{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/461 <br>KARAR NO: 2024/561 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/12/2023<br>ESAS NO: 2022/181 <br>KARAR NO: 2023/1125<br>DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 29/02/2024<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 13/12/2023 tarih ve 2022/181 E - 2023/1125  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain ... ada,...ve ... parselin maliki olduğunu, bu iki taşınmazın toplulaştırma yapılmadan önce ... ada, ... parsel ile aynı yer ... ada...ve... parsel numarasında kayıtlı 3 adet taşınmaz olduğunu, toplulaştırmadan önce 14/03/2013 tarihinde düzenlenen ... yevmiye nolu ipotek belgesi ile bu üç taşınmazın  davalı şirket lehine 400.000,00-TL bedelle 1 derece FBK süreli ipotek tesis edildiğini, taşınmazların satış aşamasında önceki malik tarafından verilen bilgiler doğrultusunda yapılan araştırmada davalı şirket lehine ipotek verilirken önceki malik ... tarafından... Noterliğinden ... isimli şahsa vekalet verildiğini, bu şahıs tarafından ...Tapu Müdürlüğünde bu vekaletnameye istinaden işlem yapıldığı, verilen vekaletnamede ipotek tesis işleminde kullanılan vekaletnamenin süresinin 29/11/2013 günü mesai bitimine kadar geçerli olduğunun belirtildiği ancak tapu müdürlüğünün  ipoteğin süresinin 29/11/2013 tarihine kadar olacağı şartını gözden kaçırarak FBK süreli (süresiz) ipotek tesis ettiğini, ipoteğin süresi gözönüne alınmış olsa idi, tek taraflı olarak müracat edilmesi halinde ipoteğin kaldırılacağını, bu durumda bu durumun mümkün olmadığını belirterek ipotek konan taşınmazların maliki ... 'un ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde ortaya koyduğu iradesine ipoteğin süresi yönünden aykırı olduğunun tespiti ile kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini, tescile dayanak oluşturan idari işlem nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ipoteğin; alacak ödenmediği takdirde hak sahibine rehin konusu taşınmazı sattırarak bedelinden alacağını elde etme yetkisi veren bir tür taşınmaz rehni olduğunu, ipoteğin görevinin sadece bir alacağı güvence altına almak olduğunu, ayrıca tedavüle elverişli olmadığı için kıymetli evrak niteliğindeki senetlere bağlanamadığını ve kıymetli evrak olmadığını, eldeki davada haklı bir gerekçe ile ipoteğin kaldırılmasını gerektiren hallerin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin güvence altına alınan alacağının hukuken  geçerli bir alacak olduğunu, müvekkili şirketin alacağının sona ermediğini, müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlattığını ve dosyanın infaz aşamasında olduğunu, davacı tarafın yalnızca bu işlemi durdurabilmek, ipotek ile taahhüt altına alınan borcunu ödemekten imtina etmek adına eldeki haksız, mesnetsiz  ve kötü niyetli davayı açtığını, ipoteğin salt olarak sürenin dolmuş olması sebebiyle terkininin mümkün olmayacağını, davacının dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu, hatalı işlemi yapanın tapu idaresi olduğunu, davacının taleplerini tapu müdürlüğüne karşı yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle davacının davasının husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, öncelikle usuli itirazları nazara alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ... Noterliği'nin ... tarihli ve... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile dava konusu ... ili, ...ilçesi, ... Mahallesi ... yolu mevkiinde kain ve tapuda ... pafta, ...  nolu parsellerde (güncel tapu kaydı ... ada... parsel) olan taşınmazlara o dönemdeki malik olan ... tarafından ...nin kullanmış olduğu krediye teminat olarak... lehine dilediği sıra ve derecede ve ipoteğin süresi 29/11/2013 tarihine kadar geçerli olmak üzere ... 'a vekalet verildiği, ancak ... Tapu Sicil Müdürlüğü'nce ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ipotek belgesi düzenlenirken ipoteğin süresinin 29/11/2013'e kadar olacağı gözden kaçırılarak süresiz olarak ipotek tesis edildiği, vekilin süresiz olarak ipotek tesis etme yetkisinin bulunmadığı, görüldüğü üzere burada süreli ipoteğin süresinin dolmasından ziyade tapunun hatalı işlemi sebebiyle ipoteğin süreli olacakken süresiz olarak konulmasından dolayı ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğundan bahisle eldeki davanın açıldığı, davacının taşınmazları 11/06/2021 tarihinde satın aldığı, mevcut tapu kayıtlarına göre taşınmazların üzerinde davalı tarafça başlatılan Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasından kaynaklı 18/01/2016 tarihli 150-c şerhleri bulunduğu, dolayısıyla davacının TMK 883 maddesi uyarınca tapuya başvurarak ipoteğin kaldırılması yoluna başvuramayacağı, davacının dava açmadan evvel ...  Noterliği'nin...  tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ipoteklerin 15 gün içerisinde kaldırılmasını davalıya ihtar ettiği, buna rağmen davalı tarafça ipoteklerin kaldırılması için gerekeli işlemlerin yapılmadığı, vekilin süresiz ipotek koydurma yetkisinin bulunmaması nedeniyle 14/03/2013 tarihi ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğu, dolayısıyla davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. DAVANIN KABULÜ ile; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsellerde kayıtlı taşınmazlar üzerinde 14/03/2013 tarihinde ... yevmiye numarası ile süresi F.B.K, faiz oranı %36, borç tutarı 400.000,00-TL olan, davalı ... lehine tesis edilen ipoteğin KALDIRILMASINA,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br> Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Karara esas bilirkişi raporu meri mevzuat ve Yargıtay kararlarına uyarlık göstermediğini, bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamayacağını, hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağını, HMK`nun 278-279.maddesine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmesi gerektiğini, ancak,bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup,hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerektiğini, hakim bilirkişi raporunda noksan ve müphem gördüğü hususların giderilmesi için ek rapor isteyebileceğini, gerekirse yeniden bilirkişi seçeceğini, yeniden tatkikat yaptırabileceğini,  bilirkişi maddi vakalar hakkında görüşünü bildireceğini, hukuki sorunlar hakkında görüş bildiremeyeceğini, delilleri takdir yetkisi de olmadığını, ipotek, alacak ödenmediği takdirde hak sahibine rehin konusu taşınmazı sattırarak bedelinden alacağını elde etme yetkisi veren bir tür taşınmaz rehni olduğunu, ipotekli borç senedi ve irat senedinden farklı olarak, ipoteğin görevi taşınmazın değerini tedavül ettirmek olmadığını, somut olayda davacının talebini karşılar, haklı bir gerekçe ile  ipoteğin kaldırılmasını gerektiren haller mevcut olmadığını, yasada ipoteğin kaldırılacağı haller sayılmış olup, davacının işbu davaya konu  talep ve iddiaları işbu sebepler arasında yer almadığını, müvekkil şirketin güvence altına alınan alacağı, hukuken geçerli bir alacak, müvekkil şirketten yolsuz tescilin düzeltilmesi talep edilemeyeceğini, dava konusu ipotek meri mevzuat ve yargıtay uygulamaları  mucibince kurulmuş olup hukuken geçerli olduğunu, bunun üzerine, alacaklı ipoteğin terkinine razı olduğunu tapu memuruna beyan ederek tapu kütüğünde şeklî olarak bulunan ipoteği sildirebileceğini, alacaklının bahse konu terkin talebinde kaçınması durumunda ise, malik tapu sicilini düzeltme davası açabileceğini, müvekkil şirketin alacağı devam etmekte olup, sona ermediğini, bahse konu müvekkil şirket alacağının tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığını, Ankara 22.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası infaz aşamasında olduğunu, işbu dosyada, davacının dava konusu yapmış olduğu ipotek işlemine dayanılarak, ipotek ile güvence altına alınan alacağın tahsili için yasal takip yapıldığını, davacı taraf, salt bu işlemi durdurabilmek, ipotek ile taahhüt altına alınan borcunu ödemekten imtina etmek adına huzurdaki haksız, mesnetsiz  ve kötü niyetli davayı açtığını, ana ve baba kendi borçları için çocuğa ait taşınmaz üzerinde ipotek kurmak isteyebileceğini, bu takdirde, ipoteğin kurulması mahkeme tarafından belirlenen kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlı olduğunu, vesayet altındaki kişilerin ipotek kurması için ise, vasi tarafından temsil edilmesi ve işleme vesayet makamı tarafından izin verilmesi gerekli olduğunu, vesayet makamının izni alınmaksızın ipotek kurulursa da, yolsuz tescil bahse konu olur ve bunun düzeltilmesi talep edilebileceğini, izah edilen hususlar dikkate alındığında, dava açılmasına sebep olabilecek bir neden söz konusu olmadığını, davanın bu yönüyle de reddi gerekli olduğunu, terekenin resmen yönetilmesi, resmî defterinin tutulması ve resmî tasfiyesinin yapılması hallerinde de mirasçıların tereke malları üzerindeki tasarruf yetkileri kısıtlandığını, buna aykırı olarak terekeye dahil bir taşınmaz üzerinde ipotek kurulması durumunda da tapu sicilinin düzeltilmesi talep edilebileceğini, görüldüğü üzere, davacının açmış olduğu iş bu dava yasada ve uygulamada öngörülen hiçbir sebebe uyarlık göstermediğini, bir alacağın teminatı olarak bir taşınır yahut taşınmaz üzerinde rehin hakkı tesis edilmesi mümkün olduğunu, taşınır yahut taşınmaz üzerine rehin tesis edilmesi; alacağın ödenmemesi halinde üzerinde rehin hakkı kurulmuş olan taşınır yahut taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi ve alacağın bu tutardan karşılanması hakkını rehin alacaklısına sağlayan bir işlem olduğunu, taşınmaz rehini, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabileceğini, müvekkil şirket tarafından, ipotek borçlusunun borcunu vadesinde ve gerektiği şekilde ödememiş olması nedeniyle, ipotekle güvence altına alınmış alacaklarının tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığını, 18.01.2016 tarihinde İİK 150/c.maddesi gereği tapuya şerh verildiğini, bahsetmiş olduğu düzenleme ile beraber, ipoteğin süresinin bitiminden itibaren 30 gün içerisinde taşınmaz tapu kaydına 150/c şerhinin işlenmiş olması halinde; artık alacağın ödenmemiş olması nedeniyle icra takibine başlanmış olduğundan ve alacağın devam ettiği kabul edileceğinden, ipoteğin salt olarak sürenin dolmuş olması sebebiyle terkini mümkün olmayacağını, ... tarihli... yevmiye nolu ipotek akit tablosu incelendiğinde \".... 400.000,00 TL tutarlı borçlu kendi borcunun karşılığında kendine ait olan taşınmazını borcunun teminatı olarak takip alacaklısı .... lehine 1.derecede,%36 yıllık faizle ve fekki bildirilinceye kadar süre ile\" ipotek tesis edilmiş olduğu ve ipoteğin kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olduğu anlaşıldığını, ipoteğin kesin borç ikrarını içermesi hususları da gözetilerek, dava dışı ... aleyhine ipoteğin para çevrilmesi istemiyle ilamlı takip başlatıldığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin iptali istemiyle ... tarafından Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1130 Esas-2017/372 Karar  T.18/04/2017 sayılı dosyasında dava açılmış, ilk derece mahkemesi tarafından dava reddedildiğini,  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2017/2758 E. - 2017/2573 K. T.20.12.2017 tarihli kararı  ile Yerel Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunarak ...'un istinaf başvurusu reddedildiğini, temyiz edilen BAM kararı Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/10743 E.-2019/14650 K. T.10.10.2019 tarihli kararı ile onandığını, müvekkil şirketin alacağı devam etmekte olup, müvekkil şirkete ilgili borç tutarı mucibince bir ödeme yapılmadığını,  ipotek borçlusu tarafından da herhangi bir ödeme yapılmamış ve böylece borç  sona ermediğini, bu sebeple Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığını, Ankara 22.İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası infaz aşamasında olduğunu, salt ipotek süresi dolduğundan bahisle \"kaldırılmalı\" şeklindeki beyanın kabulü mümkün olmadığını, davacı, taşınmazın ipotekli olduğunu ve son durumunu bilerek aldığını, ipoteğin paraya çevrilmesi infaz aşamasında olup davacı kötü niyetli olduğunu, 21.03.2023 tarihli bilirkişi raporunu da kabul etmemekle birlikte; üçüncü kişiler iyi niyetliyse yani vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilmiyor veya bilmeleri gerekmiyorsa, vekalet görevinin kötüye kullanılması taraflar arasındaki bir iç mesele olarak kalacağını,  davacının talepleri belli olduğunu, taleple bağlılık ilkesine uyulması gerektiğini, tasarruf ilkesinin bir görünümü olan taleple bağlılık ilkesi ise hakimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği anlamına geldiğini, dolayısıyla, taleple bağlılık ilkesi, dava dışı ipotek borçlusu ...'un açmış olduğu dava gözetildiğinde iş bu davada, borçlu olup olmamak önem arz etmediğini, açıklandığı üzere dava dışı ... tarafından açılan dava reddedildiğini, somut bu durum karşısında ipoteğin kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olduğunu, somut olayda, uyuşmazlık ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin olup, davacının tacir olmadığı gibi, ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlem ya da fiil de söz konusu olmadığına göre, ticari niteliği bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli değildir. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ipoteğin kaldırılması, malvarlığı haklarına ilişkin bir davanın konusu olduğunu, bu itibarla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde, görevli mahkeme dava konusu şeyin, daha doğrusu borçlunun borçlu olmadığını iddia ettiği miktara göre belirleneceğini, nitekim, Yargıtay tarafından da aynı sonuç kabul edildiğini, ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda, para sınırına ilişkin ikili ayrım kaldırıldığını, dolayısıyla, görevli mahkeme, kural itibariyle dava konusu şeyin değeri ne olursa olsun artık Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, tescile dayanak oluşturan idari işlem nedeniyle müvekkile husumet yöneltilemeyeceğini,  Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği 13.12.2023 tarihli 2022/181 Esas-2023/1125 K. sayılı kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, ipoteğin kaldırılması talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davaya konu ipoteğin tesisine esas teşkil eden ve ipoteğin tesisi döneminde malik olan... 'un vekil ... 'a verdiği vekaletnamede 29/11/2013 tarihine kadar geçerli olmak üzere ipotek tesisi hususunda vekili yetkili kılması nedeniyle belirtilen tarihte ipotek sona ereceğinden, davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 13/12/2023 tarih ve 2022/181 E - 2023/1125  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 27.324,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 6.831,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493,00 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile hmk 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5433a33fab07023","SID":"b37f6ebce119f27b"}}