{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/433 <br>KARAR NO: 2024/501 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2023<br>NUMARASI: 2022/177 E. 2023/1106 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 22/04/2024\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/12/2023 tarih ve 2022/177 E - 2023/1106  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketin kullanımına sunulmak üzere 1000 adet ayaklı notluk, 1000 adet plastik kalem, 1000 adet katalog, 1000 adet bloknot defter ve 1000 adet karton çantadan oluşmak üzere 57.500,00 TL net ve 10.350,00 TL KDV olmak üzere 67.850,00 TL tutarında katalog çalışması ve promosyon ürünleri yaptığını, işbu hizmet karşılığında davalı şirkete 03.05.2021 tarihli e-arşiv fatura kesildiğini, katalog çalışması ve promosyonların davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin ürünleri teslim aldığını ve yasal süre içerisinde herhangi bir iade, iade faturası ve şikayet söz konusu olmadığını, davacı şirketin alacağını uzun zaman alamamasından sonra davalı şirket aleyhine 03.08.2021 tarihli Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas numarası ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlattığını, davalının 05.08.2021 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini, icra takibine itiraz edildikten hemen sonra davalının davacı şirket e-postasına “yanlış veya hatalı şekilde fatura kesilmesinden dolayı olduğunu düşünüyoruz” şeklinde elektronik posta gönderdiğini ve ekinde 10.07.2021 tarihinde kesilen iade faturasını gönderdiğini, söz konusu iade faturasının davacının tasarım ücreti, baskı ücreti ve matbaa ücretlerini içerir teklifini davalı şirkete elden yaptığını, davalının teklif içerisinde kabul etmediği \"Fotoğraf Çekimi\" kısmını karalayarak kabul edilen kalemleri whatsapp üzerinden fotoğraf olarak gönderdiğini, kabul sonrası davacının dava konusu katalog ve promosyon ürünlerinden ödemesini kendisi yaparak 1000’er adet bastırdığını, davacının tasarımı kendi yapmasına, baskı ve matbaa ücretlerini kendi ödemesine rağmen davalı şirketten ödemesini alamayarak hak kaybına uğradığını, davalı tarafın tasarıma bir eleştiri getirmediğini, baskı ve matbaayı onayladığını, davalı şirketin her ne kadar iade faturası düzenlemiş ise de iade faturasının, davacının düzenlediği e-arşiv faturasından tam 9 hafta sonra düzenlenip, yasal süresi içerisinde düzenlenmediğini, davacı tarafın söz konusu iade faturasını kabul etmediğini, davalı şirketin, taraflar arasında aracılık yapan ...  isimli şahsın kendi bünyelerinde çalışmadığını ve kendilerinin bu durumdan haberdar olmadıklarını iddia ettiğini ancak teslim edilen ürünleri zilyetliğinde bulundurduğunu ve hala kullandığını, aracı şahıs ...  nin davalı şirket bünyesinde çalışmıyor olsa dahi davalı şirketin fazlasıyla yan şirketlerinin bulunduğunu ve o şirketlerden birinde çalışıyor olabileceğini, nitekim davalının dış ticaret üzerine kurduğu ...   isimli bir şirketin aynı adreste ticaret yaptığını tespit ettiklerini, kaldı ki aracı şahsın davalı şirket bünyesinde çalışmaması durumunda bile davalı şirkete kesilen e-arşiv faturaya yine davalı şirket bünyesindeki çalışanlarının yasal süresi içerisinde karşılık vermediklerini, hem aracı şahsın hem de davalı şirketin e-arşiv portaldan sorumlu personelinin işbu durumu davalı şirketten gizlemesinin hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu zira iddia ettikleri gibi bir durum söz konusuysa davacı tarafından kesilen e-arşiv faturaya neden yasal süreler içerisinde iade faturası düzenlenmediğini, davalının Kayseri ve çevresinde ün yapmış bir limited şirket olup, basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, tasarım, baskı ve matbaa ücretlerini kendi ödeyen davacının hak kaybına uğradığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının borca vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve talep konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talepler ile ilgili olarak hak düşürücü ve zaman aşımı itiraz ve def’ini ileri sürdüklerini, davalının davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının davalıya birtakım katalog ve promosyon ürünleri teklif ettiği ve davalının da kabul ettiğini beyanla fatura kestiğini ve ürünleri davalıya teslim ettiğini fakat davalının ödemesini yapmadığını iddia etmişse de taraflar arasında hizmet yahut satış akdi kurulmadığı gibi davalının davacıdan herhangi bir ürün de teslim aldığını, davalının teslim edildiği iddia edilen ürünleri teslim almadığından; borcun doğduğundan ve iadesinin gerektiğinden bahsedilemeyeceğini, davacı beyanlarının aksine teslim edildiği iddia edilen ürünlerin davalının zilyetliğine hiç geçmediğini ve dolayısıyla kullanılmasının da söz konusu olmadığını, davacı tarafça davalıya gönderilen faturanın e-fatura olup, bu şekilde elektronik ortamda kesilen faturaların otomatik olarak deftere işlendiğinden ve temel fatura niteliğinde olan e-faturayı red etme olanağı bulunmadığından davalı tarafından davacıya iade faturası kesildiğini, davalının teslim edildiği iddia edilen ürünleri almak hususunda açık veya örtülü hiçbir irade beyanında bulunmadığını, zilyetliğine geçirmediğini ve tarafına gelen e-arşiv faturasına karşılık da iade faturası kestiğini, davalının davacı tarafa hiçbir borcu bulunmayıp; davacı tarafın 67.850,00 TL alacağı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, iddiaların TMK md. 6 ve HMK md. 190 hükümleri uyarınca ispat edilmesi gerektiğini, icra takibi sonrası yapılan harici araştırmaya göre, davacı tarafın, davalı şirkette çalışan bir işçi ile birlikte davalı şirketten tahsilat yapmak maksadıyla hareket ettiğini, davalının fatura bilgilerini de bu işçiden aldığını ancak söz konusu işçinin davalı nezdinde herhangi bir yetkisi olmadığı gibi iş akdinin de fesh edildiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği durumlarda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davalının borca itirazı haklı olduğunu, davacının ise takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının iddia edilen alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Davacı, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İİK'nun 67/2.maddesine göre \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın \"yüzde yirmisinden\" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Somut olayda alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması ve davacının talebi gözetilerek, itirazın iptaline karar verilen 67.850,00 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İzah edilen nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.Davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, İtirazın iptaline karar verilen 67.850,00-TL alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, İtirazın iptaline karar verilen 67.850,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete birtakım katalog ve promosyon ürünleri teklif ettiği ve müvekkili şirketin de kabul ettiğini beyanla fatura kestiğini ve ürünleri müvekkili şirkete teslim ettiğini fakat müvekkilinin ödemesini yapmadığını iddia etmişse de müvekkili şirket ile davacı arasında hizmet yahut satış akdi kurulmadığı gibi müvekkilinin, davacıdan herhangi bir ürün de teslim almadığını,  Müvekkili şirketin teslim edildiği iddia edilen ürünleri teslim almadığından; borcun doğduğundan ve iadesinin gerektiğinden bahsedilemeyeceğini, davacı beyanlarının aksine teslim edildiği iddia edilen ürünlerin müvekkili şirketin zilyetliğine hiç geçmediğini ve dolayısıyla kullanmasının da söz konusu olmadığını, davacı tarafça müvekkili şirkete gönderilen fatura e-fatura olup bu şekilde; elektronik ortamda kesilen faturaların otomatik olarak deftere işlendiğinden ve temel fatura niteliğinde olan e-faturayı reddetme olanağı bulunmadığından müvekkili şirketçe davacı tarafa iade faturası kesildiğini, müvekkilinin teslim edildiği iddia edilen ürünleri almak hususunda açık veya örtülü hiçbir irade beyanında bulunmadığını, zilyetliğine geçirmediğini ve tarafına gelen e-arşiv faturasına karşılık da iade faturası kestiğini, dosya kapsamında daha önce de belirttikleri üzere icra takibi sonrası edindikleri harici bilgilere göre, davacı tarafın, müvekkili şirkette çalışan bir işçi ile birlikte müvekkili şirketten tahsilat yapmak maksadıyla hareket ettiğini, şirketin fatura bilgilerini de bu işçiden aldığını ancak söz konusu işçinin şirketleri nezdinde herhangi bir yetkisi olmadığı gibi iş akdinin de feshedildiğini, dolayısıyla izah ettikleri üzere müvekkili ve davacı arasında herhangi bir alacak verecek ilişikisi yahut hizmet sözleşmesi kurulmayıp bundan yana müvekkili nezdinde davacının hiç bir hak ve alacağının bulunmadığını, kaldı ki dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin iade faturasının usulüne uygun düzenlendiği ve davacı tarafça her ne kadar ticari defterlere kaydedilmemişse de iade faturasının kabul edildiği ve vergi dairesine beyan edildiği tespit edildiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete gönderilen fatura e-fatura olup bu şekilde elektronik ortamda kesilen faturalar temel fatura niteliğinde olan e-faturayı reddetme olanağı bulunmadığından müvekkili şirketçe davacı tarafa iade faturası kesildiğini, müvekkilinin teslim edildiği iddia edilen ürünleri almak hususunda açık veya örtülü hiçbir irade beyanında bulunmadığını, zilyetliğine geçirmediğini ve tarafına gelen e-arşiv faturasına karşılık da iade faturası kestiğini, nitekim müvekkilinin kestiği iade faturası ile ilgili olarak davacı taraf iade faturasını defterine kaydetmediğini fakat BA formlarında faturanın davacıya teslim edildiği ve vergi dairesine beyan edildiğinin ortada olduğunu, kendisine teslim edilen iade faturasına 8 gün içerisinde itiraz etmeyen ve vergi dairesine beyan etmesine karşın defterine işlemeyen davacı bu faturayı kabul etmiş sayılacağını, bu faturayı ticari defterine kaydetmemesinin sorumluluğu müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin borçlu olmadığını, davacının kötü niyetli olduğu açık iken davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, talep edilen icra inkar tazminatının da kabulünün mümkün olmadığını, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği durumlarda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüne, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/177 E. - 2023/1106 K. Sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise kararın kaldırılarak eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyanın yerel mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin delilleri topladığını, tanıkları dinleyip bilirkişi incelemeleri yaptırdığını ve işbu bilirkişi incelemeleri neticesinde de davada haklılıklarının ortaya çıktığını ve doğal olarak da mahkemenin davayı kabul ettiğini, bu yüzden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğini savunmuştur. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.<br>Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı dosyasının celp edildiği, takip alacaklısının ...  ve takip borçlusunun ...  olduğu,  03/05/2021 tarihli 67.850,00 TL bedelli fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 10/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05/08/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.<br>Davacı takibe konu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğini buna karşılık  davalı ise davalıya borcu bulunmadığını malların kendisine teslim edilmediğini beyan ettiği görülmüştür.<br> Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafça faturada belirtilen malların teslimi edilip edilmediği  noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. <br>Somut olayda, davacı yan, takip talebinde borcun dayanağı (borcun sebebi) olarak    03/05/2021 tarihl 67.850,00 TL bedelli fatura olarak gösterdiği bu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğini dolayısıyla  alacaklı olduğunu bildirmiştir. Davalı yan ise  davacıyla aralarında ticari ilişki bulunmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturanın e arşiv faturası olduğunu, faturaya itiraz etme olanağının bulunmadığını, davacı şirketin işçileri ile iş birliği yaparak faturayı tebliğ ettirdiklerini,   borcunun olmadığını faturanın tek başına asıl borç ilişkisini ispata yetmediğini savunmuştur. <br>Mahkemece takibe konu faturaların davalının kayıtlarında yer alıp almadığının tespiti amacıyla  mali müşavir bilirkişi raporları aldırılmış olunup raporlar  incelendiğinde; takibe konu edilen   03/05/2021 tarihl 67.850,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olmadıkları ancak her iki tarafında faturayı vergi dairesine BA/BS formlarıyla bildirdiklerinin  belirtildiği görülmüştür. <br>Davalı takibe konu 03.05.2021 tarihli e arşiv  faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirdiği, 6102 sayılı  TTK 21. Maddesi uyarınca faturanın kendisine tebliğinden itibaren  sekiz gün içinde fatura içeriğine itiraz ettiğine dair dosyaya delil sunmadığı, yine davacıya düzenlediği 10.07.2021 tarihli iade faturasının davacı tarafça kabul edilmediği anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda davalı  vergi dairesine BA formuyla bildirdiği takibe konu faturadaki malları teslim almadığını, faturaya süresi içerisinde itiraz ettiğini, malları teslim almadığını ispat etmek durumundadır. <br> Davalının dosyaya bu yönde yazılı kesin delil sunamadığı,istinafında \"yemin\" deliline dayanmadığı, bu yönde açık bir istinafının bulunmadığı, bu hususun da HMK 355. Md uyarınca resen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılığa ilişkin hususlardan olmadığı, faturaya dayalı alacağın likid olduğu  anlaşılmakla  davanın  kabulü ve davacı yararına icra inkar tazminatı hükm edilmesi yönündeki   kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/12/2023 tarih ve 2022/177 E - 2023/1106  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,   <br> 2-Alınması gerekli olan 4.634,83 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.158,71 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.476,12 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94d142c1ac216b3c","SID":"29a0fef3adf782ca"}}