{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/722 Esas<br>KARAR NO: 2024/238 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/12/2022<br>NUMARASI: 2022/97 E. -  2022/253 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli \"...\" ve \"...\" markalarının sahibi olduğunu ve müvekkilinin makalarının tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkilinin dünya çapında tanınmış \"...\" markaları ile bir arada kullanılan slogan markası niteliğindeki \"...\"  ve  \"...\" slogan markalarının kullanımının eski tarihlere dayandığını, ekşi sözlük adlı form sayfasında kullanıcı yorumlarının 2006 senesine uzandığını, kullanıcılardan birinin 2004 yılında yaptığı yorumda \"...\" ibaresine atıf yaptığının görüldüğünü, bu sloganların çeşitli yarışma ve etkinliklerde kullanıldığını, 20 yılı aşkın zaman önce oluşturularak dünya çapında bilinir hale getirildiğini, bu sloganların müvekkili, müvekkilinin faaliyetleri ve ürettiği  \"...\" markalı enerji içeriği ile özdeşleştiğini,  ancak hal böyleyken, ... sayı ile tescilli \"...\", ... sayı ile tescilli \"...\" ve ... sayı ile tescilli \"...\" ibareli markaların TPMK nezdinde davalı adına tescil edildiğini, söz konusu markalar ile müvekkiline ait markaların, halk arasında karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduklarını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan yoğun benzerlik taşıdığını, davalı markalarının kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini, ayrıca davalı adına ... sayılı \"...\" markasının tescil tarihi olan 08/02/2012 tarihinden bu yana ciddi bir kullanımının da bulunmadığını, davalı adına ... ve ... sayı ile tescilli tasarımların da müvekkilinin markasını yetkisiz kullanımını içermesi sebebiyle ve kötüniyetli başvuru olması nedeniyle 6769 sayılı SMK 77.maddesi gereğince hükümsüz kılınması gerektiğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli \"...\", ... sayı ile tescilli \"...\" ve ... sayı ile tescilli \"..\" ibareli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davalı adına ... sayılı \"...\" ibareli markanın öncelikli olarak kullanmama nedeniyle iptalini, bu talep kabul görülmediği takdirde terditli dava kapsamında benzerlik ve iltibas nedeniyle hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, ... ve ... sayılı tasarım tescillerinin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait \"...\" ibaresi ile gerçekleştirilen ilk marka başvurusunun 20/10/2010 tarihinde olduğunu ve öncelikle davacının uzun süre sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, müvekkili markaları ile davacı markaları arasında tüketici nezdinde iltibasa yol açacak bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markası ile davacı yana ait markaların, barındırdığı ibareler, oluşturuluş biçimleri, görsel ve işitsel olarak tamamen farklı olduklarını, yazılış ve okunuşlarının da farklı olduklarını, davacının iddiasının aksine müvekkilinin söz konuyu markayı kesintisiz olarak kullanmakta olduğunu, davacının işbu dava bakımından hukuki yararının mevcut olmadığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 19.03.2019 tarihli  2017/408 E. -  2019/96 K. sayılı kararıyla; \"...davalı adına olan marka ve tasarımların davacı marka ve tasarımları ile iltibas oluşturmadığı, ciddi kullanımının olduğu, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip oldukları ve böylece dava konusu marka ve tasarımların hükümsüzlüğü veya iptalini gerektirir bir neden görülmediğinden, davanın reddine\" karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>KALDIRMA KARARI: Dairemizin 17/02/2022 tarihli 2019/1823 E.-2022/245 K.sayılı kararıyla; \"...Dosyanın incelenmesinde, davacının dayandığı markalarının tescil kayıtlarının getirtilmediği, davalının hükümsüzlüğü istenen marka tescil dosyasındaki tüm evrakların getirtildiği, evrak kalabalığı içerisinde marka tescil sınıflarını gösterir kayıtlara ulaşılamadığı, yine davalı tarafın hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgelerinin getirtilmediği, taraflarca sunulan tescil kayıt fotokopileri üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça \"...\" ve \"...\" slogan markalarının kullanımının çok eski tarihlere dayandığı, müvekkili ve müvekkilinin ürünü ile özdeşleştiği ve davalı tasarım tescil belgelerinin 6769 Sayılı SMK 77/1-a maddesi gereğince davacının markasının yetkisiz kullanımını içerdiğini ve kötüniyetli tescil olduğunun ileri sürülmesine rağmen, bu hususta sunulan delillerin bilirkişilerce incelenmediği gibi mahkeme kararının gerekçesinde de değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin, ... sayılı ... markasının kullanmama sebebiyle iptali talebi yönünden ve markaların hükümsüzlüğü talebiyle ilgili  alınan bilirkişi raporu ve ek raporuna yönelik esaslı itirazları da değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmiştir. Esasen mahkeme kararının HMK 297/c Maddesinde düzenlendiği şekilde; \"tarafların iddia ve savunmalarının özetini, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplere\" ilişkin yeterli gerekçe de içermediği anlaşılmıştır. Bu durumda,  mahkemece alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığından ve  tarafların tescil kayıtları getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın tescil kayıtları getirtildikten sonra, Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda, tarafların delilleri değerlendirilerek denetime elverişli şekilde, yeni bir heyetten rapor alınarak karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/12/2022 tarihli 2022/97 E. - 2022/253 K. sayılı kararıyla; \"...davalı tarafa ait ..., ... ve ... sayılı \"...\" markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin  talep yönünden yapılan değerlendirmede, taraf markaları, “...” ibaresini ortak şekilde içermekte ise de, davacı markasında yer alan diğer “...” ibarelerinin bir bütün halindeki kompozisyonu ve davalı markalarının aldıkları figüratif unsurlarla birlikte bütünsel ve farklı markalar haline geldikleri, farklı bir kompozisyon ve içerik kazandıkları, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, dava konusu davalı markalarının bu nedenlerle farklı bir marka algısı yarattıkları, taraf markalarının görsel olarak farklı oldukları ve ayrıştıkları, dolayısıyla markalar arasında bir ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma ihtimalinin ve genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı, markalar arasındaki farklılığın hizmetin yöneldiği tüketici kesimince fark edilip algılanabilecek nitelikte olduğu, davalının markalarının kapsadığı emtiaya yönelik  kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurmayacağı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı ve böylece SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Markalar arasında SMK 6/1 maddesi kapsamında benzerlik bulunmadığından ve davalının tescilleri yönünden başkaca kötü niyeti ispatlayacak delil bulunmadığından SMK 6/9 maddesi anlamında kötü niyetli tescilden bahsedilmesi mümkün olmadığından, davacı vekilinin hükümsüzlük sebebi olarak ileri sürdüğü kötü niyetli tescil yönünden de hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır .Bu itibarla davacının bahsi geçen markaların hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden dava reddedilmiştir. Davacının davalı adına tescilli  ... sayılı \"...\" markasının tescil tarihi olan 08/02/2012 tarihinden bu yana ciddi bir kullanımının da bulunmadığını beyanla bu markanın öncelikle kullanmama nedeniyle iptaline, aksi halde davacı markaları ile iltibas yaratması sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporunda açıklandığı üzere bu markanın davalı tarafça tescilli olduğu emtia sınıflarında ciddi kullanımı olduğu gibi, esasen \"...\" esas unsurlu davalı markaları ile  seri marka teşkil ettiğinden ve bu ibare yoğun şekilde kullanıldığından, kullanmama nedeniyle iptal yönünden dava reddedilmiştir. Yine, yukarıda değinildiği üzere bu marka davacı markaları ile iltibas teşkil etmediği gibi, kötü niyetli tescil de söz konusu olmadığından beş yıllık sessiz kalma da söz konusu olacağından davacının bu markanın hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden de dava reddedilmiştir. Davacının  davalı adına tescilli ... (2) ve ... sayı ile tescilli tasarımların da müvekkilinin markasını yetkisiz kullanımını içermesi sebebiyle  hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu tasarımlar tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte oldukları gibi, yukarıda markalara ilişkin yapılan açıklamada belirtildiği üzere SMK 77/1-a bendi kapsamında benzerlik ve iltibasa ilişkin şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle;  bu talep yönünden de davanın reddine\" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; alınan en son bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya yeterli olmadığını, yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin Mahkemece dosyada yeterince bilirkişi raporu bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, itirazlarını karşılayacak şekilde yeni bir heyetten rapor alınmamasının usule aykırı olduğunu, Somut olayda alınan bilirkişi raporuna karşı eksikliklerin ve hataların açıklandığı dilekçelerini 20 Ekim 2022 tarihinde Mahkemeye sunduklarını, buna rağmen yeni bir rapor alınmadığını ve bunun gerekçesinin de kararda açıklanmadığını,  daha önce verilen karara karşı aynı nedenle yaptıkları istinaf başvurularının kabul edildiğini, Marka iptali talepleriyle ilgili bilirkişi raporunda hatalı değerlendirme yapıldığını, geriye doğru 5 yıl içinde iptali istenilen \"...\" markasını taşıyan ürünlerin satış oranının tüm enerji içeceği ürün satışlarına göre çok düşük olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen markanın ciddi şekilde kullanıldığına dair görüş bildirildiğini, Daha önce Mahkemece ciddi kullanım olduğuna dair verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince kaldırıldığını, ilk derece mahkemesinin bu tespitleri göz ardı ettiğini, \"...\" markasının 2012, 2013 ve 2014 yılında hiç kullanılmadığının tespit edildiğini, 2015 yılından sonra \"...\" yazmak suretiyle kullanılan markaların ise davalıya ait şekil unsuru da içeren diğer markaları olduğunu, Bilirkişilerin defterler dışında inceledikleri marka kullanımına ilişkin delillerin de kullanımı göstermemeleri nedeniyle dikkate alınmasının mümkün olmadığını, buna rağmen iptal davasının reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Marka hükümsüzlüğü talepleri bakımından da alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduklarını, müvekkilinin markasında yer alan \"...\" ibaresinin davaya konu ve hükümsüzlüğü talep edilen davalı markalarında aynen kullanıldığını, kelime içeriğinin \"...\" olan bu kelimenin ortak kullanımı nedeniyle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, hem EUIPO ve hem de Türkpatent tarafından \"...\" markası ile \"...\" markalarının karıştırılma ihtimali bulunduğuna karar verildiğini, SMK'nun 6/1. Maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunu, Mahkemece müvekkiline ait \"...\" ve \"...\" slogan markalarının kullanımlarının çok eski tarihlere dayandığı, müvekkili ve müvekkilinin ürünü ile özdeşleştiği belirtildiğini, bu durumun hem karıştırılma ihtimali, hem de kötüniyetli tescil yönünden dikkate alınması gerektiği halde dikkate alınmadığını, uygun bir şekilde değerlendirilmediğini, Davalı taraf daha önce başka markalarla ürün satışı yapmasına rağmen, müvekkilinin markaları tanınır hale geldikten sonra davaya konu markaları tescil ettirdiğini, bu durumun davaya konu davalı markalarının kötüniyetle tescil edildiğini gösterdiğini, SMK'nun 6/9. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olduğunu, Davalıya ait ... ve ... tescil numaralı tasarımlar için de hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunu, davalının hiçbir teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen tasarımlarında müvekkilinin markasının bir kısmını oluşturan \"...\" ibaresini kullandığını, tasarımların ayırt edicilik unsurunu taşımadıklarını, ayrıca tasarıma eklediği kanat şekli ve kullanılan kırmızı renle de müvekkilinin \"...\" ve \"...\" sloganları ve kırmızı renkle ülkemizde ve dünya çapında tanınmış olan müvekkilinin markasına ve ürünlerine çağrışım yaptığını, \"...\" ibaresi müvekkiline ait \"...\" ve \"...\" ibaresi ile benzer olduğundan yetkisiz kullanımın söz konusu olduğunu ve SMK'nu 77/1 (a) maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, Davalının müvekkiline ait sloganı ve markaları bilmemesinin mümkün olmadığını, bu nedenle hiçbir ayırt edici unsuru bulunmayan kanat şekli ve \"...\" ibaresinin kullanıldığı tasarımları tescil ettirmesinin kötüniyetli tescil olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden bir bilirkişi heyetinden  rapor alınarak, uyuşmazlık hakkında inceleme yapılarak, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Taraflarca sunulan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... sayılı \"...\"  ibareli markanın 32/33. sınıflarda 20/10/2010 başvuru tarihinden itibaren,  ... sayılı \"...\" ibareli markanın 32. sınıfta 16/05/2014 tarihinden itibaren, ... sayılı \"...\" ibareli markanın aynı sınıfta 09/05/2014 tarihinden itibaren, ... sayı ile tescilli \"...\" ürün adlı tasarım tescil belgesinin 28/04/2014 tarihinden itibaren, ... sayı ile tescilli \"...\" ürün adlı tasarım tescil belgesinin 16/05/2014 tarihinden itibaren davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. ... tescil numaralı \"...\" markasının 32, 33 ve 42. sınıflarda 22/03/2001 tarihinden, ... tescil numaralı \"...\" markasının 32. sınıfta, 07/06/2006 tarihinden, ... tescil numaralı \"...\" markasının 32. sınıfta, 04/04/2011 tarihinden itibaren, ... tescil numaralı \"...\" markasının 32. sınıfta, 13/03/2012 tarihinden itibaren koruma sağlayacak şekilde davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan  26/03/2018 tarihli raporda; davalı tarafa ait ..., ... ve ... sayılı markaların tescil önceliğinin davalıda olduğu, davacının tescil öncesi öncelikli kullanım iddiasının iki marka arasındaki benzerlik düzeyi açısından uygulanamayacağı, iki marka arasındaki benzerliğin enerji içeceği düzeyinde spesifik bir çevre olan halk düzeyinde karıştırılma ihtimali yaratmayacağı, kullanmama değerlendirmesinin hukuki yönü Mahkemenin takdirinde olmakla, davalı tarafa ait ... sayılı markanın geriye doğru olarak 5 yıl içinde ciddi kullanımının söz konusu olduğu, davacının markalarıyla benzerlik iddiaları yönünden ise tescil önceliğinin davalıda olduğu, davacının tescil öncesi öncelikli kullanım iddiasının iki marka arasındaki benzerlik düzeyi açısından uygulanamayacağı, iki marka arasındaki benzerliğin enerji içeceği düzeyinde spesifik bir çevre olan halk düzeyinde karıştırılma ihtimali yaratmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin, başvuru tarihi olan 28/04/2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, yine hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin, başvuru tarihi olan 16/05/2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu yolunda görüş belirtildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetine mali bilirkişi dahil edilmek suretiyle oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 26/09/2018 tarihli ek raporda; davalı tarafın dava konusu markasının tescilli olduğu 32. Sınıf emtialarda sayılı olan enerji içecekleri (alkolsüz) emtiasında yoğun ve ciddi biçimde kullandığı, dava konusu markaya yönelik ürün satışlarının yıllık ciro üzerinde önemli bir paya sahip olduğu, davalı tarafından inceleme günü sunulan satış faturalarının ve dosyadaki delillerin incelenmesi neticesinde, dava konusu markanın tescilli olduğu 32. Sınıfta biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar, maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar ve 33. Sınıfta alkollü içecekler (biralar hariç) emtialarında kullanımına rastlanmadığı, davacının tescil öncesi öncelikli kullanım iddiasının markalar arasındaki benzerlik düzeyi açısından uygulanamayacağı, davacının markaları ile davalının markaları arasındaki benzerliğin enerji içeceği düzeyinde halk arasında karıştırılma ihtimali yaratmayacağı, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin, başvuru tarihi olan 28/04/2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, yine hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin, başvuru tarihi olan 16/05/2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu yolunda görüş belirtildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince alınan 29/09/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda;  davalı tarafa ait ..., ... ve ... sayılı \"...\" markaları açısından, SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlüğüne ilişkin şartların mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, değerlendirme ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, SMK m.6/9 kapsamında, tescilde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalı tarafa ait ... sayılı \"...\" markası açısından; SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlüğüne ilişkin şartların mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, değerlendirme ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, SMK m.6/9 kapsamında, tescilde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalı tarafa ait ... sayılı \"...\" markasının kullanmama nedeniyle iptali açısından; Dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık kullanım olup olmadığı ve kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluşup oluşmadığı ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde; Davalı şirketin 2011 yılında “...” markalı enerji içeceği ile ilgili tasarım çalışmaları yaptırdığı, server değişikliği nedeniyle, reklam masraflarını gösteren eski kayıtlara ulaşılamadığı, dizayn çalışmalarını yapan firmadan 15.01.2014 tarihinde 103474 adet “...” teneke kutu ambalaj malzemesi satın aldığı, satış faturalarında 2014 yılından itibaren ... markasını kullandığı ve 09.02.2015 tarihinden itibaren ürün cinsi olarak “...” yazılı olduğu, satış faturaları ile defter kayıtlarına göre, “...” markası belirtilerek enerji içeceği satışlarının yapıldığı 09.02.2015 - 31.12.2016 tarihleri arasında davalının diğer enerji içeceği satışlarına göre çok düşük tutar ve oranlarda satış yapılmış olmasına rağmen, belirtilen tarihler arasında davalı tarafa ait ... sayılı “...” markasının, 32. Sınıfta “Enerji içecekleri(alkolsüz).” emtiasında kesintisiz olarak kullanıldığı, yine, satış faturaları ile defter kayıtlarına göre, “...” markalı enerji içeceği satışlarına 09.02.2015 tarihinde başlanmış olduğundan ve enerji içeceği satışlarının başladığı 29.06.2013 tarihinden, 10.03.2017 dava tarihine kadar olan dönemde marka adı belirtilmeden yapılan enerji içeceği satışları olması nedeniyle, “...” markalı enerji içeceği satışlarını kapsayıp kapsamadığı tespit edilemediğinden, davalı tarafa ait ... sayılı \"...\" markasının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık kullanım olup olmadığına ve kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafa ait ... ve ... sayılı tasarımlar açısından; Hükümsüzlüğü talep ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 28.04.2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, hükümsüzlüğü talep ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 16.05.2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, davalı tasarımlarının kötüniyetli tescil edildiklerine dair iddia söz konusu ise de kötü niyet hususu mahkemenin hukuki nitelendirmesine konu olup takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı, SMK. m.77/1 (a) kapsamında markasının yetkisiz kullanımı nedeniyle hükümsüzlük talep etmekte ise de, taraf markalarının kapsamlı karşılaştırılması neticesinde benzerlik ve iltibasa ilişkin şartların mevcut olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle SMK m.77/1 (a) şartlarının somut olaya uygulanma imkanının olmadığı değerlendirilmekle birlikte nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. <br>G E R E K Ç E: Dava, marka benzerliği ve kötüniyetli tescil iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü, kullanmama nedeniyle marka iptali ve tasarım hükümsüzlüğü davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin bilirkişi raporlarına itirazlarının karşılanmadığına ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan inceleme sonucunda; davacı vekilinin alınan en son bilirkişi raporuna da ciddi itirazlarda bulunduğu, davacı vekilinin daha önce alınan ve aralarında içecek sektöründen bir bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyeti raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için, içecek sektöründen bir bilirkişinin de heyete dahil edilmesi gerekirken, en son alınan ve hükme gerekçe yapılan bilirkişi heyetinin yalnızca marka ve tasarım uzmanları ile mali müşavir bilirkişiden oluştuğu, davalıya ait ve hükümsüzlüğü talep edilen dosyada mevcut evrak kalabalığı nedeniyle incelenemeyen ..., ... ve ... tescil numaralı markaların tescil kayıtlarının da yeniden TPMK’dan istenilmediği, kabule göre de bilirkişiler tarafından davalıya ait ... tescil numaralı “...” markasının \"enerji içecekleri\" emtiasında kullanıldığına dair görüş bildirilmesine rağmen, markanın \"enerji içecekleri\" için tescilli olmadığı, tescilli olduğu emtiaların enerji içeceklerini de kapsayıp kapsamadığı, tescilli olduğu diğer mallar için iptal koşullarının mevcut olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılmadan iptal davasının tümden reddine karar verilmiş olmasının da doğru olmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, mahkemece öncelikle dosyadaki evrak kalabalığı nedeniyle incelenemeyen davalıya ait ..., ... ve ... tescil numaralı markaların tescil kayıtlarının TPMK’dan istenilmesine, daha sonra davacı vekilinin alınan bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmesi için bir marka uzmanı, bir tasarım uzmanı ve bir içecek sektöründen seçilecek bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden davacı vekilinin markaların ve tasarımların hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığına ilişkin itirazlarını karşılayacak şekilde ve davalıya ait ... tescil numaralı “...” markasının \"enerji içecekleri\" emtiasını da kapsayıp kapsamadığı ile enerji içecekleri dışında tescilli olduğu mallar için iptal koşuşlarının mevcut olup olmadığına dair yeniden rapor alınarak değerlendirme yapılması için dosyanın Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 01/12/2022 tarihli 2022/97 E. -  2022/253 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, 2-Yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 180,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 06/02/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c88c49fd78d7a4d6","SID":"238f659e388a5d99"}}