinde bir aylık hak düşürücü süre içerisinde ve kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45/3 maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Kanunun 51/1. maddesine göre ise, kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Aynı yönde hükümlere davalı kooperatifin ana sözleşmesinde de yer verilmiştir. Emredici nitelikte olan bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmünde olup baştan beri hüküm ifade etmezler. Bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/6131 Esas 2018/5820 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davalı kooperatifin ortaklar listesinde kayıtlı 1084 ortağından, 168 ortağın asaleten, 262 ortağın ise vekaleten olmak üzere toplam 430 ortağın genel kurul toplantısına katıldığı anlaşılmakla toplantı nisabının sağlandığı sabit olduğu gibi davalı kooperatif genel kurulunun dava edilen 7 no'lu gündem maddesine konu karar, içeriği dikkate alındığında, nitelikli nisapla alınması gereken bir karar olmadığından karar nisabının da sağlandığı anlaşılmıştır. Tüm bu açıklama ve değerlendirmelerden sonra, iptali talep edilen genel kurul kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan incelenmesine geçilmiştir. Dava konusu iptali talep edilen davalı kooperatifin 25/03/2018 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısının 7. gündem maddesi \"30/04/2017 tarihinde yapılan 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 8. maddesinde görüşülerek, kooperatifimizin kendi mali kaynaklarıyla yapımına karar verilen, ... ada ... parsel B Blok üzerinde bulunan ... Salonunun yıkılıp yerine yapılacak inşaatla ilgili olarak; a) Bu taşınmazın ana yola cephe kısmından metro hattı geçmesi ve idare aleyhine kamulaştırmasız el atması nedeniyle tazminat davası açmış olduğumuzdan, inşaat ruhsatı alınması ve idare aleyhine açtığımız davayla ilgili olarak yönetim kuruluna yetki verilmesi hususlarının görüşülerek karara bağlanması, b) ... ada ... parsel B Blok sayılı taşınmaz üzerinde, inşaata başlamadan önce veya inşaata başladıktan sonra, taşınmazın tamamını kiralama talebi halinde; taşınmaz inşaatının tamamlanıp kiracıya teslim tarihinden geçerli olmak ve aylık (brüt) 100.000 TL'den az olmamak kaydıyla, kiraya verme, kira sözleşmesi imzalama konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunun görüşülmesi ve karara bağlanması,\" şeklindedir. Ayrıca bu maddenin görüşülmesine geçince madde ile ilgili \"Gündemin 7. maddesinin (a) bendiyle ilgili olarak kooperatifimizin kendi mali kaynaklarıyla yapımına karar verilen ... ada ... parseldeki B bloğun ... Salonunun yıkılıp yerine yapılacak inşaatla ilgili olarak inşaat ruhsatı alınabilmesi için kooperatifimizin Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde (2017/194 Esas sayılı dosya ile) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İETT aleyhine açmış olduğu kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecri misil alacağı davasındaki hak ve alacaklarından kısmen veya tamamen feragat etmesi, davalılar ile dilediği şartlarla anlaşma yapması için yönetim kuruluna yetki verilmesinin oylanmasın talep etmiştir.\" şeklinde önerge verilmiştir. Maddenin \"a\" fıkrasının, verilen önerge doğrultusunda oylamaya sunulmuş olup 2 red oyuna karşılık 350 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, oylamaya sunulan maddenin \"b\" fıkrasının ise, 4 red oyuna karşılık 348 kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiği, çekimser oy kullanan olmadığı görülmüştür. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 15/07/2019 tarihli raporda; davacıların kooperatif ortağı olduğu, üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak genel kurul kararlarının iptali istemine dair huzurdaki davayı açma yetkilerinin olduğu, kooperatif ortağı bulunan davacıların, olağan genel kurulun iptal edilebilir nitelikteki kararları yönünden, iptali davasını, yasanın öngördüğü şekilde toplantıyı kovalayan 1 aylık hak düşürücü süre içinde açmış bulundukları, davacı ...'in kendi adına asaleten ... adına vekaleten katıldığı davaya konu 25/03/2018 tarihli genel kurul toplantısında 7 a ve 7 b nolu genel kurul kararına karşı red oyu vermesi ve usulüne uygun muhalefet şerhini toplantı tutanağına derc ettirmesi nedeniyle genel kurulca alınan 7a ve 7b nolu kararlara karşı iptal talebinde bulunabileceği, Divan Başkanlığına sunulan yazılı önergenin, genel kurulun gündem maddesi dışında ve gündeme yeni bir madde eklenmek suretiyle veya gündem dışı başka bu konuda görüşme yapmak için sunulmadığı gibi aksine genel kurulun 7 nolu gündem maddesinde belirtilen konuyla doğrudan ilgili olarak a ve b bendindeki genel kurulca görüşülecek hususlarda görüş bildiren bir önerge olduğu, söz konusu önergenin genel kurul gündeminde bulunan ve genel kurulda görüşülecek gündem konusu ile doğrudan ilgisinin olması ve gündem maddelerine kanuna aykırı olarak yeni bir konu ekleyen hususta olmaması nedeniyle Divan Başkanlığına sunulan ve gündem maddesiyle direk bağlantılı görüş bildiren önergenin 1163 sayılı kanunun 46. maddesinde düzenlenen (gündemde bulunmayan hususların görüşülemeyeceği ilkesi) hükme aykırı olmadığı, davacıların, davalı kooperatifin ... ada ... parselde bulunan ... blokunun yıkılıp yerine yeniden kooperatif gelirleriyle inşaat yapılmasına yönelik 10/05/2009 tarihli 2008 hesap yılı 13 nolu kararı ile 30/04/2017 tarihinde yapılan 2016 hesap yılı 8 nolu genel kurul kararı aleyhine iptali davasını süresinde açmadığından kararların kesinleştiğinin ve bu nedenle de davacıları bağladığının kabul edilmesi gerekeceği, davaya konu 25/03/2018 tarihinde yapılan 2017 hesap yılı genel kurulunda ise, genel kurulun 7 nolu gündem maddesi ile, davalı kooperatifin ... ada ... parselde bulunan ... salonunun yıkımına karar verilerek yerine yapılacak inşaatın yapım yöntemine ilişkin alınmış daha önceki genel kurul kararlarına dayanılarak (10.05.2009 tarihinde ve 30.04.2017 tarihinde yapılan genel kurul kararlarıyla kararlaştırılan) bu parsel üzerinde inşaat ruhsatının alınıp inşaata başlanabilmesini temin açısından yine bu taşınmaz üzerinde kamu idarelerinin kamulaştırmasız el atma ve tazminat davalarında kooperatif tarafından benimsenecek hususlar ile inşaatı yapılacak söz konusu taşınmazın yine kiraya verilmesine yönelik bulunduğu, davalı kooperatifin daha önceki yıllarda yaptığı 10/05/2009 tarihli 13 nolu kararı ve en son 30/04/2017 tarihinde yapılan 2016 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 8 nolu kararı ile, ... ada, ... parsel B Blok üzerinde bulunan (... Salonunun) yıkılıp yerine yenisinin kooperatifin kendi mali kaynaklarıyla yapımına dair alınan genel kurul kararları iptal edilmeyerek kesinleşmiş olması, davaya konu 25/03/2018 tarihinde yapılan 7 nolu kararın a ve b bendi gereği, önceki genel kurul kararları doğrultusunda müzakerelerin kanun ve ana sözleşmeye uygun olarak genel kurulca yapıldığı ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazda inşaat ruhsatının alınması, kamulaştırmasız el atma davası ve yapılacak olan binanın inşaat bitmeden kiraya verilmesi hususunda genel kurulun görüşünün alındığı karar olması nedeniyle oy çokluğu ile alınan 7 a ve 7 b nolu kararın kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırı olmadığı, bu nedenle iptalinin istenemeyeceği bildirilmiştir.Davalı kooperatifin 10/05/2009 tarihinde yapılan 2008 yılı olağan genel kurulunun 13 nolu gündem maddesinde, ... Salonu ... ada ... parselin %50 kat karşılığı yaptırılması ve bu hususta yönetim kuruluna yetki verilmesinin oylamaya sunulduğu ve 7 red oyuna karşılık 422 kabul oyu ile oy çokluğu ile %50'den az olmamak kaydıyla ... ada ... parsel üzerinde bulunan ... salonunun yıkılarak yerine kat karşılığı olarak inşaat yaptırılmasına karar verildiği görülmüştür. Yine davalı kooperatifin 30/04/2017 tarihinde yapılan 2016 yılı olağan genel kurulunun 8 nolu gündem maddesinde ise, 2008 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 13. maddesi ile, inşaatın (... Salonunun) %50 kat karşılığı ile yaptırılmasına yönelik alınan kararın iptal edilerek yapılacak inşaatın, kooperatifin kendi parasıyla ve ihale usulü ile yaptırılmasına, bu konuda gerek tümünün gerekse bölümler halinde yaptırılması için yönetim kuruluna yetki verilmesinin oylamaya sunulduğu ve 60 red oyuna karşılık 265 kabul oyu ile oy çokluğu ile karar verildiği görülmüştür. Somut olayda, ... ada ... parsel B blok üzerinde bulunan ... Salonunun yıkılarak yerine inşaat yapılmasına ilk olarak 2008 yılı genel kurulunda karar verilmiş olup 2016 yılında yapılan genel kurulda ise, inşaatın yapım yöntemi ve maliyetlerinin nasıl karşılanacağı hususunda yeniden karar alındığı görülmüştür. İşbu davaya konu iptali talep edilen genel kurul kararının ise, yapımına karar verilen inşaat ile ilintili olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki, iptali talep edilen gündemin 7. maddesinin \"a\" bendinde, inşaata başlanabilmesi için inşaat ruhsatı alınması ve inşaat ruhsatı alınmasını temin açısından, bu taşınmaz ile ilgili kooperatif tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davası bakımından yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verilmiştir. Ayrıca \"a\" bendi ile ilgili, söz konusu davada, hak ve alacaklardan kısmen veya tamamen vazgeçilmesi, davalılar ile dilediği şartlarla anlaşma yapılması için yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunda önerge sunulmuş olup \"a\" bendinin, önerge verilmiş haliyle kabul edildiği anlaşılmıştır. İptali talep edilen gündemin 7. maddesinin \"b\" bendinde ise, söz konusu taşınmaz üzerinde inşaata başlamadan önce veya başladıktan sonra taşınmazın, belli bir miktarın altında olmamak kaydıyla kiraya verilmesi ve kira sözleşmesi imzalanması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verilmiştir. Dosya kapsamı ile anlaşılacağı üzere, ... ada ... parsel B blok üzerinde bulunan ... Salonunun yıkılarak yerine inşaat yapılmasına yönelik önceki genel kurullarda alınan kararın iptal edildiği ortaya konamadığından artık bu karar, tüm ortaklar ve kooperatifi bağlayacak olup bu kapsamda söz konusu inşaatı ilgilendiren kararlar alınması da pek tabiidir. Ayrıca alınan kararların, kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yönü bulunmadığı gibi yokluk yada butlan halleri de söz konusu değildir. Bu durumda yukarıda davacı ... bakımından yukarıda muhalefet şerhi ile ilgili yapılan açıklamalar dikkate alındığında, usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmayan adı geçen davacı bakımından açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Öte yandan iptali talep edilen gündemin 7. maddesinin \"a\" bendi ile ilgili sunulan önergede, yönetim kuruluna, davadan feragat yetkisi verildiğinden bahisle gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiği de ileri sürülmüştür. 1163 sayılı Kanunun 46. maddesi gereğince, gündemde olmayan hususlar görüşülemez, ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır. Buna göre, 7. maddenin \"a\" bendinde, kamulaştırmasız el atma davası bakımından yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunun görüşülüp karara bağlanması hususu mevcut iken önerge ile, yine bu dava ile ilgili olmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesinde gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiği söylenemez. Zaten bu ilgisi sebebiyle de, önerge, genel kurulda görüşülecek 7. maddenin \"a\" bendi ile ilgili, daha çok görüş bildiren bir önerge niteliğinde olup gündem dışı bir konunun, gündeme eklenmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Zira önerge ile, yönetim kuruluna, bu davadan feragat yetkisi verildiği gibi aynı zamanda feragat dışında, davalılar ile dilediği şartlarla anlaşma yapılması için de yetki verilmiştir. Açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, açılan davanın, davacı ... bakımından usulden; davacı ... bakımından ise esastan reddine  dair  aşağıdaki hüküm  kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/424 Esas 2019/1096 Karar ve 21/11/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-a)Usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığından davacı ... tarafından açılan davanın USULDEN REDDİNE, b)Davacı ... tarafından açılan davanın ESASTAN REDDİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı  tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,7‬‬0 TL harcın davacılardan müştereken  ve  müteselsilen  alınarak  HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve her bir davacı bakımından ret sebepleri farklı olduğundan karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya VERİLMESİNE, e)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve her bir davacı bakımından ret sebepleri farklı olduğundan karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya  VERİLMESİNE, f)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi  üzerlerinde bırakılmasına, g)Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, <br>İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬‬‬0 TL harcın, kararın kaldırılma  nedeni de göz önüne alındığında, davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacılar tarafından yapılan  istinaf  yargılama  giderlerinin, kararın  kaldırılma nedeni de göz  önüne  alındığında, kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e642e31d1819a98","SID":"35f432add420eec7"}}