{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/609 Esas 2024/187  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/609 <br>KARAR NO\t: 2024/187<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t:  03/12/2020<br>NUMARASI\t\t:2020/436 Esas 2020/774 Karar\t<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi <br>DAVA TARİHİ\t: 07/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t:  07/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/02/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki banka teminat   mektubunun iadesi ve depo edilmesi ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı idare ile ... İlçesi, 456 Adet Konut İnşaatı İle Altyapı Ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İşi yüklenicisi ... ... Ltd. Şti. - ... ... Ltd. Şti. İş ortaklığı arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı banka tarafından müvekkili lehine 06.06.2012  tarih ve 1.300.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu verildiğini, süre uzatımı sonrasında en son 01.01.2019 tarihi olarak belirlenen teminat mektubuna ilişkin müvekkili idarenin tazmin talebinde de bulunduğunu ancak tazmin talebinin haksız olarak davalı banka tarafından yerine getirilmediğini, yasal yollara başvurmadan önce davalı bankaya Ankara 41. Noterliği'nin 23.01.20149 tarih ve 2123 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen teminat mektubu bedelinin ödenmediğini iddia ederek 1.300.000,00 TL bedelli teminat mektubu bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat mektubuna konu herhangi bir risk gerçekleşmediğinden tazmin koşullarının oluşmadığını, nitekim, davacı idare tarafından teminat mektubuna konu işin kesin kabulünün 27.10.2015 tarihinde yapıldığını, kesin kabulden yaklaşık 4 yıl sonra tazmin talebinde bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava konusu kesin ve süreli teminat mektubu, “...protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve ... Harfiyat Nakliyat İnşaat Sanayi ticaret Ltd. Şti. ile idareniz arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, yukarıda belirtilen ilk yazılı talebiniz üzerine derhal ve gecikmeksizin idarenize nakten ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğimizi  ... A.Ş. olarak taahhüt ve beyan ederiz....” ifadelerini  ve dolayısıyla  banka teminat mektubu ilk talepte ödeme kaydını içermekte olup, davacının   bankadan ödeme talebinde bulunduğunda, yukarıda açıklanan hukuki gerekçede belirtildiği üzere, davalı-banka sadece şekli manada bir inceleme yapabilecek olup, riskin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda esasa dair inceleme yapamayacağı gibi teminat mektubu lehtarı ile muhatabı arasındaki sözleşmenin ifa edilip edilmediği ya da gerektiği şekilde ifa edilip edilmediği gibi sözleşmenin taraflarınca ileri sürülebilecek def'i ve itirazları ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınamayacağından (Yargıtay 15. HD. 2018/2476 esas-2018/4486 karar sayılı ilamı) teminat mektubu bedeli kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu, davacının atıfet tanıdığı Ankara 41. Noterliği'nin 23.01.20149 tarih ve 2123 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihini takip eden 3. Günün sonunda davalı temerrüte düşmüş ise de faiz talebinde bulunan davacının dava dilekçesinde açıkça faizin başlangıç tarihini belirtmediğinden dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, yine  tarafların tacir ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle, davacının avans faizi talep edebilecek iken dava dilekçesi ile yasal faiz isteminde bulunduğu nazara alınarak, taleple bağlı kalınmak suretiyle 1.300.000,00 TL'nin dava tarihi olan 07.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu teminat mektubunun verilmesine neden olan işin yüklenici tarafından teslim edildiğini, davacı tarafından işin kesin kabulünün 27/10/2015 tarihinde yapıldığını, kesin hakedişlerin de ödendiğini, bu nedenle teminat mektubu iade şartları oluştuğundan mektubun tazmin edilmediğini  bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davalı idare tarafından davacı şirket lehine düzenlenen ve süre sonu 01/01/2017 tarihi olan 06/06/2012 tarihli 1.300.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun tazmin koşulları oluşmadığı  gerekçesiyle tazmin talebinin reddedilmesi nedeniyle teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava konusu 06/0/2012 tarihli 1.300.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu, davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 09/12/2018 ve 02/01/2019  tarihli talep yazıları, davalının davacıya verdiği 25/12/2018 tarihli cevabi yazı, davacı tarafından davalıya hitaplı 23/01/2019 tarihli ihtarname, davalı tarafından davacıya hitaplı 01/02/2019 tarihli cevabi ihtarname vs deliller dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDava konusu kesin teminat mektubunun incelenmesinde;  davalı banka tarafından 06/06/2012 tarihinde davacıya hitaben 01/01/2017 tarihine kadar süreli, 1.300.000,00TL bedelli olarak düzenlendiği, davalı tarafından dava dışı yüklenici ... Hafriyat .... Ltd. Şti.'nin taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde ilk yazılı talep üzerine derhal ve gecikmeksizin nakden ve tamamen ödeneceği taahhüt edilmiş, teminat mektuplarında ayrıca 01/01/2017 tarihine kadar bankanın eline geçecek şekilde yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacağı belirtilmiş, teminat mektubunun süre uzatımları ile    01/01/2019 tarihine kadar geçerli olduğu anlaşılmıştır. <br>\tDavacı tarafından davalı bankaya gönderilen 09/12/2018 tarihli talep yazısında, 01/01/2019 tarihinde süresi bitecek olan  1.300.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun yüklenici firma tarafından taahhüt konusu işe ait yükümlülüklerinin henüz tamamlanmaması nedeniyle 01/01/2020 tarihine kadar  uzatılması, süresi içinde uzatılmaması halinde ise teminat mektubu bedelinin idare hesabına aktarılması talep edilmiştir. <br>\tDavalı tarafından davacıya verilen 25/12/2018 tarihli cevapta, teminat mektubuna konu işin kesin kabulünün 27/10/2015 tarihinde yapılmış olup kesin hak edişlerinin de davacı tarafından ödendiği, teminatın iadesi şartları oluştuğundan mektubun temlik veya tazmin edilemeyeceği bildirilmiştir.<br>\tDavacı tarafından teminat mektubunda yasal taahhüt süresi bittikten sonra  bu kez 02/01/2019 tarihli talep yazısı davalı bankaya gönderilerek, kesin kabul ve kesin hak ediş onayından sonra ortaya çıkan altyapı sorunlarının yüklenici firma tarafından henüz giderilmediğinden  teminat mektubunun  süresinin 1 yıl uzatılması, uzatılmaması halinde teminat mektubu bedelinin idare hesabına aktarılması talep edilmiştir. <br>\tAnılan talep yazısı üzerine davalı banka mektup bedelinin ödenmemesi üzerine davacı tarafından 23/01/2019 tarihli ihtarname ile dava konusu teminat mektubu bedelinin 3 gün içinde ödenmesinin bildirildiği, ihtarnamenin davalıya 25/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından davacıya hitaplı 01/02/2019 tarihli cevabi ihtarname ile teminatın iadesi şartları oluştuğundan mektup bedelinin tazmin edilemeyeceğinin bildirildiği görülmüştür. <br>\tDavacı yan, dava dışı şirkete ihale edilen eser sözleşmesi kapsamında verilen  teminat mektubunun süresinin uzatılması veya nakde çevrilmesi talep edildiği halde davalının edimini ifa etmediğini, teminat mektuplarını tazmin etmediğini iddia etmiş, davalı yan ise dava konusu teminat mektubunun iade şartları oluştuğundan tazmin talebinin yerinde olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında davalı tarafından davacı lehine, dava dışı yüklenici şirketin taahhütlerini teminen dava konusu süreli teminat mektubu düzenlendiği, teminat mektubu süresi içerisinde davacı tarafından davalıdan işin henüz tamamlanmadığı gerekçesiyle teminat mektubunun süresinin uzatılması veya bedellerinin tazmin edilmesinin talep edildiği, davalının davacı talebinin geçerli tazmin talebi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle teminat mektup bedelinin ödemediği, teminat mektubunun süresinin sona erdiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacı tarafından teminat mektup süresi sona ermeden davalıya gönderilen tazmin talebinin geçerli tazmin talebi niteliğinde olup olmadığı hususundan kaynaklanmaktadır. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere davalı tarafından davacı lehine düzenlenen dava konusu teminat mektubu süreli olup, teminat mektubunun süresi dolmadan davacı tarafından davalıya gönderilen talep yazısı ile iş henüz tamamlanmadığından teminat mektubunun 01/01/2020 tarihine  kadar uzatılması veya bedelinin idarenin hesabına gönderilmesi istenilmiştir. <br>\tTeminat mektubu vermekle bankaların mücerret bir borç altına girmeyip belirli bir yükümlülüğün yerine getirilmesini garanti etmeleri nedeniyle, yazılı tazmin talebinde mutlaka, lehtarın teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilmesi gerekmektedir. Teminat mektubunun vadesinin uzatılması, aksi takdirde mektubun tazmini (extend or pay) şeklindeki talep, teminat mektubunun niteliği ile bağdaşmaz. Teminat mektubunun süresinin uzatılması veya tazmin edilmesi talebinde riskin doğup doğmadığı anlaşılamamaktadır. Davalı bankanın teminat mektuplarında vadeyi uzatmaması halinde mektubu tazmin edeceği yönünde bir taahhüdü de bulunmamaktadır (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/12/2011 tarih 2010/130 Esas 2011/16894 Karar, 05/11/2014 tarih 2014/7115 Esas 2014/16916 Karar, 13/08/2018 tarih 2016/9355 Esas 2018/1915 Karar  sayılı ilamları).<br>\tHal böyle olunca, mahkemece davacının dava konusu  teminat mektubunun  süresi dolmadan davalıya gönderdiği talepte teminat mektubu süresinin 01/01/2020 tarihine kadar uzatılması veya tazmin edilmesini talep ettiği, talepte teminat mektubunda belirtilen riskin doğup doğmadığının anlaşılamadığı, talebin teminat mektubunun niteliği ile bağdaşmadığı, davacının davalı bankadan teminat mektuplarının geçerlilik süresi içerisinde (En son uzatma ile 01/01/2019 tarihine kadar) usulüne uygun bir tazmin talebi bulunmadığı, davalının tazmin yükümlülüğünün doğmadığı gözetilerek  davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin   03/12/2020  tarih ve2020/436 Esas 2020/774 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davanın  REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 22.200,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.773,15‬ TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 173.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine, <br>\t6-Davalının yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 22.200,75 TL istinaf  karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine,<br>\t2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru gideri ve 40,00 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 260,70‬ TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024<br><br><br><br>  Başkan-               Üye - \tÜye -             Zabıt Katibi-<br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"572f911c018bfb93","SID":"a2135569fa75bf29"}}