{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\tT.C.<br>\tKONYA                                                                     TÜRK MİLLETİ ADINA    <br>      . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                           GEREKÇELİ KARAR         <br>ESAS NO\t:<br>KARAR NO\t: <br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: <br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirket aleyhine; her biri 15.12.2019 tanzim tarihli, 15.05.2020, 15.06.2020 ve 15.07.2020 vade tarihli, sırasıyla 50.000, 75.000 ve 75.000 TL. bedelli 3 adet bono dayalı olarak, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi yaptığını, bu takip dosyasından da davacı şirketin tüm malları ile hak ve alacakları haczedildiğini ancak davacı şirketin, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu bonolar nedeniyle davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, davalı ... ile davacı şirketteki tüm payını devrederek davacı şirketle ilgisi kalmayan davacı şirketin önceki yetkilisi ... , fikir ve eylem birliği içinde; sanki davacı şirketin davalıya borcu varmış ve şirketin yetkilisi olduğu dönemde düzenlenmiş gibi, dava konusu bonolara eski bir düzenleme tarihi (15.12.2019) yazılmasını sağlamak suretiyle, davacı şirketin (yakın arkadaşı, ticari ve hukuki ilişkisi ile akrabalığı olan) davalı ... borçlandırmaya çalıştıklarını, davacı şirket ve yetkilisi ... ile davalı ... arasında; para, mal veya hizmet alış verişi yahut hukuki veya ticari en küçük bir ilişki, hatta tanışıklıklarının bile olmadığını, öte yandan, icra takibine konu bonoların düzenleme tarihi olan 15.12.2019 davacı şirketin kuruluşunun Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, eş söyleyişle davacı şirketin kuruluşunun üçüncü şahıslara duyurulduğu tarih ise (bir gün sonrası) 16.12.2019 tarihi olduğunu dolayısıyla, davacı şirketin kurulduğu henüz Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmemişken, davacı şirketin Celalettin Sakarak'tan, iptal edilen 40.000,00 TL.'lık bono bedeli ile birlikte toplam 240.000,00 TL gibi bir mal, hizmet veya para almadıkları gibi nedenlerle HMK.'nın 209., 389. ve 390. maddeleri gereğince, dava dilekçesi ve ekine eklenen bilgi ve belgeler ile Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. sayılı dava dosyası, özellikle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.01.2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ve bu karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporu dikkate alınarak, işbu dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin, takdiren teminatsız olarak  tedbiren durdurulmasını, mahkememizce talebi kabul görmemesi halinde işbu dava dilekçesinde arz edilen  hususlara binaen, dava dilekçesine eklenen bilgi ve belgeler ile Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, özellikle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.01.2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ve bu karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporu dikkate alınarak, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına ödenmiş ve ödenecek olan paraların, işbu dava sonuçlanıncaya kadar davalı- alacaklıya ödenmemesi yönünde, takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonucu; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini ve söz konusu icra takibinin davacı yönünden iptalini, İİK.'nın 72/5. maddesi gereğince, davalının davacı aleyhine icra takibi yapmakta açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle, dava konusu icra takibine konu asıl alacak olan 200.000,00 TL.'nın % 20'sinden az olmamak üzere takdir olunacak tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile takdir olunacak nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. <br>Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; takibe  konu senedin tanzim edildiği  tarihte  şirket yetkilisi olan ... tarafından tanzim edildiğini, davalının şirket yetkilisi ... tanımadığını, şirketin kuruluş  aşamasında işyerine almayı düşündüğü  Laser Kesim Makinesini alabilmek için yardım etmesini, şirketin tam olarak faaliyete geçtiği vakitte şirkete ortak yapacağını vaat ederek davalıdan borç para aldığını, ayrıca davalıdan alınan paranın takibe konu olan senetten kat be kat fazla olduğunu, davalı şirket kurulduktan sonra defalarca kendisinin şirkete yapılacak ortaklığını sorduğunda ise şuanda diğer bir ortağının olduğunu, diğer ortağın buna yanaşmadığını, KOSGEB'den hibe alacaklarını ve alınacak olan hibe desteğinin ödenmesinden sonra parayı iade edeceklerini  beyan ederek davalıyı oyaladığını,  ödenecek olan senedin vadesi gelmeden şirkette hissesini diğer ortağı olan ... devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, ... şirketteki hisselerini ... devrettiğini davalıdan  gizlediğini, parayı iade etmemek için her defasında başka bir hikaye bulunduğunu,  KOSGEB'den gelecek olan hibenin halen yatmadığını, yatması halinde  aldıkları paraları iade edeceklerini , paranın yatmaması halinde şirketten hisse vereceklerini, bunu da  kabul etmezse yapacakları kardan pay  vermeyi teklif ettiklerini ancak bunlardan hiçbirini yerine getiremediklerini  ve neticesinde de davalıdan aldıkları paraların iade edilmediği gibi nedenlerle  davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli davacının asıl alacağın %20'inden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. <br>ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>\t6102 sayılı Kanun'un 629 uncu maddesinin birinci fıkrası  uyarınca; müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Aynı Kanun'un anonim şirketlere ilişkin 371 inci  maddesi uyarınca; şirketi temsile yetkili kişiler, şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin temsilciye karşı rücu hakkı saklıdır. Temsilcilerin üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin. Şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir. <br>\tTemsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi, tescil ve ilan edilmek koşuluyla, bir temsilcinin temsil yetkisi sadece merkezin veya bir şubenin işleri yönünden bölgesel olarak veya birlikte temsil yetkisi kullanılması yönünden sınırlandırılabilir. Kısıtlama yapılmış olsa bile bu karar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Şirketi temsilen yapılan iş ve işlemler her halükarda geçerli olup, iç ilişkide temsil yetkisinin sınırlandırılmış olması üçüncü kişilerin şirkete müracaat etmelerine engel değildir. Bu bağlamda, limited şirketi temsile yetkili olanlar şirketi üçüncü kişilere karşı borçlandırabilirler. <br>\tSomut olayda dava konusu bonoların her birinin keşide tarihi 15/12/2019 olup, bononun keşide tarihinde bonoyu şirket adına imzalayan dava dışı ... davacı şirketin ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olduğu sabit olup, dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin ticaret siciline 09/12/2019 tarihinde tescil edildiği, tescil ilanının 16/12/2019 tarihli ticaret sicil gazetesi ile yapıldığı, bu sebeple bononun keşide tarihi olan 15/12/2019 tarihinde davacı şirketin kuruluşu tamamlanmış bir şirket olduğu anlaşılmıştır.\t<br>\tDavacı, icra takibine konu davalının lehtarı davacının borçlusu olduğu bonoların bedelsiz olduğu ve muvazaalı olarak düzenlendiği iddiasıyla İİK'nın 72. maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Dava konusu bononun düzenlendiği tarihte dava dışı ... davacı şirketin yetkilisi olduğu ticari kayıtlarla sabittir. O halde bono davacı şirketin yetkilisi tarafından düzenlenmiştir. Bononun TTK'da düzenlenen kambiyo senetlerine ilişkin hükümlere uygun düzenlendiği, davalının bonoda lehtar olduğu görülmektedir. Öte yandan, kambiyo senetlerinin davacının ticari defterine kaydedilmemiş olması onları hükümden düşürmez. Bu durumda davacının bonoya karşı iddialarını HMK'nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Davacı yazılı bir delil ibraz etmemiş olup, iddiasını ispatlayamamıştır. Tüm  bu sebeplerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tMahkememizin 06.03.2023 tarihli ara kararı ile takiple ilgili takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği, icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talebi  verildiği ancak  tedbir kararının 1 haftalık süre içerisinde teminat yatırılıp infazının talep edilmemesi nedeni ile kendiliğinden kalkmış sayılmasına Mahkememizin 05.05.2023 tarihli ara kararı ile karar verildiği  dikkate alınarak yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ( Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı 17.01.2024 tarihli ilamı kararımızı destekler mahiyettedir.)<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-) Açılan davanın REDDİNE,<br>2-) Yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,<br>3-)Dava açılırken yatırılan 4.221,93 TL peşin harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile artan 3.794,33 TL'nin  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>4-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 39.083,24TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-)Davalı tarafından sarfedilen 25,60 TL  vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-)Taraflarca yatırılan ve dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine,<br>DAİR; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinden istinaf kanun yoluna müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.29/02/2024<br><br>Katip \t\t\t\t\tHakim <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3df8a5191a8ee31","SID":"23b25cd5dfe9ab34"}}