{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1960 - 2024/149<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1960 <br>KARAR NO\t: 2024/149<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/120 E.  -  2021/266 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2021 tarih ve 2020/120 Esas - 2021/266 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili davaya konusu  2019/37172 sayılı ve “...” ibareli başvuruya \"...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini,  oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin itirazına mesnet markalarını çok uzun süredir kullandığını, ilk tescili 2007 yılı olmakla birlikte müvekkilinin \"...\" ibaresini kullanmasının önceki tarihlerde başladığını, \"...\" markasının gerçek ve tek hak sahibinin müvekkili olduğunu, \"...\" markasını inhisarı olmayan kullanım hakkının 31.07.2018 tarihli lisans sözleşmesi  ile  5 yıl için Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’ne verildiğini, davalı Şirketin çoğunluk hissesinin  anılan Birliği’ne ait olduğunu, davalı Şirketin müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek  YİDK'ın 2020-M-521  sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı vekili, davacının mesnet markalarını kullandığını ispatlayamadığını,  davacının mesnet marklarının kullanmam nedenine dayalı olarak iptali talebiyle İstanbul 1 FSHHM'nin 2020/160 esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu, kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının \"...  \" ibareli marka başvurusu ile davacının \" ... \" asıl unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel  ve sesçil benzerlik oluşsa da  davalı kullanmama def'i talebinde bulunmuş olup SMK 19/2 maddesi kapsamında davacı markalarının Türkiye hudutları dahilinde kullandığı ispat edilemediğinden, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas/karıştırılma koşullarının bulunmadığı, davacının SMK'nın 6/3 ve 6/5 maddelerine dayalı iddialarının ve başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davaya konu markanın tesciline itirazlarının SMK'nın 6/1 ve 6/9 maddelerine dayandığını, mahkemece taraf markaları arasında görsel ve iştisel benzerlik bulunduğu kabul edilmekle birlikte müvekkilinin markalarının Türkiye'de kullanıldığını ispatlanmadığı gerekçesiyle iltibas koşullarının oluşmadığının kabul edildiğini, müvekkilinin mesnet markalarını kullandığını, ilgili kanun maddesinde Türkiye'de kullanılmasının gerektiğinin belirtilmediğini, ayrıca müvekkilinin markalarının tescil edildiği dönemde 556 sayılı KHK'nın yürürlükte bulunduğunu ve anılan KHK döneminde markanın Türkiye sınırları içerisinde kullanım zorunluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin KHK döneminde Kıbrıs'ta mukim ... Sigorta şirketine \"...\" markasının kullanımı izni verdiğini, SMK'nın 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, geçmişe etkili olmayacağını, 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin Anaysa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, dava konu başvurunun kötü niyetli olduğunu,  davalı Şirketin müvekkilinin markalarından haberdar bulunduğunu, davalının müvekkilinin \"...\" markasını kullanımı için lisans verdiği Tarım Kredi Kooperatifi'nin iştiraki olduğunu, davalının \"...\" markasını ticaret unvanı ve marka olarak kullanmak istediğini müvekkiline bildirdiğini, ancak müvekkilinin bu talebi kabul etmediğini,  müvekkili ile davalının ortağı olan Kooperatif arasındaki lisans sözleşmesinden davalının haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, ayrıca davalının sigortacılık faaliyeti dışında hizmet sunmasının 5684 sayılı Kanun ile yasaklandığını, 36. sınıf hizmetlerde marka tescil ettirmesinin de hiçbir faydasının bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... \"ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurları markaları arasında, \"...\" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunsa da, davacının mesnet markalarına karşı davalı Şirket tarafından YİDK aşamasında \"kullanım ispatı\", davaya cevap dilekçesinde de \"kullanmama def'i\" öne sürüldüğü,  gerek YİDK gerekse dava sürecinde davacının mesnet markalarının  uyuşmazlık konusu 36. sınıf hizmetlerde kullanımının ispatlanamadığı, bu itibarla taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, diğer taraftan  dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun da kanıtlanamadığı  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 54,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 373,2‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024   <br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8315ed77e55b0dc","SID":"0c560427d1c2e9f1"}}