{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/306 <br>KARAR NO: 2024/221<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 20/09/2023<br>NUMARASI: 2023/188 Esas - 2023/543 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’in sahibi olduğu ... plakalı minibüs davalı sigorta şirketi tarafından 23.01.2013/2014  tarihleri arasını kapsayacak şekilde sigortalanmış olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda aracın zorunlu trafik sigortasını dava dışı ... Sigorta'ya yaptırdığını, müvekkiline ait minibüs ile ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, ilgili kaza nedeniyle minibüste yolcu olarak bulunan ... tarafından müvekkiline ve ... Sigortaya karşı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan işbu dava talepleri doğrultusunda davalı ... Sigorta A.Ş.'ye mahkemece  ihbar edilmiş olduğunu, mahkemenin verdiği karar ile bir kısım tazminattan  zorunlu trafik sigortası poliçesini düzenleyen dava dışı ... Sigorta şirketi ile birlikte müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, diğer kalan kısımlardan ise müvekkilinin araç şoförüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, ilgili karar İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayısı ile icraya konulmuş ve müvekkili ... adına 16.12.2022 tarihinde  101.000,00 TL ödeme yapıldığını, mahkeme kararı gereği zorunlu trafik sigortası kapsamında olmayan 35.000,00 TL manevi tazminat ile manevi tazminata işlemiş faiz, manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücreti ve işlemiş faiz, yine bakıcı ve tedavi giderlerine işlemiş faizin bir kısmı ile geçici ve sürekli iş göremezlik alacağına işlemiş faizin bir kısmı ve icra vekalet ücretleri  olan miktarlar için müvekkilinin toplamda 101.000,00 TL ödeme yaptığını, zorunlu trafik sigortası kapsamında olmayan ve müvekkili tarafından yapılan iş bu ödemelerin davalı ... sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerektiğini, 19.12.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ne var ki davalı taraf tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, tüm bu nedenlerle; rücuen alacak talepleri için fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1167 Esas, 2022/704 Karar sayılı ilamına istinaden ödenen ve zorunlu trafik sigortası kapsamı dışında olan ve müvekkili tarafından ödenen alacak için şimdilik; 101.000,00 TL'nin ödeme tarihi itibariyle ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığından zamanaşımı defi olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek beraber bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile  müvekkili şirketin faizden ve hiçbir  feri giderden sorumluluğu olmayacağını, öncelikle usulü itirazları ve zamanaşımı def’in dikkate alınarak haksız davanın reddine, sorumluluk Taşımacılık Sigortası’nda olduğu için davanın esastan reddine, aksi takdirde, kusur oranının tespiti için yetkili merciden rapor alınmak üzere tekrar bilirkişi incelemesi yapılmasına, aleyhe faiz ve hiçbir fer’i gidere hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, HMK m.331/2 uyarınca harç, masraf ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararı açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, davacının haksız fiile dayalı olarak rücu talebinde bulunmadığı halde Mahkemece yapılan değerlendirmede sanki haksız fiile dayalı olarak huzurdaki rücu davası açılmış gibi gerekçe oluşturduğunu, oysaki davacının kasko poliçesi (tüm oto sigortası) kapsamında rücu talebinde bulunduğunu, dosya içerisinde ilgili kasko poliçesi sunulduğunu, dava dilekçesinde de bu husus açık bir şekilde belirtildiğini, davacı ... minibüs işletmecisi olup, ticari faaliyette bulunduğunu, iş bu durum da ticari faaliyeti kapsamında olan bir iş olduğunu, dolayısı ile  işin sigorta sözleşmesinden (kasko tüm oto sigortası) kaynaklanıyor olması ve yine işin ticari faaliyetten (gelir getirici iş) kaynaklanması nedenleriyle görevli Mahkeme Ticaret Mahkemeleri olduğunu, iş bu nedenle mahkemenin yanlış değerlendirme yaparak Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle rücuan tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava ve uyuşmazlık, ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında ve trafik kazasından kaynaklanan bakiye araç hasar tazminatı tahsiline ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.  Aynı  Kanun'un 5/3. maddesi ile \" Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Davalı ... Sigorta A.Ş. davacıya ait aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta hukuku, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nin 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup TTK'nin 4. maddesi uyarınca bu yasadan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı belirtilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan dava, kazaya karışan  aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olmasından kaynaklanmaktadır. İhtiyari mali sorumluluk sigortası TTK'da düzenlendiğinden, açılan dava TTK'nın 4/1-a ve 5. maddelerine göre, mutlak ticari  dava niteliğindedir. Mutlak ticari nitelikteki davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam etmesi gerekirken davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"321e4f6a86388f09","SID":"84009d2318150c94"}}