{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2256 - 2024/430<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2256 Esas <br>KARAR NO\t: 2024/430<br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/516 Esas, 2022/472 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>  <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>Dava, otoyol/köprü geçiş ücreti ve cezasının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalı vekili, davacı/alacaklının davaya konu icra takibinde talep edilen ilk ihlalli geçişten araç sahibini haberdar etmeyip ihlalli geçişlerin ve buna bağlı olarak ceza miktarının yükselmesine neden olması ve ilk ihlalli geçişten yaklaşık 1,5 yıl sonra icra takibi başlatmış olmasının, mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunun kabul edildiğine dair Anayasa Mahkemesinin Bireysel Başvuru Kararının gözetilmemiş olmasının ve bu emsal Anayasa Mahkemesi kararına aykırı şekilde davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olmasının haksız ve hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve haksız tespitler ve hesaplamalar içerdiğini, raporun ... A.Ş.'den getirtilen 9 araca ait ve yüzlerce sayfalık ayrıntılı hesap dökümleri arasından seçilen sadece bir örnek geçişin dava konusu uyuşmazlığın tamamına teşmil edilmesi nedeniyle ve seçilen bu örnek geçiş kaydının gerçeğe aykırı bir değerlendirme yapılmak suretiyle davaya konu HGS ürün hesap bakiyelerinin söz konusu geçişler sırasında yeterli bakiyeye sahip olmadıkları yönünde hatalı ve yanlış tespit ve değerlendirmeler içeren bir rapor olduğunu, rapora karşı itirazları karşılanmaksızın, hukuki denetime elverişli olmayan rapora göre dosyanın karara bağlandığını, ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen tarihlerde, söz konusu araçlara takılı HGS ürünlerinin bağlı bulunduğu otomatik ödeme talimatlı hesaplarda, geçiş ücretine yetecek miktarda bakiye tutarının bulunması ve buna rağmen söz konusu geçiş ücretinin zamanında tahsil edilememiş olması durumunda, bunun davacı işleten şirketin tahsilat için kurduğu sistemin teknik yetersizliği ile hatasından kaynaklandığının kabulünün gerektiğini, bu nedenle geçişi yapan araç sahibine herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, dosyadaki mevcut emsal yargı kararlarına göre ihlalli geçiş yapılmış olduğundan bahsedilemeyeceğini, mahkemece ilgili HGS ürünlerinin ilişkilendirilmiş olduğu otomatik bakiye aktarım talimatlı posta çeki hesaplarının tutulduğu ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak söz konusu araç geçiş tarihleri ve bu geçiş tarihlerinden sonraki 15 günlük yasal ödeme süresi içerisinde davacı şirket tarafından otomatik tahsilat işleminin denenip denenmediğinin sorulması gerekirken ve bu şekildeki talepleri yerine getirilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiğini, yerel mahkemece ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere sonrasında getirtilmiş olan hesap ekstresi kayıtlarından, hesap bakiyesinin sürekli müsait tutulduğunun açık olduğunu, ancak dosyaya getirtilen ... kayıtlarının Bilirkişi Heyetince incelenmediğini ve değerlendirilmediğini, raporda yapılan tespitlerin bilirkişi heyetinin dava konusu hakkında tam anlamıyla uzmanlığının ve deneyiminin bulunmadığını veya dosya içerisindeki belgeleri layıkıyla incelemeden raporu hazırladıklarını gösterdiğini, zira söz konusu \"(+) bakiye\" davalı/müvekkili şirketin hesabındaki parayı ifade edip, sistemsel olarak otomatik ödeme talimatı olan HGS etiketinin teknik olarak yetersiz bakiyeye sahip olduğunun söylenemeyeceğini, davaya konu icra takibindeki alacağın sebebi olarak gösterilen ve ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen 10 farklı araç içerisinde ... plaka sayılı aracın yapmış olduğu geçişlerden dolayı herhangi bir kusuru bulunmadığı açık olan davalı/müvekkiline bu aracın yapmış olduğu geçişler nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hatalı olduğunu, ... A.Ş. personelinin sehven yaptığı 1 harflik hata nedeniyle ... plaka sayılı araç üzerindeki 1041736382 numaralı HGS ürününden geçiş ücretlerinin tahsil edilemediğini ve bu sebeple ... plaka sayılı araca, davacı tarafça ihlalli geçiş işlemi uygulandığını, dosyaya sunulan \"Hatalı HGS Satışı\" konulu yazılardan anlaşılacağı üzere, burada ... plaka sayılı aracın yapmış olduğu normal geçiş ücretlerinin bir dönem tahsil edilememiş olmasının nedeninin, bu araca takılı HGS ürününün bağlı bulunduğu posta çeki hesabında yeterli bakiye olmaması değil, tamamen ... A.Ş. tarafından hatalı HGS satışının yapılmış olması olduğunu, yerel mahkeme kararında davadan önce yapılan ödemelerin dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, açılan icra takibinin haksız olduğu, alacak talebinin belirsiz olduğu ve bu nedenlerle icra takibine itiraz etmek dışında bir seçeneği bulunmayan davalı/borçlu müvekkilinin, davadan önce takibe konu alacağın normal geçiş ücretlerine karşılık gelen tutarın tamamını fer'ileriyle birlikte ödemiş olduğu ve taraflar arasındaki ihtilafın sadece ihlalli geçiş cezalarına ilişkin olduğu ve ihlalli geçiş cezası talebinin haksız olduğu gözetildiğinde iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>6001 sayılı Kanunun “Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali” başlıklı 30. maddesinin 5. fıkrası “4046, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…)…” <br>Aynı maddenin 7. fıkrası ise; “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz.  (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.)  Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.” şeklindedir.\t<br>Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2018/2044 Esas sayılı dosyasında; 86.921,45TL asıl alacak (geçiş ücreti +para cezası) için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından süresi içinde yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacı vekili tarafından hak düşürücü sürede (ceza tutarına ilişkin yasal değişikliğe göre güncelleme yapılarak) eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf nedenleri ve yasal düzenlemeler gözetildiğinde; davacı şirketin işletmesindeki köprü ve otoyoldan, davalı şirket adına kayıtlı bulunan araçların muhtelif saat ve tarihlerde ihlalli geçiş yaptıkları ve bu geçişlere ilişkin geçiş ücretlerinin süresinde ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin araç plakalarına tanımlı HGS hesaplarının davaya konu dönemde (+) bakiye veriyor olması, tüm geçişler için yeterli bakiyenin bulunduğu anlamını taşımamaktadır. Hesapta geçiş anında geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiyenin bulunmasını sağlamak davalının sorumluluğundadır. Öte yandan davalı şirket olup basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu önceki raporlardaki tespitleri açıklar nitelikte, dosya kapsamında uygun, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli ve gerekçeli olup yapılan tespitler yönünden yeterli görülmüştür. Her ne kadar davalı şirket tarafından ... görevlilerince yapıldığı iddia edilen hata nedeniyle ... plaka sayılı araç ile ilgili şirketin bir kusuru bulunmadığı ve bu araca ilişkin bedeller yönünden itirazın iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, davacıya karşı; geçiş nedeniyle ödeme yapma/ödeme için geçerli bir hesap ve hesapta ödemeye yetecek bakiye bulundurma, köprüyü/yolu kullanan, diğer bir deyişle davacı şirketten hizmet alan davalının yükümlülüğündedir. Davalı şirket ile ... arasındaki iç ilişkiye ilişkin bu savunma davacıya karşı ileri sürülemeyeceği gibi eldeki davanın da konusu değildir. Davalı tarafından takip tarihinden sonra davacı şirkete haricen yapıldığı belirtilen ödemeler icra dosyasında tahsil aşamasında gözetilecektir. Davaya konu geçişlere ilişkin kayıtlar, bilirkişi raporları ve anılan yasal düzenlemeler gereğince yerel mahkemece dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin tüm bu yönlere ilişkin istinaf nedenleri reddedilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br> 2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.696,05TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 674,02TL harcın mahsubu ile bakiye 2.022,03TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,    <br>4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>e-imza <br><br>Üye<br><br>e-imza  <br><br>Üye<br><br>e-imza  <br><br>Katip<br><br>e-imza  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2994d6039e690d27","SID":"b1e60e0c37ff68c9"}}