{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2408 <br>KARAR NO\t\t: 2024/379<br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN EK KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/11/2023 (EK KARAR)<br>NUMARASI\t\t: 2023/307 Değişik İş,  2023/304 Karar<br>DAVA\t\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/02/2024<br><br>\t       İhtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:                <br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu arasında 01/07/2020 tarihli tekne işletme sözleşmesinin akdedildiğini, ilgili sözleşme gereği muhtemel satış durumunda  %3 satış komisyonunun işletmeciye verileceğini ve bu tutarın 90.000,00-TL altına düşemeyeceğinin belirtildiğini, 01/12/2021 tarihli ek sözleşme gereği satış veya devir olması durumunda mal sahibi rezerve sahibi müşterinin zararlarını karşılamayı ve işletmeciye 75.000-Euro ödemeyi kabul ettiğini, haricen öğrendikleri kadarıyla borçluya ait ticari işletmenin 22/11/2022 tarihinde karşı taraf ...ne devredildiğini, akabinde ... isimli 3. Kişiye satıldığını, borçlu ...'ye ait 14/06/2022 - 14/06/2023 tarihlerini kapsar yat sigorta poliçesi ile yat sigorta bedelinin 500.000,00-EUR olduğunu, sözleşme gereği %3 komisyon bedelinin alacaklı müvekkiline ödenmediğini, cezai şart bedelinin de alacak ve tazminat taleplerine ilişkin arabuluculuk tutanağının da  sunulduğunu, borçluların mal kaçırma çabası içerisinde olduklarının öğrenildiğini, tüm bu nedenlerle borç miktarı olan 90.000-EUR tutarındaki mallarının ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini yargılama gideri ve avukatlık ücretinin borçlu tarafa yükletilmesini talep etmiştir.     <br> MAHKEMECE: \"...Mahkememizin 15/09/2023 tarih ve 2023/307 Değişik İş Esas ve 2023/304 Değişik İş Karar sayılı kararı ile;<br>1-Talebin KABULÜNE,<br>2-2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince borçluların 15/09/2023 tarihli TCMB Gösterge Niteliğindeki Merkez Bankası Kurlarına göre 15.000,00-Euro + 75.000-Euro = 90.000,00-Euro'luk (1 Euro = 28,977 X 90.000,00-Euro = 2.607.930-TL) borçlarına ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,<br>5)-2004 sayılı İİK.nun 259/1 maddesi gereğince İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK.nun 84 vd. maddeleri gereğince mahkememizce takdir edilen ihtiyati hacze konu 2.607.930-TL'nin % 15 i olan 391.189,5‬0-TL'nin ihtiyati haciz isteyen tarafından nakit meblağ olarak Mahkememiz veznesine yatırıldığı veya  bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunu Mahkememize sunulduğu takdirde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz isteyene VERİLMESİNE,\" karar verilmiştir.<br>İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin mahkememize sunduğu 02/10/2023 tarihli dilekçesinde; İhtiyati haciz talep eden .... müvekkil ... ile karşılıklı imzaladıkları 01.07.2020 tarihli sözleşme ve 01.12.2021 tarihli ek sözleşmeye dayanarak 75.000  € (Euro) cezai şart ve 15.000 € tekne satışından komisyon olmak üzere toplamda 90.000 € bir alacağının var olduğunu iddia etmiş ve bu alacağına ilişkin ihtiyati haciz talep ettiğini, Mahkemece ...'İN bu talebi kabul edilmiş ve borç miktarı kadar müvekkilin mal varlığına ihtiyati haciz koyulmasına karar verildiğini, Bu karar henüz müvekkile tebliğ olmadığını, Borçlu Muğla 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023 / 9249 E. Sayılı dosyasında takibe geçmiş ve müvekkil şirketin banka hesaplarına haciz koyulduğunu, Müvekkilin 29.09.2023 tarihi  itibari ile ihtiyati haciz kararından haberdar olduğunu,  .... adlı tekne 14.07.2023 tarihinde ....'E satıldığını, Bu satışa ilişkin fatura dilekçemizin ekinde olduğunu, Teknenin 3. Kişilere satılma tarihi 14.07.2023 olduğundan alacaklının cezai şart talebi tamamen kötü niyetli, haksız kazanç elde etmek amaçlı bir talep olduğunu, Bu talebe istinaden müvekkilin tüm mal varlığına haciz koyulması banka hesaplarının bloke edilmesi ve müvekkilin maddi zarara uğratılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağından ihtiyati haciz talebinin ivedilikle KALDIRILMASINI talep etmiştir.<br>Mahkememizce itirazın 2004 Sayılı İİK'nın 265/4 maddesi uyarınca duruşmalı olarak değerlendirilmesine, Talep eden vekiline ihtiyati hacze itiraz dilekçesi ile duruşma gününü bildirir meşruhatlı çağrı kağıdı çıkartılmasına, karşı taraf/itiraz eden vekiline duruşma gününü bildirir meşruhatlı çağrı kağıdı çıkartılmasına, çıkarılacak meşruhatlı çağrı kağıtlarına, \"2004 Sayılı İİK'nın 265/4 maddesi gereğince, meşruhatlı çağrı kağıdı tebliğine rağmen iki tarafın da duruşmaya gelmemesi halinde evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verileceğinin İHTARINA\" şerhinin eklenmesine karar verilmiş, duruşma gününü bildirir meşruhatlı çağrı kağıdı taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.<br>08/11/2023 tarihli duruşmada itiraz edenler vekilinin beyanları alınmıştır.<br>2004 sayılı İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterli olduğu gibi, borçlunun gerçek kişi veya tüzel kişi olması şeklinde bir ayrım da söz konusu değildir. <br>2004 sayılı İİK'nın 265/1 maddesi gereğince; \" 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.\" hükmü yer almaktadır.<br>Somut olayda ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağın dayanağı olarak 01/07/2020 tarihli tekne işletme sözleşmesi, 01/12/2021 tarihli ek sözleşmeyi, 22/11/2022 tarihli ticaret sicil gazetesini, Yat Sigorta Poliçesini, 07/02/2023 ve 07/04/2023 tarihli satış ilanlarının görsellerini, 14/06/2023 poliçe tarihli ...'e ait tekne sigorta bilgisi ve önceki malik borçlu ...'ye ait gemi sicil tasdiknamaesinin, 14/08/2023 ve 12/09/2023 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağını sunmuştur.<br>2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği dikkate alınarak 2004 sayılı İİK.nun 258/2 maddesi gereğince takdiren borçlu dinlenmeden 6100 sayılı HMK.nun 316/1-c maddesi delaletiyle 320/1 maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda alacaklı vekilinin talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Somut olayda, itiraz/eden karşı taraf vekili ihtiyati haciz kararına itirazında ilk sebep olarak ileri sürdüğü,  75 bin EURO cezai şart ile ilgili, sözleşmenin amacının teknenin 3. Kişilere satışının engellenmesinin amaçlandığı, müvekkilin hiçbir şekilde tekneyi 3. bir kişiye satmadığı, sadece şahıs şirketten limited şirkete çevirdiği,  tek yetkili ve sahibinin müvekkili olduğu, gemi tasdiknamesinde bu işlemin bir tür değişikliği olduğunun tasdiklendiği, TTK 180 Maddesine göre bunun eski işletmenin devamı olduğu, bu işlemin satış ve devir olmadığı, bu sözleşmedeki ortak iradenin 30/12/2022 tarihine kadar teknenin işletmeci tarafından işletilmesi ve bu tarihe kadar 3. Kişilere satılmaması olduğu, müvekkilinin yaptığı tür değişikliğinin sözleşmeye aykırı olmadığı, dolayısıyla cezai şart ile ilgili şartın gerçekleşmediği; ikinci sebep olarak da, teknenin satış fiyatının % 3 ünün işletmeciye ödenmesi ile ilgili olduğu, itirazlarının satış fiyatıyla ilgili olduğu, talep edenin satış fiyatının sigorta poliçesinde belirtilen bedel üzerinden hesaplanması gerektiği iddiasının doğru olmadığı, yaklaşık ispata dair herhangi bir delil olmadığından ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiş ise de; ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen ve taraflarca kabul edilen 01/07/2020 tarihli tekne işletme sözleşmesinde belirtilen \"satış veya devir\" şartlarının gerçekleşmediği, ayrıca 01/12/2021 tarihli ek sözleşmeye göre teknenin gerçek satış değerinin ne olduğu hususlarının açılması muhtemel esas davada yapılacak yargılama sonucunda belli olacağı ve bu itirazların ihtiyati hacze itiraz duruşmasında incelenemeyeceği anlaşıldığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265/3 maddesi gereğince  İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ EDEN/KARŞI TARAF ... ve ... vekili Av. ...'in Mahkememizin 15/09/2023 tarih ve 2023/307 D.İş Esas, 2023/304 D.İş Karar sayılı İhtiyati haciz kararına karşı itirazının reddine karar verilmiştir.'' gerekçesi ile; <br>EK-KARAR; Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere ; <br>1)-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265/3 maddesi gereğince İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ EDEN/KARŞI TARAF ... ve ... vekili Av. ...'in Mahkememizin 15/09/2023 tarih ve 2023/307 D.İş Esas, 2023/304 D.İş Karar sayılı İhtiyati haciz kararına karşı itirazlarının REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklının talep ettiği alacakların alacaklı ile müvekkil ... arasında imzalanmış sözleşmeye dayalı olduğunu,  sözleşme maddelerinde alacak miktarlarının döviz olarak belirlendiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın 4. maddesine yapılan düzenleme uyarınca döviz ile yapılan anlaşmaların tamamının geçersiz olduğunu, alacaklının ihtiyati hacze konu taleplerin döviz üzerinden yapılan sözleşme maddelerine dayandığını ve yargılama neticesinde bu maddelerin geçersiz olması nedeniyle alacağın iptal edilme ihtimali olduğunu, bu aşamada alacaklı lehine verilmiş olan ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve   müvekkillerin mal varlığına konulan ihtiyati haczin ayrı ayrı kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanaatinin olması halinde, bu aşamanın elzem olmadığını ve alacaklının alacağının ...'nin mal varlığı ile teminat altına alındığını yalnızca .... Şti. mal varlığı hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Talep:  ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\"<br>Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Dava konusu somut olayda ihtiyati haciz talep eden, karşı taraf ... ile  aralarında 01/07/2020 tarihli tekne işletme sözleşmesi ve 01/12/2021 tarihli sözleşmeleri ibraz ederek karşı tarafların sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürmüş, sözleşmeye konu teknenin satışına ve devrine ilişkin  belgeleri de dosyaya ibraz etmiştir. Sunulan delillerden bu  aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, karşı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususların yargılama sırasında değerlendirilebileceği,  ilk derece mahkemesince  ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve karşı tarafın ihtiyati hacze itirazının reddine  karar verilmesinde hukuka aykırılık olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olmasına göre karşı taraf vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/307 Değişik İş, 2023/304 Karar sayılı dosyasında ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen 08/11/2023 tarihli EK KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 269,85.TL harcın tenzili ile bakiye 157,75.TL harcın ihtiyati hacze itiraz edenlerden alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati hacze itiraz edenler tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz isteyen davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 14/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f942e9b06cfcacf3","SID":"f6d030a59b361a62"}}