{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO 2024/21 <br>KARAR NO: 2024/297<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20.09.2023 ara karar <br>NUMARASI: 2022/465 E <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA DİLEKÇESİ: Tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin İkitelli Sanayi Bölgesi'nde araç yedek parça satış işi ile iştigal ettiğini, davalının ise halk otobüsü işletmeciliği işi yaptığını, davacının ticaretinde nakit sıkıntısı yaşaması neticesinde 10/05/2017 tarihinde 13.960,00 TL parayı borç aldığını ancak taraflar arasında ilişki tefecicilik ilişkisi olduğundan bu borç karşılığı alacaklıya faizi de eklenmek suretiyle davalıya 15.000,00 TL miktarlı bono verdiğini, devam eden süreçlerde 14.400,00 TL borç verdiğini ve karşılığında 16.000,00 TL bedelli senet verdiğini,  15.430,00 TL borç verdiğini ve karşılığında 16.500,00 TL bedelli senet verdiğini, 23.400,00 TL borç verdiğini ve karşılığında 25.000,00 TL bedelli senet verdiğini,  bu şeklide almış oldukları borçlarını harici olarak elden ödediğini, 25/04/2019 tarihinde tekrar davalıdan 60.000,00 TL borç aldığını, karşılığında her biri 6.000,00 TL olan 20 adet bono olmak üzere toplam 120.000,00 TL miktarlı bono verdiğini ve ödediğini ancak buna rağmen davalının bonoları kendisine iade etmeyerek bir kısmını İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı bir kısmını da İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından takibe koyduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin kanun gereği suç olması nedeniyle Küçükçekmece CBS'nin 2022/10121 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulması akabinde davalı hakkında 02/06/2022 tarih 2022/10009 Esas ve 2022/7512 İddianame no ile dava açıldığını, bu nedenle taraflar arasındaki ilişki senedin hükümsüzlüğünü gerektirdiğinden öncelikle takiplerin dava sonuna kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ve borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  27/06/2022 tarihli ara kararla ; Tüm dosya kapsamı, takip dosyaları, ceza soruşturma dosyası incelendiğinde davacının davaya konu ettiği bonoların tefecilik ilişkisi nedeniyle davalıya verildiği konusunda kanaat geliştiğinden ve 5237 Sayılı TCK m.241'de düzenlenmiş olan tefecilik ilişkisi suç kabul edildiğinden ve suç niteliğindeki bir ilişkiden dolayı senet verilmesi senedin hükümsüzlüğüne ilişkin bir durum olduğundan (Prof. Dr. Hayri Domaniç, Kıymetli Evrak Hukuku ve Uygulaması, TTK Şerhi-VI, sayfa 154) ve Yargıtay HGK'nın 18/02/2015 tarih 2013/19-1362 ve 2015/826 Karar sayılı kararı kapsamında bononun gayri ahlaki bir amaçla verildiği yönündeki iddiaların ceza davası üzerinden yürütülen yargılama kapsamında ispat edilebileceği yönünde içtihatta bulunulmuş olması ve bu kapsamda bu senetlerin Küçükçekmece CBS'nin 2022/10121 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 02/06/2022 tarih 2022/10009 Esas ve 2022/7512 İddianame no ile davalı aleyhine dava açılmış olduğu anlaşıldığından davacının tedbir talebinin kabulü ile  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarına konu alacağın 182.058,87 TL'nin %15'i oranında (27.309,00 TL) teminat yatırıldığı takdirde İSTANBUL ... İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN ... ESAS VE İSTANBUL ... İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN ... ESAS SAYILI TAKİP DOSYALARININ İŞ BU DAVA SONUNA KADAR TEDBİREN DURDURULMASINA,  İş bu ihtiyati tedbir kararının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı dosyalarına BİLDİRİLMESİNE, \" karar verildiği İhtiyati tedbire itiraz eden ... vekili dilekçesinde özetle;  İhtiyatı tedbir kararına dayanak oluşturan Küçükçekmece 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/372 E. Sayılı dosyası 14/07/2023 tarihli duruşması ile müvekkil hakkında beraat kararı hükmü tesis edildiğini, İhtiyati tedbir kararı bu aşamada orantısız olup “tedbirde ölçülülük” ilkesine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, müvekkilin tefecilik suçunu işlemediği sayın mahkeme huzurunda anlaşılmış olup, Asliye Ceza Hakimi de işbu yönde beraat kararı vermiş olduğunu, müvekkili hakkında verilen beraat kararı dikkate alınarak müvekkilin alacağının daha fazla değer kaybetmemesi ve ceza mahkemesi kararının üst mahkemeden yıllar sonra geri dönmesinin müvekkilinin alacağının telafi edilemeyecek şekilde enflasyon kaybına uğratacak olması sebebiyle verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: 20/09/2023 tarihli ara kararla; \" davalı alacaklı ...'in davacı/ borçlu ... aleyhine 20/07/2020 tarihinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasınında 20/07/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla icra takibinden sonra açılan davalarda yasanın özel hükmü bulunması nedeniyle  icra takipleri duramayacağından ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin ve ihtiyati tedbir talep eden vekilinin mürafa duruşması sonucu alınan beyanları da bir arada değerlendirildiğinde Mahkememizin 27/06/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyalarının  tedbiren durdurulmasına dair ara kararın kaldırılmasına,\" gerekçeleriyle Mahkememizin 27/06/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın kabulüne, tedbiren durdurulmasına karar verilen dosyalardaki ara kararın kaldırılmasına, ilgili icra müdürlüğüne bildirimde bulunulmasına, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının itirazı üzerine mahkemece verilen 20/09/2023 tarihli ara kararda tedbirin kaldırıldığını, tedbirin kaldırılması gerekçesinin incelendiğinde İİK. 72.maddesine atıf yapılarak icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durmayacağı yönünde görüş bildirilerek, takiplerin durdurulması yönündeki karar kaldırılmış ve icra müdürlüklerine bildirilmesine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, İİK 72. Mad. borçlu lehine değerlendirmediğini, davalı alacaklının tefecilik suçunun  K.çekmece 22.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/372 E. sayılı dosyası ile sabit olduğunu, bu suçtan beraat ettiğini, beraat kararı sonrası kararın istinaf aşamasında olduğunu, cezai olarak kesinleşmemiş bir karar olmadan tedbirlerin komple kaldırılması müvekkil açısından telafisi imkansız zarar doğuracağını,  davalı-alacaklı müvekkiline ait taşınmazlarda 1.sıra haciz alacaklısı olduğunu, tedbir kararının kaldırılması ile davalı-alacaklı tarafından dilekçe tarihi itibari ile satış işlemlerine devam edilmekte tek amacının borçlu-davacı müvekkilin zorladığını, İİK. 72.mad.3.fıkrası gereği \"bononun gayriahlaki bir amaçla verildiği yönünde kanaat oluşması halinde\" hükümsüzlüğe delalet oluşturacağından ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerekeceğini, müvekkiline ait Çatalca'da bulunan taşınmazın satış bedelinin alıcı tarafından davalı-alacaklıya ödemediğine ilişkin kayıtların tamamının dosya içeriğinde olduğunu, davalı-alacaklı tarafından senetlerin iade edilmemesi ve devamlı suretle ödeme talepleri, yine mesaj kayıtlarında faizli paraya emare olacak şekilde küsuratlı aylık ödeme taleplerinin tamamı incelendiğinde davalı-alacaklının suç teşkil eden eylemler içerisinde olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını, tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, menfi tespit davası olup, mahkemece 27/06/2022 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki icra takiplerinin durdurulmasına, itiraz üzerin 20/09/2023 tarihli ara kararı ile itirazın kabulüne ara kararın kaldırılmasına karar verildiği istinafa bu karara istinaden davacı tarafından başvurulduğu anlaşılmıştır.İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. İİK'nın 72/3. uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında özel düzenleme gereğince, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, Mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında talebin kabulüne veya reddine karar vermede taktir hakimindir. Somut olayda İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve  İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip nolu takip tarihi 20/07/2020 tarihi olduğu, menfi tespit davasının dava tarihinin 08/06/2022 tarihi olduğu, menfi tespit davasının icra takiplerinden sonra açıldığı, İİK 72/3.mad. göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair verilen karar hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.09.2023 tarih ve 2022/465 E., sayılı ara kararına karşı tedbir talep eden davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20.09.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02a9cb4e6d913a82","SID":"182ae62845f108cf"}}