{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/187 - 2024/243<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/187 <br>KARAR NO\t: 2024/243<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: 2023/763 Esas<br><br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDİLEN<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 16/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili ; 01.11.2022 tarihinde davalıya ait aracın kırmızı ışıkta geçerek davacıya ait araca çarpması sonucu aracın hasar gördüğünü,  araçta meydana gelen hasar bedelinin trafik sigortası tarafından ödendiğini, değer kaybının ekspertiz raporu ile 66.000,00 TL olarak belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere   1.000,00 TL değer kaybının ve 500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan  tahsiline karar verilmesini  ve alacağının teminat altını alınması için davalı adına kayıtlı ...plakalı araç ve taşınmazlara ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>\tMahkemece, 17.11.2023 tarihli ara kararla davacının talep ettiği, olayda davacı talebi taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinden talep yargılamaya muhtaç bulunmakla mevcut dosya kapsamı uyarınca yasada aranan yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmemiş olup İİK 257 maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun bu aşamada gerçekleşmediği anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ<br>\tDavacı vekili 11.12.2023 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin vermiş olduğu  ihtiyati haciz taleplerinin \"yasada aranan yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmemiş olup İİK 257 maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun bu aşamada gerçekleşmediği anlaşıldığından\" denilerek reddedildiğini, ret gerekçesinde  bahsedilen yaklaşık ispatın kaza tutanakları, hasar dosyaları, ekspertiz raporu davacının aracında oluşan zararın sorumlusunun davalı olduğunu,  davalının mevcut sosyo-ekonomik durumunun bilinmediğini, sabit olan alacağın tahsili hususunda yargılama sonunda sıkıntı yaşama ihtimalinin de yüksek olduğunu, sadece teminat amacına hizmet eden, mevcut alacağın korumaya yönelik ihtiyati haciz talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ret kararının kaldırılarak, davacının alacağının teminat altına alınması amacıyla davalı adına kayıtlı araç ve taşınmazların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini ileri sürmüştür. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br>\tİhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tİİK.257. maddesi hükmüne göre: \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>\tVadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>\t1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>\t2 -Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>\tBu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\"<br>\tİİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>\tMahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. <br>\tİhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge Adliye Mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\"<br>\tİİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir.  Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. <br>\tDosyada mevcut  kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporuna göre  alacağın varlığına ve muaccel olduğuna kanaat oluşturacak belgeler olduğu ancak talep edilen değer kaybı ve araç mahrumiyeti bedelinin belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada tazminat miktarının belirli olmadığı dikkate alındığında mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince  esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Davacı vekilinin 17.11.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL’nın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3- Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f51fc9c7beb721d","SID":"7d13d9406e40e4f9"}}