{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2022/1804 - 2024/173<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1804 <br>KARAR NO\t: 2024/173<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/142 Esas - 2022/368 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 18.10.2020 tarihinde dava dışı ...‘ın sevk ve idaresindeki davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç ile davacı ...’e bisiklet kullanırken çarpması sonucu müvekkili davacının kazada ağır derecede yaralandığını, müvekkili davacı adına tazminatın ödenmesi talebi ile davalı ... Sigorta A.Ş’ye 12.04.2021 tarihinde gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiğini, buna rağmen müspet bir netice alınamadığını,   arabuluculukta da  anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, şimdilik kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 500,00-TL’nin (beş yüz Türk Lirası) davacı ...'e ödenmesine, karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... ile ceza soruşturması kapsamında uzlaşmış olduğunu, buna göre davacının Hukuk Mahkemelerinde dava açma hakkının ortadan kalktığını buna göre davanın reddi gerektiğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/54823 Soruşturma nolu 2021/12022 karar nolu kararı ile tarafların uzlaştırma süreci sonucunda uzlaştıkları gerekçesi ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, CMK 253/19. maddesine göre uzlaşma sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağını açılmış olan davadan feragat etmiş sayılacağından buna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, uzlaşmanın edimsiz olması bu hususta bir istisna olmasını savcılık tarafından uzlaşmanın edimsiz yapılmış olduğu belirtilmişse de sigortalı ...'ın elden 5.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, davacı taraf ile uzlaşma teklifinin herhangi bir maddi veya manevi talep olmadan kabul edilmiş olduğunu, uzlaşma nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin görüldüğünü, sigorta şirketi hakkında tazminat davası açılmayacağının gözetilmesi gerektiğini, esas yönden ise, davacının zararı, kusuru kanıtlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, çift taraflı trafik kazasından kaynaklı cismani zarara bağlı olarak talep edilen kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olduğu; olaya ilişkin olarak açılan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/54823 Soruşturma nolu 2021/12022 karar nolu kararı ile tarafların uzlaştırma süreci sonucunda uzlaştıkları gerekçesi ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olduğunun tespit edildiği, CMK'nın  253/19. maddesine göre uzlaşma sağlanmasına dair 02/03/2021 tarihli uzlaştırma teklif formu düzenlenmiş olduğu, davacının velisinin-velayeten uzlaştırma teklifini kabul etmek suretiyle formun altını imzaladığı, edimsiz olarak tazminat talebi bulunmadığına dair imzalı beyanı bulunması nedeniyle, (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 01/12/2020 tarihli 2020/6876 Esas, 2020/7916 Karar) taraflar arasındaki uyuşmazlığın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu çözümlendiği, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı giderdiklerine ve tazminat talepleri olmadığına dair aralarında uzlaşma tutanağı düzenlediklerinden, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253/19. maddesi dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “davanın reddine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklandığını, bu nedenle KTK’nın 111. maddesi gereğince, hukuki sorumluluğu kaldıran ve daraltan anlaşmaların geçersiz olduğunu, müvekkilinin ceza dosyasında edimsiz olarak anlaştığını, müvekkilinin zararlarının karşılanmadığını, bu nedenle müvekkilinin Sigorta Şirketine karşı dava açabileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, uzlaşma tutanağında müvekkilinin tüm dava açma hakkını kaybedeceği hususunda bilgilendirilmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.<br>\tMahkemece, davacının ceza soruşturmasında, araç sürücüsü ile uzlaştığından bahisle, CMK'nın 253/19 maddesi gereğince, eylemlerinden sorumlu bulunan sigorta şirketi hakkında da dava açılmayacağından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\t18/10/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, 2010 doğum tarihli olan davacının yaralanması nedeniyle eldeki dava açılmıştır. <br>\tVelayete dair hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 335 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 335.madde gereği ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altında olup yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz. evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar.<br>\tSomut olayda, yaralanan ...'in  06/12/2010 doğum tarihli olduğu, uzlaşma tutanağının imzalandığı 23/02/2021 tarihi itibariyle anne ve babasının velayeti altında olduğu, dosya içerisinde bulunan uzlaşma tutanağının ise sadece baba ... tarafından imzalandığı, bu durumda 5271 sayılı CMK'nın 253/19. uyarınca geçerli bir uzlaşmanın varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla, baba tarafından imzalanan uzlaşma tutanağı, davacının tazminat davası açmasına engel teşkil etmediği gibi (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/12376 E.  2022/12035 K.), Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 gün, 2023/43 E. - 2023/141 K. sayılı olup, 18 Ekim 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile CMK'nın 253/19. maddesinin; \"Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.\"  hükmündeki; “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;\"  cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiş ve kararda yürürlük süresi belirtilmediğinden, geçerli bir uzlaşma olduğu kabul edilmesi durumunda da Anayasa Mahkemesinin iptal kararının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>\tBu durumda işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken uzlaşma sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek işin esasına girilerek, taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesi gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/06/2022 tarihli 2022/142 Esas - 2022/368 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3616374946f29a71","SID":"371bf0cc42e8e0c1"}}