{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/110 <br>KARAR NO\t\t: 2024/301<br>KARAR TARİHİ\t: 08/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/2 Esas ve 2023/489 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 08/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/02/2024<br><br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>DAVA : <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26/06/2018 tarihinde davalı kullanımında olan ... plaka sayılı dolmuşa bindiğini, davalının yolcuların oturmasına fırsat vermeden aniden harekete geçmesiyle müvekkilinin dengesini kaybederek aracın kapısından düşerek yaralandığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/97706 soruşturma sayılı dosyasında alınan raporda davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı hakkında İzmir 47.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/302 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, İzmir 9. Eylül Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Kurulundan aldıkları rapor ile müvekkilinin vücut fonksiyon kaybının %8 oranında, geçici iş göremezlik süresinin ise 120 gün olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen maluliyet sebebiyle hesaplanan 60.900-TLnin sigorta şirketi tarafından karşılandığını ancak muayene ücretleri, geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatlarının  poliçe kapsamı dışında olduğundan sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını, müvekkilinin muayeneleri için 2.189-TL ile geçici iş göremezlik masrafı olarak 8.080-TL masraf yapmak zorunda kaldığını, yaşanılan kaza nedeniyle müvekkilinin haftalarca hastanede tedavi gördüğünü, hayati tehlike yaşadığını, tat ve koku alma duyularını kaybettiğini bu nedenle psikolojisinin bozulduğunu belirterek öncelikle HMK 334-340 maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, kazaya karışan araç üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.269-TL maddi tazminat ile 60.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP : <br>Davalılar vekilicevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın muayene giderleri olarak talep etmiş olduğu 2.189-TL SGK tarafından karşılanması gerektiğinden reddinin gerektiğini, 4 aylık bakım masrafı olarak talep edilen 8.080-TLnin ise makbuzlarının olmadığını ayrıca bu tutar Trafik Sigortası teminatı kapsamında olduğundan müvekkillerinden talep edilemeyeceğini, manevi tazminat talebinin ise zenginleşme amacı güttüğünden reddinin gerektiğini belirterek hukuka ve hakkaniyete aykırı açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları ve miktar arttırım dilekçesine göre; davacının 26/06/2018 tarihinde davalı kullanımında olan ... plaka sayılı dolmuşa bindiğini, davalının yolcuların oturmasına fırsat vermeden aniden harekete geçmesiyle müvekkilinin dengesini kaybederek aracın kapısından düşerek yaralandığını, Davacının maluliyet sebebiyle hesaplanan 60.900-TLnin sigorta şirketi tarafından karşılandığını ancak muayene ücretleri, geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatlarının poliçe kapsamı dışında olduğundan sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını, müvekkilinin muayeneleri için 2.189-TL ile geçici iş göremezlik masrafı olarak 8.080-TL masraf yapmak zorunda kaldığını,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.269-TL maddi tazminat ile 60.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre meydana gelen kazada, davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, alınan asıl ve ek rapora göre  davacının yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik zararının 6.412,48 TL , tedavi giderinin 2.189 TL, bakıcı giderinin 8.118 TL olmak üzere toplam 16.719,48 TL olduğu, zararın tazmininden davalı sürücü ...'ın 6098 sayılı Yasanın BK'nun 49. Maddesine göre faizi ile birlikte sorumlu olduğu, davalı ...'in işleten sıfatıyla 2918 sayılı yasanın 85. Maddesine göre faizi ile birlikte sorumlu olduğu, meydana gelen kaza sebebiyle davacının yaralandığı, davacının geçirmiş olduğu kazanın etkisi, yaralanması sebebiyle davacının korku, panik,  stres, üzüntü, acı ve elem duymasının muhakkak olduğu, tedavi süresince ve tedaviden sonra yaşamın olumsuz etkilendiği, bu sebeple meydana gelen kazada davalı sürücünün kusur durumu, yaralanmanın derecesi ve iyileşme süreci dikkate alınarak manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği anlaşıldığından; Maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile, davacının tedavi ve bakıcı gideri kapsamında (muayene ücretleri, bakıcı ücretleri , geçici iş göremezlik zararı olarak ) toplam 16.719,48 TL maddi zararın 26/06/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 40.000 TL Manevi tazminatın 26/06/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar  ... ve ...'den  yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine,  dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\" şeklinde tavzih talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat tutarının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının yeterli olmadığını az olduğunu, manevi tazminat kurumunun amacı ile bağdaşmadığını, ayrıca; yolcu taşıma ticari iş olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davacı tacir olmasa bile, TTK. 3. maddesi uyarınca tacirin haksız eyleminin ticari iş olarak kabulünün zorunlu bulunması nedeniyle, istem gibi reeskont oranında temerrüt (avans faizi) işletilmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığını, tüm bu sayılan içtihatlar ve mevzuat bir arada değerlendirildiğinde; yolcu taşıma işinin TTK ilgili maddeleri gereğince ticari iş sayıldığı cihetle, maddi ve manevi tazminat taleplerimize kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesi gerektiği ve faiz yönünden de istinaf konusu kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek eldeki menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmalıdır.<br>Dava, yolcu taşıma ilişkisi nedeniyle trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasa'nın 3/k bendinde \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" tüketici, 3/ı bendinde ise \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı olması gerekir.. <br>HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.<br>Somut olayda da davanın açıldığı 15/11/2019 tarihi itibariyle 6502 sayılı yasanın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, işleten, malik ve sürücü olan davalılara birlikte açılan dava yönünden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. <br>O halde mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak, dava konusu uyuşmazlıkta tüm davalılar yönünden tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>HMK 20, 355 ve 353/1-a-3 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; görevsiz mahkemenin esasla ilgili kararının İstinaf Dairesince kaldırılarak görevli Mahkemeye dosyanın res'en gönderilebileceğinden, istinaf istemine ilişkin diğer sebepler incelenmeksizin, istinaf başvurularının kabulüne; kararın HMK nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esasına ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2023 tarihli, 2021/2 Esas 2023/489 Karar sayılı kararının HMK'nın 355. ve 353/1-a-3 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince dosyanın Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine,<br>3-Karardan bir örneğinin istinaf kaydının kapatılması için kararı veren İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,<br>4-İstinaf eden davacı adli yardımdan yararlandığından harç alınmasına yer olmadığına, <br>5-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-3 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a-3 ve 362/1-c maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"694109193e32b5f7","SID":"323ccdd07881feac"}}