{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2126 <br>KARAR NO: 2024/232<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 02/10/2019<br>NUMARASI: 2016/257 Esas - 2019/749 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/12/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalılardan ... sevk ve idaresindeki; davalı ...Ltd. adına kayıtlı, davalı ... sigortadan ZMMS poliçesi ile sigortalı, ... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yapıp müvekkiline çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin yaralanmasıyla güç kaybı yaşadığını ve ailesinin destekten yoksun kaldığını, ayrıca ... plakalı motosikletinin hasara uğradığını, yine bu kaza nedeniyle müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek 45.000,00 TL manevi tazminat ile, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 6.800,00 TL ( davacının hastanede yattığı ve tedavi sürecinde çalışamadığından yoksun kaldığı maaş alacaklarına mahsuben 5.400,00 TL, motosiklette meydana gelen 1.000,00 TL hasar,taksi masrafı 400 TL) maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusur tespiti ve maluliyet  oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun taraflarına tebliğine karar verilmesini talep etmiştir.  Davalılar ... ve davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait aracın hem karayolları ZMM poliçesi hem de ihtiyari mali mesuliyet (Kasko) sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığını,davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarının zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacının olay tarihinde geçerli ehliyete sahip olup olmadığının belli olmadığını, tazminata ilişkin tevsik edici belge olmadığını davanın açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Islah talebi de nazara alınarak davanın kısmen Kabulü ile, 30.471,70 TL maddi tazminat (iş gücü kaybı) ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın 19.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile yalnızca maddi tazminatla ve faizin başlangıcı yönünden dava tarihi olan 10.03.2016 tarihi ile sınırlandırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer hasar ve masraflara ilişkin taleplerin reddine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyada mübrez SGK kayıtlarına göre, davacı  ... 01.07.2007 tarihinden beri emekli olduğunu, kendisine kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlandığını, SGK kayıtlarına göre fiilen pasif dönemde olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının aktif çalışma hayatının 60 yaşına kadar süreceğinin kabulü ile aktif hayat süresi 5 yıl baz alınarak hesaplama yapıldığını, davacı fiilen pasif dönemde iken, 60 yaşına kadar aktif döneminin devam edeceğinin kabulü ile varsayıma dayalı olarak hesap yapılması hatalı olduğunu, davacı kaza tarihinde çalıştığını, aylık 1800 TL maaş aldığını beyan etmiş olsa da, SGK kayıtlarında bu husus bulunmadığını, davacının SGK çalışanı olarak primi en son 08/2010 dönemine ait olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kolluk tarafından yapılan ücret araştırması dikkate alınmış ve kişinin kaza tarihinde net 1.500 TL kazandığı varsayılarak hesaplama yapıldığını, ancak davacı fiilen pasif dönemde bulunduğundan, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, pasif dönem zararı bir çalışmanın karşılığı olmayan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olup, AGİ dahil edilmemiş net en son bilinen asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının emekliliği nedeniyle davacı fiilen pasif dönemde olduğundan, pasif dönemdeki kişiler aktif çalışma hayatı sonlanmış kişiler olduklarından dolayı iyileşme süresi boyunca kazanç kaybına uğramayacağını, iyileşme süresi boyunca emekli aylığını eksiksiz almaya devam edeceği hususu göz ardı edilerek davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 19/12/2015 tarıihinde, saat 15:50 sıralarında davalı sürücü ...yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile yerleşim yerinde gündüz vakti Beşiktaş Meydan istikametinden Zincirlikuyu istikametine seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı trafik lambasında kavşağa girdiği sırada, kavşakta duraklayan ve yeşil ışığın yanması nedeniyle harekete geçerek kavşağa giren sürücü ...yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacı sürücü ... yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.Dava dilekçesinde, davacının çalıştığı işyerinde motosikletiyle yemek servisi sırasında kazanın meydana geldiği ve aylık 1.800,00 TL aldığı belirtilmiştir. Davacının  sosyal ekonomik durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağında yapılan tespitler gereği, emekli olduğu 1.000,00 TL emekli maaşı aldığı ayrıca lokanta işlettiği ve 1.500,00 TL geliri olduğu tespit edilmiş ve geliri 1.500,00 TL kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davaya konu kaza tarihinde 55 yaşında ve SGK emeklisi olan davacının aktif biçimde çalışmaya devam ettiği gerekçesiyle, kolluk tutanağında saptanan geliri hesaba esas alınmış ise de sadece kolluk tutanağına dayalı gelir tespiti kabul edilemez. Emekli olduktan sonra da serbest çalışmasını sürdürüp ticaret yaptığı kolluk tarafından tespit edilen davacının, bu çalışması nedeniyle bir işyerinin bulunması ve işyerine ilişkin Bağ-kur ve vergi kaydının olması gerektiği izahtan varestedir. Yaşı itibariyle emeklilikten sonra çalışmaya devam etse de, davacının belirli bir yaş ve dönemden sonra aktif çalışmasının son bulacağı ve pasif devreye geçeceği de açıktır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile pasif dönem 60 yaş sonrası olarak kabul edilmektedir.  Bu durumda mahkemece; davacının emekli olduktan sonra uğraştığı işi ve gelirinin net biçimde belirlenmesi bakımından, davacının kaza tarihi ve öncesinde Bağ-kur kayıtlısı olarak yaptığı bir iş olup olmadığı, vergi mükellefiyeti olup olmadığı ve bu mükellefiyetin detayları ile kaza tarihine en yakın kazanç miktarının ne kadar olduğunun, SGK Başkanlığı'ndan ve ilgili vergi dairesinden sorulması; gelen resmi belgelerle gelirin tespiti halinde bu gelire göre, resmi belgelerle gelirin ispat edilememesi halinde asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması; ayrıca davacının yaptığı işin mahiyetine göre aktif çalışma süresinin hangi tarihe kadar devam edebileceği de belirlenerek pasif devresinin saptanması, pasif devre hesabının AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması konularında ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/5566 Esas-2018/7791 Karar sayılı ilamı gibi)Açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"795ceaf4c56c5514","SID":"1b7a14e06a9daa78"}}