{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2414 - 2024/139<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2414 <br>KARAR NO\t: 2024/139<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/741 Esas 2021/603 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/02/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 15.08.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücünün neden olduğu tek taraflı kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi olan ...'in 13.03.2019 tarihinde vefat ettiğini belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, ölüm olayı ile kaza arasında iki buçuk yıl süre olup illiyet bağı olmadığını, davadan önce kendilerine başvuru yapılmadığı için özel dava şartının gerçekleşmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, ceza yargılaması sırasında uzlaşma olduğu için talepte bulunulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece toplanan delillere göre, davanın trafik kazası sonucu ölen desteğinin gelirinden yoksun kalındığı iddiasına dayanan alacak talebinden ibaret olduğu, trafik sigortası genel şartları 01.06.2015 tarihinde değiştirilip, tazminatın diğer yasal düzenlemeler yanında bu genel şartlara göre hesaplanacağına ilişkin 2918 sayılı yasanın 90.maddesinde yapılan değişikliğin ise 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, değişen yeni genel şartların yürürlük maddesi olan C-11'e göre \"yeni genel şartların ancak bu tarihten sonra düzenlenecek poliçeler dolayısı ile uygulanabileceği\" öngörülmüş olup poliçenin 25.01.2016 tarihinde düzenlendiği ve kazanın ise 15.08.2016 tarihinde meydana geldiği, 2918 Sayılı Yasanın 90 ve 92. maddeleri ile ilgili Anayasa Mahkemesinin kısmi iptal kararı da dikkate alınarak somut uyuşmazlığın kısmi iptal kararının ortaya çıkardığı durum dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiğinin kabul edildiği, davalı tarafın ileri sürdüğü tüm ilk itirazlar ve dava şartı eksikliği olduğuna ilişkin taleplerin yasal şartları taşımamaları nedeni ile reddine karar verildiği, davalı taraf trafik kazasının 15.08.2016 tarihinde, ölüm olayının ise 13.03.2019 tarihinde meydana geldiğini, davalının ölüm olayının trafik kazası sonucu oluşmadığını ileri sürdüğü için öncelikle bu konunun irdelendiği, ölene ilişkin tüm tedavi evrakı temin edilip ATK 2.İhtisas Kurulundan 14.08.2020 tarihli ve itiraz üzerine ATK 2 İhtisas Üst Kurulundan 01.07.2021 tarihli raporların alındığı, her iki raporda, ölendeki yaralanmalar, kaza ile ölüm tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında ölüm olayının sigortalı aracın neden olduğu trafik kazası sonucu oluşan araç içi yaralanmadan meydana gelmediği, trafik kazası ile ölüm olayı arasında illiyet bağı olmadığının belirlendiği, sigorta şirketleri trafik sigortası düzenlemekle, sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu, bu kaza nedeni ile ortaya çıkan ölüm ve yaralanmalar ile poliçe kapsamındaki maddi zararların giderilmesini üstlenmekte olup, somut olayda davacının desteğinin ölümüne sigortalı aracın neden olduğu kaza sonucu ortaya çıkan araç içi yaralanmaların neden olmadığı, bu hali ile davalıdan destekten yoksun kalma zararının talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan raporlardan Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14.08.2020 tarihli raporunda, müteveffa ...'in 15.08.2016 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında tıbben illiyet bağı bulunmadığının, ölümüne etki ve katkısının olmadığının tespit edildiğini, ancak bu raporun hükme esas alınmaya ve denetime elverişli olmadığını, dava konusu trafik kazası neticesinde destek ...'in ağır şekilde yaralandığını, sonrasında bu kaza nedeniyle geçirmiş olduğu ameliyatlar, bu ameliyatlara bağlı kullandığı ilaçlar, ameliyatlar sırasında almış olduğu kan pıhtılaştırıcı tedaviler, ameliyatlar neticesinde meydana gelen hareketsizlik ve uzun süre yatarak tedavi görme hali ve yine buna bağlı kan dolaşım bozuklukları neticesinde gerçekleşen komplikasyonlar nedeniyle vefat ettiğini, müteveffa ...'in, Yozgat Şehir Hastanesi’nde 15.08.2016 tarihinde, Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 16.08.2016 tarihinde, Yozgat Şehir Hastanesi’nde 08.09.2019 tarihinde, Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 26.09.2016 tarihinde, Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 10.10.2016 tarihinde, Yozgat Şehir Hastanesi'nde 23.10.2017 tarihinde, Yozgat Şehir Hastanesi'nde 05.11.2018 tarihinde, Yozgat Şehir Hastanesi'nde 28.12.2018 tarihinde, Yozgat Şehir Hastanesi'nde 28.01.2019 tarihinde kaza neticesinde meydana gelen yaralanmaları nedeniyle ameliyatlar olduğunu ve birtakım tedavilere devam ettiğini, müteveffanın kaza neticesinde meydana gelen yaralanmaları nedeniyle geçirmiş olduğu ameliyatların ve tedavilerin sıklığı, kullanmak zorunda kaldığı ilaçlar, ve müteveffanın bu tedaviler sırasında kaldığı hareketsizlik nedeniyle kan dolaşımı bozukluğu sonucunda meydana gelen emboli neticesinde desteğin vefat ettiğini, ancak Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu 14.08.2020 tarihli raporunda bu hususların değerlendirilmediğini ve eksik inceleme ile hatalı rapor düzenlendiğini, yine hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 3. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 30.07.2021 tarihli raporda, müteveffa ...'in 15.08.2016 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığının tespit edildiğini, ancak bu raporda Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu 14.08.2020 tarihli raporuna karşı yapılan hiçbir itirazlarının değerlendirilmediğini, itirazları karşılanmaksızın eksik inceleme ile rapor düzenlendiğini, davanın reddine dair kararın da eksik inceleme ile ve hatalı şekilde verildiğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp 3. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda müteveffanın görmüş olduğu tedaviler, ameliyatlar ve operasyonlar nedeniyle maruz kaldığı hareketsizlik ve kullanmak zorunda olduğu kan pıhtılaştırıcı ilaçların emboliye neden olabileceği hususunun hiç irdelenmediğini ve değerlendirilmediğini, bu nedenle raporların hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, dosya kapsamında ve bu dilekçe ekinde mübrez, Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.05.2019 tarihli bilimsel mütalaada da müteveffa destek ...'in ölümü ile 15.08.2016 tarihli trafik kazası arasındaki illiyet bağının incelendiğini ve yapılan değerlendirmede \"Kişinin ölümüne yol açan süreçte; kişinin maruz kaldığı trafik kazasına bağlı travma ve stresör faktörlerinin etkisinin dışlanamayacağı,\" (2) nolu bendinde \"Kişinin trafik kazası sonucunda omurga ameliyatı geçirdiği, kişinin kronik hastalıkları ve kazaya bağlı omurga ameliyatı sonrasında gelişen komplikasyonlar dikkate alındığında, 15.08.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazası ile ölümü arasında nedensellik bağının kesilmediği, maruz kaldığı travmanın; ölümde etkisinin olduğu düşünüldüğü tıbbi görüşüne varılmıştır \" şeklinde açıklanan gerekçe ile kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiğini, hükme esas alınan raporlar ile Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen bilimsel mütalaa arasında çelişki mevcut olup bu çelişkilerin de giderilmediğini, çelişkileri ve itirazları karşılar nitelikte adli tıp uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazları karşılar ve çelişkileri giderir nitelikte adli tıp uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücünün neden olduğu tek taraflı kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi ...'in vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dosya içeriğine göre  davacının desteği ...’in 15.08.2016 tarihinde hasta nakil aracının arka tarafında bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığı, kazadan yaklaşık 2,5 yıl sonra 13.03.2019 tarihinde vefat ettiği,   İstanbul ATK 1.İhtisas Kurulunca tanzim edilen 14.08.2020 tarihli ve İstanbul ATK 3.İhtisas Kurulunca tanzim edilen 01.07.2021 tarihli raporlara göre, müteveffa ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde; 15.08.2016 tarihinde araç içi trafik kazası geçiren kişinin bel ve sağ bacak ağrısı şikayetiyle Yozgat Devlet Hastanesine başvurduğu, öyküsünde bir hafta önce şikayetlerinin başladığı kaydedilen hastanın Lomber MR tetkikinde sağda L4-5 diskinde herniasyon saptandığı, tetkik ve operasyon amacıyla servise yatırıldığı, ancak daha sonra kendi isteğiyle taburcu edildiği, 16.08.2016 tarihinde başvurduğu Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde lomber tomografisi çekildiği, acil operasyon gerektirecek patoloji saptanmadığı ve konservatif tedavi önerildiği, hastanın 08.09.2016 tarihinde Yozgat Şehir Hastanesine şiddetli bel ağrısı şikayeti ile başvurduğu, yama tedavisi uygulanarak 19.09.2016 tarihinde taburcu edildiği, 26.09.2016 tarihinde Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi polikliniğine başvurduğu, 2 yıldır bel ve bacak ağrısı olduğu, trafik kazası sonrası boyun ağrısı, kollarda ağrı, uyuşma, hissizlik ve karıncalanma öyküsü bulunduğu, servikal MR tetkikinde miyelomalazi, servikal BT tetkikinde C5-6 düzeyinde protrüde disk hernisi saptandığı, elektif cerrahi önerildiği, 05.06.2017 tarihinde yeniden başvurduğu Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde sağ L4 hemilaminektomi + sağ L4-5 diskektomi ameliyatı uygulandığı, 24.07.2017 tarihli başvurusunda L4-5 düzeyinde sağda foraminal stenoz ve nüks disk hernisi saptandığı, 07.11.2018 tarihinde L4-5 diskektomi + L3-5 posterior stabilizasyon ameliyatı uygulandığı, 28.12.2018 ve 28.01.2019 tarihleri arasında fizik tedavi uygulandığı, 25.02.2019 tarihinde gelişen kardiyak arrest nedeniyle 112 acil servis tarafından yaklaşık 1.5 saat resüsitasyon uygulanmış olarak hastaneye getirildiği, ritmi dönen hastaya çekilen BT anjiografi tetkikinde ana pulmoner arterlerde ve dallarında masif pulmoner emboli saptanması nedeniyle trombolitik tedavi uygulanarak yoğun bakım servisine devredildiği, Kranial MR tetkikinde ağır hipoksi bulguları izlendiği, Behçet hastalığı nedeniyle romatoloji konsültasyonu istendiği, 13.03.2019 tarihinde Glaskow koma skoru 3 olduğu halde takip ve tedavisi sürmekte iken kardiyak arrest geliştiği, resüsitasyona yanıt vermeyerek eks kabul edildiği, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, histopatolojik ve toksikolojik analizler yapılmamış olmakla birlikte, dava dosyasında mevcut tıbbi verilere göre, kişinin ölümünün masif pulmoner tromboemboli ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, dava konusu olay tarihli radyolojik görüntüleme tetkiklerinde akut travmatik patoloji izlenmediği ve erken cerrahi girişim gerekliliği bulunmadığı, tıbbi belgelere göre olay tarihi öncesinde de kronik dejeneratif disk herniasyonlarına yönelik şikayetlerinin bulunduğu dikkate alındığında, kişinin 15.08.2016 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında tıbben illiyet bağı bulunmadığının belirtilmesine, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığının açıkça ortaya konduğu mevcut raporların, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre, yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK.nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile kalan 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3- Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Kararın usulüne uygun şekilde taraf vekillerine tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 361/1 maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fef2ebfbae1e6927","SID":"e539f3adcc324a1a"}}