{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1340 - 2024/39<br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1340 \t\t                                          (KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/39<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/06/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/270 E 2021/378 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak  <br>KARAR TARİHİ\t: 08/02/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili  Tüketici Mahkemesine hitaben düzenlendiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 19/06/2017 tarihinde ... firmasının aracılığıyla ... parselde kayıtlı 47.(V-A-11) Blok zemin ve bodrum kat 4,5+1 daire tipi, 1 nolu bağımsız bölümü, 2.550.000,00 TL bedelle tapuda devraldığını, dava konusu taşınmazın ticari veya mesleki faaliyetler için değil şirket çalışanlarının konut ihtiyacı için satın alındığını, tüketici olarak hareket edildiğini, site içindeki aktivite alanının ... Belediyesine ait olduğunu ve davalı tarafından belirli bir süre için kiralandığını, aktivite alanının taşınmaza büyük değer kattığını ve alıcılar tarafından tercih nedeni olduğunu, satın alma bedelinin içerisinde bu alanların da mülkiyetlerinin yer aldığını, fiyatın buna göre belirlendiğini, ancak belirtilen durumun davalı şirket tarafından müvekkiline bildirilmediğini, davalının müvekkiline ayıplı mal sattığını, ayrıca satın alınan taşınmaz ile sözleşmede belirtilen taşınmaz metrekarelerinin birbirini tutmadığını, tanıtılandan farklı taşınmaz teslim edildiğini belirterek şimdilik 6.100,00 TL'nin taşınmaz bedelinin ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 08/04/2015 tarihinde Konut Edimine İlişkin Leasing sözleşmesi ile taşınmazın davacıya satıldığını, dava konusu uyuşmazlığın görülmesinde tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, taşınmazın 10/03/2016 tarihinde davacıya teslim edildiğini, teslim tutanağında ihtirazi kayıt bulunmadığını, taşınmazın eksiksiz ve tüm bilgilendirmelere havi şekilde teslim edildiğini, bugüne kadar hiçbir ihbar ve bildirimde bulunulmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının konut teslim tutanağında müvekkilini ibra ettiğini, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, davacı tarafın ayıplı ifa diye ifade ettiği hususların ayıplı ifa niteliğinde olmadığını, projeye uygun imalat yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tAnkara 8. Tüketici Mahkemesinin 25/10/2018 Tarih, 2019/196 Esas, 2019/658 Sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18/04/2019 Tarih, 2019/196 Esas, 2019/658 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, bunun üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, aktivite alanlarının site mülkiyetinde olmayıp ... Belediyesine ait olması ve davalı tarafından belirli bir süre için kiralanması olgusunun ayıp olarak kabul edilemeyeceği, net kullanım alanında tespit edilen metrekare eksikliğinin ayıp niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşınmazın 06/03/2016 tarihinde teslim edildiğini, davanın 26/12/2017 tarihinde açıldığını, süresinde ayıp ihbarının yapılmadığını, son bilirkişi raporunda ve dosyaya sunulan hukuki mütalaada bu hususun belirtilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, ürün satış kataloğunda müvekkilinin taahhüt ettiği 379,51 m² alanın açık ve kapalı alanlar toplamından oluştuğunun açıklandığını, mahkeme ve bir kısım bilirkişiler tarafından sadece kapalı alanlar dikkate alarak hesaplamalar yapıldığını, katalogtaki açık ve kapalı alanlar dikkate alındığında teslim edilen taşınmazın metrekaresinin eksik değil aksine 2,41 m² daha büyük olduğunu, davacının teslim tutanağı ile müvekkilini ibra ettiğini, davacının dava dilekçesindeki talebinin belirsiz olduğunu, dava dilekçesinde iddianının iki olaya dayandırıldığını, bunlardan birinin site içindeki aktivite alanlarının belediyeye ait olması, diğerinin ise taahhüt edilen metrekare ile teslim edilen metrekare arasında fark olması olduğunu, hangi talep için ne kadar talepte bulunduğunun açıklattırılmadığını, mahkemece ilk iddianın yerinde görülmediğini, ikinci iddianın yerinde görüldüğünü, bu durumda davanın kısmen kabulüne karar verilerek müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, karar içeriğinde talep dışında üçüncü bir olgu olarak dava tarihi itibariyle faaliyete geçmediği iddia edilen çarşı ve spor salonu nedeniyle indirim miktarının da belirtildiğini, dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığını, mahkeme değerlendirmelerinin ve yaptığı hesaplamaların hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından nisbi metodun yanlış uygulandığını, satış bedelinin de yanlış hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davalı tarafından davacıya satılan taşınmazın ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava,  ayıp iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. <br><br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre; Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Değer tâyini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz (16/3. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır  (21. md.). Harçlar Kanunu 28. maddeye göre  (1) sayılı tarifede yazılı nispî karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK'nın 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını  mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>\tSomut olayda, davacı tarafından davanın Ankara Tüketici Mahkemesinde açıldığı ve Ankara 8. Tüketici Mahkemesi'nin 2017/490 esasına kaydının yapıldığı, davanın Tüketici Mahkemesinde açılması sebebiyle 6502 Sayılı Yasa uyarınca başvuru harcı ile peşin karar ve ilam harcının yatırılmadığı, Ankara 8. Tüketici Mahkemesi'nce 2017/490 Esas ve 2018/328 Karar sayılı ve 25/10/2018 Tarihli karar ile uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, kararın Dairemizin istinaf incelemesinden geçmek suretiyle 18/04/2019 tarihinde kesinleştiği, talep üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderildiği ve dosyanın Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek suretiyle 2019/270 esasına kaydedildiği, ancak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcının yatırılmadığı, ilk derece mahkemesince harç alınmadan yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tHarç kamu düzenine ilişkin olup mahkemece dikkate alınması gerektiği gibi, istinaf nedeni olarak ileri sürülmese bile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gözetilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmeli, süresi içinde harç yatırılmaz ise dosya işlemden kaldırılmalı, harç eksikliği tamamlanır ise yargılamaya devam edilerek esastan inceleme yapılmalıdır. Mahkemece bu kurallara aykırı olarak harç alınmaksızın yargılamaya devam edilmesi doğru olmamıştır.<br>\tBu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca davalının esasa ilişkin istinaf itirazları incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br> Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/270 Esas 2021/378 Karar sayılı 14/06/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA, <br>2-HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran  vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,  <br>HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 08/02/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.    <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>    e-imzalıdır<br>Üye <br>    e-imzalıdır<br>Üye<br>    e-imzalıdır<br>Katip <br>   e-imzalıdır <br><br><br> <br> <br><br><br><br>    <br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc6e04c353abea11","SID":"ae00891f2ffb9aea"}}