{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/218 <br>KARAR NO\t\t: 2024/320<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/354 ESAS - 2023/507 KARAR<br>DAVA KONUSU\t: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14.02.2024<br><br>İSTEM: Davacı vekili, Müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı ... arasında 01.02.2022 tarihinde 2620-20225257-0 ... ürününe ilişkin Kredi Kart Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalı/borçluya çeşitli krediler kullandırıldığını, davalı ... kredi kartından kaynaklanan borcu ödemediğini, bunun üzerine hesaplar kat edilerek borçluya 07.12.2022 tarihinde iadeli taahhütlü ihtarname gönderildiğini, ihtarname borçluya 16/12/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamenin gönderilmesine rağmen verilen süre içinde borç ödenmediği için borçlu hakkında İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi 2023/3735 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu 02.02.2023 tarihli dilekçesi ile yetkiye itiraz etmiş olup, dosya yetkili Akhisar İcra Dairesi 2023/725 E. Sayılı dosyasına gönderildiğini, davalı/borçlu tarafından, Akhisar İcra Dairesi 2023/725 E. Sayılı dosyasına kötüniyetli olarak borca itiraz edildiğini, müvekkili banka ile davalı borçlu arasında imzalanan sözleşme ve hesap özetleri incelendiğinde davalı borçlunun dosyanın tahsil kabiliyetini sürümcemede bırakmak amacıyla itiraz ettiği anlaşılacağını, borçlunun bu yöndeki itirazları haksız ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, tüm itirazlarının reddi gerektiğini, akabinde ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, buna ilişkin e-imzalı  arabuluculuk anlaşamama son tutanağını dilekçemiz ekinde sunduklarını, belirterek sayın Mahkemenize müracaatla, takibe yönelik itirazın iptali ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip başvurulması halinde dosyanın görevli Manisa Asliye Hukuk  (Tüketici)  Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN: Karara karşı davacı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili  istinaf dilekçesinde, davalının görevsizlik kararı verildikten sonra takip dosyasındaki itirazından vazgeçtiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını,  müvekkili banka ile davalı arasında ticari kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, nitekim kredi kartı ekstrelerinde şirket kart numarasının yazıldığını, mahkemece banka tarafından sehven gönderilen bireysel kredi kartına ilişkin sözleşme esas alınarak görevsizlik kararı verildiğini, çelişki giderilmesi yönünden bankaya müzekkere yazılması gerekirken mahkemece yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu,  ticari kredi kartlarında Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE;Dava, kredi kartı alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>\tHMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;<br>\t01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinin birinci fıkrasında, \"tüketici olan kart hamili\" tarafından açılacak davalarda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22 ve 23. maddelerinin uygulanacağını ve dolayısı ile tüketici mahkemelerinin görevli olacağı, İkinci fıkrasında ise \"kart çıkaran kuruluşlar\"  tarafından  kart  hamili aleyhine açılacak davalar yönünden 1086 sayılı HUMK'nın (6100 sayılı HMK'nın 447/2. maddesinde, başka kanunların HUMK'ya yaptığı atıfların HMK'ya yapılmış sayılacağı belirtildiğinden 01.10.2011 tarihinden itibaren bu atıf HMK olarak anlaşılmalıdır) görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Aynı Kanunun 43. maddesinde ise, \"tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında” 44. madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek ana kurala istisna getirilmiştir. <br>\tAncak, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler \"tüketici\"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler \"tüketici işlemi\" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun Geçici-1/1. maddesinde ise \"bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış   olan\"  davaların  \"açıldıkları  mahkemelerde  görülmeye  devam\"  edeceği belirtildiğinden, 28.05.2014 tarihinden önce açılmış davalar yönünden 5464 sayılı Kanunun 44. maddesindeki görev hükümleri geçerli olmaya devam edecektir.  6502 sayılı Kanun, kart hamili ya da kartı veren kuruluş gibi bir ayrıma gitmeksizin bütün bankacılık işlemlerini (m. 3/1-k kapsamına girmeyen tacirler hariç olmak üzere) kanun kapsamına aldığı ve 83/2. maddesi hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları bu kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. <br>\tBuna göre ticari kredi kartlarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda kart hamili mesleki ve ticari amaçla hareket ettiğinden Asliye Ticaret Mahkemeleri, bireysel kredi kartlarında ise kart hamili ticari ve mesleki amaçla hareket etmiyorsa 6502 sayılı yasa kapsamında Tüketici Mahkemeleri görevlidir. <br>\tSomut uyuşmazlıkta davacı yan dava konusu kredi kartı borcunun istinaf dilekçesine ekli olarak sunduğu ticari kredi kartı sözleşmesine dayalı olarak davalıya tahsil edilen ticari kredi kartından kaynaklandığını, bankaca sehven mahkemeye gönderilen kredi kartı sözleşmesinin ise davalıya tahsil edilen bireysel kredi kartına ilişkin olduğunu, uyuşmazlığın ticari kredi kartından kaynaklanması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürdüğünden mahkemece kredi kartı ekstrelerinde şirket kart numarası ibaresinin de yazılı olduğu gözetilerek çelişkinin giderilmesi yönünden bankaya yeniden müzekkere yazılmak suretiyle takip dayanağı borcun hangi kredi kartından kaynaklandığı kesin olarak tespit edildikten sonra görev hususunda yeniden değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\tDavacının, davalının takip dosyasındaki itirazından vazgeçtiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığına ilişkin istinaf itirazları, ileri sürülen hususların görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır. <br>\tBu çerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-3 ve 6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>\t1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.09.2023 tarih ve  2023/354 Esas - 2023/507 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-3-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine<br>\t4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,<br>\t5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca davacıya iadesine,<br>\tDava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.02.2024 günü oybirliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0071ffd8a3aa00d","SID":"300ba20fff8682f8"}}