{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/45 - 2024/242<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/45 <br>KARAR NO\t: 2024/242<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/335 E.  -  2021/112 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tescilli Tasarım Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet'in \t\t\t  Tespiti, Men'i, Ref'i<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2021 Tarih ve 2019/335 Esas - 2021/112 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı şirketin, ... SAN.TİC.LTD. ŞTİ adına 2013 02913/4 sayı ile tescilli tasarımın lisans hakkı sahibi olduğunu, buna dayanarak davacının \"...\" markalı ürününü satışa sunduğu, söz konusu lisans sözleşmesinin İstanbul Sultanbeyli 3. Noterliği tarafından 23 Kasım 2018 tarih ve 25653 yevmiye no. ile onaylandığını, lisans sözleşmesinin 9. maddesinde; \"Lisans alan 3.kişiler tarafından lisans sahibinin tescilli olan tasarımından doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, tasarım sahibinin yasalar uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabilir.\" denilmek suretiyle davacı şirkete işbu davayı açma yetkisi tanındığını, davalı tarafından satışa sunulan \"...\" markalı \"...\" ürününün kabının davacının lisans hakkına dayalı olarak kullanmakta olduğu tasarım tesciline ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, davalı tarafın davacının lisans hakkı sahibi olduğu tasarımını  aynı ürünler için aynı boyutlarda hem tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek hem de haksız rekabet yaratacak biçimde kullandığını ileri sürerek, davalının, davacının “...” markalı ürünlerini satışa sunduğu ambalajı ve ticari takdim şekli ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin ve davacı şirketin lisans yoluyla sahip olduğu 2013/02913-4 sayılı tasarım tescilinden kaynaklı haklarına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespitine, menine ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, piyasadaki benzer ürünler de göz önünde bulundurulduğunda her firmanın kendi markasını, bu marka ile oluşturduğu tasarımını, bu tasarım dışında da ambalaj içerisinde mevcut ürüne ilişkin bilgileri ambalaj üzerine yerleştirdiğini, tasarımcının hareket alanın da dikkate alınması gerektiğini, davalının tasarımını oluştururken dikkat çekecek nitelikte renkler, ürün içeriğine yönelik görseller kullanarak gerekli ayırt ediciliği sağladığını, ürünlerin yan yana konulması halinde ortalama tüketicinin dahi bu iki markayı ve ürünü karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, satışa sunulması planlanan ürünlerin davalıya tedariğini sağlayan ... isimli firmanın da Türk Patent nezdinde tasarım tescil başvurusunun mevcut olduğunu, tüketicinin iki ürünü rafta gördüğünde herhangi bir yanılsamaya sebebiyet verecek kadar yakın bir benzerlik bulunmadığını idrak edeceğini, davaya konu seperatör tasarımının tescilinden çok daha önce yurtiçi ve yurtdışında piyasada pek çok firma tarafından kullanılmış olduğunu, davalı yan tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı firma tarafından satışa sunulan \"...\" adlı ürün ile davacı tarafın lisans hakkı sahibi olduğu  2013/02913 sayılı 4 sıra nolu tasarım konusu ürün karşılaştırıldığında, tasarımların belirgin farklılık taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, davalı kullanımındaki tasarımların davacıya ait 2013/02913- 4 sayılı tasarım tescilinden kaynaklı lisansa bağlı haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, menine ve ref'ine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirkete ait \"...’’ ibareli tasarımlar ile davacı adına tescilli ‘’...’’ ibareli tasarımların, ticari takdim şekli bakımından bilinçli tüketici tarafından karıştırılmaya/ ilişkilendirilmeye sebebiyet verecek derecede benzerlik içermediğini, müvekkili şirkete ait tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde yenilik ve ayırt edicilik niteliğini sağladığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarında da bahsedildiği üzere tasarımcının özgürlük alanının değerlendirilmediğini, benzer kullanımların dikkate alınmadığını, ürün görselleri incelendiğinde tasarımların taban kısımlarındaki belirgin farklılıkların göz çarptığını, müvekkili tasarımının ayrı ayrı dilimlerden oluştuğunu, bunun yanında tasarımın merkezinde bulunan daire biçimli boşluğun davacı tasarımında yer almadığını, davacı tasarımının yeni ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını,  basit bir internet araştırması ile söz konusu yaygın kullanım şekli olduğu görülebilen davaya konu ürün kalıbının tescil sahibi firmanın başvurusundan çok daha önceden beridir piyasada herkes tarafından bilinen ve kullanılan bir ürün olması nedeniyle bu şeklin harc-ı alem olduğunu, aynı mağazada dahi satılmayan ve satılma ihtimali bulunmayan davacı ürünü ile müvekkili ürününü ortalama tüketicinin karıştırmayacağını savunarak, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve  davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet'in tespiti, men'i, ref'i istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu tasarımı kullanımına esas olan inhisari olmayan lisans sözleşmesinin 9.maddesinde lisans veren tarafından, davacıya eldeki davayı açma yetkisinin verildiği, bu durumda davacının 6769 sayılı SMK'nın 158/2. Maddesi uyarınca taraf ehliyetinin bulunduğu, içerisinde gıda ve tasarım uzmanı bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre,  dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurunu <br>taşımadığı, bilgilenmiş kullanıcı gözünde davalı kullanımındaki tasarımın, <br>genel izlenimde davacının tasarımından uzaklaşmayı sağlayacak esaslı ve belirgin farklılık <br>içermediği, aksine, davaya konu ürün tasarımı bakımından sınırsız seçenek özgürlüğü <br>bulunmasına ve ortada herhangi bir teknik zorunluluk olmamasına rağmen, tarafların “Gıda Kabı Seperatörü” konulu tasarım modellerinin ortak özelliklerinin esinlenmekten öte <br>benzediği,  davalı kullanımındaki tasarımların davacıya ait 2013/02913- 4 sayılı tasarım tescilinden kaynaklanan lisansa bağlı haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6018a3a522485bd7","SID":"ad110f4641262ee8"}}