{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1708 <br>KARAR NO: 2024/137<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15.12.2023 <br>NUMARASI: 2023/639 Esas, <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili,  taraflar arasında 27/04/2022 tarihli sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşmeye istinaden müvekkili şirket tarafından yapımı konusunda 22/06/2022 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmenin imzalanmasının ardından usulüne uygun olarak işe başladığını ve edimlerini yerine getirdiğini, yapılan işlerin bir kısımlarının davalı tarafça müvekkili şirkete ödendiğini, davalı tarafça hakediş bedeli olarak müvekkiline ... Bankası Fenerbahçe/İstanbul şubesinin 15/06/2023 vade tarihli 2.700.000,00TL bedelli çek ile yine aynı şubeye ait 24/06/2023 vade tairhli 1.200.000,00TL bedelli çek verildiğini, hakediş bedeli olarak verilen çek bedellerinin ödenmemesi üzerine müvekkili şirket adına davalı tarafın Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas ve ... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, takiplerin kesinleştiğini ve haciz işleminin yapıldığını, verilen çek bedellerinin hakediş alacaklarının sadece bir kısmına ilişkin olduğunu, müvekkili şirket sözleşme konusu iş ve işlemleri tamamlayarak ödenmesi gereken hakediş alacaklı için faturalarını düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, davalı tarafça fatura alacaklarına karşılık müvekkili şirkete kısmi ödemeler yapıldığını ancak yapılan ödemelerin faturası düzenlenen hakediş alacak bedellerini karşılamadığını bunun üzerine davalıya Ankara ... Noterliğine ait 23/06/2023 tarihli ihtarname gönderildiğini, icra takibine konu 263.236,31USD hakediş alacağı ile teminat mektuplarının iadesinin talep edildiğini, davalı tarafın ihtarnamede verilen süre içerisinde ödeme yapmadığını ve temerrüde düştüğünü, davalı tarafın verilen verilen süre içerisinde hakediş ödemelerini yapmaması üzerine Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden 263.236,31USD'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalı tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini, davalı tarafın yetki itirazı neticesinde dosyanın İstanbul Anadolu ...  İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı numarası aldığını ve bu dosyadan gönderilen icra emrine davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini takibin durdurulduğunu, müvekkilinin alacağının tahsil kabiliyeti bulunmadığını belirterek davalının mevcut malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözlemesi olduğu, davacı taraf bakiye hakediş bedelini istediği, sözleşme kapsamında davacının edimini yapıp yapmadığı ve bakiye hak ediş miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği , dava dilekçesine ekli belgelerin yaklaşık ispat koşulu oluşturmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, davacı tarafın edimlerini yerine getirdiğini, tamamlanmamış görülen küçük işlemlerin malzemelerini ise davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın mevcut mal varlığına ihtiyati haciz konulmaz ise alacağın tahsil kabiliyetini olmayacağının ortada olduğunu, mevcut yapısı itibari ile alacağı ödeyemeyeceğini ve tek haciz kabil taşınmazda satılması ile alacaklarına kavuşacamayacaklarının açık olduğunu, faturaların kabul edildiğini, mekanik işlerin yapıldığını kabul edildiğini, tespit dosyaları getirilmeden mahkemece karar verildiğini ve bunun hatalı olduğunu, sadece dava konusu edilen miktar yönünden değil kesin hesap yönünden de hak ediş alacaklarının olduğunu, bu alacak içinde fatura gönderdiklerini, bunun için davalı tarafın itiraz etmediğini, sadece sözleşmenin fesihinden dolayı henüz muaccel olmadığının savunulduğunu belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İhtiyati haciz İİK 257 vd. Maddelerinde düzenlenmiştir. İhtiyati hacizin şartları İİK 257. Maddesinde \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.(1)Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;\" şeklinde belirtilmiştir.İhtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir, muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına  yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılmasına göre, mahkemece verilen karar doğru olmuştur. Sözleşmenin feshedilmiş olması ihtimali de bulunduğunun anlaşılmasına göre sonuçları bakımından davadaki talebi de etkileyeceği hususu birlikte değerlendirildiğinde mahkemece verilen karar doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.12.2023 tarihli ve 2023/639 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 08.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"927180abed4146e4","SID":"f3bff08969039b3c"}}