{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/43 <br>KARAR NO\t\t: 2024/176<br>KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/869 Esas ve 2023/725 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/01/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>DAVA : <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/82 esas sayılı dosyasında vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya saman sattığını, samanları davalının çiftliğine teslim ettiğini, aracın boş darasını almak için kantara gittiklerini, geri döndüklerinde davalının saman parasını üçüncü bir kişiye verdiğinin söylendiğini, söz konusu olayda saman alışverişinin hak ve sorumluluk sahibi olan kişilerin davacı müvekkili ile davalı olduğunu, davalının borç ilişkisine girdiği kişi olarak müvekkiline ödeme yapması gerekirken üçüncü kişi veya kişilere ödeme yapması iddiasının borç ilişkisini sonra erdiren bir gerekçe olmadığını, müvekkilin malı sattığına ilişkin fatura düzenlediğini, fatura bedelinin tahsili için davalıya ihtar keşide edildiğini, davalının ihtara itiraz ettiğini, bedelin tahsili için Ilgın İcra Müdürlüğünün 2015/2342 Esas sayılı dosyasında talep başlatıldığını, davalının borcu olmadığı gerekçesiyle ödeme emrine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının hem işletme sahibi hem de saman alıcısı olarak gerçek kişi tacir olduğunu, ödeme yaparken ödeme yapacağı kişiden fatura ve irsaliye istenmesi gerektiğini, bu işlemlerin hiçbirinin yapılmadığını, TTK 20. maddesi gereğince tacirin öngörülü, konusunu bilen, hukuki ve fiili durumları kavrayabilen ve akıllı bir şahıs olması gereğinin belirtildiğini, alacak tutarının 2.500,00 TL'den fazla olduğunu, bu sebeple borç ilişkisine konu bedelin ödendiğinin senetle ispat edilmesi gerektiğini, davalı tarafın mezkur itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İİK 68. maddesi vd, 76, BK. HMK 288 maddeleri gereği icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın itirazın iptali davası olduğunu, HMK 6. maddesine göre itirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, akdin Torbalı da gerçekleşmesi sebebiyle yetkili mahkemenin Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını, davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davacının Torbalıya gelerek samanları satamadığından ... ve ... ile samanlarını satma hususunda anlaştığını ve bu kişilere sattığını, samanları kilogram başına 30 kuruştan satması için talimat verdiğini, .... ve ...'in bu samanları 27 kuruştan sattığını, bu rakamın toplamda 8.700,00 TL yapmakta olduğunu, bu şahısların 100,00 TL'yi almadığını, 8.000,00 TL'si de müvekkili tarafından elden ödendiğini, müvekkili ile davacı arasında akdi ilişki bulunmadığını, sözleşmeler anacak akitleri arasında hak ve borç doğuracağından davacının aralarında akdi ilişki bulunmayan müvekkile yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini beyan edip açılan davanın yersiz olduğunu, davanın reddine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...her ne kadar davacı davalıya satmış olduğu samanların parasını ödenmediği iddiasıyla davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebinde bulunmuş ise de davacının ve birlikte saman sattıkları ...'ın savcılıkta ve Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ifadelerinde samanları ... (...) ve ... isimli kişilere sattıklarını beyan ettikleri, bu kişilerin de davalıya sattıkları, davacı ile davalı arasında bir akdi ilişkinin bulunmadığı, davacının davalı ile arasında alım satım ilişkisi bulunduğuna dair ispata elverişli delil ibraz edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...\" şeklinde karar verildiği,<br>Davalı vekilinin hükmün kesin olduğuna dair tavzih istemli 18/12/2023 tarihli talebinin, mahkemenin 20/12/2023 tarihli ek karar reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalıya saman sattığını bu satım için fatura düzenlediğini, düzenlenen fatura bedelinin tahsili için davalıya ihtar keşide edildiğini, ihtara rağmen davalı tarafın bu bedeli ödemediğini, açılan icra takibine de itiraz ettiğini, bunun üzerine açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun yok sayıldığını, mahkeme kararının hakkaniyete ve gerçek duruma uymadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2023 tarihinden itibaren ise, bu sınır 17.830,00 Türk Lirasıdır. Davacı vekilinin istinafa konu ettiği miktarın 9.669,00 TL olması nedeniyle 12/10/2023 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının yatırmış olduğu 738,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 269,85 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7c97811acd13ddb","SID":"ba7e3590637c92c6"}}