{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/1283 <br>KARAR NO\t\t: 2024/342<br>KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/1142 Esas  2020/114 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/02/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/2980 Esas sayılı dosyası ile borçlu şirket hakkında 18/07/2017 tarihinde ilamsız icra yoluyla icra takibine başlandığını, 7 örnek ödeme emrinin  borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlu şirketin 26/07/2017 tarihli dilekçe ile borca ve fer'ilerine itiraz edip takibi durdurduklarını, borçlunun itirazının haksız olduğunu, borçlu şirketin müvekkili şirkete 5.631,55 TL tutarında borcu olduğunu, halen borcunu ödemediğini, borçlu şirketin kargo taşımacılığı yapan müvekkili şirketten hizmet aldığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve   dava etmiştir.<br>Davalı taraf dilekçeler aşamasında davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Torbalı İcra Müdürlüğü' nün 2017/2980 E.sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosyanın yapılan incelemesinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı, 05/01/2017-21/06/2017 tarihleri arası cari hesaba ilişkin  5.631,55-TL  asıl alacak üzerinden başlatılan takip olduğu,  davalı-borçlu tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.<br>Takibe konu cari hesap özeti dosyamız içerisindedir. <br>Mahkememizce taraflara ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı tarafça defterlerinin bulunduğu yer İstanbul ili olarak bildirildiğinden  mahkememizce İstanbul Nöb. ATM' ne talimat yazılarak;  dosyanın bir  SMMM bilirkişiye tevdii edilerek (bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle) cari hesaba konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı , davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında rapor tanzimi istenilmiş, SMMM bilirkişi ...' ın davacı defterleri üzerinde yaptığı inceleme sonucunda düzenlemiş olduğu  15/03/2019 havale tarihli raporda özetle; Davacının 2016 yılı ve 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının 2016 yılı ve 2017 yılları yevmiye defterlerinde yapılan inceleme neticesinde cari hesap hareketlerini ticari deftelerine usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu, davacı yanın davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediği, <br>Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; Torbalı İcra Dairesinin 2017/2980 Esas  sayılı dosyasında takip konusu faturalı alacağa ilişkin davacı yanın, davalı yana icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün icra takibi ile oluştuğu, 18/06/2017 tarihi itibariyle 5.631,55-TL bakiye alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanması yönünde görüşleri belirtilmiştir.  <br> Mahkememizce Torbalı Vergi Dairesine müzekkere yazılarak celp edilen  davalı şirketin 2016-2017  yıllarına ilişkin BA ve BS formları dosyamız içerisine alınmıştır. <br>Yine Mahkememizce ...  SGK İl Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak; İrsaliyeli faturalarda imza bölümünde imzası bulunan ...' ın davalı şirket  çalışanı olup olmadığı  hususlarında mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı dosyamız  arasına alınmıştır. <br>Mahkememiz 18/06/2019 tarihli celsesinde, davacı vekiline cari hesaba konu faturaların karşı tarafa tebliğine ilişkin belgelerin tamamını mahkememize ibraz etmek üzere ve  fatura detaylı teslim tutanaklarının neye ilişkin olduğu hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilinin 02/07/2019 havale tarihli ibraz etmiş olduğu dilekçesi ile ; Müvekkil şirketin e-fatura kullanmakta olduğundan dolayı fatura teslim belgelerinin bulunmadığını beyanla davalı borçlu şirkete gönderilen ihtarname ile e fatura gönderi numaralarını içeren listeyi dilekçeleri ekinde ibraz ettikleri görülmüştür. <br>Mahkememizce gelen müzekkere cevapları ve davacı vekilince sunulan belgelerde değerlendirilmek üzere dosyanın daha önce rapor tanzim eden SMMM bilirkişisine  yeniden tevdii edilerek ek rapor tanzimi istenilmiş, SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 24/12/2019 havale tarihli ek raporda özetle; Fatura teslim tutanaklarında belirtilen faturaların, davaya konu cari ilişkiden kaynaklı olduğu, fatura teslim tutanağındaki fatura detaylarının davalı tarafa ait olduğu,<br>Fatura teslim tutanaklarında davalı şirketin kaşesinin olduğu ve davalı şirket çalışanı olarak imzası bulunan ...ın, ... SGK dan gelen 09.10.2019 tarihli 19672059-202.01.01.E.15140445 sayılı yazıda; davalı ... A.Ş. işyerinde çalıştığı bilgisine rastlanmadığı,<br> ... Vergi Dairesinden gelen 01.10.2019 tarihli yazıda; davalı firmanın 2016 BA formunda ... vergi numaralı davacı ... Şirketi için 26 adet fatura ve 16.055,00 TL ( KDV Hariç ) olarak bildirimde bulunduğu, BA formlarının  ticari ilişkinin varlığını gösterir nitelikte olduğu,<br>Taktiri Mahkemeye ait  olmakla birlikte; kök raporda belirtilen gibi Torbalı İcra dairesinin 2017/2980 esas sayılı dosyasında takip konusu faturalı alacağa ilişkin davacı yanın, davalı yana icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün icra takibi ile oluştuğu, 18.06.2017 tarihi İtibariyle 5.631,55 TL bakiye alacağa ödeme tarihine kadar yıllık %9,75 avans faizi ile işleyecek faiz hesaplanması, davacı  tarafından talep edilen %20 icra inkar tazminatı konusundaki kararın Mahkemeye ait olduğuı belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;<br>Dava,  itirazın iptali davasıdır.   <br><br>Davacı, davalı şirkete taşıma  hizmeti verdiğinden  bahisle cari hesaptan kaynaklı davalıdan 5.631,55 TL  alacaklı olduğu iddiasıyla davalı aleyhine takip yaptığı, davalının takibe itiraz ettiği, davacının, itirazın iptali için mahkememize iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce davacı şirketin cari hesaptan  kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, itirazın haksız olup olmadığı hususlarında davacı defterleri üzerinde  bilirkişi marifetiyle inceleme  yapılmıştır.<br>Mahkememizce SMMM bilirkişisiden aldırılan 15/03/2019 tarihli rapor ve 24/12/2019 tarihli ek raporda;  davacı şirket ticari defterlerinde  icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 5.631,55- TL borçlu olduğu tespit edilmiş ise de; fatura teslim tutanaklarında davalı şirket çalışanı olarak imzası bulunan ...' ın davalı şirket çalışanı olduğuna dair bir tespitin yapılamadığının Torbalı Sosyal Güvenlik Kurumunca mahkememize gönderilen cevabi yazıdan anlaşıldığı, yine mahkememizce Torbalı Vergi Dairesinden celbedilen davalı şirketin 2016-2017 yıllarına ait BA-BS formlarının incelenmesinde;  taraflar arasında 2016 yılında  ticari bir ilişkinin var olduğu, davalı şirketin 2016 yılında 26 adet fatura için toplam 16.055,00-TL  tutarında davacıdan hizmet aldığına ilişkin fatura bildirimi yapmış olduğu,  2017 yılında taraflar arasında ticari bir ilişki olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı defterlerine göre davalı tarafça 2016 yılı içerisinde davacıya 74.053,69 TL ödeme yapmış olduğu, 2017 yılında ise 6.013,72 TL ödeme yapmış olduğunun anlaşıldığı, yani davalının BA formunda bildirdiği fatura bedellerinin fazlasıyla davacı tarafa ödenmiş olduğu, her ne kadar davacı taraf davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de; davalıya hizmet verdiğine ilişkin davalının BA formuyla bildirdiği faturalar dışında diğer faturalara ilişkin dosyaya her hangi bir belge sunamadığı, dosyaya sunulan davalı şirket kaşesi ve altında .... isim ve imzası bulunan belgenin hangi faturalara ilişkin olduğunun sunulan belgeden anlaşılamadığı gibi ...'ın da davalı şirket çalışanı olmadığının ... SGK yazısından anlaşıldığı, ayrıca davacı tarafından sunulan mutabakatlarında 2016 yılına ilişkin mutabakat belgeleri olduğu, 2017 yılına ilişkin bir mutabakat belgesi sunulmadığı, dolayısıyla davacının sunulan delillerle davalıdan dava konusu alacağını ispatlayamadığı kanaatine varılarak  davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davanın Reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla icra dosyası ile borçlu şirket hakkında 18.07.2017 tarihinde ilamsız icra yoluyla icra takibine başlanıldığını, 7 örnek ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlu şirketin, 26/07/2017 tarihli dilekçesi ile borçlu olmadıklarını iddia ederek borca ve fer'ilerine itiraz edip takibi durdurduklarını, borçlu şirketin kargo taşımacılığı yapan müvekkili şirketten hizmet almakta olup, taraflar arasında bu nedenle ticari ilişki bulunduğunu, bu nedenle borçlunun müvekkili şirkete cari hesaptan kaynaklanan 5.631,55 TL tutarında borcu olduğunu, ilk derece mahkemesi vermiş olduğu kararında ise davalı şirketin kaşesi altında ... isimli bir kişinin imzasının bulunduğu ve bu kişinin de yapılan araştırmada şirket çalışanı olmadığından bahisle davanın reddedildiğini, ismi geçen ... adlı kişinin şirket çalışanı olup olmadığı ya da sigortasız çalışıp çalışmadığınin müvekkili şirketçe bilinebilecek bir durum olmadığını, müvekkili şirketin defter incelemesinde alacağı sabit olup söz konusu kararın bozulması gerektiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozularak kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına, istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi uyarınca açılmış olan itirazın iptali davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili, davacı tarafça davalıya verilen kargo taşımacılığından kaynaklı hizmet nedeniyle düzenlenen faturalar kapsamında davacının davalıdan cari hesaptan 5.631,55 TL alacağının bulunduğu, bakiye bu alacağın davalı tarafça ödenmediğinden bahisle davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafça esasa cevap verme süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulamış olmakla birlikte icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı bildirilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Taraflar arasındaki ihtilaf, takip tarihi itibariyle takibe konu edilen tutar kadar kargo taşımacılığından kaynaklı hizmet nedeniyle  davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>Davaya konu Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/2980 E.sayılı takip dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 18/06/2017 tarihinde 5.631,55 TL asıl alacak üzerinden 05/01/2017-21/06/2017 tarihleri arası cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre  davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2020 tarih, 2018/1142 Esas ve 2020/114 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 373,2‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"941e69306d4f9041","SID":"ee39ac89471bec71"}}