{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/302 Esas <br>KARAR NO: 2024/377 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/441 Esas (D.İş) - 2023/444 Karar <br>TARİHİ: 20/12/2023<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, borçluların, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 05/12/2023 tarihli kararı ile; \"Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, 735.000.00-TL alacağı karşılayacak şekilde %15'ine tekabül eden 110.250,00-TL teminat karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek kadar miktarda İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde (Tahsilde tekerrür olmamak üzere) ihtiyati haciz konulmasına, İlerde haksız çıkacak tarafa yükletilmek üzere talep eden yararına 4.700,00-TL vekalet ücreti taktirine,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili  08/12/2023  tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde;   herhangi bir ticari mahiyette olmayan teminat senedi için talep edilecek ihtiyati haczin Asliye Hukuk Mahkemelerinde talep edilmesi gerekmesine rağmen ihtiyati haciz talep edenin ihtiyati haciz talebini görevsiz mahkemede talep ettiğinden itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini, teminat senedinin sebebini oluşturan asıl alacak hakkında resmi belgede sahtecilik ve yağma suçundan ötürü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında takibin durdurulmasına karar verildiğini, teminat senedinin geçerliliği asıl borcun geçerliliğine açık bir şekilde bağlandığını, yani teminat senedine konu asıl alacak hakkındaki takip işlemleri durdurulduğunu ve asıl takibin iptal edilme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, ihtiyati hacze konu senedin teminat senedi olduğundan ve teminatın konusu alacağın ihtilaflı olduğundan teminat senedinin geçerliliği yargılamayı gerektireceğini, bu sebeple verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, haklı ve hukuka uygun itirazlarının kabulüne, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/441 D. İş 2023/444 K. Sayılı Dosyasından verilen ihtiyati haciz kararının tedbiren durdurulmasına bilahare ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin alacaklıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/12/2023 tarih ve 2023/441 Esas (D.İş) - 2023/444 Karar sayılı ek kararı ile: \"İhtiyati haciz talep eden vekilinin 05/12/2023 tarihli dilekçesi ile, 12/09/2023 düzenleme tarihli, 735.000,00 TL bedelli, 18/09/2023 tediye tarihli bono aslına dayalı olarak 735.000.00-TL alacak bakımından ihtiyati haciz talep ettiği, mahkememizin 05/12/2023 tarihli değişik iş kararı ile alacağın %15'ine tekabül eden 110.250,00 TL teminatın yatırılması halinde talebin kabulüne karar verildiği, ihtiyati hacze itiraz edenin 08/12/2023 tarihli dilekçesi üzerine itirazın duruşmalı olarak incelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun \"İhtiyati Haciz Kararına İtiraz ve Temyiz\" kenar başlıklı 265.maddesinde \"(1)Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (2) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. (3) Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. (4) İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (5) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.\" düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, bono bir kambiyo evrakıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki temel ilişkiden bağımsız olarak senet üzerinde yazan vade tarihi geldiğinde, düzenleyen ve düzenleyen lehine aval veren şahıslar hakkında senet bedelinin muaccel hale geleceği, somut olay bakımından bononun vadesi 18/09/2023 tarihi olup bu tarih itibariyle alacağın muaccel olduğu, ayrıca alacağın rehinle de temin edilmediği, dolayısıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini içeren İİK 257.maddesindeki yasal koşulların oluştuğu, öte yandan senet üzerine \"teminat senedi\" ibaresinin yazılmasının senedin kambiyo vasfını etkilemeyeceği, başka bir anlatımla senet alacaklısının / lehtarın vade tarihi itibariyle senet bedelini borçlulardan talep ve dava hakkının mevcut olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/14850 Esas 2015/17147 Karar sayılı ilamında: \"... talebe konu bonoların teminat senedi niteliğinde olmasının kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırmadığı...\" , Kaldı ki, senedin \"teminat senedi\" olduğu iddiasının ihtiyati hacze itiraz nedeni dahi olmadığı, İİK 265/1.maddesi uyarınca borçluların ancak ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itirazda bulunabileceği, anılan Yasa hükmünde belirtilen itiraz sebeplerinin sınırlı sayıda olduğu, bu sebepler dışında Mahkememizce inceleme yapılmasının da hukuken mümkün olmadığı, bu itibarla \"teminat senedi\" itirazının İİK 265/1. maddesinde düzenlenen ve sınırlı sayıda belirtilen itiraz sebeplerinden olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/4486 Esas 2017/6081 Karar sayılı ilamında: \"....İhtiyati hacze itiraz eden; keşidecisi olduğu bonoya dayalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu,... Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; İİK’nin 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz nedenlerinin sınırlı olarak sayıldığı, itiraz edenin ileri sürdüğü nedenlerin İİK’nin 265. maddesi kapsamındaki ihtiyati hacze itiraz nedeni olarak kabul edilemeyeceği ve ihtiyati haczin kaldırılması için yasal bir neden bulunmadığı...\", Öte yandan, bu yöndeki vakıanın (teminat senedi iddiasının) ancak ileride açılacak bir menfi tespit davasının konusunu oluşturabileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/15235 Esas 2016/441 Karar sayılı ilamında: \"... Muterizler vekili, müvekkilleri hakkında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ihtiyati haciz kararı verildiğini, karara mesnet senedin teminat senedi olduğunu ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. ...ihtiyati haciz kararının vadesi gelmiş para borcu ikrarını içeren senede dayalı olarak verildiği ve ihtiyati hacze karşı ileri sürülen itirazların İİK'nın 265. maddesine uygun bulunmayıp, açılacak bir menfi tespit veya alacak davasında incelenmesi mümkün olan esasa yönelik itirazlar niteliğinde bulunduğu,... ihtiyati haciz kararına yapılan itirazların yasal koşulları taşımadığı...\", anlaşılmakla, Yapılan açıklamalar, yerleşik uygulama (Ayrıca başkaca misaller için bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 12/05/2014 tarih 2014/6396 Esas 2014/9035 Karar; 02/05/2014 tarih 2014/5674 Esas 2014/8263 Karar, 2014/7707 Esas 2014/9644 Karar, 2016/8376 Esas 2016/7358 Karar) ve içtihatlardan verilen misaller nazara alındığında itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze yönelik itirazlarının reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, İhtiyati hacze talebine itiraz eden ...'nun ihtiyati hacze yönelik tüm itirazların ayrı ayrı ve tümden reddine, karar verilmiş ve karara karşı borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkemenin 19/12/2023 tarihli gerekçeli kararıyla; teminat senedi için ihtiyati haciz kararı alınabileceğini ve senedin teminat senedi olmasının İİK 265/1 maddesinde sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenlerinden olmadığını belirterek; ihtiyati haciz kararına yapmış oldukları itirazlarını reddettiğini;  teminat senedine ilişkin ihtiyati haciz talebine bakmaya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan dava konusu teminat senedinin dayandığı hukuki ilişki de geçerli olmadığından ve dava konusu senet teminat senedi olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılarak itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İhtiyati haciz talebini incelemeye görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu,  yerel mahkemenin görev itirazlarına yönelik gerekçeli kararında hiçbir açıklamaya yer vermediğini; dava konusu senedin teminat senedi olduğunu; senet üzerinde hem ön yüzünde hem de arka yüzünde açık bir şekilde teminat senedi yazdığını; teminat senedinin de hangi borca karşılık verildiğinin de İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat Dosyasındaki Haciz Tutanağında açık bir şekilde belirtildiğini; haciz tutanağının dosyada mevcut olduğunu; yani senedin, kambiyo değil teminat senedi olduğunun açık bir şekilde ortada olduğunu; yerel mahkemenin de senedin teminat senedi olduğunu gerekçeli kararında kabul ettiğini sadece teminat senetleri için de ihtiyati haciz kararı verilebileceğini belirttiğini, taraflar arasında ticari bir ilişki de olmadığını; bu sebeple TTK hükümlerinin işbu olaya uygulanmasının mümkün olmadığını; görevli mahkemenin de Asliye Ticaret Mahkemeleri değil Asliye Hukuk Mahkemeleri olması gerektiğini; bu bağlamda herhangi bir ticari mahiyette olmayan teminat senedi için talep edilecek ihtiyati haczin Asliye Hukuk Mahkemelerinde talep edilmesi gerekmesine rağmen alacaklının ihtiyati haciz talebini görevsiz mahkemede talep etmesi ve yerel mahkemenin de göreve yönelik itirazlarını kabul etmemesinin hukuka aykırılık yarattığını; konuyla ilgili emsal kararların da işbu iddialarını destekler nitelikte olduğunu, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/632 K. 2019/306, T. 11.4.2019 Sayılı Kararının; \"Somut olayda; tarafların tacir olmadığı ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olmadığı hususunda ihtilaf bulunmayıp, davacının dava dışı rent a car'dan kiraladığı araç nedeni ile verildiği iddia edilen teminat senedinin, teminat işlevinin ortadan kalktığı, bu senet nedeniyle uygulanan ihtiyati haczin haksızlığı iddiasına dayalı, maddi ve manevi zararların tahsili talep edilmekte olup, dava bu niteliği itibariyle haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası niteliğindedir. Bu haliyle dava TTK' da düzenlenen hususlardan kaynaklanmadığı gibi davanın tarafları da tacir olmayıp, dava da ticari işletme ile ilgili olmadığından davaya bakma görevi genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. İhtiyati haciz kararının dayanağının bono olması eldeki davanın da ticaret mahkemelerinde açılmasını gerektirmez. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2015/13385 Esas - 2015/13448 Karar sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/2712 esas, 2014/9947 karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 'nin 2018/474 esas, 2018/1564 karar sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu değerlendirilmekle, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde olduğunu, Hal böyle iken yerel mahkemenin görevsiz bir şekilde vermiş olduğu ihtiyati haciz kararı ile yapmış oldukları itirazı reddetmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğundan istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak itirazlarının kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Dava konusu teminat senedi ile teminat senedinin dayandığı hukuki ilişkinin tefecilik, yağma ve resmi evrakta sahtecilik suçlarının - icrası için kullanılmış olup ve bu konuda başsavcılık tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına kararı verilmiş olduğundan istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin teminat senetleri hakkında da ihtiyati haciz kararı verilebileceğini ve senedin teminat senedi olmasının ihtiyati hacze itiraz nedeni olmayacağını belirterek itirazlarını reddettiğini ancak yerel mahkemenin bu kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, Teminat senedinin sebebini oluşturan asıl alacak hakkında tefecilik, resmi belgede sahtecilik ve yağma suçundan ötürü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında takibin durdurulmasına karar verildiğini; daha sonra teminat senedi için de Savcılık tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini; savcılık tarafından durdurulma yazılarının dosyada mevcut olduğunu; yani alacağın var olup olmadığıyla ilgili ciddi şüpheler olduğunu ve kuvvetle muhtemel takip işlemlerinin savcılık tarafından iptal edileceğini, Taraflarınca ihtiyati haczin dayandığı sebebe itiraz ettiklerini; ihtiyati haczin dayandığı hem teminat senedi hem de teminat senedinin dayandığı asıl borç ilişkisinin Savcılık tarafından durdurulduğunu; alacaklının böylesine bir alacağının bulunup bulunmadığına yönelik ciddi şüpheleri olduğunu; hal böyle iken; ihtiyati haczin dayandığı sebep geçerli bir alacağın var olduğunu göstermediğinden istinaf başvurularının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve resen nazara alınacak sebeplerle; senedin teminat senedi olduğu hususunda bir ihtilaf olmadığından ve bu sebeple görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan ve ihtiyati haczin sebebi geçerli bir alacağın bulunduğunu göstermediğinden; hukuka uygun istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/441 D. İş 2023/444 K. Kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak itirazlarının kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; kambiyo senedine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı ileri sürülen  itiraz ise yukarıda belirtilen gerekçelerle reddedilmiştir. İtiraz eden vekilince, itirazın reddine dair ek karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Talep dayanağı 12/09/2023 keşide tarihli, 18/09/2023 vadeli, 735.000,00-TL bedelli bonoda düzenleme yerinin İstanbul olduğu, ödeme yerinin yazılı olmadığı, nakden kaydının yer aldığı, keşidecinin ... lehdarının ... olduğu, senedin ön yüzünde keşideci imzasının alt kısmında yer alan boşlukta \"teminat senedidir\" ibaresinin yer aldığı, yine senedin arkasında da \"teminat senedi\" ibaresinin yer aldığı, senet üzerinde başka bir ibare bulunmadığı anlaşılmıştır. İtiraz eden tarafından, ihtiyati haciz talep eden ile itiraz eden arasında doğrudan ticari bir ilişki bulunmadığı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, talep dayanağı bononun, kardeşi ...'nun borçlusu olduğu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasından doğan borcun teminatı olarak kendisi tarafından verildiği, bu hususun dosyadaki haciz tutanağından anlaşıldığı, anılan takibin ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/216663 soruşturma sayılı dosyası kapsamında tedbiren durdurulduğu, iş bu ihtiyati haciz talebine dayanak bono üzerinde de \"teminat senedi\" kaydının yer aldığı, senedin teminatını teşkil ettiği borcun geçersiz olduğu, kayıtsız şartsız borç ikrarı içermeyen ve  kambiyo vasfını taşımayan bonoya dayalı ihtiyati haciz talep edilemeyeceği, dava konusu teminat senedi ile teminat senedinin dayandığı hukuki ilişkinin tefecilik, yağma ve resmi evrakta sahtecilik suçlarının konusunu oluşturduğu, ihtiyati haciz talep edenin bu bonoya dayalı İstanbul ... İcra Müdürlüğünde başlattığı takibin de savcılık kararı ile durdurulduğu ileri sürülmüştür. Talep dayanağı bono kambiyo senedi olup, kambiyo senedinden doğan uyuşmazlıklar TTK'nun 4 maddesi uyarınca mutlak ticari dava mahiyetinde olduğundan, ihtiyati haciz talebini değerlendirme görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. İtiraz eden vekilinin göreve ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Somut olayda, talep dayanağı bono muhtevası, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası kapsamı ve bu dosyada yapılan fiili haciz tutanağı incelendiğinde, ihtiyati haciz talep edenin ... aleyhine başlattığı takip dosyasında talimat yoluyla yapılan haciz esnasında, iş bu dosyada aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ... tarafından ...'nin takibe konu borcunun teminatı olarak  ...'na  12/09/2023 düzenleme, 18/09/2023 ödeme tarihli, 735.000,00-TL bedelli bonsların haciz tutanağında kayıt altına alındığı, iş bu ihtiyati haciz talebine dayanak bononun, haciz tutanağında bilgileri belirtilen teminat bonosu olduğu, bono üzerinde yer alan soyut \"teminat\" kaydı senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmaz ise de, talep dayanağı bononun hangi borcun teminatı olarak verildiğinin haciz tutanağı kapsamından tespit edilebildiği, buna göre bononun teminatını teşkil ettiği borcun ödenip ödenmediği, diğer ifade ile teminat bonosunun tahsili koşullarının oluşup oluşmadığının, alacağın muaccel olup olmadığının  yargılamayı gerektirdiği, İİK'nun 257/1  fıkrasında aranan koşulların oluştuğunun İİK'nun 258 fıkrası uyarınca yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı anlaşılmış olup, mahkemece bu gerekçe ile itirazın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi yerinde olmamış, itiraz eden vekilinin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin itirazın reddine ilişkin ek kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarunca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih ve 2023/441 Esas (D.İş) - 2023/444 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2-İtiraz eden ...'un İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  05/12/2023 tarih ve 2023/441 Esas (D.İş) - 2023/444 Karar sayılı ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının KABULÜ ile; 3-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2023 tarih ve 2023/441 Esas (D.İş)- 2023/444 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Yasa gereği ihtiyati hacze itiraz yönünden  harç alınmasına yer olmadığına, 5-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, 6-İhtiyati haciz talep eden tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 7-İhtiyati hacze itiraz eden vekille temsil edildiğinden dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT  2. kısım 1.bölüm 1/b maddesine göre hesaplanan 5.900,00-TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene verilmesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının ihtiyati hacze itiraz edene iadesine, 9-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 160,00-TL istinafa gidiş-dönüş masrafı olmak üzere; toplam 1.329,4‬0-TL'nin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene verilmesine, 10-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5406f67f8c5db0c5","SID":"0ba6f518f4b246d2"}}