{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1966 - 2024/246<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1966 <br>KARAR NO\t: 2024/246<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/685 Esas - 2022/590 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 21/08/2020 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıların desteği olan ...'ın kullandığı araca çarpması sonucunda davacıların desteğinin hayatını kaybettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek 15.000TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini kuruşlandırıp, sonuç olarak destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini davacı ... için 63.325,82-TL, ... için 21.023,04-TL, ... için 38.401,57-TL, ... için 11.217,11-TL olarak artırmıştır.\t<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacının kanıtlanan gerçek zararından sigorta limiti ile sorumlu olacağını, davacının kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılardan ...’in kazada hayatını kaybeden ...'ın eşi, ...’nın müşterek çocukları, diğer davacıların ise davacı ...’in ilk evliliğinden olma çocukları olmakla birlikte müteveffa ile aynı evde birlikte yaşadıkları ve bakımlarını müteveffanın üstlendiği, destek ihtiyaçlısı oldukları, davacıların ölüm nedeniyle destekten yoksun kaldıkları, bilirkişi tarafından düzenlenen 09/05/2022 tarihli raporda, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildikten sonra TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniğine göre yapılan hesaplamada davalı sigorta şirketinin poliçe limitine göre garame uygulaması yapılarak belirlenen tazminat tutarlarının davacı ... için 63.325,82-TL, ... için 21.023,04-TL, ... için 38.401,57-TL, ... için 11.217,11-TL olduğunun ve bu miktarlara talebin artırıldığının anlaşıldığı, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru dikkate alınarak belirlenen 16/11/2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kabulüne, davacı ... için 63.325,82 TL, ... için 21.023,04 TL, ... için 38.401,57 TL, ... için 11.217,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,” karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, istinaf başvurularının kabulü ile dosya kapsamında güncel tutarlar üzerinden hesap yapılmak sureti ile yeni bir bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; sigorta limiti belirlenip limitle sınırlı olarak sorumlu olduklarına karar verilmemesinin doğru olmadığını, davaya konu kaza ile ilgili olarak; şirkete başvuru sonucunda şirket tarafından %100 kusur oranı üzerinden TRH 2010 ve 1.8 teknik faiz hesap yöntemine göre rapor alındığını, buna göre 16.11.2020 tarihinde Av. ... hesabına 155.473,01 TL ve Av. ... hesabına 143.534,27 TL olmak üzere toplamı 299.007,28 TL olan iki ayrı ödeme yapıldığını, 16.11.2020 tarihinde Av. ... hesabına 155.473,01 TL olan ödemenin 54.410,36 TL’sinin ..., 53.048,54 TL’sinin ..., 20.085,97 TL’sinin ..., 27.928,14 TL’sinin ... için yapıldığını, vekâletnamede ...'ın isminin olmaması sebebiyle vekil tarafından 07.12.2020 tarihinde müvekkil şirkete 53.048 TL olarak geri gönderildiğini, vekâletnamedeki eksikliğin giderilmesinden sonra 11.12.2020 tarihinde tekrar ... için 52.041,06 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 25.01.2022 tarihinde müteveffanın annesi dava dışı ... ve babası dava dışı ... için 53.809 TL feriler olmak üzere toplam 63.033 TL icra dairesine ödeme yapıldığını, yani ... için 34.239,20 TL, ... için 19.570,29 TL ödeme yapıldığını, kabul anlamında olmamak üzere dava konusu poliçe kapsamında toplamda 353.587,33 TL ödeme yapılmış olup bakiye teminat limitinin 410.000-353.586,84=56.413,16 TL olduğunu, hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...'ın eski eşinden olma ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafa ...'ın ölümü sebebiyle SGK’dan herhangi bir aylığın bağlanıp bağlanmadığı, SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığının belirlenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, bu nedenle faiz, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, haksız fiil sebebiyle açılan davada avans faizi talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ihbar (temerrüt) tarihinden itibaren yasal faiz verilebileceğini, dosyadaki itirazları yönünden gerekçede herhangi bir değerlendirme yapılmamasının da doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalı Sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ile davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı Sigorta şirketi tarafından aynı olay nedeniyle ve aynı müteveffanın hak sahipleri olarak dava dışı çocuklar ... ve ... ile davacı eş ... ve davacı çocuk ...’a dava tarihinden önce bir miktar ödeme yapıldığı, müteveffanın dava dışı anne ve babasına ise davadan sonra bir miktar ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde \"zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur\" düzenlemesine, aynı maddenin 2. fıkrasında ise \"başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tKTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.<br>\tGarameten ödeme ilkesine ilişkin ifade edilen hususlar da dikkate alındığında, ölenin birden çok hak sahibinin bulunması ve tüm hak sahipleri için hesaplanan toplam tazminatın davalının düzenlediği poliçedeki teminat limitini aştığı gözetilerek garame hesabı yapılmak suretiyle davacıların hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir.<br>\tBilirkişi tarafından yapılan hesaplamada garame hesabı yapılmış ise de davalının diğer zarar görenlere yapılan ödeme ile limitin tükendiği iddiası olduğu halde, yapılan ödemenin iyi niyetli olup olmadığı, iyi niyetli olmaması halinde, ödeme tarihinde yapılması gereken ödeme çerçevesinde bakiye limit ve buna göre talep edilebilecek miktar değerlendirilmemiştir.<br>\tBu durumda mahkemece; davalı sigorta tarafından, dava dışı çocuklar ... ve ...’a yapılan ödemelerin ne için yapıldığı, bu kişilerin destek alacaklısı olup olmadıkları gözetilip davalı sigortanın iyiniyetli ödeme yapması gerektiği esasına göre, ödemenin iyi niyetli sayılıp sayılmayacağı değerlendirilerek, ödemenin KTK 96. maddesine uygun olmaksızın ve iyi niyetli yapılmadığının kabulü durumunda, ödenen bedelin sigortanın ödemekle sorumlu olacağı miktara uygunluğunun yapılacak hesaplama ile belirlenmesi, yukarıda ifade olunan esaslara göre, kalan bakiye tutarı dikkate alınarak garame hesabının yapılması konularında, uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı sigorta vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı Sigorta vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde Sigorta tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek, öncelikle tüm destekten yoksun kalanların destek payları gözetildiğinde ödeme tarihi itibarıyla ödenen miktarın, ödenenlerin zararını karşılayıp karşılamadığı, sigortanın limit kapsamında ödemesi gereken bakiye tazimatın bulunup bulunmadığı değerlendirilerek ve ödemeler yetersiz ise bu kez rapor tarihine göre yapılan ödemeler güncellenerek rapor tarihi itibarıyla belirlenen tazminat miktarlarından düşülerek ve garame hesabı gerekiyorsa davacılar dışındaki tüm destek alacaklıları belirlenerek ve davacı dışı ... ve ...’a yapılan ödemelerin mahiyeti de tespit edilerek garame hesabında nazara alınıp alınmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davacılar vekilinin tüm, davalı Sigorta vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 4 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/07/2022 tarihli 2020/685 Esas - 2022/590 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıranlara iadesine, <br>\t4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2022/46810 Esas sayılı dosyasına yatırılan 250.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana iadesine,<br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/02//2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"916878111d91ba16","SID":"131956516ec0aeef"}}