{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2405 <br>KARAR NO: 2024/274<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/323 Esas<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2024<br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen 24/10/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>DAVA VE TALEP: Davacı vekili 23/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin lehtarı olduğu; ... San. Tic. A.Ş. tarafından keşide edilen ... Bankası A.Ş İscehisar Şubesi'ne ait; 31.01.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 500.000-TL tutarlı, 28.02.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 500.000-TL tutarlı, 31.03.2023 keşide tarihli ve ... Seri  Nolu 500.000-TL tutarlı, 30.04.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 500.000-TL tutarlı, 31.05.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 500.000-TL tutarlı çekler ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen ... Bankası Seyhan Şubesi'ne ait; 20.01.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 350.000-TL tutarlı, 30.01.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 350.000-TL tutarlı, 20.02.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 350.000-TL tutarlı çeklerin ödenmesinin yargılama süresince tedbiren durdurulmasına, tedbirin öncelikle teminatsız olarak, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde uygun görülecek teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına verilmesine karar verilmesini, çeklerin ziyaı nedeniyle iptali talebiyle açılan davada, Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 16.10.2023 tarihli ve 2023/1942 E. 2023/1637 Karar sayılı kararı uyarınca işbu dava konusu edilen ve istirdadı talep edilen çeklerin ödenmesinin yargılama süresince tedbiren durdurulması, tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI: Mahkemece;  6102 Sayılı TTK'nda düzenlenen kambiyo senetleri ve bunlar arasında bulunan çekin sebepten mücerret olduğu, kambiyo senetlerindeki taahhüdün mutlaka bir sebebinin olduğu, ancak bu sebep çek üzerinde açıklanmadığı ve kambiyo senetlerini temel ilişkiden soyut hale getirdiğini, aksine davranış yani kambiyo senetlerinin temel ilişki ile ilişkilendirilmesi kambiyo senetlerini hükümsüz hale getireceği, kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiası ancak kesin deliller ile ispat edilebileceği, davacı vekili tarafından dava konusu çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığının iddia edilerek imzanın inkar edildiği, talebe konu çeklerin sureti incelendiğinde yasal unsurları taşıdığı, davacı vekili tarafından imzaların davacıya ait olmadığına dair bir rapor veya yaklaşık ispatı sağlayacak bir belge sunulmadığını, davacı vekili tarafından söz konusu çeklerin imza inkarında bulunulmak suretiyle sahte olduğunun ileri sürüldüğü, 6100 Sayılı HMK'nun 209/1  maddesinde düzenlenen hükmün adi senetlerde yazı veya imza inkarında bulunulması halinde söz konusu olduğu ve dava konusu çeklerin kambiyo senedi olması sebebiyle söz konusu senede daha özel nitelikte olan 2004 Sayılı İİK'nun 169 ve devamı hükümlerinin uygulanacağı, genel nitelikte olan ve adi senetler için yazı ve imza inkarında bulunulması hali için öngörülen HMK'nun 209/1 hükmünün somut olayda uygulanamayacağı, davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki iddialarının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edecek deliller sunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekili; kambiyo senetleri illetten mücerret ise de uyuşmazlık konusu çeklerin müvekkil şirkete sunulmuş sözde bir ticari iş karşılığı verildiği bizatihi davalının cevap dilekçesinde ikrar edildiğini, çeklerin işbu  uyuşmazlık yönünden illetten mücerret olmadığı hakikati ile samimi ve tüm delillere dayanan beyanlarla çeklerin şirket kayıtlarına yansıtılmaksızın davalı ... ile şirketin işbu olay sonrası çıkışı verilen çalışanı ... tarafından şirketten çalındığı açık olduğunu, tedbir talebin reddinde isabet bulunmadığını; davalı, 22.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözde sözleşme, şirketten çekleri kaçıran ... ile davalı arasında yapılmış sahte bir sözleşme olduğunu, davalı sözde sözleşmeye istinaden, müvekkilinin maden sahasında işi yapmak için araç kiraladığını, araç ve ekipmanlar getirdiğini, 3.000.000-TL'den fazla masraf ve harcama yaptığını iddia ettiğini, davalının bu beyanı bütünüyle gerçek dışı olmakla beraber çeklerin illetten mücerret olmadığını, aksine davalının ikrarı karşısında sözde davalının müvekkiline sunduğu bir hizmet karşılığı alındığını ortaya koyduğunu, çekler, müvekkili şirketten kaçırıldığından  müvekkilinin ciroda kendi adına sahte olarak yapılan kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını inceletme imkanı olmadığını, şirket cirosunun sahteliğine ilişkin bir rapor olmadığından bahisle verilen kararda isabet bulunmadığını, müvekkili şirketin lehtarı olduğu uyuşmazlık konusu çeklerin kaybolduğunun ortaya çıkmasıyla beraber tarafımızca hemen çeklerin ziyaı nedeniyle iptali talebiyle dava açıldığını, akabinde çeklerin uhdesinde olduğu şahsın davalı olduğunun ortaya çıkmasıyla beraber davalı ve çekleri müvekkili şirketten kaçırdığı ortaya çıkan ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ancak savcılıktan çeklerdeki müvekkili şirket cirosunun sahteliğine ilişkin defalarca talepte bulunulması ve çeklerin aslının celbini talep edilmesine rağmen Savcılık tarafından uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğundan bahisle takipsizlik kararı verildiğini, karara karşı yapılan itirazın reddi üzerine halihazırda kanun yararına bozma yoluna gidildiğini, çekler hiçbir zaman müvekkili şirket uhdesine geçmediğinden çeklerdeki müvekkili şirket cirosunun sahteliğini tespit ettirmenin mümkün olmadığı hakikati karşısında tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ... isimli kişinin şirketi temsile yetkili olduğuna dair vekaletnamenin ibraz edildiğini, şirket sahibi olan ... (... işbu şirkette hiçbir zaman yetkili olmamıştır.) tarafından 3.550.000 olan imzalı ve cirolu çeklerin kendisine teslim edildiğini, çeklerin teslim alınmasından sonra Karamanda bulunan maden sahasına yeteri kadar iş makinesi, jeneratör ve kiralık kamyon getirildiğini, bir miktar pasanın naklettiği sırada ...'ın kendisini arayarak ...'nin  işi yapmaktan vazgeçtiğini, çekleri iade etmesi gerektiğini söylediğini ileri sürdüğünü, iş makinesi, jeneratör ve kamyon naklettiğini iddia eden tarafın  iddiasını ispat etmesi için tescil belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası, Karayolları Genel Müdürlüğünden alınması gerekli özel izin belgesi, taşıma yapan firmanın unvanı, adresi ve taşıma ücretinin ödendiğini gösterir belgeler ile taşıma sebebiyle düzenlenen faturayı da  sunması gerekmekte olup dosya muhteviyatı incelendiğinde işbu nitelikte bir belgenin sunulmadığını ve davalı tarafça ileri sürülen iddiaların  soyut  beyanlardan öteye geçemediği, sonuç itibariyle dayanak gösterilen sözleşmenin sahte olduğu açıkça ortaya çıktığını, davalının bu iddiasına göre 01.11.2022-31.12.2022 tarihleri arasında davacı müvekkile ait maden sahasında hizmet vermesi, işin ehli, operatör belgesine sahip personelinin bulunması, personeline ait SGK girişlerinin yapıldığını gösterir resmi kayıtları sunması gerektiğini, iddia edilen 25.10.2022 tarihli \"Teklifname\" başlıklı adi nitelikte belge sahte olarak düzenlendiğinden bu yönde bir belge ve kaydın sunulması mümkün olmadığını, vekaletnamenin içeriğinde ... isimli kişiye şirket adına herhangi bir sözleşme ve borçlandırıcı işlem yapma  yetkisi ile müşteri çeklerini ciro etme yetkisi ya da  şirket adına çek keşide etme yetkisinin verilmediğini, bu sebeplerden dolayı ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı istinaf istemimizin kabulü ile işbu dava konusu edilen ve istirdadı talep edilen çeklerin ödenmesinin yargılama süresince tedbiren durdurulmasını, tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak aksi kanaatte olunması halinde uygun görülecek teminat mukabilinde verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, TTK'nın 792 maddesi uyarınca açılmış istirdat davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Davacı şirket lehdarı bulunduğu çeklerin müvekkili şirketi temsil yetkisi olmayan kişi tarafından sahte düzenlenen sözleşme dayanak kılınarak şirketten çalınan çeklerin yine sahte ciro ile davalıya geçtiğini ileri sürerek çeklerin istirdadı talepli dava da çeklerin ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Davacının, çeklerin kendisine ait olmadığını tesbite yarayacak bir rapor belge sunulmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de; davanın başlangıcın da böyle bir belgeyi her zaman temin etmek mümkün olmayabileceği gözönünde bulundurulmalı,ihtiyati tedbir talepleri incelenirken  somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır. Yapılan ceza soruşturması sırasında alınan beyanlar, davacının iddiaları değerlendirildiğinde yaklaşık ispatın sağlandığının kabulü gerekir. Her ne kadar çekler sebepten mücerret olsa da, yapacağı iş karşılığı aldığını davalı taraf cevap dilekçesinde kabul etmiştir. İstirdat davasında ise menfi tespit davalarından farklı olarak davacı kıymetli evrak üzerinde hak iddia etmektedir. İcra takibinin konusu alacak üzerinde aslında gerçek hamil olduğunu iddia eden  kişi  lehine çek borçlusunun veya keşidecinin, yatırdığı bedelin alacaklıya ödenmemesine ilişkin bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. İstirdat davacısının; kendisi dışında borca itirazı olmayan keşidecinin yatırdığı bedelin de aslında kendisinin hak sahibi olduğu bedelin dosyanın davalısı olan hamil-alacaklıya ödenmemesini talep etme hakkı bulunmaktadır. İstirdat davasında bu şekilde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesini yasaklayan yasal düzenleme bulunmamaktadır. İhtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmek gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de gelinen aşamada davaya konu beş adet çekin ödendiği, üç adedinin de ibraz süresinin geçirilmesi nedeniyle ilamsız takibe konu edildiği anlaşılmakla, ilamsız takibe konu edilse de ihtiyati tedbir talebinde davacının çeklerin davalıya ödenmemesi konusunda  hukuki yararı devam ettiğinden ihtiyati tedbir talebinin anılan çekler bakımından kabulüne karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/323 Esas sayılı 24/10/2023 tarihli ara kararının HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın tarafları arasında hüküm ifade etmek üzere ;Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile; Davaya konu ... San. Tic. A.Ş. tarafından keşide edilen ... Bankası A.Ş İscehisar Şubesi'ne ait; 31.03.2023 keşide tarihli ve ... Seri  Nolu 500.000-TL tutarlı, 30.04.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 500.000-TL tutarlı 31.05.2023 keşide tarihli ve ... Seri Nolu 500.000- TL tutarlı çekler nedeniyle başlatılan icra takibinde icra veznesine yatırılan paranın alacaklı davalıya HMK nın 389 vd. maddeleri uyarınca ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına, İcra dosyası numarası bildirilmediğinden davacı vekilince tamamlandığında bildirilen dosyaya ihtiyati tedbir kararının ilk derece mahkemesince bildirilmesine, Çekler tutarı 1.500.000-TL nin  %15 oranında takdir olunan 225.000‬-TL teminat  (nakit veya  kesin  süresiz banka teminat mektubu) yatırıldığında ve icra dosya numarası bildirildiğinde  ihtiyati tedbir kararının ilk  derece mahkemesince icra dairesine bildirilmesine, Diğer çeklerin ödendiği bildirildiğinden konusu kalmayan talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta  kesin süre içinde teminat karşılanarak ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği  takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacı vekiline  bildirilmesine,\" Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ddde4d6588ee912","SID":"bb5e398f817e69df"}}