{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/362 Esas <br>KARAR NO: 2024/406 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARA: 2023/833 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİHİ: 14/12/2023 (Ara Karar Tarihi)<br>DAVA: Tespit<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında,  22.09.2023 tarihinde Beyoğlu ... Noterliğince düzenlenmiş ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile davalı şirket adına kayıtlı 345 numaralı Özel Hastane ruhsatının devrine ilişkin temlik sözleşmesi düzenlendiğini, Temlik sözleşmesinin konusunun, davacı ile davalı arasındaki Beyoğlu .... Noterliğinin 08.09.2023 tarihli ... yevmiye numaralı Devir Sözleşmesi olduğunu, bu devir sözleşmesinin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünde tescilli ... numaralı Özel Hastane Ruhsatının davacı şirkete satışına ilişkin olduğunu,  tarafların İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünde tescilli ... numaralı Özel Hastane devri için bir sözleşme yaptıklarını, ancak, davalı tarafından belirlenen tarihte hastane devrinin gerçekleştirilmediğini, anlaşmazlığın çözüme kavuşturulması amacıyla, taraflar arasında arasında temlik sözleşmesi düzenlenip ve noter onayı alındığını, dava konusunun tescile zorlama olduğu düşünüldüğünde davalının dava konusunu 3. kişilere devretmesi halinde müvekkilin telafisi güç veya imkansız zararlara uğrayacağını,  davada haklılığın dava dilekçesi ile birlikte yaklaşık olarak ortaya konulduğunu, davanın sonunda tüm delilerin toplanması ile haklılığın tümüyle ispatlanacağını ileri sürerek, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilmiş Devir Sözleşmesi ile Temliknamenin tesciline, dava süresince İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünde kayıtlı ... Numaralı özel Hastane Ruhsatı üzerine 3. Kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemenin 27/11/2023 tarihli ara kararı ile;  \"Davalı ... Tic.Ltd.Şti. adına kayıtlı olan \" İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünde kayıtlı ... numaralı Özel Hastane Ruhsatının\" üçüncü şahıslara devri ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir  talebinin devir bedelinin  %15 teminatı olan 300.000,00 TL mukabilinde  ihtiyati tedbir konulmasına, İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafın 6100 Sayılı HMK'nin  87. Ve 397. maddeleri gereğince yukarıda miktarı belirlenen toplam alacağın %15'i tutarında (300.000,00 TL )  nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu 2 hafta içerisinde Mahkeme veznesine depo etmesi halinde hüküm özetinin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmesine,\" karar verdiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin  30/11/2023 tarihli cevap dilekçesi ile; davalı şirketin tek ortağı ve müdürü ... olup halen görevini sürdürdüğünü,  11.11.2023 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde tesadüfen müvekkil şirkete müdür ataması yapıldığının öğrenildiğini, 13.11.2023 tarihinde davalının işlemin yapıldığı Kartal ... Noterliği'nden işleme ilişkin karar örneği aldığını, karar örneği incelendiğinde Bakırköy ... Noterliği'nde müvekkilin bilgisi dışında onaylatılan sahte bir Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile 31.08.2023 tarihinde taklit imza ile şüpheli  ... isimli şahsın şirket müdürü ve müdürler kurulu başkanı olarak atandığının görüldüğünü,  bu sahtecilik ve dolandırıcılık eylemleri nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı (2023/272001 Sor.) ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı (henüz soruşturma numarası almamıştır) nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, ortada organize bir suç şebekesi olduğunu,  23.11.2023 tarihinde yukarıda zikredilen eylemlerden sonra sahte bir şirket kaşesi kullanılarak şüpheli ...'a ait olduğu anlaşılan bir imza (ki aşağıda zikredilen Devir Sözleşmesi'nde de aynı imza mevcuttur) ile müvekkil şirket borçlu gösterilip 15.000.000 TL tutarlı bir bono (emre muharrer senet) dayanak gösterilerek İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığını ve  ... tarafından açılmış müvekkil şirket UETS adresine ödeme emri (Örnek No:10) tebliğ edildiğini, icra takibini şüpheli şirket adına Av. ... başlatmış olup alacaklı gözüken ... Ticaret Ltd. Şti.olduğunu, aynı şirket davacı gösterilerek açılan huzurdaki davada müvekkili şirkete ait ... numaralı özel hastane ruhsatının üzerine teminatsız şekilde ihtiyati tedbir konulmasının ve adı geçen şirkete tescil edilmesinin talep edildiğini, dava dilekçesine ekli Beyoğlu ... Noterliği 08 Eylül 2023tarihli ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi başlıklı bir imza onaylı bir sözleşme bulunduğunun görüldüğünü, sözleşme incelendiğinde davacı şirket adına şirket yetkilileri ... isimli kişilerin imza attığının, müvekkili ... adına ise sahte imzalarla elde ettiği şirket müdürü sıfatıyla ...'ın imza attığının görüldüğünü, sözleşmenin 3. maddesinde 7 iş günü içinde  ... yönetim kurulu kararı alınacağı, 10 iş günü içinde ruhsatın noter huzurunda devredileceği, bu tarihten sonra 1 ay içinde de gerekli belgelerle Sağlık Müdürlüğüne müracaat edileceği, 4. Maddede 2.000.000 TL devir bedeli öngörüldüğü düzenlemelerinin yer aldığını, yine dava dilekçesine ekli Beyoğlu .... Noterliği 22 Eylül 2023 tarihli ... yevmiye numaralı Temlikname başlıklı belgede ise Devir Sözleşmesi'nde yer alan 2.000.000 TL bedelin \"temlik alan\" sıfatıyla ... Ltd. Şti. temlik edildiğinin, ayrıca 345 numaralı özel hastane ruhsatının temlik alana geçtiğinin beyan, kabul ve taahhüt edildiğinin görüldüğünü, bu Temlikname başlıklı belgede de sözde şirket yetkilisi  ... ve davacı şirket yetkilileri gözüken  ... ve  ... isimli kişilerin imzalarının bulunduğunu, bu iki noter evrakından anlaşılanın;   ... 8 Eylül 2023 tarihinde 2.000.000 TL bedelle özel hastane ruhsatını davacı ... Ltd. Şti.'ne sattığı, bundan 14 gün sonra, yani tam 10 iş günü sonra 2.000.000 TL bedeli de yine davacı ... Ltd. Şti.'ne temlik ettiği olduğunu,  yani güya alacağın, borçlu şirkete temlik edildiğini, yani bu iki noter belgesine göre ... Ltd. Şti'nin hiçbir bedel ödemeden özel hastane ruhsatını devralmaya kalktığını (Bu temliknamedeki amacın da müvekkili şirketin daha sonra bu bedeli tahsil etmesini önlemek olduğunun açıkça anlaşıldığını), öte yandan davadan bir gün önce açılan icra takibi ekindeki senede inanılacak olursa müvekkili şirketin 15 Ekim 2023 Pazar günü  yine ... Ltd. Şti.'nden 15.000.000 TL nakit aldığını (senette bedelin nakden ahzolunduğu kaydı olduğu için) 12 Kasım 2023'de de ödeme, yani paranın iadesinin yapılacağının anlaşıldığını, müvekkili şirketin özel hastane ruhsatını neticede hiçbir bedel almaksızın devretmesinin, üstüne de 4 hafta sonra iade edilmek üzere 15.000.000 TL gibi çok yüksek tutarda bir bedel alıp senet vermesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ayrıca şirketler arasında bu kadar yüksek miktarda bir paranın muhakkak banka kanalıyla yapılmasının ve fatura - irsaliye düzenlenmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili şirkete elden veya banka kanalıyla yapılan herhangi bir ödeme söz konusu olmadığı gibi herhangi bir fatura veya irsaliye de düzenlenmiş olmadığını, yapılan eylemlerin profesyonelliği göz önüne alındığında suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt bünyesinde işlenmiş suçlar olduğunun, müvekkili şirketin usulsüz şekilde borçlandırılmak ve müvekkilinin mal varlığı olan özel hastane ruhsatının ele geçirilmek istendiğinin açıkça görüldüğünü, bu nedenle suç teşkil eden eylemler kapsamında açılmış huzurdaki davanın davacısı ve icra takibinin alacaklısı gözüken şirketin yetkilileri, ... ve bu kişilerin arkasındaki gerçek suçluların tespiti ve cezalandırılması için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, suç teşkil eden eylemlerle hukuken korunacak bir hak elde edilmesinin mümkün olmadığını, daha önce de müvekkili şirket yetkilisi ... imzası taklit edilerek hazırlanan sahte bono ile müvekkili şirket aleyhine Fethiye İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, imza sahteciliğinin kanıtlanması üzerine Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin E.2022/735 K.2023/119 sayılı kararıyla takibin durdurulduğunu ve iptal edildiğini, tespit edilen şüpheliler hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/269150 Soruşturma dosyasından kamu davası açıldığını, ancak arka plandaki suç örgütü yönetici ve üyeleri tarafından tabiri caizse \"maşa\" olarak kullanılacak başka kişiler bulunup yine sahte imza ile bu sefer şirket müdürü ataması yapılarak müvekkili şirkete ait özel hastane ruhsatının ele geçirilmek istendiğini, açılan davanın tüm talepleriyle birlikte reddi gerektiğini savunarak, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine, hiçbir hakkı olmadan dava açan davacı yanın HMK 329.maddesine göre para cezası ve gerçek vekalet ücreti ile tecziyesine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davalı yanın cevap dilekçesi ihtiyati tedbir kararına itiraz olarak yorumlanmış ve tedbire itiraz murafaalı  incelenmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 14/12/2023 (Ara Karar Tarihi) tarih  2023/833 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; \"Talep, hukuki niteliği itibariyle özel hastane ruhsatı devir işleminin tespiti  davasında verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik itiraza ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin  27/11/2023 tarihli gerekçeli ara kararı ile \"Davalı ... Tic.Ltd.Şti. adına kayıtlı olan \" İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünde kayıtlı ... numaralı Özel Hastane Ruhsatının\" üçüncü şahıslara devri ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir  talebinin devir bedelinin  %15 teminatı olan 300.000,00 TL mukabilinde  ihtiyati tedbir konulmasına\" karar verilmiş, davacı vekili tarafından gerekli teminat bedelinin yatırılmasını müteakip kararın uygunması amacıyla İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, akabinde davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebine yönelik itirazda bulunduğu, itiraz dilekçesinde zikredilen ceza ve hukuk mahkeme/savcılık dosyalarının uyap üzerinden celbi sağlandığı incelenen dosyaların henüz derdest olduğu, davalı vekilinin ileri sürdüğü haliyle suç örgütü kapsamında dolandırıcılık eylemlerinin ispata bu aşamada muhtaç olduğu, benzer konuya ilişkin olarak Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2020/499 Esas ve 2020/600 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ihtiyati tedbir talep edenin talebi doğrultusunda  uyuşmazlığın çözümü sırasında dava ve yargılama sürecini kapsayan zaman içerisinde, hızlı bir şekilde karara bağlanmayı icap ettiren vakıaların olması olası olup, ayrıca, uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak bir takım kayıplar da gündeme gelebileceğinden, dava süreci bitinceye kadar mevcut risklerin ortadan kaldırılması amacıyla geçici hukuki koruma sağlamak, böylelikle tarafların haklarının muhafazasını sağlamanın yerinde olacağı vicdani kanaati ile davalı vekilinin bu aşamada talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazlarının reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle,  ilk derece mahkemesi tarafından tedbirin devamına ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Yaşanan tüm bu hukuksuz olayların başlangıç noktasının ... isimli kişinin sahte genel kurul ve imza ile müvekkili şirkete müdür olarak atanması olduğunu; bu andan itibaren davacı şirketin de işin içinde olduğu organize bir örgüt tarafından müvekkili şirketin borçlandırılmaya çalışıldığını ve bu kapsamda birden fazla dolandırıcılık faaliyeti gerçekleştirildiğini; davacı şirketin amacının hiç bir bedel ödemeden müvekkili şirkete ait hastane ruhsatını ele geçirmek olduğunu, Davacı şirket ile müvekkili şirketin bugüne kadar hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını; müvekkili şirketin davacı şirketin varlığından istinaf ettikleri bu dava ile haberdar olduğunu, Davaya konu Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı Devir Sözleşmesinde, davacı şirket adına şirket yetkilileri ... isimli şahısların, müvekkili ... adına ise sahte imza ile genel kurulda müdür olarak atanan ...  isimli şahsın şirket müdürü sıfatıyla imzasının bulunduğunu; sözleşmenin 3. Maddesinde : \" 7 iş günü içinde ... kurulu kararı alınacağı, 10 iş günü içinde ruhsatın noter huzurunda devredileceği, bu tarihten sonra 1 ay içinde de gerekli belgelerle Sağlık Müdürlüğü'ne müracaat edileceği\" hükmü yer alırken sözleşmenin 4. Maddesinde ise \" 2.000.000 TL devir bedeli öngörüldüğü\" ifadesine yer verildiğini, Yine dava dilekçesinin ek kısmında yer alan Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı Temlikname başlıklı belgede ise Devir Sözleşmesi'nde yer alan 2.000.000 TL bedelin \" temlik alan\" sıfatıyla ... Tic. Ltd. Şti'ne temlik edildiği, ayrıca ... numaralı özel hastane ruhsatının temlik alana geçtiğinin beyan, kabul ve taahhüt edildiğinin görülmekte olduğunu; bu temlikname de gene aynı kişilerin imzalarının bulunduğunun görülmekte olduğunu, Bu iki noter evrakının bile davacı şirketin müvekkili şirkete ait ruhsatı hukuka aykırı yollarla ele geçirmeye çalıştığının açıkça ispatı ile mahkeme tarafından bu durum fark edilmeden tedbirin kaldırılmasına yönelik itirazlarının reddedildiğnii, Bu iki noter evrakından anlaşılan sahte genel kurul ve imza ile müvekkili şirkete müdür olarak atanan ... adlı kişinin 08.09.2023 tarihinde 2.000.000 TL bedelle müvekkili şirkete ait özel hastane ruhsatını davacıya sattığını, bu satıştan tam 14 gün sonra 2.000.000 TL bedeli de yine davacı ... Tic. Ltd. Şti. Şirketine temlik ettiğini; yani bu iki noter evrakına göre müvekkili şirkete ait değeri çok yüksek olan ruhsatın hiç bir bedel ödenmeden davacıya devredildiğini; davacı şirketin yapmış olduğu usulsüz ve hukuka aykırı işlemlerle müvekkile ait olan değeri çok yüksek olan ruhsata çökmeye çalışmakta olduğunu,  Müvekkili aleyhine davadan bir gün önce başlatılan icra takibine konu edilen senede inanılacak olursa müvekkili şirketin 15.10.2023 tarihinde davacı şirketten 15.000.000 TL nakit aldığını, 12.11.2023 tarihinde ise bu paranın iadesini yaptığını; müvekkili şirketin özel hastane ruhsatını noter evrakları detaylıca incelendiğinde aslında hiç bir bedel almaksızın devretmesi, üstüne de 4 hafta sonra iade edilmek üzere 15.000.000 TL gibi çok yüksek tutarda bir bedel alıp senet vermesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, şirketler arasında bu kadar yüksek bir miktarın muhakkak banka yoluyla yapılması ve fatura-irsaliye düzenlenmesinin zorunlu olduğunu; müvekkili şirkete elden ve ya banka kanalı ile herhangi bir ödeme söz konusu olmadığı gibi, müvekkile adına düzenlenen fatura ve irsaliyede bulunmadığını, Bu hususların ilk derece mahkemesi tarafından hiç bir şekilde incelenmeden müvekkili şirkete ait ruhsat üzerine konulan tedbirin devamına hükmedildiğini; davacı tarafın müvekkili ile ticari ilişkisinin ( ticari kayıtlar incelendiğinde zaten olmadığının anlaşılacağını) var olup olmadığı, dilekçelerinde bahsettikleri sahte genel kuruldaki imzanın gerçekliği tespit edilmeden sadece dosya üzerinden davacının mesnetsiz ve hayatın olağan akışına aykırı senaryolarına inanılarak müvekkili şirkete ait ruhsata hukuka aykırı şekilde tedbir konulduğunu, Müvekkilden alacağı olduğunu iddia eden, bu nedenle bu temlikname ve devir sözleşmelerinin yapıldığını iddia eden taraf bu iddialarını ispat etmekle yükümlü iken ilk derece mahkemesi tarafından bu dolandırıcılık eylemlerine göz yumularak hukuka aykırı olarak müvekkilinin ruhsatına tedbir konulduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından müvekkili şirkete ait ruhsat üzerine konulan tedbirin kaldırılması gerektiğini,  Davacı şirketin hukuka aykırı bu faaliyetleri sebebiyle taraflarınca suç duyuruları yapıldığını, Müvekkili şirket tarafından davacının ve ... isimli maşa olarak kullanılan kişinin suça konu faaliyetleri öğrenildiği andan itibaren hem hukuki hem cezai olarak tüm yasal yollara başvurulduğunu; müvekkili aleyhine başlatılan 15.000.000 TL bedelli kambiyo senetlerine özgü icra takibi için İstanbul Anadolu 25. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/862 Esas sayılı dosyası ile itirazda bulunulduğunu, yine müvekkilinin imzası taklit edilerek yapılan genel kurulla şirkete müdür olarak atanan ..., onu bu işlere sevk eden ve kullanan davacı şirket yetkilileri ... ve son olarak bu işlemlerin yapılmasına aracılık eden Bakırköy .... Noteri ve Katibi hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/133778 ve 2023/124082 soruşturma numaralı dosyaları ile suç duyurularında bulunulmuş olup, soruşturmaların hala devam ettiğini,  Bu savcılık dosyaları üzerinden ... isimli kişinin şirkete müdür olarak atandığı genel kuruldaki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ... ait olup olmadığı yönünde imza incelemesi talepleri olduğunu ve bu taleplerinin savcılık makamı tarafından kabul edildiğini; dosyanın kısa süre içerisinde imza incelemesi için bilirkişiye tevdii edileceğini ve tüm bu olayların merkezi olan  ... isimli şahsın müdür olarak atandığı genel kuruldaki imzanın müvekkile ait olmadığının ortaya çıkacağını,  Buna benzer olayların daha öncede müvekkil şirketin başına geldiğini; daha öncede müvekkili şirketin yetkilisi ...'in imzası taklit edilerek sahte bono hazırlandığını ve müvekkili şirket aleyhine Fethiye İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarınca senetteki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...' e ait olmadığı gerekçesiyle Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/735 E. Ve 2023/119 K. Sayılı dosyası ile takibe itiraz edildiğini ve yapılan imza incelemesinde senetteki imzanın müvekkile ait olmadığının ortaya çıktığını ve mahkeme kararı ile müvekkili aleyhine başlatılan takibin durdurulduğunu ve iptal edildiğini; daha sonra taraflarınca tespit edilen şüpheliler hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/269150 Soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunmaları üzere şüphelilerin cezalandırılması için bu dosya üzerinden savcılık makamı tarafından iddianame hazırlandığını ve dava açıldığını, Sözü edilen dosyada \"maşa\" olarak kullanılan kişi ... isimli şahıs iken bu dosyada ise ... isimli şahıs olduğunu; bu olayın gerçek failleri her seferinde başka kişileri kendilerine maşa olarak seçip müvekkile ait olan ruhsatı türlü dolandırıcılık faaliyetleri ile ele geçirmeye çalıştıklarını; yapılan araştırmalarda davacı şirketin yetkililerinden  ... isimli kişinin daha önceden benzer suçlardan ceza aldığını tespit ettiklerini ve bunu ilk derece mahkemesine de bildirdiklerini; ancak ilk derece mahkemesi tarafından bahsettikleri bu durumun da dikkate alınmadığını ve tedbirin kaldırılmasına yönelik taleplerinin reddedildiğini, Bu organize dolandırıcılık faaliyetini meslek haline getiren bu kişilerin bu seferde görülen dava ile müvekkile ait ruhsat üzerine tedbir koydurmayı başardıklarını ve müvekkilin ruhsatının kullanmasına engel olduklarını; müvekkile ait ruhsat üzerine konulan bu tedbirin kaldırılmamasının bu organize suç örgütünün ekmeğine yağ sürmekte ve müvekkilini günden güne zarara uğratmakta olduğunu, Müvekkili adına ilerde telafisi mümkün olmayan bu zararların önüne geçebilmek ve davacının hiç bir haklı gerekçesi olmadan ilk derece mahkemesi tarafından müvekkili adına kayıtlı ruhsat üzerine konulan hukuka aykırı tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/833 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili adına kayıtlı ruhsat üzerine konulan tedbirin devamına ilişkin kararın iptaline, müvekkili adına kayıtlı dava konusu 345 numaralı hastane ruhsatı üzerindeki tedbirin kaldırılmasına ve bu hususta İl Sağlık Müdürlüğü'ne müzekkere yazdırılmasına; karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davalı şirkete ait İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'ne kayıtlı ... numaralı özel hastane ruhsatının, taraflar arasında yapıldığı iddia olunan 08/09/2023 tarihli hastane ruhsatı devir sözleşmesi ve  22/09/2023 tarihli alacak temlik sözleşmelerine istinaden davacı adına tescili  istemli davada, dava konusu hastane üzerine üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla tedbir konulması istemine ilişkin olup, mahkemece tedbir isteminin devir sözleşmesindeki devir bedeli olan 2.000.000,00-TL'nin %15'i oranında 300.000,00-TL teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, karara karşı yapılan itiraz istinafa konu 14/12/2023 tarihli ara karar ile reddedilmiştir. Red kararına karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı yan, taraflar arasında yapılan 08/09/2023 tarihli hastane ruhsatı devir sözleşmesine istinaden davalının süresinde devir yapmaması üzerine tarafların yeniden bir araya geldiklerini ve 22/09/2023 tarihli temlik sözleşmesi ile, davalının davacıdan olan devir bedeli alacağının yine davalı tarafından davacıya temlik edildiğini ileri sürerek, dava onusu hastane ruhsatının davacı adına tescilini talep etmektedir. Davalı yan, davalı şirketin tek ortağı, sahibi ve yetkili müdürünün   ... olduğunu, her iki sözleşmede davalı şirket adına imzası bulunan ...'ın,  ... imzasını taklit ederek oluşturduğu sahte genel kurul toplantı tutanağı ve karar defteri ile kendisini davalı şirkete müdür olarak atadığını, bu konuda İstanbul Anadolu CBS'na suç duyurusunda bulunulduğu, davacı şirket ve yetkilileri ile  ... örgütlü ve organize dolandırıcılık suçu işlediklerini, davalı şirketin önce hastane ruhsatını devredip, sonra devir bedelini de devir borçlusuna devretmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin ise benzer şekilde davalı şirket yetkisilisi ...   imzasını taklit ettiği ve lehdarı davacı şirket olan 15.000.000,00-TL bedelli bir bonoyu bu davadan bir gün önce takibe koyduğunu ileri sürerek hem davanın hem de tedbirin reddini istemiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 389/1. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir,\" hükmünü içermektedir. Aynı kanunun 390/3. maddesi hükmü ile, ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, 392 maddesi ile, ihtiyati tedbir talep edenin teminat göstermek zorunda olduğu belirtilmiş  düzenlenmiş olup, gösterilecek teminat tutarı hakkında takdir mahkemeye bırakılmıştır. Somut olayda, dava dilekçesi ekinde sunulan devir ve temlik sözleşmeleri, dosya kapsamına alınan sicil kayıtları, takip ve savcılık dosyası ile tüm dosya kapsamında göre, davalının hem davalı şirket yetkilisinin sahte genel kurul kararı ile kendisini müdür olarak atadığına, şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığına, dava konusu sözleşmelerde yer alan imzaların geçersiz olduklarına ve şirketi bağlamadıklarına yönelik sahtelik iddiaları bakımından henüz dosyada delil bulunmadığı, davacının iddiasının esası bakımından yaklaşık ispata yeterli delilleri dosyaya sunduğu, mahkemece tedbir isteminin, mevcut durumda meydana gelecek değişikliğin ilerde hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracağı gerekçesi ile ve  teminat mukabilinde kabul edilmiş olması,  tedbirin yalnızca  dava konusu hastane ruhsatının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik olması, diğer ifade ile mevcut durumun korunmasını amaçlaması karşısında, tedbire itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kaldı ki delil durumunda değişme olması halinde mahkemeden her zaman tedbirin yeniden değerlendirilmesinin talep edilebileceği anlaşılmış olup, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, dosya içeriğindeki belgelere göre ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayıp kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60- TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d46fb7394ff400b3","SID":"7545e1badc98e073"}}