{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1597 Esas<br>KARAR NO: 2024/239<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/04/2019<br>NUMARASI: 2014/1460 Esas, 2019/394 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Avukat olan müvekkilinin müflis şirketin İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/351 esas sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesi davasını vekaleten takip ettiğini, davada şirketin iflasına karar verildiğini, müvekkilinin dava nedeni ile 250.000 USD vekalet ücreti ve 38.987.17 TL masraf alacağını alamadığını, masaya müracaat ettiğini, iflas idaresinin talep edilen belgeleri yeterli görmemesi nedeni ile haksız olarak kayıt talebini reddettiğini belirterek 39.532,47 TL masraf ve 250.000 USD + KDV vekalet ücreti alacağının masaya kayıt ve kabulünü talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bir alacağın sıra cetveline kayıt ve kabul edilebilmesi için alacağın varlığının kesin ve birbirini doğrulayan belgelerle yargılamaya ihtiyaç göstermeyecek şekilde ispat edilmesi gerektiğini, ret kararının yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının yalnızca kendi uhdesinde bulunan sözleşmelere dayanarak alacağını ispatlayamayacağı, sözleşmenin her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 20.06.1936 gün ve ... sayılı kararında ana kuralın belirlediğini, temel hukuki ilişkinin ispatlanmasının zorunlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı ile iş sahibi... Sanayi ve Ticaret A.Ş, ... İç ve Dış Ticaret Gıda Sanayi A.Ş, ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında 20.01.2012 tarihli KDV ve stopaj hariç 250.000 TL vekalet ücreti ödeneceğine ilişkin Avukatlık sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeni 4. Maddesinde iş sahiplerinin sözleşmede belirtilen ücretlerin ödenmesinde müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarının belirlendiği, davacının sözleşme gereği iş sahiplerine vekaleten İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/351 esas sayılı dava dosyasında görev yaptığı, davacının 250.000 USD alacağının bulunduğu, 08.05.2013 iflas karar tarihi itibariyle TC. Merkez Bankası efektif satış kurunun 1.7997 TL olduğu, davacının 250.000 USD x 1.7997 TL = 449.925,00 TL alacaklı olduğu, davacının masrafı ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; 449.925,00 TL davacı alacağının davalı Müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar yasal süresi içerisinde iflas idaresi tarafından istinaf edilmiştir. Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde; Bir alacağın sıra cetveline kayıt ve kabul edilebilmesi için alacağın varlığının kesin ve birbirini doğrulayan belgelerle yargılamaya ihtiyaç göstermeyecek şekilde ispat edilmesi gerektiğini, ret kararının yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının yalnızca kendi uhdesinde bulunan sözleşmelere dayanarak alacağını ispat edemeyeceğini, sözleşmenin her zaman düzenlenebileceğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.06.1936 gün ve ... sayılı kararında ana kuralın belirdiğini, temel hukuki ilişkinin ispatlanmasının zorunlu olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DAİREMİZİN 2019/1669 Esas 2022/1256 K SAYILI 27/10/2022 TARİHLİ KARARINDA; taraflar arasında akdedilen 20.01.2012 tarihli Avukatlık Sözleşmesinde iş sahibi olarak 3 şirket gözüktüğü, sözleşmenin ilk maddesinde Avukat olan davacı tarafından İİK m.179, TTK 324. Md. gereğince iflasın ertelenmesi talepli olarak dava açılması ve davanın takibini üstlenildiği, vekalet ücret bedelinin 250.000 USD + KDV olarak belirlendiği, davacının sözleşme gereğince sadece davalı müflis şirket ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/351 esas sayılı dava dosyasında iflasın ertelenmesi davasını açarak takip ettiği, iş sahibi olarak 3 şirket gözüktüğünden davalının 250.000 USD'lik bedelin 1/3'ünden sorumlu olduğu, iflas tarihi itibari ile davacı alacağının 206.965,50 TL olduğu, mahkemece 206.965,50 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile sözleşmedeki bedele hükmedildiği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, 206.965,50 TL davacı alacağının davalı Müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.  Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br>YARGITAY 6 HUKUK DAİRESİNİN 2023/111 E-2023/3663 K SAYILI 02.11.2023 TARİHLİ KARARINDA; davacı avukat ile davalı müflis  ... San. ve Tic. A.Ş., dava dışı ... San. A.Ş. ve ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. arasında düzenlenen 20.01.2012 tarihli avukatlık sözleşmesinin 4 üncü maddesinde, iş sahibi şirketlerin belirlenen vekalet ücretinin ödenmesinde, avukata karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının düzenlendiği, davacı avukatın bu vekalet sözleşmesine dayalı olarak, iş sahibi şirketler adına İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/351 Esas sayılı dosyasında görülen iflas erteleme davasını takip ettiği, davacı avukatın vekalet ücretine hak kazandığı sabit olup, bu ücretin tamamını veya bir kısmını, müştereken ve müteselsilen sorumlu olan iş sahibi şirketlerin hepsinden veya yalnızca birinden talep edebileceği, ilk derece mahkemesince, davacı avukatın hak kazandığı vekalet ücreti 449.925,00 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça bu miktara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı, bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, bu meblağın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı, kararın davacı yararına bozulması gerektiği gerekçesi ile temyiz olunan Dairemizin yukarıda belirtilen kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Madde). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, müflis hakkında İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.05.2013 tarih ve 2013/351 esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin İstanbul Anadolu ...İcra ve İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından yürütüldüğü, davacının 114 kayıt sıra numarası ile 542.737,17 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas idaresince tanzim olunan ek sıra cetvelinde talep edilen alacak miktarının tamamının reddine karar verildiği, davacının masraf yatırdığı, sıra cetvelinin 21.10.2014 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davanın süresinde 05.11.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının iflas tarihi itibari ile davalı şirketten alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmıştır.Somut davada; davacı ile iş sahibi ... Sanayi ve Ticaret A.Ş, ... İç ve Dış Ticaret Gıda Sanayi A.Ş, ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında 20.01.2012 tarihli KDV ve stopaj hariç 250.000 TL vekalet ücreti ödeneceğine ilişkin Avukatlık sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin ilk maddesinde Avukat olan davacı tarafından İİK m.179, TTK 324. Md. Gereğince iflasın ertelenmesi talepli olarak dava açılması ve davanın takibinin üstlenildiği, vekalet ücret bedelinin 250.000 USD + KDV olarak belirlendiği, sözleşmenin 4. maddesinde, iş sahibi şirketlerin belirlenen vekalet ücretinin ödenmesinde, avukata karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanununun 162 vd. maddeleri uyarınca, birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.Davacı avukatın bahse konu vekalet sözleşmesine dayalı olarak, iş sahibi şirketler adına İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/351 Esas sayılı dosyasında iflas erteleme davasını takip ettiği ve vekalet ücretine hak kazandığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı, bu ücretin tamamını veya bir kısmını, müştereken ve müteselsilen sorumlu olan iş sahibi şirketlerin hepsinden veya yalnızca birinden talep edebilir. Açıklanan nedenlerle İlk derece mahkemesince, davacı avukatın hak kazandığı vekalet ücreti 449.925,00 TL olarak tespit edilerek bu miktar üzerinden davanın kabulüne yönelik verilen  karar isabetli olduğundan, bu miktar alacağın  tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, 449.925,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müflis şirketin iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 402,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı, 25,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  4-Davacı tarafından yatırılan  3,80 TL vekaletname harcının ve davacı tarafça yapılan 800 TL bilirkişi ücreti, 500 TL ek bilirkişi ücreti  ve 589,40 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.902,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1.427,45 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 474,75 TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf Giderleri Yönünden; 1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 383,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf yargılamasının Yargıtay bozma ilamı sonrasında duruşmalı olarak gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 10.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-2 bendi ve 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"334387f1747e387e","SID":"22156e205b8dbfe3"}}