{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                       (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)   <br>ESAS NO\t: 2020/35 <br>KARAR NO\t: 2024/243<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...                ...<br>ÜYE \t: ...\t                       ...<br>ÜYE \t: ...      ...<br>KATİP\t: ...\t                      ...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  24/09/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2018/273E., 2019/649K.<br>DAVACI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br><br>\tTaraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde/duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, taraflar arasında 11/01/2017 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 6. maddesi kapsamında sürenin 1 yıl  uzamış olmasına rağmen davalı şirketin sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, muaccel hale gelen hizmet bedelinin tüm ihtarlara rağmen ödenmediğini, davacı şirket ortağının davalı şirkete ait ... Hastanesinde Dahiliye Uzman Doktoru olarak göreve başladığını ve Mart 2018 tarihinde kadar fiilen çalıştığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00TL hizmet bedelinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili, taraflar arasında hizmet karşılığı iş ortaklığı/gelir paylaşımı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin“ 01.03.2018 tarihi itibari ile aşağıda bilgisi yer alan doktor tarafından ... Hastanesine hizmet sunmayacağımızı ve şirketimiz tarafından fatura kesmeyeceğimizi bildiririz.” demek sureti ile yazılı imzalı beyanla davacı tarafından  sonlandırıldığını, davalı tarafından yapılan bir fesih bildirimi söz konusu olmadığını, sözleşmede geçerli tüm muaccel alacakların talep edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...davaya dayanak olan sözleşme bir hizmet sözleşmesi olduğu gibi ilişkide hizmet ilişkisidir. Davacı vekili bizzat dava dilekçesinde dahiliye uzman doktoru olarak çalışılmak istendiğini, davalı şirketin İş Kanunun şemsiyesinden doktor ile şirket kurması halinde çalışacağını bildirdiği için böyle bir sözleşmenin imzalandığını beyan etmektedir. Dayanak 11/07/2017 tarihli hakedişli doktor sözleşmesini bir tarafını davalı şirket, diğer tarafını ise doktor tanımı altında uzman doktor ... ve davacı şirket oluşturmaktadır. Sözleşmenin konusu davalı şirketin ... Hastanesinde iç hastalıkları bölümünde çalışacak doktor ile hastane arasında karşılıklı hak ve yükümlülükler olarak gösterilmiştir. Sözleşmenin 2. Madde son bendinde hizmetin sadece bu sözleşmede imzası olan gerçek kişi doktor tarafından verileceği hüküm altına alınmış, sözleşmenin diğer maddelerinde de bu sözleşmedeki hak ve borçların esasen davalı şirket ile gerçek kişi doktora münhasır olduğu, bu suretle sözleşmede hizmet sözleşmesinin tüm unsurlarının yer aldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sözleşme 2. Madde 2 bendinde sözleşmenin hizmet karşılığı iş ortaklığı gelir paylaşımı sözleşmesi olup İş Kanunun anlamında hizmet sözleşmesi olmadığı ifade edilmiş ise de 5. Maddede her ay için sabit bedel tayin edilmiştir. Doktora baktığı hasta sayısından elde edilecek gelire göre bir ücret ödemediği yahut sabit bir ücret belirlenip bu ücretin altında kalmamak kaydıyla gelire göre bir paylaşım esasınında benimsemediği, bu hali ile gelir paylaşımı ifadesini sözleşmede bir anlam bulmadığı açıktır. Davalının savunmalarında da gerçek kişi doktorun yeni bir iş bulması sebebiyle sözleşmeyi fesih ettiği ibaresi yer almaktadır. Yine davaya dayanık olan feshinamede de hizmet akdinin hastane yönetiminde sonlandırıldığı beyanı yer almaktadır. Tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin eldeki davada iş akdinin feshi nedeniyle uğradığı zararı talep edebileceği mercii İş Mahkemeleri olup bunun da davacının şirket olarak değil davacı gerçek kişi doktor olarak görevli mahkemede ileri sürebilmesi gerekir. Aksi düşünülecek olur ise dava dışı doktorun davalı şirketteki işinden ayrılması nedeniyle davacı şirketin yenilenecek yılda elde edeceği kazanca  yönelik yatırım yapması yahut yeni yılda alması gereken hizmet bedelinin tümünün muaccel hale gelmesi halinde davacı şirketin bu fesihten sonra şirket bazında elde edeceği gelirin belirlenmesi gerekir ki bu da gerçekte hakkını aramaya çalışan kişinin dava dışı doktor olduğu ve bireysel olarak hizmet akdinden kaynaklanan zararını elde etme çabasında olduğu, davacı şirketin aracı kılınması ile hakkına ulaşmasının mümkün bulunmadığı bunun yasayı dolanmakla aynı sonuca ulaşacağı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar eldeki davada mahkememizin görevsiz olduğu hususu açıksa da her iki tarafın ticari şirket olması ve bu suretle davaya İş Mahkemelerinde bakılmasının mümkün bulunmadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmemiş, davanın bizzat dava dışı doktor tarafından açılması gerekirken davacı şirket tarafından  açılması hususu gözetilerek davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiği kanaatine varılmış...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davanın görev yönünden reddine yönelik açıklamalar yapılmış ancak sonuç kararın farklı olduğunu, açıklama ve ispat haklarının ellerinden alındığını, yerel mahkemece usul ekonomisinin de dikkate alınmadığını, davanın açılmasından 2 yıl sonra bu şekilde değerlendirme yapılmasının usul ekonomisine de aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br><br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: vekalet ücreti yönünden istinafa başvurduklarını, 2.725,00 TL avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğini, yalnız 1.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple ilk derece mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılması gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.<br>1-  11.01.2017 tarihli sözleşme davacı şirket ile davalı arasında düzenlenmiş olup; çalışacak doktor kendi adına ve davacı şirketi temsilen sözleşmeyi imza etmiştir.<br>Davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu, sözleşmede taraf olma ve taahhüt altına girme ehliyetinin bulunduğu, tarafların sözleşme yapma serbestisi ilkesi kapsamında sözleşme imzaladıkları sabittir.<br>Bu durumda, tarafların delilleri toplanarak alacak iddiasının incelenmesi gerekirken mahkemece aksi yönde değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 düzenlemesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>2-Kararın kaldırılması nedenine göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-a)Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1,a.6 gereğince, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/273E., 2019/649K. sayılı dava dosyasında verdiği 24/09/2019 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.<br>\tb)Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle;  davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Peşin alınan istinaf karar harçlarının taraflarına iadesine.<br>\t3- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t07/02/2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\t<br>\tHMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  07/02/2024<br>\t\t\t\t<br>       Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...                Katip ...   e-imzalıdır\t\t\t\t            e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t      e-imzalıdır <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aff934dfb1eea386","SID":"4f08d6f2b630f4f3"}}