{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/340 Esas<br>KARAR NO: 2024/405 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/508 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH: 11/01/2024<br>DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  davanın açılmasından sonra davalının dava konusu A ve B grubu imtiyazlı hisseleri üçüncü kişilere devretmesi durumunda hakkın elde edilmesi imkânsız hale geleceğini, bu sebeple işbu dava sonuna kadar dava konusu ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.’de davalı adına kayıtlı A ve B grubu nama yazılı hisselerin üçüncü kişilere devredilmesini engellemek amacıyla 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca işbu dava sonuna kadar dava konusu ... A.Ş., ... A.Ş. ve ...A.Ş.’de davalı adına kayıtlı A ve B hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesini engellemek amacıyla işbu hisselere ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/04/2024 tarih 2023/508 Esas sayılı kararında;\"....Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde; ihtiyati tedbir talep eden vekilinin dava dilekçesine eklediği belgeler alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte değildir, yapılacak olan yargılama neticesinde belli olacaktır. Sonuç olarak yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, Yaklaşık ispat oluşmadığından tedbir talebinin bu aşamada reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/508 Esas sayılı dosyasında 17.10.2023 tarihli ara karar ile dava konusu hisselerin dava tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenmesi için rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine teslim edilmesine karar verildiğini, Dosyaya sunulan 04.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu hisselerin dava tarihi itibariyle her iki davacı için toplamda 149.642,12 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, 149.642,12 TL üzerinden alınması gereken peşin harç bedeli 2.555,52 TL olduğunu, işbu dava açılırken ödenen 179,9 TL harç bedeli düşüldüğünde kalan bakiye harç bedeli olan 2.375,62 TL ise Mahkeme veznesine yatırıldığını, 17.10.2023 tarihli ara kararda ayrıca tedbir talebinin harç tamamlandıktan sonra değerlendirilmesine karar verilmiş olduğundan 11.01.2024 tarihli duruşmada tedbir talebi değerlendirildiğini ve buna dair de 11.01.2024 tarihli ara karar oluşturulduğunu, Yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin gerekçesine ise dava dilekçesine eklenen belgelerin alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığı, yapılacak yargılama sonucunda belli olacağı ve yaklaşık olarak ispat koşullarının oluşmadığının ifade edildiğini, yerel mahkemece alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığı ifade edilmişse de davanın bir alacak davası olmadığını,  Davanın konusu 2005 yılında davalı ... tarafından pay defterine yapılan kaydın yokluk yahut kesin hükümsüz olması sebebiyle geçersizliğinin tespitine ve müvekkillerinin miras payı oranındaki a ve b grubu hisselerinin pay defterine kayıt edilmesine dair talepleri içerdiğini, dolayısıyla işbu davanın bir hukuki işlemin yokluk yahut butlan (kesin hükümsüz) olmasına dayalı geçersizliğinin tespitine dayalı olduğunu, Yerel mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ifade edilmişse de her uyuşmazlığın yargılama gerektirdiğinin açık olduğunu ancak eldeki davada ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde dava konusu hisselerin üçüncü şahıslara devredilerek dava sonucunda elde edilecek netice işlevsiz kalacağını Bu husus yerel mahkemece göz ardı edildiğini, tapu iptal ve tescil, tasarrufun iptali ve işbu dava gibi davalarda dava konusunun yargılama sonucunda verilecek hükmün infaz kabiliyetinin korunması ve işlevsiz kalmaması için yaklaşık ispat koşulu aranmaksızın tedbir kararları verildiğini, söz konusu tedbir kararını dayanağını HMK madde 389'dan aldığını,HMK madde 389 “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmünü içerdiğini, yerel mahkemece Hmk'nın 389. maddesi göz ardı edildiğini, Dava dilekçesinin A bölümünde de izah edildiği üzere ... A.Ş.’nin %50 kurucu ortağı  ... olduğunu, ...  ve daha sonra eşi ...’in 2005 yılında vefatı üzerine şirkette yer alan A ve B grubu nama yazılı imtiyazlı hisselerin 6 mirasçısına intikal etmesi gerekirken, sadece mirasçılardan ...’in hissesi miras payına göre intikal ettirildiğini, diğer 4 mirasçının A ve B grubu nama yazılı hisselerini ise davalı kendi adına kaydettirdiğini, üstelik davalı bu işlemi mirasçılara hisseler intikal etmeden yaptığını, mirasçılar arasında gerçek bir miras paylaşım veya taksim sözleşmesi olmadığı, mirasçıların iradesinin bu yönde bir paylaşıma yönelik olmadığı, miras taksim sözleşmelerinin tüm mirasçılar tarafından imzalanmak suretiyle yazılı yapılmasının zorunlu ve emredici bir hüküm olduğu, davalılar tarafından sunulan 17.08.2005 tarihli belge ile dava konusu işlemin yokluk ve butlan yaptırımına tabi olacağı, bu sebeple davalının, ... A.Ş.’deki A ve B grubu nama yazılı imtiyazlı hisselerini kendi adına kaydettirmesinin de kesin hükümsüz olduğunu izah edildiğini, Muris ...’den mirasçılara intikal etmeden doğrudan davalı adına pay defterine kaydedilen ... A.Ş.’deki “A” ve “B” grubu nama yazılı imtiyazlı hisselerin ve ... A.Ş.’nin kendi bünyesinden kısmi bölünme suretiyle kurulan ...  A.Ş. ile ...A.Ş.’de davalı adına kayıtlı “A” ve “B” grubu nama yazılı imtiyazlı hisselere ilişkin şirket pay defterinin düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğini, İşbu davanın açılması sebebiyle, davalının dava konusu A ve B grubu imtiyazlı hisseleri üçüncü kişilere devretmesi durumunda hakkın elde edilmesi imkânsız hale geleceğini, bu sebeple işbu dava sonuna kadar dava konusu ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.’de davalı adına kayıtlı A ve B grubu nama yazılı hisselerin üçüncü kişilere devredilmesini engellemek amacıyla işbu hisselere ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına,  ... A.Ş., ... A.Ş. ve ...Ticaret A.Ş.’de davalı adına kayıtlı a ve b hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesini engellemek amacıyla işbu hisselere ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, muris ...’den mirasçılarına intikal etmeden doğrudan davalı adına pay defterine kaydedilen ... A.Ş.’deki “A” ve “B” grubu nama yazılı imtiyazlı hisselerin ve ... A.Ş.’nin kendi bünyesinden kısmi bölünme suretiyle kurulan ...  A.Ş. ile ... A.Ş.’de davalı adına kayıtlı “A” ve “B” grubu nama yazılı imtiyazlı hisselere ilişkin pay defterine yapılan kayıt işlemlerinin geçersizliğinin tespiti ile  şirket pay defterinin düzeltilerek ...’den mirasçılara intikal etmesi gereken tüm hisselerin davacıların miras payı oranında pay defterine kayıt edilmesi, tüm bu hisselere tekabül eden ilmuhaber veya pay senetlerinin davacılara  teslim edilmesi istemi ile açılan davada  dava konusu ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.’de davalı adına kayıtlı A ve B grubu nama yazılı hisselerin üçüncü kişilere devredilmesini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir. Mahkemece, yaklaşık ispat oluşmadığından tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  HMK.'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 Sayılı HMK.'nın 390-(3) maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek\" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Somut olaya döndüğümüzde; davacı tarafça, ... A.Ş.’deki “A” ve “B” grubu nama yazılı imtiyazlı hisselerin ve ... A.Ş.’nin kendi bünyesinden kısmi bölünme suretiyle kurulan ... A.Ş. ile ... A.Ş.’de davalı adına kayıtlı “A” ve “B” grubu nama yazılı imtiyazlı hisselere ilişkin pay defterine yapılan kayıt işlemlerinin geçersizliğinin tespiti ile  şirket pay defterinin düzeltilerek ...’den mirasçılara intikal etmesi gereken tüm hisselerin davacıların miras payı oranında pay defterine kayıt edilmesine yönelik açılan iş bu davada  şirket hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de; İleri sürülen iddialar ispata muhtaç olup eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Dava  ve ara karar tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde  henüz delillerin toplanmamış olması, dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen  belgeler yaklaşık ispata yeterli olmayıp HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen koşul ve delil durumuna göre her zaman yeniden mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebileceği gözönünde bulundurulduğunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,  davacılar  vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a74df3c95655f6e","SID":"0a75e964b740ab19"}}