{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/332 <br>KARAR NO: 2024/178<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 14.10.2020<br>NUMARASI: 2017/1096 Esas - 2020/733 Karar <br>DAVA: Alacak<br>Taraflar arasındaki  alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalı satıcı tarafından davacıya satılan 2015 model ... aracın ayıplı olduğu, davalı tarafın gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen ayıptan doğan sorumluluğa ilişkin hükümleri, gerekse müvekkile müvekkile verilen garanti belgesi nedeniyle satılan araçtaki ayıptan sorumlu olması nedeniyle, 6098 sayılı ve 6102 sayılı kanunların sağladığı hakları kullanma taleplerinin kabulüne ve ... şase numaralı 2015 model ... marka aracın ayıplı gösterge ön panelinin ayıpsız bir yenisi ile değiştirilmesine, mahkeme aksi kanaate ise parçanın bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının ayıp olarak nitelendirildiği hususların kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, gerçekten de davacı tarafın iddiasını aksine dava konusu aracın ayıplı olmadığını, davacının dava dilekçesinde ayrıca ödeme tarihinden itibaren faiz talep ettiğini, davacının talep ettiği faizin başlangıç tarihinin de yasa ve hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu züere davacının ayıp iddialarını ve taleplerini kabul etmemekle birlikte davacı aracı iade ettiği tarihten itibaren faiz talep edebileceğini bu nedenle reddi gerektiğini, mahkemeye açılmış dosyanın görevli Bakırköy Bakırköy Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, hak düşürücü nitelikteki otuz günlük ihbar yükümlülüğüne uyulmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Gizli ayıp mevcut ise herhangi bir şarta ve sınırlamaya tabi olmaksızın alıcı seçimlik hakkını kullanması için yeterlidir. Satıcı tercih edilen seçimlik hakkı yerine getirmek zorundadır. Dolayısıyla ayıbın küçük, büyük veya orantılı olup olmaması sonucu değiştirmeyecektir. Asıl olan alıcının ürünü ilk aldığı zamanki tercih hakkıdır. Ayıplı , defolu veya kusurlu bir ürünü indirimli fiyata alıp almama tamamen alıcının tercihidir. Eğer alıcı en ufak bir kusur bile olmasını istemeden parasını tam ödeyerek bir ürün alıyorsa bu niyet ile aldığı üründe sonradan gizli ayıp çıkması nedeniyle ayıbın tür ve oranı gerekçe göstererek alıcıyı ilk başta istemediği bir alışverişin içine ve tercihe zorlamak TBK 223 sayılı yasanın amaç ve emredici hükümlerine tamamen aykırıdır. Açıklanan bu hususlar doğrultusunda dava konusu araçta aracın esas unsuru olan gösterge ön panelinin üretimden kaynaklı sızdırmazlık tam sağlanmamasından kaynaklı imalat hatasının bulunduğu sabit olup, bu haliyle imalat kusurlu olan aracı davacının almak istemediği açıktır. Bu husus TBK 227/4 bendine göre değerlendirilmiş buna göre Alıcının seçimlik hakları a. Genel olarak başlıklı maddede Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:' 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme' Sonradan ortaya çıkan ayıp nedeniyle davacı tercih etmediği seçimlik hakkını kullanmaya zorlanamayacaktır. Var olan hata ve ayıp davacının yenisi ile değiştirilmesi talebi için haklı bir sebeptir. Satıcı, tercih edilen seçimlik hakkı yerine getirmek zorundadır. Davacı alıcı misli ile değiştirilmesi yönünde tercih hakkını kullanmış olup, bu durum aşırı bir masrafı da gerektirmemektedir. Öte yandan araçtaki ayıp kullanmakla ortaya çıkan ve gizli ayıp türü olduğu için davalının hak düşürücü süre geçtiği itirazları yerinde görülmemiştir. Kaldı ki ayıbın tespitinden itibaren gelen belge ve beyanlara göre davacı makul süre içinde bunu davalıya bildirmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile, yargılamaya konu ... şase numaralı 2015 model ... marka aracın gösterge ön panelinin bütün masrafları davalıya ait olmak üzere ayıpsız bir benzeri (çıkartılan ayıplı parçanın mülkiyetinin davalıda kalması kaydıyla) ile değiştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerek... \" gerekçesiyle davanın kabulü ile yargılamaya konu ... şase numaralı 2015 model ... marka aracın gösterge ön panelinin, bütün masrafları davalıya ait olmak üzere, ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmamış olup; bu nedenle de dava hakkı ortadan kalktığını, mahkemenin, ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uyulmamasına rağmen esasa ilişkini inceleme yaparak yasaya aykırı davrandığını,  Esasa ilişkin olarak, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan her hangi bir ayıp bulunmamakta olup; davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususlar kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, söz konusu kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, bir aracın, TKHK kapsamında ve anlamında ayıplı olarak nitelendirilebilmesi için maldaki eksiklik ya da özrün önemli olması ve maldan yaralanmayı önemli ölçüde azaltacak ya da ortadan kaldıracak bir arıza veya kusur olması gerektiğini,  Sadece malın önemli bir unsurundaki eksikliğin ayıp olarak nitelendirilebileceği gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamasında kabul gördüğünü, bu bağlamda, dava konusu araçta davacı tarafından onarım vb. nedenlerle yetkili servise getirildiğini, ancak iddia edildiği gibi üretimden kaynaklanan bir arızası bulunmadığı tespit edilmiş ve araç üzerinde gerekli incelemeler yapılarak aracın onarıldığını,  Hükme esas alınan bilirkişi raporları bilimsel ve teknik inceleme içermemekte olup arızanın nedeni tam olarak tespit edilememiş olup bu haliyle raporun yargılmaya esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, Yargılama süresince bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarında detaylı olarak izah edildiği üzere dosyada yer alan raporlarda davaya konu arızanın sebebi tespit edilmeksizin arızanın üretim kaynaklı olduğu mütalaa edilmiş olup bu hali ile bahse konu tespitin kabulü mümkün olmadığını, zira raporda davaya konu arızanın hangi sebeplerle meydana gelebileceği ve somut olayda arızanın hangi sebebin gerçekleşmesi sonucunda oluştuğu belirlenmeksizin oluşturulduğunu, istinaf mahkemesince de takdir edileceği üzere bilirkişi tarafından öncelikle belirtilen hususların teknik ve bilimsel gerekçelerle ortaya konulması, akabinde ise tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, buna karşın bahse konu raporda arızanın sebebi tespit edilmeksizin kullanıcı kaynaklı olmadığı ve bu sebeple de üretim kaynaklı olduğu tespit edildiğini, dava konusu arızanın sebebi tespit edilmeden arızanın kullanıcı hatası ile meydana gelmediğine yönelik tespitin tamamen yoruma dayalı olduğunun izahtan vareste olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalıdan satın alınan araçtaki parçanın (gösterge panelinin) gizli ayıplı olması  nedeniyle  TBK'nın 227. maddesi uyarınca ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya ayıplı parça  bedelinin davalıdan tahsili  taleplerine ilişkindir. İlk derce mahkemesince davanı kabulü ile araçtaki  parçanın (gösterge panelinin)  ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiş; bu  karara karşı, davalı vekilince, yasal süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirir. Buna göre, bilirkişi raporları takdiri delil niteliğinde olup mahkemece  diğer delillerle birlikte serbestçe hükme esas alınır. Mahkemece tarafların sundukları deliller ile yapılan yargılama aşamasında konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi kurullarından alınan rapor içeriğindeki tespitler dikkate alınarak ve sunulu deliller değerlendirilip, gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bilimsel ve teknik inceleme içermeyen  bilirkişi raporu dikkate alınarak  hüküm kurulmasının doğru olmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın satım sözleşmesinden ve satılandaki ayıptan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 227. maddesi gereğince, \"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1-Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2-Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını istemez. 4-İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. \". Davacı tarafından dava konusu aracın davalıdan 12.03.2015 tarihinde satın alındığı, aracın iki yıl ve 60.000 km garanti ile satıldığı ihtilafsızdır. İlk derece mahkemesince uzmanlarından oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan rapor içeriğine göre, panel üzerinde lekelenmeler meydana geldiği gibi, ayrıca iç kısmında  toz parçacıklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 02.04.2015 ila 31.05.2018 tarihleri arasında on bir kez yetkili servislerde bakım yaptırıldığı, tozlanma şikayetinin servis formlarına not düşüldüğü, fakat bu konuda kullanıcı hatası bulunduğuna dair bir tespit yapılmadığı, parçadaki hatanın kullanıcı hatası olamayacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bunun dışında  aracın ön panelinde bulunan toz ve lekeler şikayetiyle 20.09.2016 tarihinde yetkili servise başvurduğunun bilirkişi raporunda belirtildiği de anlaşılmaktadır. Bu tespitler ışığında  garanti süresi içerisinde satım konusu arcın gösterge panelinde lekelenme ve tozlanmanın bulunduğu, söz konusu durum nedeniyle   davacı tarafından yetkili servise başvurulduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi rapor içeriklerinden araç gösterge panelinin  gizli ayıplı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davalı vekilinin ayıbın gizli ayıp olarak kabulünün doğru olmadığı, kullanım hatası veya müşteri memnuniyetsizliğine dayalı  olduğunun kabulü gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, davalı tarafça satılan malın ayıbının garanti süresi içinde ortaya çıkması üzerine davacı tarafça yetkili servise başvurulduğu bilirkişi rapor içerikleri ve servis belgeleri ile anlaşılmaktadır. Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur (6098/TBK.m.219 ve 818/BK.m.194). Söz konusu yasal düzenlemeler ile  davacıya sözleşme ile verilen garanti süresi içinde davalı yetkili servislerine başvurulduğu, pek çok kez servise giden araçtaki ayıbın giderilemediği, ayıbın giderilmesi için bu parçanın değiştirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Aracın arıza nedeniyle davalının yetkili servisine götürülmüş olması ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan, davalının ihbarın süresinde yapılmadığı yönündeki savunması ve istinaf nedeni de  yerinde değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nı n353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 441,00 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 08.02.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6997a9d56bc0b45","SID":"146d889cf39a6611"}}