{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1846 - 2024/146<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1846 <br>KARAR NO\t: 2024/146<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/09/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/254 E.  -  2019/290 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/09/2019 Tarih ve 2018/254 Esas - 2019/290 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili, müvekkilinin 2010/00545, 2011/82762 sayılı ve \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin  \"... ...\" ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak, yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği 32. sınıf malların müvekkilinin markaları kapsamında da yer aldığını, benzer bir uyuşmazlıkta \"... ...\" ibareli markanın müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile benzer kabul edildiğini ileri sürerek,YİDK’nın 02.05.2018 tarih ve 2018-M-3294 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; davalının \"... ... \" ibareli marka başvurusu ile davacının \" ...' \" veya \" ...' \"  ibareli tescilli markaları  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,  işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu   mallar  için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının \"... ...\" ibareli  başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait  \" ...' \"veya \" ...' \"  ibareli tescilli markasından  farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının   \" ...' \" veya \" ...' \" ibareli tescilli markalı ürünlerinden  satın almak isterken davalının \"... ... \"  ibareli   başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, yine ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı,  tarafların marka işaretleri benzemediğinden, SMK 6/1 maddesindeki  iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği 32. sınıf malların müvekkilinin markaları kapsamında da yer aldığını, benzer bir uyuşmazlıkta \"... ...\" ibareli markanın müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile benzer kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı Şirketin 26.01.2017 tarihinde  32 ve 33 sınıfta yer alan mallarda  tescili için, 2017/07028 sayılı ve \"... ...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, davacının 2010/00545, 2011/82762 sayılı ve \"...\", \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas ve haksız rekabet iddialarıyla yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, bu karara karşı davacının aynı iddialarla yaptığı itirazının da YİDK'ın 02.05.2018 tarihli ve  2018-M-3294 sayılı kararı ile reddedildiği ve davanın 2 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, yukarıda da açıklandığı üzere dava konusu başvurunun 32 ve 33 mallar için yapıldığı, işlem dosyasından başvuruya davacı dışında itiraz edilmediği, buna rağmen dava konusu başvurunun tescil belgesinden, dava konusu markanın kapsamında sadece 32. sınıf malların yer aldığı anlaşıldığından, bahsi geçen farklılığın sebebinin bildirilmesi için Dairemizce davalı Kuruma müzekkere yazılmış, müzekkere cevabından, dava konusu başvuru kapsamında bulunan 33. sınıf malların, dava konusu YİDK kararından önce dava dışı üçüncü kişiye devredildiği ve devredilen kısmın 2017/122941 sayı ile tescil edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu YİDK kararında, incelemenin 2017/07028 sayılı başvuruya ilişkin olduğu açıkça belirtildiğinden, Dairemizce de uyuşmazlık  konusu malların 32. sınıf mallar olduğu kabulünden hareketle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir. Nitekim davacı vekili de dava dilekçesinde, uyuşmazlık konusu malların 32. sınıf mallar olduğunu ileri sürmüştür.<br>İlk derece mahkemesince,  tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekilinin istinaf itirazları gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, başvurunun kapsamında yer alan 32. sınıf mallar yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamında 32. sınıf mallar yer almaktadır. Davacının itirazına mesnet  2010/00545 sayılı markası kapsamında da 32. sınıf mallar  bulunmaktadır. Davacının 2011/82762 sayılı markası ise 34 ve 35 . Sınıf hizmetlerde tescillidir. Bu duruma göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 32. sınıf malların davacının itirazına mesnet 2010/00545 sayılı markası kapsamında aynen yer aldığı, bu itibarla davacının anılan markası ile dava konusu başvuru arasında emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, buna karşın davacının itirazına mesnet 2011/82762 sayılı markası kapsamında yer alan 34. sınıf mallar ve 35. sınıfın 1-2-3-4 alt gruplarında yer alan hizmetler ile dava konusu  başvuru kapsamında yer alan 32 sınıf mallar arasında ise böyle bir benzerliğin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacının 2011/82762 sayılı markası  35. sınıfta yer alan genel mağazacılık hizmetleri yönünden tescilli bulunsa da, dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm mallar,  davacının 2010/00545 sayılı markası kapsamında yer aldığından, 2011/82762 sayılı davacı markasının 32. sınıf malların satışında kullanıp kullanmadığı hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.<br>Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru beyaz zemin üzerine siyah özel yazı karakteri ile yazılan \"... ...\" , emtia benzerliği şartının gerçekleştiği  2010/00545 sayılı davacı markası ise beyaz zemin üzerine standart, kalın yazı karakteriyle yazılan \"...\" ibarelerinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere davacının markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi dava konusu başvuruda aynen yer almakta olup,  bilinen Türkçe anlamı bulunmayan ve uyuşmazlık konusu 32. sınıf mallar yönünden tanımlayıcı niteliği olmayan ve bu nedenle ayırt ediciliği yüksek bulunan bu ibarenin,  taraf markalarında ortak olarak yer almasının iltibasa neden olacağı, dava konusu başvuruda yer alan diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlanmadığı kanaatine varılmıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/4599-2020/2688 sayılı ilamında da benzer tespitlere yer verilerek, \"... ...\" ibareli başvuru, davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markaları ile benzer kabul edilmiştir.<br>     Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, 2017/07028 sayılı ve \"... ...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2010/00545 sayılı ve \"...\" ibareli markası arasında, başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf mallar yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış,HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/09/2019 gün ve 2018/254 Esas - 2019/290 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KABULÜ ile, Türkpatent YİDK’nın 02.05.2018 tarih ve 2018-M-3294 sayılı kararının İPTALİNE,<br>3-Davalı Şirket adına tescil edilen,  2017/07028 sayılı ve \"... ...\" ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE<br>4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70‬.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 141,70-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 73,00-TL tebligat ve posta gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 2.176,80-TL yargılama gideri ve 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.248,60-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024      <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f285181f4612ed4","SID":"b46091d2848be90f"}}