{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/395 <br>KARAR NO: 2024/796<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/09/2023<br>NUMARASI: 2021/69 Esas -  2023/600 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Borçlular tarafından 04.01.2020 tarihinde fatih ilçesi, ... mahallesi, ... sokak no:... adresinde yapılan çalışma, 09.02.2020 tarihinde zeytinburnu ilçesi, ... mahallesi, ... sokak no:... adresinde yapılan çalışma, 03.02.2020 tarihinde esenler ilçesi, ... mahallesi, ... sokak no:... adresinde yapılan çalışma, 21.02.2020 tarihinde fatih ilçesi, ... mahallesi, ... caddesi no:... adresinde yapılan çalışma, 15.02.2020 tarihinde fatih ilçesi, ... mahallesi, ... sokak no:... adresinde yapılan çalışma, 27.03.2020 tarihinde esenler ilçesi, ... mahallesi, ... sokak  no:... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi davacı şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar davacı şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, borçlular tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 28.522,73-tl'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, yetkili mahkemenin icra mahkemeleri olduğunu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve icra takibine geçildiğini,  borçluların, haksız fiilden kaynaklı davacı kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmediklerini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiklerini, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı takip dosyalarına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamını, Borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İski vekili cevap dilekçesinde;  Dava konusu hasarın davalı idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde davalı idare ve yüklenici firmalar tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, herhangi bir çalışma yapılmış olduğunda davalı idarenin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ispat yükü bakımından davayı ispat etmeye yetecek delil sunmadığını, davacının söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediğinden zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediğinin ortaya çıktığını, davacı tarafından yapılan tesisat imalat işinin mevzuatına uygun olup olmadığının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... İnş. vekili cevap dilekçesinde;  Davalılar vekili, davacının her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürdüğünü, bu zamana kadar davacıdan davalı şirketlere oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmadığını, talep edilen miktarın fahiş tutarda bir bedel olduğunu, davacının bir zarar gördüğünü ardından ise zararın giderimi için yapılan masrafi ispat etmesi gerektiğini, davacının delilleri hasar keşif formu, işletme zarar tablosu, günlük şantiye defteri gibi delillerin tamamı tek taraflı ve her zaman düzenlenebilen belgeler olmasından dolayı delil olma vasfında olmadığını, davacının, ruhsat talebinde kazı yapılacak yerdeki elektrik kablolarının haritasını vermeyerek, şartnameye uygun döşemeyerek, hem kazıyı yapan çalışanların hayati tehlike altına girmesine hem de kabloların zarar görmesine sebep olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...1-Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine karşı itirazın iptali davasının reddine, 2- Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptaline, takibin 1.375,11 TL asıl alacak, 120,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.495,59 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptaline, takibin 2011,91TL asıl alacak, 158,05TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.169,96 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptaline, takibin 934,26TL asıl alacak, 68,08TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.002,34 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 5-Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptaline, takibin 695,47 TL asıl alacak, 52,00TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  747,47 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 6-Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptaline, takibin 435,64TL asıl alacak, 26,10TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 461,74 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine  ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu  beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil sebebiyle alacağın tahsili için İİK.nun 67. maddesine göre itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 110. maddesi gereğince davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır. Davacının, aynı davalıya karşı olan birbirbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik - fer'ilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde,  ileri sürmesine davaların yığılması denir. Buna göre eldeki davada, objektif dava yığılması mevcuttur. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL'ye çıkartılmıştır. Davacı tarafça davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 4404,00 TL, ... esas sayılı dosyasında 2726,58 TL, ... esas sayılı dosyasında 9355,00 TL, ... esas sayılı dosyasında 4083,55 TL, ... esas sayılı dosyasında 2063,33 TL, ... esas sayılı dosyasında 4375,50 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olup, bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan tutarlar miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince itirazın iptaline dair her bir icra takibindeki dava değerinin ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, itirazın iptalleri yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu,  dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de temyiz(istinaf) merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih, 2021/69 Esas  2023/600 Karar sayılı ilamının  miktar itibariyle kesin nitelikte olması sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3- Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 4- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c29982389ee0ba7","SID":"d3a8a7c398729cc1"}}