{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1136 - Karar No:2024/101<br>                       <br>                       T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2023/1136 <br>KARAR NO\t: 2024/101<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/192 E-2022/84 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALILAR\t<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/03/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; davacı şirkete ait ... plakalı, ... marka, 2006 model, ... motor numaralı damperli kamyonun motor arızasından dolayı 10/11/2017 tarihinde davalı şirkete bırakılarak davalı şirketin kurucu ortağı ...'ya 17.000,00 TL EFT yapıldığını, 20/11/2017 tarihinde kamyonun tamir edildiğinin davacıya bildirilmesi üzerine kamyonun davacı tarafından teslim alındığını, ancak kamyonun randımanlı olarak çalıştırılamaması üzerine tekrar davalının Ankara'daki tamir servisine doğru seyri esnasında Samsun'da motor bloğunun patladığını, bunun üzerine masrafları davacı tarafından karşılanarak kamyonun bir tıra yüklenerek davalının tamir servisine götürüldüğünü, 26/01/2018 tarihinde davalı tarafından tamir bedeli için 15.000,00 TL istendiğini bu bedelin davalı ...'nın hesabına yatırıldığını, 01/02/2018 tarihinde de davalılar tarafından davacının aranarak kamyonun kullanıma hazır olduğunun bildirildiğini, ayrıca ekstradan 1.350,00 TL ödeme yapılmasının istendiğini, bu bedelin de EFT yolu ile ödendiğini, aynı gün aracın teslim alınarak ilçeye götürüldüğünü, ancak aracın tamir öncesi sorunlarının tekrar ettiğini, ilçeye varıldığında kamyonun çalışmadığını, motor üzerinde yapılan incelemede ise davalılar tarafından, davacı tarafa bildirilmeden araç motorunun değiştirilerek araca daha büyük bir motor takılarak eski motor numarası etiketinin de yeni takılan motor üzerine takıldığının anlaşıldığını, dolayısıyla kamyonun ÇENC durumunda ve trafiğe çıkamama durumuna getirilmiş olunduğunu, dava konusu aracın 10/11/2017 tarihinden iş bu davanın açıldığı tarihe kadar çalıştırılamadığını, bu durumun davacının kâr mahrumiyetine sebep olduğunu, böyle bir aracın çalışır durumda davacıya aylık 8.000,00 TL getiri sağladığını, ayıplı ifa nedeniyle davalı tarafa 10/11/2017 tarihinde 17.000,00 TL, 26/01/2018 tarihinde 15.000,00 TL ve 01/02/2018 tarihinde 1.350,00 TL olmak üzere toplamda 33.350,00 TL ödeme yapıldığını belirterek; araç üzerinde tespit yapılarak motorun değiştirilip değiştirilmediği, motorun çalışır durumda olup olmadığı ya da randımanlı çalışıp çalışmadığının belirlenmesini, kamyonun 10/11/2017 tarihinden dava tarihine kadar çalıştırılamaması nedeniyle şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL kâr mahrumiyetinin ticari faizi ile davalılardan müştereken tahsilini, davalının ayıplı ifası nedeniyle davalıya ödenen 33.350,00 TL'nin ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsilini, davacının bilgisi dışında davalılar tarafından motor değişimi yapılmış olunmasından dolayı şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL ikame motor bedelinin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalılar vekili; dava konusu olayın davalı şirketle ilgisinin olmadığını, davalı ...'nın davacının iddia ettiği işlemleri kendi nam ve adına yaptığını, nitekim davacının belirttiği üzere ödemelerin de davalı ...'ya yapıldığını, ayrıca davalı şirketin tek ortağının ... olmayıp ... adında bir ortağının daha olduğunu, dolayısıyla ... ve ...'ın davalı şirketten sorumlu kişiler olduklarını, davacıya ait ... plakalı ... marka ... şase numaralı araç motorunun tahminen 07/11/2017 tarihinde Fatsa'da davacı tarafça araçtan sökülerek davalı ...'nın tamir atölyesine getirildiğini, motoru davalı atölyesine getiren kişinin, kendisini davacı şirketin ortağı olarak tanıtan ... olduğunu, o tarihte araç getirilmediğinden aracın kilometresinin ve bilgisayar arıza kayıtlarının davalı tarafça alınamadığını, davalı şirket tarafından motor dağılıp kontrol edildiğinde ise; krank, eksantrik mili ve piston kollarının kullanılmaz hale geldiklerinin tespit edildiğini, bunların ...'a söylendiğini ve alınan talimat doğrultusunda da motorun krank, eksantrik mili ve piston kolunun çıkma-orijinal olarak, diğer parçalarının da cevap dilekçesi ekinde sunulmuş  olan listede yer alan parçalar ve yeni (orijinal) parçalar olarak motora monte edildiğini, akabinde tamir bedeli için anlaşmaya varılan 17.000,00 TL'nin ...'ya gönderildiğini,ancak gönderilen bedelin 2.700,00 TL'sinin davacı şirketin ortağı olduğunu belirten ve kredi kartı olmayan ...'a geri verildiğini, tamiri biten araç motorunun pikap tipi bir araca yüklenerek ...'a teslim edildiğini, motorun Ordu'da davacı tarafça araca monte edildiğini, davalının araç şoförü ile yaptığı telefon görüşmelerinde, araç şoförünün motorla ilgili herhangi bir sorun olmadığını beyan ettiğini, o konuşmalar esansında araç ekranında bir sorun olduğunun belirtilmesi üzerine davalı ...'nın Fatsa'ya aracın bulunduğu yere giderek araç üzerinde inceleme yaptığını, ekranda belirtilen arıza işaretinin motordan kaynaklanmadığını, aracın elektrik aksamında sorun olduğunu, aracın soğutma sistemi ile alakalı visko fanın çalışmadığını, davlumbazlarının olmadığını tespit ettiğini, bu eksiklerin giderilmemesi halinde aracın hararet yapacağını davacı yana da bildirdiğini, davacının ise belirtilen eksiklikleri gidermeden aracı kullandığını ve akabinde de davalıyı arayarak motor bloğunun patladığını söylediğini, motor bloğu patlayan aracın davalının atölyesine getirildiğini, davalı ...'nın aracı bilgisayara bağlayarak aracın motor bloğunun neden patladığını anlamak için çalışmalar yaptığını, yapılan tespitlerde ise; aracın bir çok kez susuz çalıştırıldığının, hararet seviyesinin olması gerekenden çok yüksek olduğunun, bunun neticesinde motor yağının sıcaklığının aşırı bir şekilde yükseldiğinin ve bunun sonucu olarak kayganlaştırıcı özelliğini kaybettiğinin, ayrıca araç seyir halindeyken birdenbire devir sayıları dikkate alınmadan yüksek vitesten düşük vitese geçildiğinin tespit edildiğini, belirtilen bu hatalara ilişkin bilgisayar çıktısının ekte sunulduğunu, bu tespitler sonrası kendisini davacı şirketin ortağı olarak tanıtan ...'ın motorun çıkma bir şekilde toplanmasını istediğini, ...'ın talimatı doğrultusunda araç motorunun çıkma parçalarla toplanması hususunda anlaşmaya varıldığını, bu işlem için davalı ...'ya 15.000,00 TL ödenmesi konusunda da anlaşmaya varıldığını, aracın ÇENC olarak gözükmemesi ve ruhsatının da değişmemesi için çıkma motora aracın eksi motor numarasının eklenmesinin de ...'ın talebi olduğunu, 01/02/2018 tarihli ...'ın aracı davalıdan eksiksiz ve tam bir şekilde aldığını gösteren yazının da ekte sunulduğunu, ayrıca motordan kaynaklı olamayan, aracın elektrik aksamı ile ilgili sorunların da davalı ... tarafından giderilerek, karşılığında da ...'dan 1.350,00 TL alındığını, araç tamirinin ...'ın izni ve onayı ile tam ve eksiksiz bir şekilde yapılarak teslim edildiğini, teslim öncesi test sürüşlerinin de yapıldığını dava dilekçesi tebliğinden sonra, kendisini şirket ortağı olarak tanıtan ...'ın şirket ortağı olmadığının öğrenildiğini, davacı yanın yapmış olduğu ödemelerin büyük bölümünün aracın motoruna takılan parçalara harcandığını, bu parçaların da halen söz konusu araçta takılı olduğunu, davacı yanın o parçaları davalıya teslim etmeden bu şekilde haksız bir dava açarak ödediği miktarları istemesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, aracın halen kullanılamıyor olmasından ise davalı tarafın değil araç sürücüsünün sorumlu olduğunu belirtilerek; davanın reddini savunmuştur.<br>\tDava ilk olarak Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılmış, Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 24/12/2019 tarih ve 2018/103 Esas-2019/37 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Ankara nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi ve süresinde talepte bulunulması üzerine dosyanın Mahkemenin yukarıdaki esasına tevzi edildiği anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece; davanın, hizmet sözleşmesine dayalı ayıplı iş ve kâr kaybı tazminatının tahsili istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plakalı ... marka, 2006 model damperli kamyonun arızalanmış olan orijinal motorunun davalının tamir servisine 10/11/2017 tarihinde getirilip 17.000,00 TL karşılığında onarılıp 10 gün sonra da 20/11/2017 tarihinde davalıya teslim edildikten kısa bir süre sonra tamir edilen orijinal motor arızasının tekrar oluşması üzerine, kamyonun tekrar motor arızası giderimi için davalının tamir servisine çekici ile getirildiği, orijinal arızalı motor yerine çıkma motor takılarak 15.000,00 TL ve de 1.350,00 TL ödenmek suretiyle tamir edilen kamyonun motor arızasının halen mevcut olduğu, ... plakalı kamyona çıkma motor takma işleminin davacı şirket elemanı ... bilgisi dahilinde olduğu, Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne sunulmuş olan 08/03/2018 tarihli bilirkişi tespit raporunda: “Araç üzerinde yapılan tespitte; “Motorun düzensiz bir ritimle çalıştığı ve yatak vurma arızası sesinin geldiği, yokuş aşağı iniş sırasında motor devri 1800 devri geçtiğinde arıza ikaz işaretinin yanarak motorun stop ettiği, aracın motor kısmının altında ön tarafında bulunan intercooler kısmının altından yağ aktığı”nın görüldüğü, araç motor numarası etiketinin motor bloğu üzerindeki montaj durumunun orijinal olmayan ve sonradan perçin ve yapıştırma işlemi görmüş halde göründüğü, yani motor bloğunun değiştirilmiş olunduğu ve aracın motorunda yukarıda belirtilen arızaların bulunduğu, aracın motorunun randımanlı çalışmadığı...” şeklinde belirtilen tespitin de davacı beyanını doğrular mahiyette olduğu, mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarından da her iki motor arıza giderim işleminin de ayıplı olarak yapıldığı ve dolayısıyla dava konusu kamyonun çalıştırılamaz durumda olduğu hususunun tespit edildiği, aracın davalı şirkette tamir olduğuna ilişkin kayıtlar ve davalı ...'ya tamire ilişkin bedellerin gönderildiğine ilişkin banka kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davalıların bu kapsamda sorumlu olduğu, husumet itirazlarının kabul görmediği, dava konusu aracın orijinal motorunun 20/11/2017 tarihli tamir sonrası davalı tamir servisinde mi kaldığı yoksa davacı tarafından teslim mi alındığı hususu bilinmemekle birlikte, davalı tarafça satın alınan ve de kamyon üzerine monte edilmiş olunmakla davacıda olduğu değerlendirilen çıkma motor vb. parçalar için hurda değeri için 1.000,00 TL olarak değerlendirildiğinde davacının davalıdan ((17.000,00 TL + 16.350,00 TL) - 1.000,00 TL) = 32.350,00TL talep edebileceği, dava konusu aracın 10/11/2017 tarihinde davalının tamir servisine bırakılarak 10 gün sonra 20/11/2017 tarihinde tamir edilmiş olarak davalının servisinden teslim alındığı, davalı servisinde iki kez motor tamiri için kaldığı, dava konusu aracın tamir süresinin toplamda 20 iş günü olduğu, bu süre zarfında davacının yoksunluk kazanç kaybının ise 5.333,33 TL olacağı denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olup, davacıya ait ... plakalı araç üzerinde bulunan orijinal motorun zaten arızalı olduğu ve işlev görmediğinden davacı tarafın davalılardan ikame motor bedeli talep edemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 32.350,00 TL motor tamir bedeli, 5.333,00 TL kâr mahrumiyeti bedeli olmak üzere toplam 37.683,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.<br>\tDavalılar vekili istinaf başvurusunda; husumet itirazlarının reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan 08/03/2018 tarihli ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, yasal süresi içerisinde rapora itiraz edildiğini, itirazları konusunda hiç bir yargılama safhasında değerlendirme yapılmadığını, bilirkişinin raporunda belirtmiş olduğu arızaların hiç birisinin müvekkilinden kaynaklı olmadığını, bilirkişinin raporunda belirlenen arızaların neden, nereden, hangi sebeple oluştuğunun tespitinin yapılmadığını, bu nedenle raporun eksik düzenlediğini, Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce alınan ilk raporda belirlenen tespitleri kabul etmemekle birlikte, bu tespitlerin doğruluğu halinde dahi aracın bahse konu randımanlı çalışmamasına ilişkin kusurların yine müvekkilinin tamirinden kaynaklı olmadığını, nitekim yüksek tonajlar yüklenerek kullanılan bir ticari aracın bu şekilde arızalar vermesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, aynı zamanda cevap dilekçesinde belirtildiği üzere aracı kullanan şoförlerin aracın kullanımı konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadıklarını, müvekkilinin defaten davacı ve şoförlerine aracı nasıl kullanmaları gerektiğini de anlattığını, bilirkişi raporundaki arızalara ilişkin tespitlerin davacı yanın 01/02/2018 tarihinden bu yana aracı kullanım şartlarına uygun kullanmamasından kaynaklandığını, belirtilen hususların dava konusu aracın bilgisayar ortamında incelenmesi sonucunda 01/02/2018 tarihinden bu yana ne tür arıza raporları verdiği hususunun incelenmesi sonucunda tespit edilebileceğini, belirtilen değerlendirmelerin yapılmamış olmasının müvekkilinin savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğunu, hükme esas teşkil edilen 02/03/2021 tarihli bilirkişi raporu ve 02/08/2021 tarihli ek raporunun da hukuka ve kanuna aykırı, hatalı ve eksik olduğunu, bilirkişilerce müvekkiline gönderilen 1.350,00 TL’nin motor haricindeki işler için alındığı tespit edilmiş olmasına ve davacının aracındaki hasarın motorda meydana geldiğinin belirtilmesine rağmen davacı yanın 1.350,00 TL’yi iade isteyebileceğini değerlendirerek kendi içerisinde çelişkiye girdiklerini, müvekkilinin motor dışındaki işler için almış olduğu bedelin bu davada talep edilemeyeceğini, 01/02/2018 tarihli yazının ibraname hükmünde olup bu yazının dava açılamayacağının ve davacının müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağının göstergesi olduğunu, Mahkemece bahse konu belgenin gerekçeli kararda değerlendirilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişinin 1.000,00 TL olduğunu belirttiği hurda bedelini nasıl tespit ettiğinin açık olmadığını, motor üzerine takılan malzemelerin tümünün servis fişlerinde belirtildiğini, ayrıca araç üzerinde hangi malzemelerin kullanılabilir hangilerinin kullanılamaz olduğuna dair de bir tespit bulunmadığını genel geçer bir tespit ve ifade ile araca 15.000,00 TL bedelle takılan çıkma motorun hurda bedelinin 1.000,00 TL olduğu tespitinin olağan hayat koşularına göre mümkün olmadığını, ayrıca kâr mahrumiyeti hesaplanırken salt davacı yanın dava dilekçesinde geçen beyanı üzerine aylık 8.000,00 TL üzerinden hesaplama yapılmasının da bu hesaplamanın herhangi bir teknik özelliğe ve bilimsel veriye dayanmadan yapıldığını gösterdiğini, kâr mahrumiyeti hesabının yapılabilmesi için davacı yanın olayın olduğu döneme dair ticari defterlerinin incelenmesi ve ticari kazançlarının hesabı ile araçtan kazandığı veyahut kazanacağı miktarların tespit edilmesi gerektiğini, eksik incelemeye dayalı raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin aracı bir kez tamir ettiğini, ikincisinde ise araca davacının yetkilisinden almış olduğu talimat doğrultusunda çıkma motor taktığını, Mahkemenin iki kez tamir yapıldığı yönündeki kabulünün bu nedenle hatalı olduğu gibi, aynı nedenle müvekkiline gönderilen 15.000,00 TL çıkma motor için olduğundan 15.000,00 TL bedel için davacının talep edebileceği miktar olmadığını, belirterek; Mahkeme kararının kaldırılmasını dosya kapsamında yeniden inceleme ve yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dosyanın Dairemizce yeniden görülmesi mümkünde değilse kararın kaldırılarak mahkemeye tekrardan yargılama yaparak davanın reddine karar vermesi için gönderilmesini talep etmiştir. <br>\tDava; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan kabule icbar edilemeyecek nitelikte ifa nedeniyle bedel iadesi, kâr mahrumiyeti ve ikame motor taleplerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında ilk olarak davacıya ait kamyonun motor tamiri, sonrasında ise motor değişimi hususunda sözlü eser sözleşmesi kurulduğu ihtilafsız olup, davacı iş sahibi yapılan ifanın kabule icra edilemeyecek nitelikte ayıplı olduğu iddiası ile ödenen bedelin iadesini, müspet zarar kapsamında kâr mahrumiyetini ve ikame motor bedelini talep etmiş, davalılar, davalı şirket yönünden husumet itirazları ile birlikte davanın esastan reddini savunmuştur. <br>\tHer ne kadar Mahkemece taraflar arasında kurulan akdi ilişkinin hizmet sözleşmesi olduğu kabul edilmişse de, yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki akdi ilişki eser sözleşmesi olup, Mahkemenin hukuki ilişkinin tespiti hatalı olmuştur.<br>\t 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 281 inci maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.<br>\tBilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu, aynı zamanda taraf ve Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.<br>\tDosyanın incelenmesinde, yukarıda belirtildiği üzere davanın ilk olarak Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/103 esasına tevzi olunarak açıldığı, bu mahkemece davalı tarafça cevap dilekçesi verilmeden önce 16/02/2018 tarihinde araç üzerinde makine mühendisi bilirkişi refakatinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alındığı, 08/03/2018 tarihli bu rapora davalılar vekilince itiraz edildiği, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinden sonra ise, Mahkemece atanan bilirkişi heyetince 02/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği, 28/06/2021 tarihli celsede verilen ara kararı ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazlarının reddine, seçenekli olarak araç tamir süresi için ikame araç kira bedelinin de hesaplanması için dosyanın ek rapora tevdiine karar verildiği, düzenlenen ek rapor sonrasında tarafların ek rapora itirazlarının reddine karar verildiği, ancak Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporunda, davalılar vekilinin 08/03/2018 tarihli bilirkişi raporuna itirazları ile kök rapora itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmıştır.<br>\tBu durumda Mahkemece, dosyanın 14/09/2020 tarihli ara kararı ile atanan bilirkişiler heyetine yeniden tevdi edilerek, davalılar vekilinin 08/03/2018 tarihli bilirkişi raporunun dava konusu araçtaki arıza tespitlerine ilişkin itirazları ile bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporuna karşı itirazlarını karşılar; taraf ve mahkeme denetimine uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2022 tarih ve 2020/192 Esas- 2022/84 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t<br>\t4-Davalılar tarafından yatırılan 644,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, <br>\t5-İstinaf talep eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t\t\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0d05e1a13db30e8","SID":"759fd9fc898a96e6"}}