{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2021 <br>KARAR NO\t\t: 2024/174<br>KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/896 Esas ve 2023/703 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/01/2024<br><br><br>Davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA : <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalıların davacı şirket ile 17/12/2019 tarihinde akdettikleri sözleşme ile o tarihten itibaren 180 gün boyunca geçerli olacak şekilde devir amacıyla yapılacak olan yer gösterme, pazarlama, kiralama çalışmaları ve görüşmeleri için davacı şirketi tek yetkili olarak belirlediklerini, davacı şirketin haberi olmaksızın yapılacak işlemler için devir bedelinin %15'i ve bunun KDV'si tutarında hizmet bedelinin davacı şirkete ödenmesini kabul ettiklerini, sözleşmeye konu taşınmazın davacı şirketin haberi olmaksızın devredildiğini, buna göre, müvekkilinin davalılardan 108.000,00.-TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8360 sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiklerini, takibin haksız ve kötüniyetli itiraz üzerine durduğunu, taraflarınca İzmir Arabuluculuk Bürosu'na 18/11/2020 tarihinde başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, buna göre, itirazın iptaline, %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı ... firması vekili cevap dilekçesinde özetle; 27/08/2020 tarihinde müvekkili şirketin ... tarafından ... ve ...'a devredildiğini, müvekkile şirkete ödeme emrinin 22/10/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin taraf olmadıkları bir borç ilişkisinden dolayı takibe itiraz ettiklerini, şirketin şimdiki yetkililerinin sözleşmede imzaları bulunmadığından müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, simsarın ücrete hak kazanabilmesi için devre ilişkin sözleşmenin simsar tarafından bulunan üçüncü kişiyle de kurulması gerektiğini, ancak, müvekkili şirket yetkilileri ile davacı şirket arasında herhangi bir görüşme olmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşmede şahsi imzasının bulunmadığını, sözleşmeyi şirket yetkilisi sıfatıyla imzaladığını, esasen, sözleşmede belirlenen süre içerisinde taşınmaz devrinin gerçekleşmediğini, buna rağmen müvekkilesi aleyhine icra takibine geçildiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle husumet nedeniyle olmak üzere esastan reddine, davacının %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...Dosyadaki tüm belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde davalılar aleyhine yapılan icra takibinin yerinde haklı bir takip olup olmadığı alacağın varlığı miktarı ve husumete ilişkin yapılan yargılama sonucunda davacı ile yapılan 17/12/2019 tarihli Danışmanlık Hizmetleri (Tellallik) sözleşmesinde incelenmiş olup davalı ...'in Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevap yazısından da anlaşılacağı üzere  davalı şirketin sözleşme yapım tarihi itibariyle temsilcisi olduğu anlaşılmıştır. TTK'nin 372/1 maddesinde: Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atacakları, bu kuralın 629/1 maddesinin atfı yoluyla Limited şirketlerde de uygulanmaktadır. TBK'nin  40 maddesinde: Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Şeklinde ki yasal düzenlemeler yanında davalı ...'in isticvap davetiyesi ile dinlenmiş olup bu imzayı davalı şirket adına imzaladığı beyanları kapsamında davalı ...'in sözleşmede ki imzayı şirketi temsilci sıfatıyla imzaladığı kanaati hasıl olmuş olup davalı ... için açılan davanın husumet bakımından reddine, davalı ... vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,  taraflar arasında sözleşmenin geçerli olduğu ve fesih edilmemesi nedeniyle yürürlükte olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli hüküm kurmaya da yeterli  olduğu hesaplamalara da itibar edilmek suretiyle davacının davalı şirket bakımından açılan davasının kabulü ile (takip talebiyle bağlı kalmak suretiyle) icra takibine yapılan itirazın iptaline, alacak likit nitelik taşıdığından asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine dair aşağıda ki gibi hüküm kurulmuştur...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşmenin müvekkili yönünden geçerlilik şartlarını taşımadığını, müvekkili şirketin yetkilisinin söz konusu sözleşmede imzasının bulunmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekilinin 04/01/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.<br>Davacı vekilinin İzmir 19. Noterliğinin 06/10/2020 tarihli ve 16233 yevmiye numaralı vekaletnamesinin incelenmesinde; davadan veya kanun yollarından feragat etmeye yetkili olduğu görülmüştür.<br>Dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragatine ilişkin beyanı davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK m.310 gereğince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : <br>1-İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2023 tarihli, 2021/896 esas ve 2023/703 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>2-Davacı tarafın davadan feragat etmesi nedeniyle davanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 310. maddesi uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>3-Davadan feragat edildiğinden önceden alınan 1.414,27 TL harçtan, Harçlar Kanunu 22. maddesi gereğince alınması gereken maktu karar ve ilam harcının (427,60) 2/3'ü olan 285,06 TL'nin mahsubu ile 986,67 TL'nin isteme halinde davacıya iadesine, <br>4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT gereğince maktu 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-Davalı  ... Ltd. Şti. tarafından İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/655 D.İş. sayılı dosyasına yatırılan ... Bankası Konak Şubesine ait 06/10/2023 tarihli TMDZ23-273334 mektup nolu 239.395,98 TL bedelli teminat mektubu ve 11.115,00 TL bedelli nakdi teminatın İİK'nun 36/5. maddesi gereğince Davalı  ... Ltd. Şti.'ne İADESİNE,<br><br>6-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davalı ... Ltd. Şti.'nin yatırmış olduğu 1.999,75 TL istinaf karar harcının istemi halinde anılan davalıya iadesine, <br>8-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcının anılan davalıya iadesine, <br>9-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,<br>10-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c72e8f16d3cb337","SID":"637b199c23265571"}}