{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS     NO\t: 2023/2338 <br>KARAR NO\t\t: 2024/390<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/11/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2023/866 Esas  <br>DAVA\t\t: İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 15/02/2024<br><br> Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 13.11.2023 tarihli ara karar ile; ''...Davacı vekili : Taraflar arasındaki  05/04/2023 tarihli ticari satım sözleşmesi uyarınca, davalı tarafa satılıp teslim edilen ticari ürünlerin bedelinin bir bölümünün ödenmediği iddiası ile yaptığı icra takibinde davalı tarafın borca ve ferilerine ilişkin yaptığı itiraz nedeniyle takibin durması üzerine, davalının itirazının iptali ile dava dilekçesinde belirtilen harca esas değer üzerinden takibin devamına edilmesi istemi yanında haricen öğrendikleri bilgiye göre borçlunun mal varlığını devir ve temlik içerisinde olduğu, davalının, hacizleri engellemek ve bu sürede mal kaçırma eylemi içerisine girmek üzere itiraz ettiği görüş ve kanaatinde olduklarını, dava sürecinin uzun sürmesinin borçlunun bu eylemini kolaylaştıracağını, borçlunun bu sürede mal varlığını elden çıkarması ve davanın kabulü halinde müvekkili açısından  telafisi mümkün olmayan sonuçların doğabileceğini bildirmiş, dava konusu alacağın tahsilini teminen makul teminat karşılığında davalıya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. şahıslardaki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>İstem, taraflar arasında düzenlenen davaya konu sözleşme nedeniyle davacı tarafın, dava dilekçesine ekli faturalardaki ticari ürünü  sözleşmeye uygun nitelikte davalı tarafa teslim etmesine rağmen davalı tarafça, ürün bedelinin bir bölümünün ödenmediği iddiası ile tahsili amacıyla yapılan icra takibinde davalı tarafın borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali için açılan davada,  haricen öğrendikleri bilgiye göre borçlunun mal varlığını devir ve temlik içerisinde olduğu, davalının, hacizleri engellemek ve bu sürede mal kaçırma eylemi içerisine girmek üzere itiraz ettiği görüş ve kanaatinde oldukları iddiası ile dava konusu alacağın tahsilini teminen davalıya ait mal varlığına ilişkin hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava,  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. <br>İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır.<br>İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. <br>İİK'nun 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında, haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister  gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.<br>İİK'nun 257. maddesinin birinci fıkrasında muaccel, ikinci fıkrasında ise henüz muaccel hale gelmemiş alacaklıların ihtiyati hacze konu olması düzenlenmiştir.<br>Somut olayda; dava dilekçesinde davacının, sözleşmeye ilişkin tüm edimlerini yerine getirdiği,  faturalara konu malın davalı tarafa teslim edildiği, faturaların iade edilmediği, ödemelerin kısmen yapıldığı iddia edilmiş ise de; HMK'nun 121(1) maddesi hükmüne aykırı olarak, davacı tarafça, dava dilekçesine ekli olarak yalnız sözleşme örneği ile iki adet e-fatura örneği ve ödeme emri örneğinin sunulduğu, bunun dışında cari hesap cetveli, davalı tarafından yapılan ödemeleri gösterir dekont veya davacı tarafa ait hesap özeti örneği, irsaliye ve ticari defterlerdeki ilgili kayıt ve belge örneklerinin sunulmadığı gibi dava dilekçesine ekli sunulan sözleşmenin 3.2 maddesinde ödeme için analiz yapılacağı, 1.analizin uygun olması halinde toplam satış tutarının %50'si oranında ödeme yapılacağı, 2.analizin yapılması sonrasında ürünün nihai bedelinin belirleneceği, bu raporların satıcı ile de paylaşılacağı, 3.3 maddesinde analiz sonuçlarına belirlenecek nihai fiyatın ve kurun tonaja göre hazırlanacak ürün bedeli faturalarının TL cinsinden kesileceği, 3.5maddesinde satıcı tarafından kesilecek faturanın KDV ödemesi için alıcı tarafından  KDV tutarı kadar 90 günlük çek kesilerek, ödeme tarihinde satıcıya teslim edileceği, sözleşmenin 4. maddesinde cevher kalitesine yer verilerek, cevherin belli bir oranda eksik gelmesi halinde indirim uygulanacağı, belli bir oranın altında olması halinde alıcıya reddetme hakkı ve satıcının ödeme talep edemeyeceğine ilişkin hükümlere yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde; davacı satıcının, sözleşmeye uygun olarak ürünleri teslim ettiğine ilişkin hazırlanan rapor, irsaliye belgeleri gibi dava dilekçesine ekli olarak sunması gereken delillerini ve yukarıda belirtilen diğer delil ve belge örneklerini sunmaması karşısında alacağın muaccel hale geldiğinin delil ve belge örnekleriyle kanaat uyandıracak nitelikte delillendirilmediği, dava dilekçesine ekli olarak sunulan belge örneklerinin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde davacı tarafın, dava dilekçesinde dile getirdiği iddialarının kanıtlamaya yarar nitelikte ve yeterlilikle bulunmadığı, iddiaların yargılamayı gerektirdiği,  alacağın muaccel olarak kabul edilmesi halinde ise, davacı tarafın dava dilekçesinde, davacının mal varlığını kaçırma eylemler içinde olup itirazı yalnızca bu amaçla yaptığına ilişkin iddiasının davacı tarafça icra takibinden sonra ödeme yapılmış olması ile örtüşmediği gibi iddiaların soyut nitelikte dile getirilip, iddiaların gerçekliğini kanıtlayabilecek hiçbir delil ve belgenin dava dilekçesine eklenmediği dikkate alınarak, İ.İ.K.nun 257 ve devamı maddelerinin ruhuna uygun olarak davacı tarafça ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiğinin kabulünü gerektirir yeterlilikte ve nitelikte delil ve belgelerin sunulmamış olması nedeniyle talebin reddine karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine ara karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br><br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>İhtiyati haciz isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ihtiyati haciz red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya 21.11.2023 tarihli dilekçe ile dekont, cari hesap tablosu, ödeme dekontları, fatura, alım-satım sözleşmesi, gümrük kayıtları, analiz raporları, e-defter beratları, e-maden kayıtları, tanık isim ve adresleri vb. kayıtların  sunulduğunu, başka yerden getirilmesi talep edilen belgelerin de ayrıca belirtildiğini, mahkemece iddiaların soyut olduğu gerekçe gösterilmiş ise de; itiraz olmayan faturalarda, faturanın düzenlendiği tarihteki kur karşılığı yaklaşık 16 milyon TL alacağın söz konusu olduğunu, kalem kalem yazılan ödemelerin ise yaklaşık 14 milyon TL civarında olduğunu, kaldı ki söz konusu alacağın USD cinsinden olup faturaların düzenlendiği tarihte dolar kuru düşük olup gelinen aşamada oldukça yüksek olduğunu, alacağın dayanağının 30 bin tondan fazla boksit madeni satışı ile ilgili itiraza uğramayan 2 adet fatura olduğunu, faturalar ile ilgili olarak davalı tarafından takip öncesinde kısmi ödemeler yapıldığını ayrıca takip tarihi ile dava tarihi arasında da davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını icra dosyasına bildirdiklerini, davalının borç miktarını bilmesine rağmen eksik ödeme yaptığını, İİK.'nun 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararının verilme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br><br>Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haczin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine  aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\"<br>İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; \"(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.<br><br>Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.<br>İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.\" hükümleri mevcuttur. <br>Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre alacağın olup olmadığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olmasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/866 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 13/11/2023 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 269,85.TL harcın tenzili ile bakiye 157,75.TL harcın ihtiyati haciz isteyen davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz isteyen davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afd96ccb2079dff7","SID":"887b05198191ecad"}}