{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/427 <br>KARAR NO: 2024/497  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2023<br>NUMARASI: 2022/294 E. 2023/636 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 22/02/2024\t\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketçe onarımı yapılan ürünlerin dava dışı müşterilere gönderimi için davalı kargo şirketine teslimi ve davalı kargo şirketinde çıkan yangın neticesinde ürünlerin ziya olmasından kaynaklandığını, müvekkili şirket, ziya olan ürünlerin bedellerini dava dışı müşterilerine ödedikten sonra davalı şirketten rücuen tazminat istediğini, müvekkili şirket bahsi geçen  taşıma hizmeti sunma hususunda  davalı şirket ile aralarında  19.06.2016 tarihli sözleşme gereğince  anlaştıklarını, müvekkili şirketçe müşteriye gönderilen ürünler  20/08/2020 düzenleme tarihli ... seri a nolu ve ...  düzenleme tarihli ... seri a nolu sevk irsaliyeleri ile 2 ayrı paket olarak  müşteriye teslim edilmek üzere  davalı şirkete verildiğini, ancak davalı şirkete teslim edilen  ürünler davalı şirketin aktarım şubesinde  çıkan yangın nedeniyle ziya olduğunu, 27.08.2020 tarihinde davalı şirket ile gerek mail yoluyla gerekse yazılı olarak iletişime geçilmiş lakin şirket tarafından yazışmalarda görüleceği üzere absürt isteklerde bulunulmuş ve nihayetinde 385 TL lik ödeme teklifinde bulunulduğunu, müvekkili şirket tarafından kabul edilmemesi nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, buna istinaden müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemenin davalı şirket tarafından rücuen ödenmesi için taraflarınca Kayseri 7. Noterliği ...  tarihli ... Yevmiye numaralı ihtar gönderildiğini, ancak davalı şirket tarafından taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket  hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı  dosya ile ilamsız takip  yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçlu şirkete  ödeme emri gönderildiğini, Borçlu davalı şirket tarafından borca itiraz edildiğini, Kayseri Genel İcra Dairesi tarafından itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini,İşbu dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuk başvurusu 23.02.2022 tarihinde 2022/396 Büro başvuru numarası ile yapıldığını, 2022/22666 Arabuluculuk dosya numarası ile yürütülen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde Kayseri Genel İcra Dairesi’nin  ...   Esas Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu itirazın iptali konusundaki uyuşmazlık hususunda anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk başvurusu neticesinde anlaşma sağlanamaması sebebiyle itirazın iptali istemini içeren işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan  ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik borçlunun icra takibinde yaptığı itirazın  200 TL lik kısmının  iptalini ve takibe konu alacağımızın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacının açtığı davanın zamanaşımına uğradığını, kargoyu teslim tarihi dikkate alındığında, davacının tüm talepleri arabuluculuğa başvuru tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın esasına girilmeksizin, öncelikle davanın zamanaşımına uğraması nedeni ile usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği yangında hasara uğramış gönderiler için açılan benzer davaların zamanaşımı nedeniyle reddolunduğunu, davacı yan, dava dilekçesi ile dava konusu gönderinin  zarara uğradığını iddia eden davacı rucuen yapmış olduğunu iddia ettiği ödemelere yönelik başlatılan icra takibine ilişkin itirazlarının iptalini talep ettiğini, davacı tarafından talep edilen söz konusu gönderilere ilişkin olarak paket içeriğini kabul etmediklerini, davacı yanca bir değer deklare edilmediğini, gönderilere biçilen değere de itirazlarının mevcut olduğunu, meydana gelen hasar yönünden, taşıyıcı olan müvekkili şirketin yüklenebilecek bir tazminat sorumluluğunun olmadığını, davacı yanca TTK 875. Maddeye dayanılmış olup, devamı olan ve 875. Maddede anılan sorumluluğu sınırlayan  882.madde hükümlerinin somut olaya uygulanması gerektiğini,  müvekkilinin bir sorumluluk hali var ise dahi  kanun koyucu sorumluluk halini  sınırladığını, müvekkilinin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte bir an için dahi sorumlu olduğu düşünülse dahi, bu sorumluluğun sınırlı olduğunu, taşıma bedelinin son derece cüzi bir miktar olduğunu, böyle cüzi bir bedel karşılığı, müvekkiline ciddi miktarda külfet yükleyecek bir karar verilmesi hukuk mantığı ile örtüşmediğini, talep ve değerlendirmenin buna uygun olarak yapılması ve mahsup edilmesinin gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeni ile reddini, yangına konu kargo için davanın ... AŞ' ye ihbar edilmesini, netice itibari ile yapılacak yargılama sonucunda ise davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep  etmiştir.İhbar olunan ...  Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; işbu haksız ve hukuka aykırı davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin  gerektiğini,davacı tarafından, işbu dava ikame edilmeden önce dava konusu talep ile ilgili müvekkili şirket’e başvuruda bulunulmadığını,Müvekkili şirket’e herhangi bir başvuruda bulunulmaksızın işbu davanın ikame edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple huzurda görülen davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, iş bu dava müvekkili şirket’e usulüne uygun şekilde ihbar yapılmadığını, müvekkili şirket’in sorumluluğu ancak ve ancak tanzim edilen gulf sigorta 3. şahıs ve ürün sorumluluk sigorta poliçesi, 6102 sayılı türk ticaret kanunu ve üçüncü şahıslara karşı mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca mümkün olabileceğini,  müvekkili  şirket’ten talep edilen hasarın müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe teminat kapsamında yer almaması sebebiyle müvekkili şirket’in herhangi bir sorumluluğunun  bulunmadığını, davacı tarafça birtakım netice zararlarına ilişkin olmak üzere talepte bulunulmuş olmasına karşılık müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesine kapsamına netice zararları dahil edilmediğini,bu kapsamda huzurda görülen dava ve yöneltilen dava açısından müvekkili  şirket’in herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğunu,önemle belirtilmesi gerekmektedir ki, dava konusu talebe konu tutarların son derece fahiş tutarlar olduğunu,  gerçek zararın tespit edilmesi zaruri olduğunu,bu kapsamda hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere mahkemece alanında uzman sigorta bilirkişisi tarafından hasar tespiti ve zarar miktarının belirlenmesi gerektiğini, hasarın müvekkili şirket açısından teminat kapsamına girip girmediğinin; 6102 sayılı türk ticaret kanunu, üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası genel şartları ile poliçe özel şart/klozları doğrultusunda  tespiti açısından sigorta hukuku bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olacağı düşünülse dahi, söz konusu hasarın müvekkili şirket nezdinde tanzim olunan poliçe teminat kapsamı içerisinde yer alıp almadığına ilişkin rapor tanzim ettirilmesi gerektiğini,ayrıca poliçe özel şartları uyarınca tespit edilecek makine hasar tutarı üzerinden muafiyet tenzili uygulanması gerektiğini, somut olayın poliçe teminat kapsamına girip girmediğinin tespiti açısından sigorta hukukçusu bilirkişisinden rapor alınmasını,Müvekkili şirket aleyhine hesaplama yapılacak olması halinde ise dosyanın uzman bilirkişi heyeti’ne tevdi edilmesini,uzman bilirkişi heyeti’nce poliçe sigorta bedelleri/teminat limitleri, poliçe genel ve özel şartları, teminat kapsamı, çifte/eksik/aşkın sigorta hükümleri, müşterek sigorta, eskime tenzili, muafiyet tenzili, sovtaj tenzili gibi durumların gözetilmesini,davanın açılmasına sebep olunmadığından aleyhe faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri ve sair hiçbir gidere hükmedilmemesini talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Emsal yargı kararı da gözetilerek davalının ileri sürdüğü zamanaşımı defi bakımından yapılan değerlendirmede; TTK 855. maddesi gereğince kara yoluyla eşya taşıma sözleşmelerinde eşyanın gönderilene tesliminden itibaren, eşyanın tamamen zayi olmuş olması halinde ise eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacak 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açılması yahut icra takibi başlatılması gerektiği, aksi taktirde taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı; dava konusu uyuşmazlıkta ise davacı vekili, Kayseri 7. Noterliğinin ...  tarih ...  yevmiye numaralı ihtarı ile davalıya ihtarname göndererek dava konusu bedelin talep edildiğini bildirmiş, 07/02/2022 tarihinde de icra takibi başlatmış olmakla; mahkememizce dava ve takip tarihinden önceki ihtarnamenin gönderim tarihi olan 11/01/2022 tarihi zamaşımını kesen bir işlem olarak esas alınmış olup; taraflar arasındaki 19/06/2016 tarihli taşıma sözleşmesine dayalı olarak 20/08/2020 tarihinde davalıya eşyanın teslim edildiği, eşyanın davalı taşıyıcı uhdesinde iken ziyaa uğradığı, 02/10/2020 tarihinde davacının ziyadan haberdar olup zararının tazmini için davalıya \"hasar/kayıp tazmin talep yazısı\" ile başvurduğu, eşyanın teslimi gereken makul taşıma süresinin en geç davacının zararın tazmini için davalıya başvurduğu 02/10/2020 tarihi olduğu kabul edildiğinde bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin 02/10/2021 tarihinde dolduğu; buna göre TTK 855 maddesi gereği davalının zamanaşımı defi yerinde görülmekle davanın zamanaşımı süresinde açılmamış olması nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle süre yönünden reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Esasa ilişkin mahkemece yapılan değerlendirmede 25/05/2023 tarihli duruşmada verilen 1 no lu ara karar ile '' Davacının belirlenen gün ve saatte ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği ve ibrazdan kaçındığı ve buna dair geçerli bir özrü bulunmadığı anlaşılmakla, davacının yeniden defter ibrazı için süre isteminin reddine,'' karar verildiğini, taraflarınca 2023 6 Şubat depremi nedeniyle bildirilen mazeretlerle 29/05/2023 tarihinde '' Mahkememizin 26/05/2023 tarihli celsesinin 1 ve 2 nolu ara kararlarından dönülmesine, '' karar verilerek  07/07/2023 günü tarihinde defter incelemesi için gün tayin edildiğini, belirlenen gün gelmezden evvel 22/06/2023 tarihli duruşmada davanın zamanaşımı nedeniyle süre yönünden reddine karar verildiğini, esasında müvekkilinin borcunun cinsi borcu olduğunu, özellikleri dava dilekçesinde belirtilen ürünlerin müvekkili tarafından müşteriye teslimi gerektiğini, ürünlerin zarara uğraması durumunda aynı özellikteki ürünlerin teslimi gerektiğini, Cins borçlarının (nevi-tür-çeşit borçları) o türden şeylerin yeryüzünde bulunduğu sürece ortadan kalkmayacağını, cins borçlarının TBK gereği aranacak borçlardan olduğunu, dolayısıyla müşterisi tarafından müvekkiline başvuru yapılmadığı takdirde müvekkilince ödemesinin yapılmasının hukuken kendisinden beklenmeyeceğini, somut olayda müvekkiline başvuru ile birlikte müvekkili tarafından yapılan ödemenin, müvekkili davalı şirkete karşı alacaklı hale getirdiğini ileri sürerek Kayseri 2.Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin 2022/294 Esas - 2023/636 Karar sayılı ve 22/06/2023 tarihli kararının müvekkili lehine kaldırılarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunun ve davalı vekillerince sunulan istinafa cevap dilekçelerinde özetle; Davacı tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinin reddi ile her türlü harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı müşterilerine gönderilmek üzere kargo firmasına teslim ettiği ürünlerin taşıma işlemi esnasında kargo şirketinin iş yerinde çıkan  yangın sonucu tamamen zarar  gördüğünü,   kendilerinin zarar gören eşyalara karşılık olarak dava dışı  müşterilerine ödeme yapmak zorunda kaldığını ödediği bu bedelin taşıyıcıdan talep ettiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.Davalı zaman aşımı definde bulunmuştur.Taraflar arasında taşıma sözleşmesi kurulduğu 6102 sayılı TTK 855/ Maddesinde, Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda eşyanın zarara uğraması halinde zaman aşımı süresinin bir yıl olduğu,  Bu sürenin, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi ile Eşya tamamen zayi olması halinde   ise zamanaşımı süresinin  eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, Rücu haklarına ilişkin zamanaşımının, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının  kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren  işlemeye başlayacağı, Gönderen veya gönderilenin, taşıyıcıya karşı olan haklarını, bir yıl içinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrasına uygun şekilde istemiş olmaları şartıyla, def’i olarak her zaman ileri sürebilecekleri, hasarın   taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı eşyanın zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmesi halinde taşıyıcının sorumluluğunun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.Somut olayda eşyaların yangın olayı sonucu hasar gördüğü iddia edilmiş olunup bu durumda hasarın taşıyanın kusuru/ihmali ile meydana gelip gelmediği,  yangın olayının taşıyıcının ihmali  davranışı olarak kabul edilmesi hususunun tartışılması gerektiği,  zararın davalının ihmali  davranışı sebebiyle meydana gelmesi durumunda zamanaşımı süresi yönünden TTK'nun 855/5. maddesinin uygulanması gerektiği, bu suretle  teslim tarihi ile icra takip tarihi arasında 3 yıllık süre dolmadığından alacağın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceği, sabittir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2018/3164 Esas  2019/4721 Karar) <br>Açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/06/2023 tarih ve 2022/294 E - 2023/636 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve isitnaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 22/02/2024\t \t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9fce2a97090c6cc","SID":"10cb03c3948c85e7"}}