{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2024/154 <br>KARAR NO\t: 2024/179<br><br>DAVA\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirket müdürü olan ------ şirketi kasten zarara uğratması nedeniyle fazlaya  dair tüm talep ve dava hakları saklı kalarak şimdilik 50.000 TL tazminatın  davalıdan tahsili ile davalı şirkete ödenmesine,-----şirketin içini bilerek  ve isteyerek boşaltması ve şirketin değerini sıfıra düşürmesi nedeniyle fazlaya  dair tüm talep ve dava hakları saklı kalarak şimdilik 25.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,------ şirkete ait vergi ve----- prim borçlarını ödememesi sebebiyle amme idaresinin davacının şahsına müracaat etmesine binaen fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalarak şimdilik 25.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, tüm alacak kalemlerine zararı doğuran işlemin eylemin yapıldığı tarihten itibaren ticari faiz yürütülmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkememizin ----- esas sayılı dosyasının 04/03/2024 tarihli tensip tutanağının ----- nolu ara karar uyarınca, yargılamanın daha iyi yürütülebilmesi için birleşen dosya davalısı ...  yönünden açılan davanın HMK'nun 167. maddesi uyarınca  tefriki ile Mahkememizin yeni bir esasa kayıt edilmesine karar verilmiş, tefrik kararı üzerine mahkememizin iş bu dosya numarasını almıştır.Dava, TTK'nın 553 vd. maddeleri uyarınca şirket ortağı tarafından  açılmış bir sorumluluk davasıdır.Öncelikle taraf sıfatı kavramı üzerinde durulmasında yarar bulunmakta olup, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı (dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat(husumet) yokluğundan reddedilir.Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (davalı sıfatı). Örneğin bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın borçlusundan başka bir (üçüncü) kişiye karşı açılırsa davalının davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan) dolayı reddedilir.Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir subjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.Sıfatın usul hukuku bakımından önemi şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın dinlenemeyeceğine ilişkin bir karar olmayıp, taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır.Mahkemenin sıfat yokluğunu kendiliğinden gözetmesi gerekir. Çünkü sıfat yokluğu, bir defi değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (resen) gözetir.<br>Az yukarıda değinildiği gibi taraf sıfatı, usul hukukuna değil maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (defi değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hâllerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (resen) gözetilir (------).Eldeki davada da, davacı tarafça doğrudan kendisinin ve dolaylı olarak da şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla açtığı tazminat davasında, şirket müdürü------ yanında dava konusu şirkete de   husumet yönelterek dava açıldığı, şirket yönünden tefrik kararı verilerek yeni esasa kaydedilen işbu dosyada ise, TTK'nun 555/1 maddesi uyarınca pay sahiplerinin şirketin doğrudan kendilerinin ise dolaylı olarak uğradıkları zararın ancak şirkete ödenmesini talep edebilecekleri, bu açıklamalar ışığında davacının tüm talepleri bakımından davalı şirketin pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın  usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM :Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;<br>1- Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,<br>2-Tefrik kararı verildiğinden ve iş bu dosyada başvurma harcı alınmadığından 427,60 TL başvuru harcının ve 427,60 TL peşin harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle tensiben verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"279e9d3b74fec4f4","SID":"6bd04e4d8fc2ac34"}}