{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/115 Esas 2024/241  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/115<br>KARAR NO\t\t: 2024/241<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/575 Esas 2021/428 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 02/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2019 tarih ve 2018/690 Esas sayılı ara kararı ile davalı şirkete 1 yıl süreyle kesin mühlet verilip müteakiben 24/09/2020 tarihinde davalı şirketin konkordatosunun tasdik edildiğini, müvekkili bankanın davalı şirketten kesin mühlet tarihi itibariyle  3.053,044,18 TL nakdi, 413.880 TL gayri nakdi alacağının olduğunu yine davalı şirketin dava dışı ... ...Ltd. Şti. kefaletinden kaynaklanan müvekkili bankaya 1.682.450 TL nakdi, 1.109,575 TL gayri nakdi borcunun bulunduğunu, alacağın 1.895.890,00 TL lik kısmının davalı şirketçe kabul edildiğini, müteakiben Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alacağın 1.307.500 TL'lik kısmı rehinli olarak kabul edilerek 2.399.060,68 TL'lik kısmının adi alacak olarak kaydına karar verildiğini, bakiye 2.552.388,50 TL lik  kısmın ise reddedildiğini beyan ederek, müvekkili bankanın davalıdan asaleten ve kefaleten olan ve kabul edilmeyen 2.552.388,50 TL'lik alacağın kabulüne, rehinli alacağın kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işleyeceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini,  Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/690 esas ve 2020/538 karar sayılı dosyasında verilen kararın usule uygun olduğunu, nitekim mahkemenin 16/04/2020 tarihli ara karar ile rehinle teminat altına alınan alacak miktarı mahsup edilerek davacının 2.399.060,68 TL alacağının olduğunun tespitine karar verdiğini ve bu kararın hukuka ve kanuna uygun olduğunu, davacı şirketin hukuka ve kanuna aykırı olarak alacaklı olmadığı halde ... bu davayı açmasında hukuki yararın olmadığını, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davalı şirketin asaleten borcu yönünden yapılan değerlendirmede, gayri nakdi alacak yönünden; davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle 87 adet çek yaprağı için toplam 139.200,00-TL gayrinakdi alacağının bulunduğu, ancak 3261188, 3261189, 3261194, 3261186 numaralı çek yaprakları için geçici mühlet tarihinden sonra bankanın ayrı ayrı 1.600,00-TL ödeme yaptığı, bu suretle toplam 4 adet çek için 6.400,00-TL gayrinakdi alacağının nakde dönüştüğü, böylelikle davacı bankanın karar tarihi itibariyle gayrinakdi riskinin 83 adet çek yaprağı için 132.800,00-TL olduğu, ancak davacı bankanın 131.700,00-TL gayrinakdi riskini talep ettiği, akdedilen sözleşmenin 10.3.maddesi uyarınca davacı bankanın talep ile bağlı kalınarak 131.700,00-TL gayrinakdi alacağının depo edilmesi isteminde bulunabileceği, nakde dönüşen 6.400,00-TL alacağın ise nakdi alacak hesabında dikkate alınması gerektiği, davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle 5 adet teminat mektubu için toplam gayrinakdi riskinin 2.199.780,00-TL olduğu, 466.800,00-TL ve 848.400,00-TL bedelli teminat mektuplarının vadesinin 25.01.2021 tarihinde sona erdiği, bu suretle davacı bankaca her iki teminat mektubu yönünden davacı bankanın gayrinakdi riskinin sona erdiği, yine 602.400,00-TL bedelli teminat mektubunun geçici mühlet tarihinden sonra 14.12.2018 tarihinde nakde dönüştürüldüğü, nakde dönüştürülen teminat mektubu bedelinin nakdi alacak hesabında dikkate alınması gerektiği, böylelikle davacı bankanın karar tarihinde geçici mühlet tarihi itibariyle gayrinakdi riskinin 282.180,00-TL olduğu, teminat mektubundan kaynaklanan gayrinakdi alacağını davacı bankanın sözleşmenin 10.3. maddesi uyarınca depo edilmesini talep edebileceği, böylelikle, geçici mühlet tarihi itibariyle davacı bankanın çek sorumluluk miktarından kaynaklanan 131.700,00-TL, teminat mektubundan kaynaklanan 282.180,00-TL olmak üzere toplamda 413.880,00-TL gayrinakdi alacağının olduğu, <br>\tNakdi alacak yönünden;  ek bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın geçici mühlet tarihi olan 28.09.2018 tarihi itibariyle taksitli ticari krediden kaynaklanan 627.537,43-TL, BCH kredisinden kaynaklanan 533.603,94-TL, ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan 637.079,03-TL, ticari kredi kartı borcundan kaynaklanan 42.715,23-TL olmak üzere toplamda 1.840.935,63-TL alacağının olduğu, bu alacağa geçici mühlet tarihinden sonra nakde dönüşen 14.12.2018 tarihinde teminat mektubundan kaynaklı 602.400,00-TL ile 4 adet çek yaprağından kaynaklanan 6.400,00-TL ilave edildiğinde, toplam davacı banka nakdi alacağının 2.449.735,63-TL nakdi alacağının olduğu,  böylelikle, davacı bankanın davalıdan asaleten borcundan kaynaklı  2.449.735,63-TL nakdi ve 413.880,00-TL gayrinakdi olmak üzere toplamda geçici mühlet tarihi itibariyle 2.863.615,63-TL alacağının olduğu, <br>\tDavalı şirketin kefaleten borcu yönünden yapılan değerlendirmede, gayri nakdi alacak yönünden; kefil olan davalıların gayrinakdi alacaktan sorumlu olabilmesi için kefalet sözleşmesinde açıkça gayrinakdi alacaktan sorumlu olduklarına ilişkin düzenleme bulunması gerektiği halde akdedilen sözleşmenin \"kefalet sözleşmesi\" bölümünün 9.11. maddesinin davalı kefillerin gayrinakdi alacaktan sorumlu olduklarına dair açık bir düzenleme olarak kabul edilemeyeceği nazara alınarak gayrinakdi alacak yönünden davacı bankanın alacağının bulunmadığı <br>\tNakdi alacak yönünden; ek bilirkişi raporuna göre, taksitli ticari krediden kaynaklanan davacı banka alacağının 1.469.656,40-TL, kredi kartından kaynaklanan 16.352,87-TL olmak üzere toplamda davacı bankanın davalıdan geçici mühlet tarihi itibariyle kefaletten kaynaklanan nakdi alacak tutarının 1.486.009,27-TL olduğu, anılı miktarın kefalet limiti ve teminatı kapsamında kaldığı, bu suretle, davacı bankanın davalıdan asaleten 2.863.615,63-TL, kefaletten kaynaklanan 1.486.009,27-TL olmak üzere toplamda 4.349.624,90-TL alacaklı olduğu, her ne kadar İİK. 45. maddesindeki hükmünün yalnız icra ve genel iflas takipleri için geçerli  olması  sebebiyle işbu alacak davasında ipotek veya rehin bedeli alacaktan düşülemeyecek ise de, davacının talebi ile bağlı kalınarak taraflar arasında miktarı ihtilafsız olan 1.307.500,00-TL rehin bedeli mahsup edildiğinde, davacının adi alacak miktarının toplam 3.042.124,90-TL olduğu, yine bu miktardan maddi hukuk anlamında kesin hüküm sonuçlarını doğurmayan mahkememiz kararı ile adi alacak olarak kabulüne karar verilen ve yine açıkça davalının kabulünde olan 2.399.060,68-TL mahsup edildiğinde, davacının nizaya uğrayan 643.064,22-TL alacak üzerinden davanın kabulü gerektiği,  her ne kadar davacı rehinli alacağı yönünden kesin mühlet tarihinden itibaren faizin işlemeye devam edeceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de, İİK. 294/3. Maddesindeki; \"...kesin mühlet tarihiden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. \" şeklindeki açık düzenleme ile kanunen rehinli alacaklar yönünden faiz işlemeye devam edeceği, bu nedenle mahkeme kararıyla ayrıca rehinli alacaklılara faiz işlemeye devam edeceğinin hüküm altına alınmasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunmadığı kabul edilerek, anılı talep yönünden istemin reddi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile; 643.064,22-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalının kabulünde olan 2.399.060,68-TL hariç), fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2020 tarih ve 2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınmasına, davacının rehinli alacağa faiz işlemeye devam edeceğinin tespitine karar verilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret  kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tÖncelikle alacaklarının ve gayri nakdi risklerin geçici mühlet tarihi itibariyle değil kesin mühlet tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğini, bu nedenle kararda ki tüm hesaplamalardaki müvekkili banka aleyhine olan hususları kabul etmediklerini, mahkemece aksi yönde düşünülmesi durumunda dahi yapılan hesaplamada hatalar bulunduğunu, kredili mevduat hesabı kredisinden kaynaklı alacağın 28/09/2018 geçici mühlet tarihi itibariyle 676.954,50 TL, teminat mektubu kredilerinden kaynaklı alacağın 2.381.460,00 TL olduğunu, ticari kredi kartından kaynaklı alacağın 30/09/2018 hesap kesim tarihi itibariyle 192.914,71 TL olması gerektiğini, geçici mühlet tarihinden sonra 11 adet çekin yasal yükümlülük bedeli olan 18.030,00 TL'nin bankaları tarafından ödendiğini, bankanın çeklerden kaynaklı toplam 142.960,00 TL alacağı bulunduğunu, ayrıca teminat mektubu riski olmadığı belirtilmiş olmakla birlikte geçici mühlet tarihi itibariyle 1.002.000,00 TL teminat mektubu riski bulunduğunu, ticari kredi kartından kaynaklı riskin 30.394,51 TL olması gerektiği halde geçici mühlet tarihi itibariyle alacağın eksik hesaplandığını, ayrıca davalı şirketin kefaletten kaynaklı gayri nakdi çek ve teminat mektubu riskine ait  sorumluluğu dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, kefaletten kaynaklı gayri nakdi riskin de alacak tutarına eklenmesi gerektiğini, her iki firmadan olan gerek nakdi gerek gayri nakdi alacakların eksik hesaplandığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca  davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret  kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tAnkara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2020 tarih ve 2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı dosyasında mahkeme tarafından verilen kararın usulüne uygun olduğunu, davacı bankanın hukuka ve kanuna aykırı olarak müvekkili şirketin borçları dışında faizleri hatta dava dışı ... ...Limited Şirketinin kefilliğinden dolayı icra takibi yaptığını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/704 Esas sayılı dosyası kapsamında borç ödeme projesine göre borcun ödendiğini, bu nedenle davacı bankanın iddia ettiği borçların kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda hukuka ve kanuna aykırı olarak geçici mühlet süresi için faiz işletilmiş olduğunu, konkordato süresince hiçbir şekilde faiz işletilemeyeceğini, faiz işlemesinin duracağını, bilirkişi raporunun bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, ayrıca temerrüde düşme durumu olmamasına rağmen temerrüt faizinin işletilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin kefillikten kaynaklı borçlardan mahkemece sorumlu tutulsa da müvekkilinin kefil olduğu ... ...Limited Şirketinin borçlarının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/704 Esas sayılı dosyasında projeye uygun olarak ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin borçtan sorumlu tutulmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, kullanılmayan teminat mektupları ve çekler nedeniyle müvekkilinin sorumlu olup olmadığı hususu incelenmeden sorumlu tutulmasının da hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; konkordato kesin mühlet süresi içerisinde bildirilen alacağın konkordato talep eden/borçlu tarafından kabul edilmeyen, nizaya uğrayan kısmının maddi hukuk anlamında tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2020 tarih ve 2018/690 esas- 2020/538 karar sayılı ilamının incelenmesinde; ... Şirketi tarafından 26/09/2018 tarihi itibariyle  konkordato talebinde bulunulduğu, mahkemece 28/09/2018 tarihi itibariyle davacı şirkete 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği, sürelerin daha sonra uzatıldığı, 24/09/2020 tarihi itibariyle konkordato talebinin İİK 305. ve 306. maddeleri uyarınca tasdikine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2020 gün ve 2020/1825 Esas 2020/1685 Karar sayılı kararı ile alacaklılar vekillerinin istinaf dilekçelerinin, SGK Başkanlığı vekilinin istinaf isteminin ise usulden reddine karar verilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23.11.2021 gün ve 2021/1471 E., 2021/1681 K sayılı kararıyla  bozulması üzerine Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin  01.03.2022 gün ve 2022/138 E., 2022/319 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay kararında direnilmesine karar verildiği, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.11.2022 gün ve 2022/6-638 E., 2022/1527 Karar sayılı ilamı ile ... Bankasının İİK'nun 304/1.maddesi gereğince süresi içerisinde itirazlarını içerir dilekçeyi sunduğundan söz konusu kararı istinaf hakkı bulunduğundan Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı ... Bankasının istinaf dilekçesinin reddi kararı yerinde olmadığı belirtilmek suretiyle kararın bozulması üzerine  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2023/29 Esas 2023/828 Karar sayılı kararı ile alacaklı ... Bankası vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2020 tarih ve 2018/690 esas- 2020/538 karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine  dosyanın halen Yargıtay'da olduğu görülmüştür. <br>\tDosya kapsamında bankacı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda özetle; davalı şirketin kendi borcu açısından yapılan değerlendirmede davacı bankayla davalı şirket arasında 24.000.000,00 TL ve 550.000 USD limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında kredi kullandırıldığı, davacı banka tarafından geçici mühlet kararından sora Ankara 47. Noterliğinden 09/01/2019 tarihli ihtarnamenin kat edildiği, bu nedenle davalı şirketin geçici mühlet tarihinde temerrüte düşmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.5.maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenleme yapıldığını, borçlu cari hesap kredisi açısından herhangi bir gecikme olmadığını, geçici mühlet tarihi olan 28/09/2018 tarihine kadar akdi faiz işletilerek hesaplama yapılması gerektiğini, taksitli ticari kredi yönünden akdi faiz oranlarının taraflarca kararlaştırıldığını, taraflarca kararlaştırılan akdi faiz oranı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, ticari kredili mevduat ve ticari kredi kartı açısından ise TCMB tarafından belirlenen akdi ve temerrüt faiz oranlarının dikkate alınması gerektiğini, teminat mektubu komisyonu açısından geçici mühlet tarihi itibariyle geçici teminat riski olmadığını, çek depo talebi açısından sözleşmenin 10.3.maddesinde düzenleme bulunduğunu, bu düzenlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğini, 2018 yılında banka çek yaprağı sorumluluk bedelinin 1.600,00 TL olup, geçici mühlet tarihi itibariyle davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten 139.200,00 TL talep hakkı bulunduğunu, kat tarihi itibariyle 602.400,00 TL bedelli teminat mektubunu deposunun yine talep edilebileceğini, geçici mühlet tarihi itibariyle halen mer'i olan teminat mektubu riskinin 2.199.780,00 TL olduğunu, davalı şirktin dava dışı ... ..Limited Şirketine olan kefaletten ötürü kefalet limiti dikkate alınarak dava dışı şirketin kullandığı kredilerin akdi faizlerinin taraflarca kararlaştırıldığı, hesaplama yapılırken bu oranların dikkate alınması gerektiğini, kredi kartı ve kredili mevduat hesabında TCMB verilerinin gözetilmesi gerektiğini, teminat mektubu komisyonu açısından geçici mühlet tarihi itibariyle teminat mektubu komisyon riskinin bulunmadığını, kefaletten kaynaklı olarak gayri nakdi risk bedellerinin deposuna yönelik olarak ise, sözleşmede özel bir hüküm bulunması gerektiğini, sözleşmede özel bir düzenleme bulunmadığını, ayrıca Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 16/02/2021 tarihli kararı gereğince geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından davalı şirketin geçici mühlet tarihi olan 28/09/2018 tarihi itibariyle asaleten nakdi 1.840.935,63 TL, asaleten gayri nakdi riskinin 2.338.980,00 TL, kefaletten kaynaklı riskin 1.846.009,27 TL olmak üzere toplam 5.665.924,90 TL olduğu belirtilmiştir. <br>\tSomut olaya gelince, davalı şirketin konkordato talebi üzerine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı dosyasında 28/09/2018 tarihli ara kararı ile davalı şirkete İİK'nun 287.maddesi uyarınca 3 ay süre ile geçici mühlet verildiği, geçici mühletin 28/12/2018 tarihinde 2 ay süre ile uzatıldığı, müteakiben davalı şirkete 27/02/2019 tarihinde 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiği, mahkemece 24/09/2020 tarihinde  davalı şirketin konkordato talebinin İİK'nun 305 ve 306.maddeleri uyarınca tasdikine karar verildiği, davacı bankanın  6.258.949,18 TL alacak talebinden 2.399.060,68 TL'lik kısmının adi alacak olarak nisaba katılmasına 2.552.388,50 TL'lik kısmının ise reddedildiği, eldeki dosyada yargılama sırasında  davalı vekilinin cevap dilekçesinde kararın açıkça hukuka uygun olduğunu beyan edilerek anılan miktarın açıkça benimsendiği dosya kapsamıyla sabittir. <br>\tİİK'nun 288/1. maddesi uyarınca geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı ve yasanın 294/3 maddesi gereğince kesin mühlet tarihinden itibaren rehinde temin edilmemiş alacağa faiz işlemesinin duracağı belirtilmiş olmakla, geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işletilmesi duracaktır (Yargıtay 15. HD. 2021/1389 esas-2021/275 karar sayılı ilamı).<br>\tDavacı banka ile davalı ...... Ltd. Şti. arasında 01/02/2011, 06/04/2012, 29/03/2013, 30/05/2013 ve 30/11/2017 tarihli Genel Kredi sözleşmeleri  imzalandığı, toplam limitin  24.000.000 TL ve 550.000 USD olduğu, <br>\tAyrıca, davacı banka ile dava dışı ... Makine.... Ltd. Şti. arasında 14/12/2017 tarihli 6.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketin bu sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunmaktadır.   <br>\tİlk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacı yanca, davalı şirketten olan alacağı için Ankara 47. Noterliğinin 09/01/2019 tarih ve 00743 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yine bankanın dava dışı asıl borçlu şirket ... Makine.... Ltd. Şti'nden olan alacağı için  Ankara 47. Noterliğinin 09/01/2019 tarih ve 00744 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesapların kat edildiği, İİK'nun 308/c maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bağlayıcı hale gelen konkordatonun talep tarihinden önceki tüm borçlar için mecburi olduğu nazara alındığında, geçici mühlet tarihinden sonra hesaplar kat edilmiş ise de, kanunen ödenebilir bir borç olmadığından kat ihtarnamesine itibar edilemeyeceği böylelikle,  davalı şirket yönünden temerrüt faizi işlemeyeceği açıktır. <br>\tDosya kapsamında alınan denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişinin ek raporunda da belirtildiği ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de açıklandığı üzere, davalı şirketin davacı bankaya asaleten olan borcu yönünden; davacı bankanın imzalanan genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde davalıya 4238-25035 nolu BCH kredisi kullandırdığı geçici mühlet tarihi itibariyle kullandırılan kredide herhangi bir gecikme olmadığı, davacı bankanın anılan kredi için 30/06/2018 tarihine kadar yıllık %20,56, 12/07/2018 tarihine kadar yıllık %25,20, 11/08/2018 tarihine kadar yıllık %28,95, 13/09/2018 tarihine kadar yıllık %37,50 oranında akdi faiz talep edebileceği,   imzalanan genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde davalı şirketin kullandığı 4238-327303 / 327283 / 327278 / 327256 / 327299 / 327235 / 327262 / 327325 / 327319 / 327241 / 327214 nolu taksitli ticari krediler yönünden ise, davacı bankanın yıllık %13,20 oranında akdi faiz talep hakkı bulunduğu, davalı şirketin kullandığı 4238-331794 nolu taksitli ticari kredi için ise, davacı bankanın yıllık %14,88 oranında, kredili mevduat hesabı yönünden ise, davacı bankanın yıllık %24,24 oranında akdi faiz isteyebileceğinden bu oranlar üzerinden yapılan hesaplama sonucu, davacı bankanın geçici mühlet tarihi olan 28.09.2018 tarihi itibariyle taksitli ticari krediden kaynaklanan 627.537,43-TL, BCH kredisinden kaynaklanan 533.603,94-TL, ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan 637.079,03-TL, ticari kredi kartı borcundan kaynaklanan 42.715,23-TL olmak üzere toplamda 1.840.935,63-TL alacağının olduğu, bu alacağa geçici mühlet tarihinden sonra nakde dönüşen 14.12.2018 tarihinde teminat mektubundan kaynaklı 602.400,00-TL ile 4 adet çek yaprağından kaynaklanan 6.400,00-TL ilave edildiğinde, toplam davacı banka nakdi alacağının toplam 2.449.735,63-TL olacağı, gayri nakdi alacağın ise, davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle 87 adet çek yaprağından kaynaklı 139.200,00-TL gayrinakdi alacağı bulunduğu, ancak 3261188, 3261189, 3261194, 3261186 numaralı çek yaprakları için geçici mühlet tarihinden sonra bankanın ayrı ayrı 1.600,00-TL olmak üzere toplam 4 adet çek için 6.400,00-TL ödeme yapması nedeniyle 4 adet çek yaprağından kaynaklı alacağın nakdi alacağa dönüştüğü, davacı bankanın gayrinakdi riskinin 83 adet çek yaprağı olup, gayri nakdi riskin toplamının 132.800,00-TL olmasına rağmen davacı bankanın çek yaprağı riskinden kaynaklı olarak 131.700,00-TL'nin deposunun talep edildiği, imzalanan sözleşmenin 10.3.maddesi uyarınca davacı bankanın talep ile bağlı kalınarak 131.700,00-TL gayrinakdi alacağının depo edilmesini talep hakkı bulunduğu, davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle 5 adet teminat mektubu için toplam gayrinakdi riskinin 2.199.780,00-TL olduğu, 466.800,00-TL ve 848.400,00-TL bedelli teminat mektuplarının vadesinin 25.01.2021 tarihinde sona erdiği, buna göre davacı bankaca her iki teminat mektubu yönünden davacı bankanın gayrinakdi riskinin sona erdiği, yine 602.400,00-TL bedelli teminat mektubunun geçici mühlet tarihinden sonra 14.12.2018 tarihinde nakde dönüştürüldüğü, nakde dönüştürülen teminat mektubu bedelinin nakdi alacak hesabında dikkate alındığı, böylelikle davacı bankanın karar tarihinde geçici mühlet tarihi itibariyle gayrinakdi riskinin 282.180,00-TL olduğu, davacı bankanın sözleşmenin 10.3. maddesi uyarınca bu durumda çek sorumluluk miktarından kaynaklanan 131.700,00-TL ve teminat mektubundan kaynaklanan 282.180,00-TL olmak üzere toplamda 413.880,00-TL gayrinakdi alacağının deposunu talep ve dava hakkı bulunduğu, <br> \tDavalının, davacı bankaya kefaletinden kaynaklı borcu yönünden ise; kefil olan davalıların gayrinakdi alacaktan sorumlu olabilmesi için kefalet sözleşmesinde açıkça gayrinakdi alacaktan sorumlu olduklarına ilişkin düzenleme bulunması gerektiği halde imzalanan sözleşmenin \"kefalet sözleşmesi\" bölümünün 9.11. maddesinde davalı kefillerin gayrinakdi alacaktan sorumlu olduklarına dair açık bir düzenleme bulunmadığından kefaletten kaynaklı olarak davacı bankanın gayri nakdi alacak yönünden talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tNakdi alacak yönünden ise, dava dışı asıl borçlu ..... Ltd. Şti.'nin Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde 4395-330145 nolu taksitli ticari kredi kullandığı, anılı kredi için davacı bankanın yıllık %14,16 oranında akdi faiz isteyebileceği, yine davacı bankanın asıl borçlu şirketin kullandığı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağı ile  ticari kredili kartı alacağı için yıllık %24,24 oranında akdi faiz isteminde bulunabileceğinden taksitli ticari krediden kaynaklanan davacı banka alacağının 1.469.656,40-TL, kredi kartından kaynaklanan 16.352,87-TL olmak üzere toplamda davacı bankanın davalıdan geçici mühlet tarihi itibariyle kefaletten kaynaklanan nakdi alacak tutarının 1.486.009,27-TL olduğu, anılı miktarın kefalet limiti ve teminatı kapsamında kalmaktadır. <br>\tBu hale göre, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacı bankanın davalıdan asaleten  2.449.735,63-TL nakdi ve 413.880,00-TL gayrinakdi olmak üzere toplamda geçici mühlet tarihi itibariyle 2.863.615,63 TL, kefaletten kaynaklanan 1.486.009,27-TL olmak üzere toplamda 4.349.624,90-TL alacaklı olduğu, İİK'nun 45. maddesindeki hükmünün yalnız icra ve genel iflas takipleri için geçerli  olması  sebebiyle işbu alacak davasında ipotek veya rehin bedeli alacaktan düşülemeyecek ise de, davacının talebi ile bağlı kalınarak taraflar arasında miktarı ihtilafsız olan 1.307.500,00-TL rehin bedeli mahsup edildiğinde, davacının adi alacak miktarının 3.042.124,90-TL olduğu, yine bu miktardan maddi hukuk anlamında kesin hüküm sonuçlarını doğurmayan mahkeme kararı ile adi alacak olarak kabulüne karar verilen ve yine açıkça davalının kabulünde olan 2.399.060,68-TL mahsup edildiğinde, davacının davalı şirketten 643.064,22-TL alacağı bulunmakla açılan davanın bu miktar üzerinden kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tÖte yandan, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacı banka rehinli alacağı yönünden kesin mühlet tarihinden itibaren faizin işlemeye devam edeceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de, İİK'nun 294/3. maddesinde, ..kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı, düzenlenmiş olup,  düzenleme ile kanunen rehinli alacaklar yönünden faiz işlemeye devam edeceği, bu nedenle mahkeme kararıyla ayrıca rehinli alacaklılara faiz işlemeye devam edeceğinin hüküm altına alınmasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunmadığından bu talebin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin  istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalıdan alınması gerekli olan 43.927,72 TL harçtan peşin alınan 10.981,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.945,79‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/02/2024<br><br><br><br><br>Başkan-              Üye -                   Üye -                      Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9db9debf90b51d1a","SID":"4403d23bcd3a37ae"}}