{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2159 <br>KARAR NO: 2024/233<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 16/06/2021<br>NUMARASI: 2016/300 Esas - 2021/466 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/02/2013 tarihinde müteveffa ... kullanımındaki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ...  olay yerinde vefat ettiğini, diğer aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı aleyhine İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2014/719 esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası ikame edildiğini, dosyada alınan kusur raporunda ... da %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffa ...'ın kullanımındaki ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ...  A.Ş tarafından trafik sigortasıyla sigortalandığını, sigortalı araç sürücüsünün ölümü nedeniyle davacının destekten yoksun kaldığını, davacının sigorta şirketine karşı üçüncü kişi konumunda olduğunu, müteveffanın kusuru oranında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu beyan ederek 30.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep  etmiştir. Davalı vekili süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranı ile doğru orantılı olduğunu ancak mevcut olayda bir sorumluluğunun bulunmadığını, tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını, destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat istemlerinin teminat dışında olduğunu, mevcut olayla ilgili İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2014/179 Esas sayılı dosyasında 89.903,48 TL tazminata hükmedildiğini ve bu miktarın da karşı araç sigorta şirketinden tahsil edildiğini, davacının müteveffanın kusur oranına denk gelen 30.270,53 TL tazminatı müvekkili şirketten talep ettiğini ancak tazminat talebinin sigorta teminatı dışında olduğunu davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile, 96.326,77 TL maddi tazminatın 22/03/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının üçüncü kişi konumunda sayılamayacağını ve talebinin zamanaşımına uğradığını,16.02.2013 tarihinde gerçekleşen olay bakımından davacının sözde zararını ve tazminat yükümlüsünü olay tarihinde öğrenmesi hasebiyle zamanaşımı 16.02.2015 tarihinde dolmuş olduğunu, tazminat istemi, \"destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri\" teminat kapsamı dışında olduğunu, 01.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna esas olan hesaplama yöntemi hatalı olduğunu,  müteveffanın ve davacının muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenmiş fakat davacının maddi zararı %10 artış, %10 iskontolu progressif rant yöntemine göre hesaplanmış fakat faizin %1,8 kabul edilerek hesaplama yapılması  gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, davacının   İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/719(Eski Esas) 2019/737(Yeni Esas) dosyasında; davacılarının  .... mirasçıları olan ... ve ...  olduğu, davalıların ..., ...  ve ... A.Ş olduğu, davanın konusunun ... ölümü sonucu oluşan davacı ... destekten yoksun kalma maddi zararlarının ve davacıların manevi zararlarının tazmini istemine ilişkin olduğu, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/658 Esas sayılı dosyasının birleştirildiği, bu dosyanın da davacılarının ...  kardeşleri olan ... olduğu, davalılarının ... olduğu, davanın konusunun manevi tazminat istemine ilişkin olduğu,  asıl davada davacı ...'ın destekten yoksunluk davası ile ilgili olarak davanın kabulüne, adı geçen davacının ve diğer davacıların diğer talepleri bakımından davanın kısmen kabulüne, birleşen davada da davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 21.05.2019 günlü ve 2016/14488 Esas, 2019/6512 Karar sayılı ilamı ile; \"...davacılar vekilinin sair, asıl ve birleşen dosya  davalıları ...'nun ise tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına,\" karar verilmiş, ilamın 2 numaralı bendinde; \"Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında,olay tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, ölenin davacıların eş ve babaları oluşu ve  meydana gelen zararın ağırlığı da gözönüne alınarak asıl dosya  davacıları eş ... ve çocuklar ... ve ...  için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve  hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.\" denilmiştir.  Davacı eldeki davada desteğin %25 kusuruna denk gelen destek tazminatını 3.kişi olarak talep ettiği anlaşılmıştır. Daha önce maddi tazminat yönünden Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen dosyada karşı aracın %75 kusuruna göre hesaplanan tazminata hükmedildiği görülmüştür.Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. HMK'nın 319.maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalı vekili süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürdüğüne ve davacı tarafından açık muvafakati bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def'inin  nazara alınması olanaklı değildir. Mahkemece, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07.11.2012 tarih ve 2012/10718 Esas ve 2012/12169 K.Sayılı kararında ve Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 Tarih ve 2011/17-787 E, 2012/92 K.Sayılı kararında; “ ...araç sürücüsünün veya işleteninin tam kusurlu olması halinde desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve karayolları motorlu Araçlar Zorunlu mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile destekten yoksun kalan davacılar zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar vermek gerekir.” şeklinde hüküm kurulduğu, davacının  bilirkişi raporunda hesaplanan %25 kusura isabet eden  maddi zararı için davalının sorumluluğuna karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.580,08 TL harçtan peşin alınan 1.646,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.934,08 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9029c4f823e27fb9","SID":"7c07cbaa8ee2de0a"}}