{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/566 <br>KARAR NO: 2024/154<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/01/2020<br>NUMARASI: 2018/1078 E. - 2020/44 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... Ltd. Şti.'nin yürüttüğü taşıma işleri kapsamında doğabilecek olası rizikolara karşı 09.03.2017-09.03.2018 tarihleri arasında geçerli ... numaralı yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesi imzalandığını, rizikoların bu şekilde teminat altına alındığını, muhtelif firmalara ait farklı tip ve miktardaki emtianın (temizlik seti, ev tekstili, iş giyim, tıraş bıçağı, tencere seti, deodorant, saç boyası, giysi vs) 13.04.2017 tarihli ve ..., ... ve ... no'lu toplu taşıma irsaliyeleri ile sigortalı ana nakliyeci firma sorumluluğunda nakledilmek üzere, gönderen firmaların İstanbul'daki muhtelif adreslerinden toplanarak, dava dışı sürücü ... idaresindeki ve davalıya ait olan ... - ... plakalı araca yüklendiğini ve alıcı firmalara teslim edilmek üzere Gaziantep'e sevk edildiğini, yapılan taşıma esnasında 13.04.2017 günü saat 22:22 sularında, İstanbul 3. Çevreyolu Başakşehir Sapağına 50 metre mesafede taşımayı yapan aracın arızalandığını, bunun üzerine aracın belirtilen mevkide durmak zorunda kaldığını, çağrılan servisin 23:50'de geldiğini, ancak arızayı gideremediğini, 14.03.2017 günü saat:09:30'da gerekli ekipmanla aracın yanına tekrar gelen servisin arızayı giderdiğini ancak gece boyunca bulunduğu yerde durmak zorunda kalan araçta hırsızlık hadisesi meydana geldiğini, araç şoförünün hırsızlık hadisesi üzerine Başakşehir Polis Merkezi Amirliğine şikayette bulunarak ifade verdiğini, ayrıca servis şirketinin de beyanında, araç şoförünün olay tarihinde saat 22:22'de servisi aradığını, yardım talebinde bulunduğunu, saat 23:50'de yol yardım aracının olay yerine gittiğini, arızanın römork kumanda ventilinden kaynaklı olduğunu tespit ettiklerini, arızanın akşam giderilemediğinden ertesi güne kaldığını, ertesi gün tekrar 09:30'da yol yardım aracının, aracın yanına gelip 10:30'da arızayı giderip aracın yanından ayrıldığını ifade ettiğini, olay yerinde yapılan incelemelerde dorse sağ branda kısmının yırtık olduğunu, dorse kısmında koliler olmadığını, tır sağ yan yerde ve otoyol bariyelerleri yan arazide boş karton kolilerin yırtık kolilerin olduğunun tespit edilerek olay yeri inceleme raporu tanzim edildiğini, oluşan hırsızlık hadisesi üzerine müvekkilince sigortalısına 31.465,24-TL ödeme yapıldığını ve müvekkilinin  TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu,  ayrıca düzenlenen ibraname ile de hasardan doğan her türlü hak, alacak, talep ve hakların müvekkiline devir ve temlik edildiğini, taşımanın yapıldığı aracın taşımaya elverişli halde bulundurulmadan taşıma gerçekleştiğini, davalının taşımanın yapıldığı ... - ... plakalı aracın maliki olduğunu, bu nedenle davalının  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85/1 maddesi ve ilgili hükümleri uyarınca oluşan zarardan sorumlu olduğunu, zira aracın hırsızlık ile  aracın arızalanmasından kaynaklı meydana geldiğini, dolayısıyla aracın, davalı yanca taşımaya elverişli halde bulundurulmadan taşıma yapıldığını, bu nedenle rizikonun oluşumunda davalının sorumlu olduğunu, davalıdan alacakların tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra  takip dosyası ile takip başlattıklarını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı yanca davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"Dava, yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesine uyarınca dava dışı sigortalıya ödenen,(taşıma sözleşmesinden kaynaklanan) hasar bedelinin, taşıyıcıdan rücuen  tahsili için  başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin  ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, davacı tarafın bildirdiği tüm deliller toplanmıştır. Dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davacının davalı hakkında 22.06.2018 tarihinde, 31.465,24 TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalının yasal sürede borca itiraz ettiği, iş bu davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır. 26/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu taşıma işinde, hırsızlık nedeniyle zayi olduğu tespit olunan emtianın aracın arızalanması nedeniyle oluştuğu, 6102 Sayılı TTK'nın ilgili hükümleri gereğince, davalı taşıyıcının araç arızası nedeniyle sorumluluktan kurtulamayacağı açık olduğundan, sorumluluk sınırları dahilinde zayi olan emtiadan sorumlu olacağı, dosya içerisinde sorumluluk sınırlarının tespiti için gerekli olan zayi olan emtiaya ait brüt ağırlık bilgilerinin olmadığı, bu nedenle taşıyıcının sorumluluk sınırları tespit edilemediğinden, davalı taşıyıcının zayiden sorumlu olduğu tutarın hesap edilemeyeceği, davalı taşıyıcının sorumluluk sınırları tespit edilemediğinden, davalının rücuen tazminat talebinin hak olarak yerinde olmakla birlikte, tutar açısından yerinde olup olmadığı belli olmadığı sonuç ve kanaatini bildirmiştir. Davacı vekili 04/10/2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle; davalının oluşan zararda ağır kusuru olduğunu, sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağını bildirerek davanın kabulünü talep etmiştir. TTK' nin 886. maddesi \"Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.\" hükmünü içermektedir. TTK' nin 882. Maddesi \"Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.(3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.\" hükmünü içermektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya içerisindeki sevk irsaliyelerine göre muhtelif firmalara ait farklı tip ve miktardaki emtianın 13.04.2017 tarihli ..., ..., ... ve ... numaralı toplu taşıma irsaliyeleri ile sigortalı ana nakliyeci firma sorumluluğunda nakledilmek üzere sürücü ...  İdaresindeki ...- ... plakalı araca yüklendiği, sürücünün 14.04.2017 ve 17.04.2017 tarihlerinde Başakşehir Polis Merkez Amirliğinde verdiği ifadelerde 13.04.2017 tarihinde saat 22:22 sularında aracın arızalandığını ve yol kenarına park edildiğini, çağrılan servisin 23:50'de geldiğini ancak arızayı gideremediğini, 14.04.2017 tarihinde saat 10:30'da servisin tekrar geldiğini ve arızayı giderdiğini, 14.04.2017 tarihinde saat 05:30 sıralarında aracın içinde uyuduğunu, bu sırada aracın arkasından sesler geldiğini, kontrol etmek için aşağı indiğinde kapşonlu yüzlerinde maske bulunan kişilerin hırsızlık yaptığını gördüğünü, bu şahıslara bağırdığını, şahıslardan birinin geldikleri aracın içinden silah çıkararak arabaya binmesini söylediğini, daha sonra şahıslara tekrar bağırdığını, başka bir şahsın kendisine silah doğrultuğunu, daha sonra polisi aradığını, şahısların ... plakalı araç ile uzaklaştıklarını beyan etmiştir. Davacı vekili her ne kadar davalının oluşan zararda ağır kusuru olduğunu, sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağını beyan etmiş ise de taşımayı yapan aracın arıza nedeniyle zorunlu olarak yol kenarına park edildiği, arıza nedeniyle servisin çağrıldığı ancak arızanın aynı gün giderilemediği ve servisin ertesi gün gelerek arızayı giderdiği, aracın zorunlu olarak yol kenarına park edildiği ve araç sürücüsünün aracın başından ayrılmadığı dikkate alındığında TTK' nin 886. maddesi kapsamında zararın taşıyıcının kasıtlı veya pervasız bir davranışından kaynaklanmadığı anlaşılmakla davalının zararın tamamından sorumlu tutulamayacağı mahkememizce değerlendirilmiştir. Diğer yandan davalı taşıyıcının araç arızası nedeniyle sorumluluktan kurtulamayacağı açık olduğundan, sorumluluk sınırları dahilinde zayi olan emtiadan sorumlu olacağı, dosya içerisinde sorumluluk sınırlarının tespiti için zayi olan emtiaya ait brüt ağırlık bilgilerinin olmadığı, bu nedenle taşıyıcının sorumluluk sınırları tespit edilememiştir. İspat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafın zayi olan emtianın brüt ağırlığına ilişkin delil dosyaya sunmadığı, bilirkişi raporuna itirazında davalının zararın tamamından sorumlu olduğunu iddia ettiği ancak TTK' nin 886. Madde koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının, oluşan zararda ağır kusuru olduğunu, sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağını, mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, TTK'nın 886.maddesi uyarınca  davalının, aracını taşımadan evvel yola ve yüke uygun halde bulundurmadığını, gerekli kontrol ve muayenelerini yaptırmadığını, yükün sağlam olarak taşınabilmesi için gerekli ve yüksek özeni göstermediğini, bunun yanında, araç arızalandıktan sonra içerisinde yüklü bulunan emtianın güvenliğini de sağlayamadığını,  bu emtianın korunması için de gerekli önlemleri almadığını, böyle bir durumda davalının ağır kusuru söz konusu olup, sınırlı sorumluluktan yararlanabilmesinin de mümkün olmadığını, aksi halde, bu durumun taşıyanlar için caydırıcı bir etki yaratmayacak ve sorumluluklarının sınırlı olduğu gerekçesiyle gerekli önlemlerin alınması konusunda gereken özeni göstermeyeceklerini,  keza bilirkişi raporunda da TTK m. 886 uyarınca bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca sorumluluk sınırının hesap edilemediğinin belirtildiğini, oysa ki davalının, TTK m.886 uyarınca sorumluluk sınırlarından yararlanamayacağından sorumluluk üst sınırının hesaplanmasına da gerek bulunmadığını, ayrıca, emtianın piyasa fiyatı belli olduğundan davalının sorumlu olduğu tazminat hesabının yapılabilmesi için emtianın brüt ağırlığının bilinmesine de gerek olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi'nin çok yeni tarihli bir kararında, malın faturasında gösterilen bedelin tazminine hükmedilmesinin uygun olduğunun  belirtildiğini, İstanbul BAM, 12. HD., E. 2019/910 K. 2020/215 T. 18.2.2020 Kararının bu şekilde olduğunu,  emtianın sahibi olan firmaların talep faturaları dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak bilirkişiden ek rapor dahi alınmaksızın karar verilmesinin de hatalı olduğunu, dosyaya sundukları delillerden hasarlı emtia miktarının açıkça anlaşıldığını, davalının zarardan sorumlu olduğu tespit edilmişken, sorumluluk sınırının belirlenememesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, hasar hesabının bağımsız ve tarafsız eksperlerce yapılmış olduğunu ve  hükme esas alınabilir nitelikte olduğunu, buna rağmen eksper raporuna itibar edilmediğini,  oysa ki 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta eksperlerinin, sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarlarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen tarafsız ve bağımsız gerçek ve tüzel kişiler olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı sigorta şirketi tarafından yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta abonman poliçesi ile sigortalanan emtianın çalınması nedeniyle, dava dışı sigortalıya ödenen tutarın rücuen araç sahibinden  tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, dava dışı sigortalısına taşıma sırasında çalınan mallara ilişkin olarak yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta abonman poliçesi kapsamında ödeme yaptığını, bu malların çalınması ve doğan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek,  sigortalısına yaptığı ödemenin davalıdan tahsili için başlattığı icra takibine itiraz üzerine eldeki davayı açmış, davalı davaya cevap vermemiştir. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 31.465,24 TL alacak yönünden 22.06.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak dosya borçlusuna ait ... plakalı araç ile İstanbul'dan Gaziantep'e yapılan nakliye esnasında, 13.04.2017 tarihinde taşınan bir kısım emtianın çalınması neticesinde oluşan zararın 6102 sayılı TTK m.1472 uyarınca rücuen tazmini talebinin gösterildiği, ödeme emrinin 30.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı  tarafından 03.07.2018 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamının incelenmesinden;  dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti.ile dava dışı birden çok şirket arasında taşıma sözleşmesi akdedildiği, bu bağlamda adı geçen sigortalı firma tarafından  dava dışı  firmalara ait çeşitli emtianın İstanbul'dan Gaziantep'e taşınması işinin üstlenildiği, taşıma işini üstlenen sigortalı şirketin taşımayı davalıya ait tır ile yaptırdığı,  yani fiili taşımanın alt taşıyıcı olarak davalı tarafından gerçekleştirildiği, muhtelif firmalara ait farklı tip ve miktardaki emtianın 13.04.2017 tarihli, ..., ..., ... ve ... numaralı toplu taşıma irsaliyeleri ile sigortalı ana nakliyeci firma sorumluluğunda nakledilmek üzere sürücü ... idaresindeki ...- ... plakalı araca yüklendiği, davacı vekilinin dava dilekçesindeki anlatımları ile  aracın şoförünün karakolda verdiği ifadeye göre, 13.04.2017 günün akşam saatlerinde aracın arızalandığı,  aracın yol kenarına park edildiği, çağrılan servisin 23:50'de geldiği, ancak arızayı gideremediği, 14.04.2017 tarihinde saat 10:30'da servisin tekrar geldiği ve arızayı giderdiği, şoförün 14.04.2017 tarihinde saat 05:30 sıralarında aracın içinde uyuduğu sırada  aracın arkasından sesler geldiği, yüzlerinde maske bulunan kişilerin hırsızlık yaptığını gördüğü, bu şahıslara bağırdığı, şahıslardan birinin geldikleri aracın içinden silah çıkararak arabaya binmesini söylediği, daha sonra şahıslara tekrar bağırdığı, başka bir şahsın kendisine silah doğrultuğu,  daha sonra polisi aradığı, şoförün ifadesi,  fotoğraflar ve eksper raporu ile olay yeri inceleme tutanağına göre araçtaki bir kısım malların çalınmış olduğu, bu kapsamda davacı tarafından sigortalıya ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar mahkemece, davacının çalınan emtialara ilişkin dosya içerisinde sorumluluk sınırlarının tespiti için zayi olan emtialara  ait brüt ağırlık bilgilerinin olmadığı, bu nedenle taşıyıcının sorumluluk sınırlarının tespit edilemediği, ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafın zayi olan emtianın brüt ağırlığına ilişkin delil ibraz edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyada zayi olduğu belirtilen emtialara ilişkin bir kısım faturaların, sevk irsaliyelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine hasar dosyasında yer alan ekspertiz raporunda da zayi olan eşyalara ilişkin bir kısım tespitler yapıldığı görülmektedir. Bu durumda zayi olduğu belirtilen emtialara ait faturalar, sevk irsaliyeleri nazara alınarak  alanında uzman bilirkişilerce zayi olan emtialara ilişkin olarak ortalama bir brüt ağırlık  tespit edilmesi mümkündür. Bu şekilde mahkemece hakkaniyet gereği bir hesaplama yapılması gerekmektedir.  Bu durumda mahkemece, zayi olduğu belirtilen emtialara ilişkin olarak eksik fatura, sevk irsaliyesi varsa bunların davacı yanca tamamlatılması sağlandıktan sonra  dava dosyası  konusunda uzman bilirkişiye tevdi  edilerek   zayi olan emtialarının fatura ve sevk irsaliyesi bilgilerine nazaran brüt ağırlıklarının ortalama ne kadar olabileceği tespit ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı  olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.08.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72f3a1ed8b138046","SID":"e2c2389ea8d8e0f2"}}