{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/426 <br>KARAR NO: 2024/278<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>NUMARASI: 2023/867 Esas - 2023/918 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Müvekkili Şirket nezdind Kasko Sigorta Poliçesi sigortalı sürücü ... sevk ve idaresindeki  ... plakalı araç, davalının işleteni olduğu ... plakalı aracın ... Sokak Aydınlı Tuzla / İstanbul adresinde mukim ... isimli iş yerinden / önünden ani, hızlı ve tedbirsiz çıkması sonucunda sigortalı araç sürücüsünün kaza yapmasına sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda davalı aracın tamamen kusurlu olduğunu, tespit edilen 801.103,05 TL hasar tutarından 85.541,52 TL bakiye sigorta prim borcu mahsup edildikten sonra 715.561,53 TL'nin 14.10.2022 tarihinde onarım servisine tediye edildiğini, müvekkili sigorta şirketi zararı tazmin ettikten sonra  sigortalının haklarına halef olduğunu,  davalı borçluya karşı İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile    toplam 850.716,57 TL'nin tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek  itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dosya üzerinden karar verildiğinden  cevap dilekçesi bulunmamaktadır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dosyada mübrez sigorta poliçesi, araç ruhsatı, kaza tespit tutanağından  görüleceği üzere sigortalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Tüzel kişiliği haiz sermaye şirketi olup tacir sıfatını haiz olduğunu,   davalının gene tacir sıfatını haiz olduğunu, uyuşmazlık konusu trafik kazasından kaynaklanmakla birlikte taraflar tacir olduklarından iş bu davanın TTK'nın 4/1.maddesi uyarınca nisbi ticari dava olup görevli mahkemenin aynı yasanın 5. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine dayanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde \"dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir\" düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde \"her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve  çekişmesiz yargı işleri ile tarafların  tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı\" düzenlemesi; TTK'nın 16/2. maddesinde \"kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları\" düzenlemesi benimsenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944  tarihli  Resmi  Gazetede  yayınlanan)  Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında \"sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut olaya bakıldığında; davacı ... A.Ş'nin sigortalısı  tüzel kişi tacir olduğu gibi davalı şirket de tacir olup tüzel kişidir. Bu durum karşısında, TTK'nun 4. ve 5. hükümleri uyarınca davalının tacir, davacının iddia ettiği olayın ise haksız fiil niteliğinde olduğu, dava konusu kazanın tacirler arası haksız fiil niteliğinde olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasının ticari dava olduğu gözetilerek Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması nedeniyle  mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,  dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0794c5752deceac8","SID":"0dac60064a29f390"}}