{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/119 - 2024/330<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/119 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/330<br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/09/2019<br>NUMARASI\t\t: 2014/867 Esas, 2019/726 Karar<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ\t\t  <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 21/04/2021 tarih 2020/267 Esas, 2021/736 Karar sayılı ilamının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/01/2023 tarih 2021/19114 Esas, 2023/4 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine duruşmalı olarak dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:<br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/07/2013, 05/07/2013 ve 28/07/2013 tarihlerinde .... A. Ş. tarafından Ankara Konutkent Mahallesi Mesa Plaza kavşağı adresinde müvekkili şirket altyapısına hasar verildiğini, davalı şirket tarafından verilen hasarın giderilmesi için ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. firmasının görevlendirildiğini, hasarın giderim bedelinin 115.345 TL (43.488 TL ruhsat bedeli olmak üzere) olduğunu, hasara ilişkin hasar tutanakları, hasarın giderilmesi sonucu yükleniciye yapılan ödemeler ve dekontlar ile ruhsat bedeline dair dekont ve hasar fotoğraflarının bulunduğunu, davalı tarafından verilen hasar nedeniyle işletme zararına ilişkin haklarının saklı tutulduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla 46.790TL tutarın hasar tarihlerinden itibaren  avans faizi uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Belediyesince yapılan ihale ile “Eskişehir Yolu-Bağlıca Yolu Kesişimi Köprülü Kavşak Yapım İşi” ihalesini üstlendiğini, idare ile yapılan 03/06/2014 tarihli sözleşme ile gerekli izinlerin alınarak işe başlandığını, bahsi geçen alanın davacının kablolarının hasar gördüğünü iddia ettiği alan olduğunu, müvekkilinin alanı ... Belediyesinden yapım işine başlanmaya hazır halde eksiksiz ve boş olarak teslim aldığını, müvekkili şirketin davacı şirketin o alanda hasar görebilecek kablolarının olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını ve bilme zorunluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin iddia edilen hasara sebep olabilecek eylemi bulunmadığını, davacının zarar miktarı ve konuyla ilgili müvekkilinin kusurunu ispat yükümlülüğü bulunduğunu, ... Belediyesinin 05/06/2013 tarihli yazısı ile davacı tarafa yol yapım işine başlanacağı bilgisinin verildiğini ve gerekli tedbirlerinin alınmasının istendiğini, davacı tarafın hiçbir önlem almayarak hasarın doğumuna kendisinin sebep olduğunu, yol yapım işi ile ilgili yapılan sigorta kapsamında davanın ... Sigorta ve ... Belediye Başkanlığına ihbar edilmesinin talep edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında davalı şirketin yaptığı kazı sırasında davacı şirkete ait emtiaya zarar verdiği konusunda çekişme olmayıp çekişme konusunun, oluşan zararda taraflara atfı kabil kusur oranı ve buna bağlı olarak talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin olduğu, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenen ek raporda, haksız fiilin oluşumunda davacı şirketin %40 oranında, davalı şirketin ise %60 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.625,27 TL'nin (487,76 TL'lik bölümüne 01/07/2013 tarihinden itibaren, 230,83 TL'lik bölümüne 05/07/2013 tarihinden itibaren, 8.909,68 TL'lik bölümüne 28/07/2013 tarihinden itibaren uygulanmak sureti ile ) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete kusur tevcihinin mümkün olmadığını, kazı öncesi yapılan bildirim sonrası gerekli aksiyonun hemen alındığını, ruhsat bedeline ilişkin talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazı öncesi gerekli uyarı ve bildirimlerin davacı şirkete yapıldığını, oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının iddiasını ispatlayamadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BOZMA: Dairemizin 21/04/2021 tarihli davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  ruhsat harcı bedelinin de davalıdan tahsili yönünde kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair kararının temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/01/2023 tarih 2021/19114 Esas, 2023/4 Karar sayılı ilamı ile tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ödenen kazı ruhsat harcından davalının sorumlu tutulmasının doğru olmadığı  gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.<br>Dairemizce bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiştir.<br>Dava haksız fiilden kaynaklanmakta olup, davanın kanuni dayanağının Türk Borçlar Kanunu 49-76. maddeleri olduğu tespit edilmiştir.<br>Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”<br>Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. <br>Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”<br>Türk Borçlar Kanunun 52/1. maddesinde “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” hükmü yer almaktadır.<br>\tAnkara Altyapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliğinin ''Alt Yapı Tesis Çalışmalarının Yürütülmesi” kenar başlığını taşıyan 15. maddesinin m bendinde, “Alt yapı kuruluşlarına ait tesis bulunduğu kısımlarda çalışmayı yaptıran kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler kazı yerinde bu kuruluşlardan gözlemci bulunmasını sağlayacak, diğer kurumların alt yapı tesislerinde çalışma sırasında meydana gelecek zararlardan kazıyı yaptıran  veya yapan kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler sorumlu olacaktır. İlgili zararın tahsil edilmesi zararı veren ve zarara maruz kalan taraflar arasında gerçekleştirilir.” ibaresi yer almaktadır.<br>Dosya kapsamından, Ankara Konutkent Mahallesi Mesa Plaza Köprülü Kavşak yapım işi kapsamında kazı çalışması yapan davalı şirketin, davacı şirkete ait yer altı kablolarına zarar verdiği sabit olup davalı şirketin zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, davalı şirket tarafından kazı öncesi davacı şirkete bildirim yapıldığı, yapılan bildirimde, köprülü kavşak işine başlanacağı belirtilerek altyapı tesislerinin ivedi olarak yerinde tespitlerinin yapılması, gerekiyorsa deplase edilmeleri ve koordineyi sağlayacak elemanların bildirilmesinin istenildiği, davacı şirketin bildirime kayıtsız kaldığı anlaşılmış olup Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi gereğince zararın oluşumunda davacı şirketin müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporunun, konusunda uzman bilirkişiler tarafından tanzim edildiği, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, belirlenen kusur oranının ve tespit edilen zarar miktarının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğundan rapora yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir.<br>Tarafların kusur oranları ve oluşan zarar miktarına göre 9.625,27 TL'lik zarardan davalının sorumlu olduğu açık olup esasen bu husus Yargıtay bozma ilamı dışında tutularak kesinleşmiştir.<br>O halde taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı şirket tarafından yapılan kavşak çalışması nedeniyle davacının yer altı tesislerini deplase etmek zorunda kaldığı gerekçesiyle deplase nedeniyle oluşan maliyetten davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi, alt yapı kuruluşlarının kendilerine ait tesislerin, belediye imar planı ve uygulamalarına uygun tesis edilmesi, plan değişikliği oluştuğunda tesislerin yeni plan ve düzenlemelere uygun mahallere deplase edilmesi zaruri olup, hattın tamamının değişimine karşılık gelecek şekilde deplase işlemi için ödenen kazı ruhsat harcından davalının sorumlu tutulması mümkün olmayıp davacının kazı ruhsat harcı dışındaki 9.625,27 TL'lik zararından davalının sorumlu olduğu sonucuna varılmış ve  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>A)1)Davanın kısmen KABULÜ ile, 9.625,27 TL'nin (487,76 TL'lik bölümüne 01/07/2013 tarihinden itibaren, 230,83 TL'lik bölümüne 05/07/2013 tarihinden itibaren, 8.909,68 TL'lik bölümüne 28/07/2013 tarihinden itibaren uygulanmak sureti ile ) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2)492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 657,50TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 799,10TL harcın  mahsubu ile fazladan alınan  141,60TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>3)Davacı tarafından peşin yatırılan ve alınmasına hükmedilen 657,50TL harcın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>  4)Davacı tarafından hükümden önce ve sonra  yapılan başvuru harcı dahil olmak üzere toplam 3.976,6‬‬0TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2.maddesi uyarınca, tarafların haklılık oranına göre 818,03TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5)Davacı, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.625,27TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,   <br>6)Davalı, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.625,27TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca, yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının iadesine,<br>8)Taraflarca yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde ilgilisine iadesine,  <br>9)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>\tDuruşmalı olarak yapılan yargılama sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere 07/02/2024 tarihinde  oy birliğiyle karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imza  <br><br>Üye<br><br>e-imza  <br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Katip<br><br>e-imza  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7f0544fc55bca31","SID":"00bd27f9182c8a20"}}