{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/998 <br>KARAR NO\t\t: 2024/132<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2016 (Dava) - 22/06/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2016/1526 Esas - 2021/530 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 31/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/01/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1526 Esas-2021/530 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle, 27.09.2016 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazasında davalı ... San. Tic. Ltd. Şti' ne ait olan ... plakalı aracın, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde seyir halindeyken, elektrikli bisikletiyle seyretmekte olan müvekkillerinin murisi ...'e çarparak hayatını kaybetmesine sebep olduğunu, kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere davalı ...’ın asli ve tek kusurlu olup, ...’ün ise kusursuz olduğunu, kaza nedeniyle Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/454 Esas sayılı dosyası ile açılan davada yargılamanın devam ettiğini, 29.01.1942 doğumlu ...'ün ölümü ile 09.02.1951 doğumlu eşi ... ve bekar kız evladı ...’ün müteveffanın maddi desteğinden yoksun kaldığını, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca belirlenecek kusur oranlarına ve tazminat hesap raporuna göre, davacıların yapmış oldukları cenaze masrafları ve diğer giderler ile beraber maddi zararlarının, destekten yoksun kalmış olan eş ve boşanmış olan kız evladı için destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini, müteveffanın eşi ... için 500,00 TL ve bekar kız evladı ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve tüm davacılar için diğer maddi zararlar için 100,00 TL olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.100,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini, bundan böyle yaşamlarındaki boşluğun ve eksikliğin karşılığı olarak ve davalı taraf üzerinde de caydırıcılık etkisi dikkate alınarak murisin eşi ... için 80.000,00 TL, çocukları ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 260.000,00 TL manevi tazminat da istediklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, maddi zarara uğrayan davacılar için 100,00 TL, destekten yoksun kalmış müteveffanın eşi ... için 500,00 TL ve bekar kız evladı ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere şimdilik 1.100,00 TL maddi tazminatın davalılardan işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, müteveffa ...'ün eşi ... için 80.000,00 TL, çocukları ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL ve ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 260.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil olarak davalılardan tahsiline ve müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile eş için DYKT isteminin 69.859,80-TL'ye, tüm davacılar için cenaze gideri isteminin ise 1.275-TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır. <br>\t CEVAP: <br>\tDavalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; 27.09.2016 tarihinde ...’ın virajdan 10 metre ileride üç tekerlekli elektrikli bisiklet ile yolun ortasından giden ...'e, virajlı yol koşulları nedeniyle yüksek hızı olamayacağı ve hız sınırını aşamayacağı da göz önüne alınarak iddianamede de belirtildiği üzere çarpmamak için zikzaklar çizmesine rağmen kazaya engel olamadığını, ölen şahsın kaskının olmaması nedeniyle başının aracın sağ kısmına çarpmasının etkisiyle olayın ölümle sonuçlandığını, vefat eden sürücünün kask kullanmadığının ve en önemlisi motorlu taşıt kullanma belgesi olmadığının sabit olduğunu, bu halde kusur durumu ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde maddi manevi tazminat istemlerinin hukuka aykırı ve aynı zamanda fahiş olduğunu, kaldı ki olaydan sonra davacılar adına hareket eden ...’ün, müvekkili şirketi arayarak bütün mirasçılar adına 50.000-TL tazminat istediğini belirttiğini, müvekkili bu işlerin avukatlar aracılığıyla ve veraset ilamı çıktıktan sonra yapılmasını talep etmişse de, karşı tarafın güvensizlik duymaya gerek olmadığını, bu şekilde protokol yapmalarının yeterli olduğunu belirtmesi üzerine 07.10.2016 tarihinde 50.000-TL’nin ödendiğini, 08.10.2016 tarihinde de protokol imzalandığını, fakat daha sonra anlaşmaya aykırı olarak bu davanın açıldığını, davacılara 50.000-TL tazminat ödendiğinden müvekkillerinden başka bir talepte bulunamayacaklarını, Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/454 Esas sayılı dosyasının sonucunun davanın esasına etki edecek nitelikte olmasından dolayı bekletici sorun yapılmasını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazada araçların kusur durumunun tespiti gerektiğini, her halükarda davacı yanın müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın boşanmış kızı ... yönünden desteklik olgusunun söz konusu olamayacağını, anne babanın çocuklara destek olma süresinin, erkek çocukları için çocuk 18 yaşına gelinceye kadar, kız çocukları içinse kırsalda 18, şehirde 22 yaşına gelinceye kadar olduğunu, aktüer hesabı yapılırken her yıl için hesaplanan gelirin önce %10 arttırılması, daha sonra %10 iskontoya tabi tutulması gerektiğini, öte yandan müvekkili şirket açısından temerrüt tarihinin, hesaplamaya esas tüm belgelerin ulaştırılmasını izleyen 8 iş günü sonrasında başlayabileceğini, davacı yanın, dava öncesinde müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunmadığı gibi evraklar kendilerine iletilmediğinden, ödenmesi gereken tutarın belirlenebilmesi mümkün de olamayacağından kaza tarihinden faiz işletilmesi talebinin de reddini talep ettiklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece, \"....Mirasçılardan ...'e davalı ... şirketi tarafından 07/10/2016 tarihinde iki ayrı havale ile toplam 50.000-TL ödendiği ve adı geçenden 08/10/2016 tarihinde ibraname alındığı, söz konusu ibranamede araç sürücüsü yönünden hakların saklı tutulduğuna yönelik kayıt ile ...'ün tüm mirasçıları adına feragat edildiği yönünde kayıt bulunduğu, bu hususta adı geçen davacıdan 06/12/2018 tarihli duruşmada alınan beyanda bu ödemenin 'cenaze masrafları için' ödendiğinin ve diğer davacıların haberinin olmadığının beyan edildiği, bahse konu havaleye yönelik dekontlar altında '... ailesi adına tazminat bedeli' açıklamasının olduğu, ancak yapılan ödemenin muhatabının sadece ... olduğu ve diğer davacılara sirayet etmeyeceği, bu ödemenin maddi tazminat talebine yönelik yapılması nedeniyle davacı ... yönünden istem konusu edilen manevi tazminatı etkilemeyeceği ve ayrıca dekont altındaki açıklama göz önüne alındığında yine istem konusu edilen cenaze ve defin masrafları yönünden de talebi etkilemeyeceği kanaatine varıldığı, davalılardan ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın hızını mahale yaklaşırken düşürmediği ve önünde seyir halinde olan kişiyi gördüğünde çarpmayı önlemeye yönelik zamanında etkin bir fren tedbirine başvurmadığı, bisiklete arkadan çarpmak suretiyle bisiklet sürücüsünün vefatına neden olması şeklinde gerçekleşen eyleminde asli kusurlu olduğu, ...'ün ise sonucun meydana gelmesine esas koruyucu başlık takmadan binmesi ile can güvenliğini tehlikeye atmış olması nedeniyle tali derecede kusurlu olduğu, her ne kadar Urla ASCM dosyasına sunulan kusur raporunda söz konusu kazada ...'un tam kusurlu olduğu ve fakat ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiş ise de sonuçta davaya konu tazminatın esasını oluşturan trafik kazasında davalı ...'un kusurunun bulunduğu bu anlamda kusursuz olduğu yönündeki savunmanın yerinde olmadığı, davacılar mirasbırakanı yönünden ise dosyaya kazandırılan kusur raporuna itiraz edilmemiş olduğu göz önüne alındığında 12/03/2018 tarihli ATK trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporun işbu dosya açısından hüküm kurmaya elverişli olduğu, alınan aktüer raporu doğrultusunda davacı ...'ün müteveffanın desteğinden yoksun kalmadığı, adı geçen davacı yönünden raporlara bu yönden yapılan itirazların yerinde olmadığı, yine davacılardan ... yönünden de itiraz edilmekte ise de adı geçen kişinin müteveffanın eşi olduğu ve müteveffanın desteğine muhtaç olduğu dosya kapsamında anlaşıldığından bu kişi yönünden ise davalılar yönünden yapılan itirazların yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, aktüer hesaplaması yönünden birden fazla rapor sunulmuş ise de hükme en yakın tarihli rapor göz önüne alınarak karar verilmesi gerektiği, her ne kadar hesaplamanın TRH 2010 hesap tablosuna göre ve % 10 artış ve % 10 iskonto uygulanmak suretiyle oluşturulması gerektiği en son güncel Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri kararları ile içtihat niteliğinde uygulama birliği gelişmiş ise de, mahkemece kurulan ara karar tarihi itibariyle henüz hesaplamada baz alınması gereken yönetmeliğin  netlik kazanmaması hususu göz önüne alınarak örnek Yargıtay kararları uyarınca PMF hesap tablosuna göre hesap yapıldığı, ancak hesaplamada baz alınan yönetmelik yönünden  bir itirazın da ileri sürülmediği, daha fazla tazminat hesabı ortaya çıkaran TRH 2010 hesaplama tablosu yönünden dosyaya yeniden bir rapor kazandırmanın davacı tarafından sunulu rapora itiraz edilmediği de göz önüne alındığında davanın uzamasına sebebiyet verilmemesi adına, aktüer raporu uyarınca ıslah talebine konu tazminat tutarı ile bağlı kalınması gerektiği kanaatine varıldığı, davacılar yönünden manevi tazminat talep edilmesinde de hukuki yararlarının bulunduğu kanaatine varıldığı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kazanın oluşumunda adı geçen müteveffanın %15 oranında, davalılardan ...'un ise %85 oranında kusurunun bulunduğu,  davalı ... yönünden taksirle ölüme neden olma suçundan Urla 2. ASCM'nin 2016/454 Esas ve 2017/278 Karar sayılı kesinleşmiş hükmünün bulunduğu, müteveffanın desteğinden sadece ...'ün yoksun kaldığı, tüm davacılar yönünden manevi tazminat talebinde bulunulmasına yönelik şartların gerçekleştiği, cenaze ve defin giderleri yönünden bilirkişi raporu ile kusur indirimi sonucu belirlenen 1.275,00 TL'lik cenaze ve defin giderinin kabul edilebilir olduğu, davacılar yönünden KTK 97.md. uyarınca başvurunun dava açılmadan evvel yapılmadığı, ancak bunun tamamlanabilir bir dava şartı olduğu değerlendirilerek dava tarihinden sonra bu hususta verilen sürede başvuru yapıldığı, ancak ödemede bulunulmadığı gözetildiğinde adı geçen davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu anlaşılarak,  sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; MADDİ TAZMİNAT AÇISINDAN; davacı ... yönünden takdir edilen 69.859,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 27/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE ADI GEÇEN DAVACIYA VERİLMESİNE, davacı ... yönünden istem konusu edilen destekten yoksun kalma tazminatının REDDİNE, 1.275,00 TL cenaze ve defin giderinin sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan  vefat tarihi olan 27/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACILARA MÜŞTEREKEN VERİLMESİNE, MANEVİ TAZMİNAT AÇISINDAN; 6098 sayılı Yasanın 56. maddesi göz önünde bulundurularak, ... yönünden 30.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL , ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL ve ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatların vefat tarihi olan 27/09/2016 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ve ... ...Ltd. Şti.'nden müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE...\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>DAVALILAR ... ve ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Öncelikle müteveffanın %15 kusurlu olduğu kabulüyle kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, vefat eden sürücünün kask kullanmadığı ve en önemlisi motorlu taşıt kullanma belgesi olmadığının sabit olduğunu, 250 wat gücünden yüksek elektrikli bisikletlerde ehliyetin zorunlu olduğunu, tartışılması gereken hususun müvekkilinin eylemi ile ölümlü kaza arasında doğrudan illiyet bağının bulunup bulunmadığı  olduğunu, müvekkilinin kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte kask takılması söz konusu olsaydı en azından çarpışmanın şiddeti azalacağından yaralanmanın derecesinin de düşük olacağını, bunun tabi sonucu olarak da ölümlü kazanın gerçekleşmemiş olacağını, müteveffa tam kusurlu iken %15 kusurlu olduğu kabulüyle yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın oğlu ve mirasçısı ... imzalı ibranamenin ve ödeme dekontunun mahkeme dosyasına sunulduğunu ve duruşma sırasında ...'e söz konusu belgenin gösterildiğini, imzanın sıhhatinin kabul edildiğini, müvekkilleri tarafından 07.10.2016 tarihinde 50.000-TL ödeme yapıldığını, bilirkişi tarafından güncelleştirilmiş bu ödemenin 57.787,50 TL’ye tekabülü ile mahsubuna karar verilmesi gerekirken bu ödeme düşülmeden yok sayılarak kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın 05.07.2018 tarihli dilekçesi ile 22.06.2018 günlü bilirkişi raporunda müteveffanın eşi ... yönünden yapılan hesaplamaya (53.396,36TL + 1275 = 54.671,36TL’ye) itiraz etmediğini, yalnızca kızı ... ve diğer çocukları yönünden hesaplama yapılmamasına, 50.000,00 TL’nin mahsup edilmesi halinde alacağın kalmayacağı kısmına itiraz ettiğini, dolayısıyla ... yönünden davacı taraf itiraz etmediğinden 2021 verileri dikkate alınarak yeniden yapılan hesaplamaya itiraz ettiklerini, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının fahiş olduğunu, hükme bu nedenle de itiraz ettiklerini, manevi tazminat tutarı yönünden tek vekil ile temsil edilen tüm davacılar lehine ayrı ayrı 4080x6=24.480,00 TL ile 4.500,00 TL olmak üzere toplam 28.980,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALI ... ŞİRKETİ VEKİLİ TARAFINDAN; \"...08.10.2016 tarihli ibraname ve yapılan ödeme ile tüm mirasçılar tarafından maddi ve manevi tüm tazminat taleplerinden feragat edildiğini, bu halde davacıların sigortalı açısından davadan feragat etmesi halinde müvekkili şirkete karşı taleplerinden de feragat etmiş sayılacağını, işleten ile müvekkili şirketin mevcut olduğu iddia edilen zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, TBK’nun 166/3.maddesinin; 'alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır' hükmüne amir olduğunu, TBK’nun 168/2.maddesinin; 'alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır' hükmüne amir olduğunu, sigorta ettirenin ve sürücünün borçtan tamamen kurtulduğunu, dolayısıyla söz konusu feragatin müvekkili şirketi de borçtan kurtardığını, ancak mahkemece aksi yönde hüküm kurulduğunu (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2011/10845 E.-2011/12632 K.), alınan ibranamede yeterli ödeme olduğundan davanın reddi gerektiğini, ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi için ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, ancak bilirkişi tarafından ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmediğini, ödemede açık nispetsizlik mevcut ise ibranamenin iptalinin mümkün olduğunu, eksik ödeme olması halinde de yapılan 50.000,00 TL tazminat ödemesinin güncelleştirilmiş değerinin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının sunulduğunu, raporların yerleşik Yargıtay kararlarına ve KTK md.90'ın atfıyla ZMM Genel Şartlarına aykırı olduğu belirtilmişse de mahkemece bu itirazlarının değerlendirilmediğini, hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, müteveffanın anne-babasının hayatta olup olmadığının, destek payı bulunup bulunmadığının dikkate alınmadığını (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2013/14419E.-2015/3324 K.), raporda destek paylarının hatalı olduğunu, müteveffanın eşinin hesap tarihi itibariyle yeniden evlenip evlenmediğinin araştırılmadığını,  bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, müteveffanın zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınıp tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını talep ettiklerini, kask ve kolluk gibi koruyucu teçhizatları kullanmadan bisiklet ile seyahat etmekte olup bunun neticesinde ölümün meydana geldiğini, diğer yandan, KTK md.90'ın iptalinin, hesaplama yönteminin değişmesi için gerekçe olmadığını, zira iptalin, genel şartlara yasa gücü verilemeyeceği gerekçesine dayandığını, bu durumun, ZMM genel şartlarının halen yürürlükte olduğu gerçeğini değiştirmediğini, üstelik genel şartların yasal dayanağını oluşturan KTK 93.maddesinin de halen yürürlükte olduğunu, kaldı ki hesaplamanın hangi yöntemle yapılacağına ilişkin yasa boşluğunun 19.06.2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7327 s. Yasanın 18. maddesi ile giderildiğini, dolayısıyla hesaplamaların TRH tablosu ve 1,8 teknik faiz ile aktüeryal yöntem kullanılarak yapılması gerektiğini, itirazlarını sundukları bilirkişi raporunun ise progresif rant adı verilen ve aktüerya uygulamasında hiçbir yeri olmayan yönteme göre yapıldığını, raporda hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesaplandığından, davacı tarafın faiz talebine yer olmadığını, ancak rapor tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalılar ... ile ... San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davadan önce davalı ... San.ve Tic. Ltd. Şti.tarafından davacı ...' e 50.000-TL ödeme yapıldığı anlaşılmakta ise de, bu davacıdan alınan ibranamede yalnızca davacı ...'in imzasının bulunduğu, tüm mirasçılar adına denilerek imzalanmış ise de, ...'ten diğer mirasçılar tarafından verilmiş bir vekaletname almaksızın bu davacıya ödeme yapan davalı şirketin, diğer davacılardan bu konuda bir hak talep edemeyeceği açık olmakla, diğer davacılar yararına hükmedilen tazminatların miktarı bakımından bu ödemenin dikkate alınmaması yerinde olmuştur. Bununla birlikte, davacılardan ... yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar bakımından bu ödemenin gözetilmemiş olması ise doğru görülmemiş, davalılar vekillerinin bu yöndeki itirazlarının kabulü gerekmiştir. <br>Mahkemece aktüer kök ve ek raporları alındığı, bu raporlarda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz hesabına göre de, PMF 1931 yaşam tablosu progresif rant usulüne göre de hesaplama yapılmış olduğu, TRH 2010-1,8'e göre yapılan hesaplamada davacı ... bakımından 75.693-TL hesaplanmışken, itirazlar sonrasında PMF-progresif ranta göre alınan ve hükme de esas alınan son aktüer raporunda davacı yararına 69.859,80-TL DYKT hesaplandığı, davacı tarafça bu rapora itiraz edilmeyip talep arttırımının bu miktara göre yapılmış olması karşısında, TRH 2010 ve progresif ranta göre hesap yapılmamış olmasının karar kaldırma nedeni yapılamayacağı, zira istinafa gelen tarafın da davalı taraf  olmasına ve aleyhe bozma yasağı kuralı da dikkate alınarak PMF yaşam tablosunda müteveffa bakımından daha kısa yaşam süresi belirlenmesinin davalı taraf yararına olduğu  gözetilerek bu husustaki davalı taraf itirazlarının kabulü mümkün görülmemiştir. Yine, aktüer raporu bakımından müteveffanın anne-babasının sağ olup olmadığı ve eş davacının evlenip evlenmediği yönündeki itirazların, UYAP nüfus kaydı sorgusu sonucunda yerinde olmadığı görülmekle, bu itirazların da ayrı ayrı reddi gerekmiştir. Ayrıca, ilk aktüer raporuna davacı tarafça itiraz edilmeyip ... bakımından rakamın kesinleştiğine dair itiraz da; davacılar vekilinin raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığına dair açık itirazları karşısında yerinde görülmemiş, tarafların tüm itirazlarının ek raporlarda karşılanmış olduğu görülmüştür. <br>Bununla birlikte, mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporuna göre müteveffanın %15 kusurlu olduğunun kabulü ile tazminat hesaplaması yaptırılarak hüküm tesis edilmiş ise de, anılan raporda müteveffaya izafe edilen kusurun sürüş kusuru değil, kask takmaması olarak açıklanmış kusur olup, bu kusurun müterafik kusur olarak kabul edilmesi gerektiği, müterafik kusur indirim oranının ise %20 olarak uygulanması nedeniyle, somut olayda müteveffanın başından yaralanarak vefat ettiği de gözetilerek, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki -müteveffanın kusur indirimi yapılmadan önceki- tazminat tutarı üzerinden %15 yerine, %20 indirim yapılarak Dairemizce yeniden belirlenecek tutara göre davacı ...'nin destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmiştir. Aynı şekilde, cenaze gideri bakımından da %15 yerine %20 oranında indirim uygulanması sonucu, tazminat tutarının 1.200-TL olarak düzeltilmesi gerekmiş, yine davacılardan ...'e yapılan ödeme tarafların kabulünde olduğundan, davacı ...'e düşen cenaze gider payının da yeniden davalılara yüklenmesi yukarıda açıklandığı üzere doğru görülmediğinden, hesaplanan 1.200-TL'den davacı ...'in payı olan 171,43-TL'nin düşümü ile 1.028,57-TL cenaze ve defin giderinin davacı ... dışındaki diğer davacılara verilmesine dair hüküm tesisi ile vekalet ücretlerinin de bu yönde yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. <br>Ayrıca, davacı ... yararına hükmedilen 10.000-TL manevi tazminat bakımından da; davadan önce bu davacıya yapılan ödemeye dair dekontta ve ibranamede maddi-manevi tazminat ayrımı yapılmaksızın ödeme yapılması ve ibraname alınmış olması karşısında, anılan davacının manevi tazminat isteminin reddine dair yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiş, diğer davacılara ilişkin manevi tazminat kalemleri bakımından taraflarca istinaf itirazı bulunmadığından kararda bir değişiklik yapılmamıştır.<br>Davalı sigorta şirketinin faiz başlangıcına dair itirazı; eldeki davanın belirsiz alacak davası olmasına, başvuru şartının dava aşamasında tamamlanmış bulunması nedeniyle dava tarihinden itibaren sigorta şirketi aleyhine faiz işletilmesinde bir isabetsizlik olmamasına göre yerinde görülmemiştir.<br>Son olarak, davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının da reddi gerekmiştir. Zira, davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, herbiri bakımından ayrı ayrı manevi tazminatlar bakımından vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, nitekim, reddedilen tutarlar bakımından da davalı taraf yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunmuştur. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalılar ... ile ... San. ile Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılıp düzeltilerek Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>I-Davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalılar ... ile ... San.ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1526 Esas - 2021/530 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"Davanın KISMEN KABULÜ ile; <br>1-Maddi Tazminat açısından;<br>a)Davacı ... yönünden takdir edilen 65.750,72 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 27/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,<br>b)Davacı ... yönünden istem konusu edilen destekten yoksun kalma tazminatının REDDİNE,<br>c)1.028,57 TL cenaze ve defin giderinin sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan vefat tarihi olan 27/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  müteselsilen tahsili ile ... haricindeki tüm davacılara müştereken verilmesine,<br>2-Manevi tazminat açısından; ... yönünden 30.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatların vefat tarihi olan 27/09/2016 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti' nden müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ve ...'ün tüm manevi tazminat talebinin ayrı ayrı REDDİNE,<br>3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 9.343,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.096,45 TL (891,45 TL peşin harç ile 1.205,00 TL ıslah harcından oluşan) harcın mahsubu ile Hazineye irad kaydına, bakiye 7.246,94 TL karar ve ilam harcının;<br>a-2.465,24‬ TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>b-4.781,70 TL'sinin ise davalılar ... ve ... San. ile Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,<br>4-Davacılar tarafından yatırılan 2.125,65 TL (891,45 TL peşin harç ile 29,20 TL başvuru ve 1.205,00 TL ıslah harcından oluşan) ile gider avansından kullanılan 2.129,05 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücreti) yargılama giderinden oluşan toplam 4.254,70 TL'nin kabul-red oranına göre hesaplanan 1.757,45 TL'sinden;<br>a-775,83 TL' sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara (davacı ... haricindeki) müştereken verilmesine,<br>b-981,62 TL' sinin ise davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen alınarak davacılara (davacı ... haricindeki) müştereken verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>6-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihindeki AAÜT. gereğince kabul tutarı üzerinden;<br>-Maddi tazminat yönünden, <br>a-AAÜT'ne göre takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,<br>b-1.028,57 TL'nin ise davalılar ... ve ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile (... haricindeki) davacılara müştereken verilmesine,<br>- Manevi tazminat yönünden;<br> a-4.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile DAVACI ...'e VERİLMESİNE,<br>b-4.080,00 TL vekalet ücretinin  davalılar ... ve ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile DAVACI ...'e VERİLMESİNE,<br>c- 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile DAVACI ...'A VERİLMESİNE,<br>d-4.080,00 TL vekalet ücretinin  davalılar ... ve ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile DAVACI ...'A VERİLMESİNE,<br>e-4.080,00 TL vekalet ücretinin  davalılar ... ve .... San.ve Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile DAVACI ...'A VERİLMESİNE,<br>f-4.080,00 TL vekalet ücretinin  davalılar ... ve ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nden müteselsilen tahsili ile DAVACI ...'e VERİLMESİNE,<br>7- Davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Sigorta A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince red tutarı üzerinden;<br>-Maddi tazminat yönünden; <br>a)500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılara müştereken verilmesine,<br>b)171,43 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>- Manevi tazminat yönünden;<br>a-4.500,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ...'DEN ALINARAK davalılar ... ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>b-4.080,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ...'DEN ALINARAK  davalılar ... ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>c-4.080,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ...'DAN ALINARAK  davalılar ... ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>d-4.080,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ...'DAN ALINARAK  davalılar ... ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>e-4.080,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ...'TAN ALINARAK  davalılar ... ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, <br>f-4.080,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ...'DEN ALINARAK  davalılar ... ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>g)17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ...'DEN ALINARAK davalılar ... ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>II-Davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE,<br>III-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davalı ...'dan alınan 2.752,00 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,<br>b-Davalı sigorta şirketinden alınan 2.752,00 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,<br>IV-İstinaf aşamasındaki yargılama giderleri bakımından;<br> a-Davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>b-Davalı sigorta şirketi tarafından tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.  31/01/2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"186645936abff99b","SID":"196caf7e069836f0"}}