{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2017/74 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/1139<br><br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 28/07/2011<br>KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 18/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı şirkette davacı dahil 3 kardeşin ortak olduklarını, davalı şirketin faaliyetlerinin artırılması ve daha verimli hale getirilmesi amacı ile davacı tarafından davalı şirketin yetkili müdürü ......'ya borç para verildiğini, buna karşılık şirket yetkilisinin 28/02/2002 tarihli belge düzenlediğini, 3.950.000 Euronun davacıdan tahsil edildiğinin belirtildiğini, belirtilen sürelerde paranın iade edilmediğini, ayrıca 21/06/2002 tarihli belge ile yine davalı şirketin bu borcu kabul ettiğine dair belgenin buluduğunu, vadesinde ödeme yapılmaması nedeni ile icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek şimdilik 50.000 Euro alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 07/02/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 3.950.000 Euro olarak ıslah etmiştir.<br>Davalı vekili başlangıçta dayanılan belgelerin başka amaçlarla  imzalanan sayfaların kesilerek sonradan tanzim edildiğini, böyle bir paranın şirkete verilmediğini savunmuş, daha sonraki beyanlarında ise şirket yetkilisi olan ve belgeleri imzalayan ......'nın temyiz kudretinin yerinde olmadığına ilişkin savunmada bulunmuştur.<br>İş bu dava, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esasında görülürken bu mahkemenin ... esas ... karar sayılı ve  22/05/2006 tarihli birleştirme kararı ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile fiili ve hukuki irtibat nedeni ile birleşmiştir.<br>İstanbul ....  Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile birlikte  birleşen dava devam ederken bu mahkemenin ... esas .... karar sayılı ve 01/11/2007 tarihli karar ile şirketin merkezinin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri yetki alanında bulunması nedeni ile dosya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere gönderilmiştir.<br>Yapılan tevzi sonucu Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında her iki dava yönünden yargılamaya devam olunmakta iken, Ticaret Mahkemelerinin tek hakimliğe dönüşmesi nedeni ile Bakırköy Adli Yargı Adalet Komisyon Başkanlığının 25/07/2011 tarihli kararı uyarınca mahkememize tevzi edilmiş ve .... esasasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 10/05/2012 tarihli duruşmasında kökeni .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esasından gelen asıl dava takip edilmediğinden işlemden kaldırıldığından yargılamın sağlıklı yürütülmesi açısından tefrik edilmiş , mahkememizin .... esasına kaydı yapılmış ve bu dosya üzerinden HMK 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin .... esasında sadece kökeni İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında başlayan iş bu alacak davasına devam olunmuştur.<br>DELİLLER:<br>Dava, Cevap, 28/02/2002 ve 21/06/2002 tarihli belgeler, Beyoğlu ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Beyoğlu .... Asliye Ceza (İstanbul ... Asliye Ceza) Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, Beyoğlu ... İcra Mahkemesinin ...  esas sayılı dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı evrakı ve bu evraktan verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar, Küçükçekemece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... esas ... karar sayılı ve 21/04/2011 tarihli kararı, davacının banka kayıtları, davalı şirketin ticaret sicil dosyası, <br>DELİLLERİN DEĞRELENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava hukuki niteliği itibari ile davacı şirket ortağının şirkete verdiği iddia olunan borcun iadesine ilişkin alacak davasıdır.<br>İş bu uyuşmazlığa ilişkin olarak mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; \"toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 21/06/2012 tarihli belge yönünden yine davacı hakkında sahtecilik iddiası ile açılan ceza davasında alınan raporlarda belgeler altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunun belirlendiği, belgenin sahte olarak düzenlendiğine ilişkin yeterli delil olmaması nedeni ile sanığın beraatine karar verildiği, şirketle ortağı arasındaki ilişkinin tespiti yönünden şirket kayıtlarının ve defterlerinin incelenmesine karar verildiği, buna rağmen davalı şirketin defterlerini ibraz etmediği, şirket ortaklarının kardeş olması nedeni ile tanık dinlenmesini talep ettikleri, ancak davacının gerçek kişi, davalının tüzel kişi  olması nedeni ile davanın niteliği de dikkate alınarak tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davalı şirket yetkilisinin temyiz kudreti ile ilgili itirazın, bu yetkilinin belgelerin düzenlendiği tarihte ve halen şirket yetkilisi olarak çalışmaya devam etmesi, bu kişi hakkında alınan TMK'nun 429. maddesi kapsamında yasal danışmanlık kararının daha sonraki  bir tarihe ilişkin olması dikkate alınarak yargılamanın uzatılmasına yönelik bulunması nedeni ile kabul görmediği, davaya dayanak belgeye göre davalı şirketin davaya konu bedelden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne\" karar verilmiştir. Davacı vekili, peşin harcın yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği yönünde tavzih istemine bulunmuş, mahkemece,  tavzih istemi reddedilmiştir. Asıl kararı davalı vekili, tavzih isteminin reddi kararını ise davacı vekili  temyiz etmiştir.<br>Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 15/05/2015 tarih, .... Esas ve .... Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi neticesinde;\" dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl karara, davacı vekilinin ise tavzih isteminin reddine ilişkin karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına,\" dair karar verilmiştir. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.<br> Davalı vekili karar düzeltme aşamasında mahkememize verdiği 31.10.2016 havale tarihli dilekçesi ekinde yer alan ve aslı mahkeme kasasına alınan 21.06.2002 tarihli belge ile davacı tarafından “dava konusu borcun gerçekte bulunmadığının, müvekkili şirket ile şirket yetkilisi ......'nın ibra edildiğinin” beyan  edildiğini ve yargılama sırasısında ileri sürülmemekle birlikte söz konusu belgenin borcu sona erdiren belge mahiyetinde olduğunu ileri sürmüştür.<br>Davacı vekili ise, davalı vekilince yargılama sırasında ileri sürülmeyen yeni bir belge ibraz edildiğini UYAP sisteminden öğrendiklerini, yargılama bittikten sonra yeni delil ileri sürülemeyeceğini, savunmanın genişletilmesine muvafakatları olmadığını, ibra edilen belgedeki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek anılan belgeye karşı koymuştur. <br>Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 08/12/2016  tarih, .... Esas ve ..... Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan karar düzeltme incelemesi neticesinde; \"Davalı vekilince sunulan 31.10.2016 havale tarihli dilekçesi ekinde yer alan ve aslı mahkeme kasasına alınan 21.06.2002 tarihli belge içeriğinde “...ortağı olduğum .... Boya ve Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti'nin imza yetkilisinin imzası ile aldığım 28.02.2002 ve 21.06.2002 tarihli belgelerde 3.950.000 EURO alacağım olduğu beyan edilmişse de bu belgeler karşılıksızdır. Bildirilen bedeli hiç vermedim. Şirketi ve imza yetkilisi ......'yı ibra ederim. 21.06.2002, Beyan ve ibra eden: .... İMZA...” ibareleri yer almaktadır. Her ne kadar yargılama sırasında ibraz edilmeyen belgeler temyiz aşamasında nazara alınamayacak ise de alacağın tamamen veya kısmen ortadan kalkması sonucunu doğuran, borcu ortadan kaldıran, borcu söndüren bir hususun yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olması karşısında mahkemece, davalı vekilinin ibraz ettiği ve mahkeme kasasına alınan belgenin borcu sona erdiren belge niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi için kararın bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkememizce iş bu davanın yukarıda yazılı olan esasa kaydı yapılarak, bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuştur.<br>Davalı vekilince sunulan ve aslı mahkememiz kasasında bulunan 21.06.2002 tarihli belge içeriğinde“...ortağı olduğum ..... Boya ve Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti'nin imza yetkilisinin imzası ile aldığım 28.02.2002 ve 21.06.2002 tarihli belgelerde 3.950.000 EURO alacağım olduğu beyan edilmişse de bu belgeler karşılıksızdır. Bildirilen bedeli hiç vermedim. Şirketi ve imza yetkilisi ....'yı ibra ederim. 21.06.2002, Beyan ve ibra eden: ...-İMZA...” ibareleri yer almaktadır. Davacı taraf iş bu belgenin altında bulunan imzanın eli ürünü olmadığından bahisle imza itirazında bulunmuş ve belgenin sahte olarak üretildiğini, içeriğini kabul etmediklerini beyan etmiştir.<br>Davacı tarafın, 21.06.2002 tarihli belgenin sahte oluşturulduğu iddiasıyla davalı şirket ortağı olan ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve Bakırköy CBS'nin .... esas sayılı soruşturma dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığı ve soruşturma kapsamında alınan  22/05/2017 tarihli grafoloji raporunda;\" 21.06.2002 tarihli belge aslında ...'ya atfen atılı imza ile ...'ya ait mevcut mukayese imzalar arasında; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından inceleme konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı\" tespit edilmiş ve bu tespit uyarınca şüpheliler hakkında Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine  Özel Belgede Sahtecilik suçundan dava açıldığı anlaşılmıştır.<br>Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas  sayılı dosyası üzerinden yapılan kovuşturma kapsamında dava konusu belgenin sahteliği konusunda Adli Tıp Kurumundan alınan       26/11/2018 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; \"İnceleme konusu belgede ..... adına mevcut belge alt kenarına paralel olacak şekilde atılı basit tersimli imza ile .......'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ....'nın eli ürünü olduğu\" kanaati bildirilmiştir. Soruşturma aşamasında alınan rapor ile adli tıp kurumundan alınan rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle mahkemece dosyanın 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 3 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;\" 21/06/2002 tarihli belgedeki imzanın katılan ...'nın eli ürünü olduğu, inceleme konusu belgenin daha önceden başka bir amaçla düzenlenmiş bir belgedeki metni onaylayan imzadan faydalanmak suretiyle oluşturulmuş sahte bir belge olduğu\" tespit edilmiştir. Bu tespitler ışığından Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin .... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile;\" sanıklar .... 'nın suç konusu belgenin sahte olduğunu bilerek kullandıklarından cezalandırılmalarına, sanık ... 'nın ise atılı suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığından beraatine\" dair karar verildiği anlaşılmıştır. Tarafların istinaf talebi üzerine İstanbul B.A.M 33. Ceza Dairesinin 2021/1427 Esas ve  \t2021/1967 Karar sayılı ilamı ile;\"İddia makamından esas hakkındaki mütalaanın alındığı 20. celsede sanık müdafinin mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre talebinin kabul edilerek duruşmanın 18/03/2021 tarihine ertelendiği, 18/03/2021 tarihinde yapılan duruşmada Cumhuriyet Savcısına söz hakkı verilmeden ve  mütalaa tekrar edilmişse daha önce verilen mütalaa okunmadan duruşma bitirilip karar verilmek suretiyle CMK'nın 216/3. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, Sanık Mustafa'nın bipolar bozukluğu olduğu ve daha önceden tedavi gördüğünün savunulması karşısında; suç tarihi itibariyle TCK’nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, müşahede altına alınması gerekip gerekmediği hususunda görüş alınarak, sonucuna göre karar verilmesi,  Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, suça konu sahte belge incelenmek suretiyle özelliklerinin  tutanağa yazılması, bu gözlem sonucunda gerekçeli kararda aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi\" gerekçeleriyle Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. <br>İstanbul B.A.M .... Ceza Dairesinin .... Esas ve .... Karar sayılı ilamında dava konusu belgenin sahteliğine ilişkin ilk derece mahkemesinin tespitlerine ve alınan raporların içeriğine dair bir bozma sebebi ön görülmediğinden ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesine usul ekonomisi gereği gerek görülmemiştir.<br> Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin söz konusu ceza dosyasında alınan raporlar haricinde mahkememizce yapılan yargılama kapsamında davacı tarafın imza inkarı ve belgenin sahte olarak  dosya 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve 3 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan  07/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\" İnceleme konusu daktilo ile yazılmış dava konusu belgedeki imzanın davacı ...'nın eli ürünü olduğu, ancak söz konusu imzanın kağıt üzerinde mevcut ibareler yazılmadan önce kağıdın şu anda sol kenari gibi görünen kenarında yan duran imzanın evvelce dik olarak atıldığı , inceleme konusu kağıdın sol kenarındaki kanaatimizce evvelce alt kenar olan kenarında yıpranmanın fazla olduğu, dolayısıyla ... adına atılı imzanın evvelce başka bir amaçla ... tarafından atılmış olduğu\" kanaatine varılmıştır.<br>İş bu deliller ışığında, davalı tarafından dosyaya sunulan 21.06.2002 tarihli belgede davacı ... adına atılı imzanın evvelce başka bir amaçla atılan imzanın kullanılarak oluşturulduğu kabul edilmiş ve bu nedenle iş bu belgenin sahte olduğu kabul edilerek hükme esas alınmamıştır. Dosya kapsamı itibariyle 28/02/2002 tarihli belge uyarınca davacının davalı şirkete 3.950.000 Euro borç verdiği kabul edilmiş ve ıslah dilekçesi uyarınca bu miktarın davalı şirketten tahsili ile davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davanın KABULÜ İLE,<br>-3.950.000 Euro nun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağın 50.000 Eurosuna dava tarihinden, bakiyesine 07/02/2012 tarihinden itibaren Euro cinsinden paraya devlet bankalarının 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına, <br>Tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile (Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve .... karar sayılı ilamı);<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 623.806,92‬-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 134.318,30-TL peşin ve ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 489.488,62‬-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan toplam 134.318,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 1.620,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,  <br>6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.556.150,00-TL  vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal 15 günlük sürede ilgili Yargıtay Dairesine Temyiz Başvuru hakları hatırlatılarak açıkça okunup usulen anlatıldı.14/12/2023<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf2a3af0e37c6a4f","SID":"16ddda41d2812894"}}