{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 13/04/2023<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 27/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/02/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 28.03.2018 günü saat 15:14 sıralarında dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'un, idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile Şefik Can Caddesi istikametinden Çevre Yolu Caddesini takiben Fatih Caddesi Kavşağına seyri sırasında, Başkent Hastanesi karşısına geldiğinde aracını park edip gerisinden gelen trafiği kontrol etmeden sol ön kapıyı (şoför mahalli) açmak istediği esnada, aracının sol ön kapı kısmına, gerisinden ve solundan Saray Caddesi istikametinden Çevre Yolu Caddesini takiben Fatih Caddesi istikametine doğru yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklet ile seyreden müvekkilinin, aracının sağ ön direksiyon kısmı ile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, çalışma gücünü kaybederek sürekli sakat kaldığını, sürücü ... hakkında Konya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, .... plakalı kamyonetin .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığından sigortacı sıfatı ile davalının sorumluluğuna gidildiğini, müvekkilinin Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gördüğünü ve gerekli ameliyatı yapıldığını, Beyhekim Devlet Hastanesi tarafından düzenlenmiş 20.12.2018 tarih ve ... nolu Engelli Sağlık Kurulu Raporu düzenlendiğini ve Nisan 2018 KEAH (Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi) psikiyatriden tedavisinin başladığını, arızasına bağlı olarak %20 oranında sürekli engelli olduğu şeklinde rapor düzenlendiğini, müvekkilinin 20.11.1991 doğumlu olduğunu, kaza tarihinde işçi olarak çalıştığını ve asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğini, yaralanmasına bağlı efor kaybına uğradığını, çalışma gücü azalarak sürekli sakat hale geldiğini, iyileşme sürecinde bakıcıya muhtaç kaldığını, tedavisi için SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderleri yapıldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla; müvekkilinde geçici iş göremezlik süresinde uğradığı kazanç kaybı zararı, sürekli sakatlığı nedeni ile uğradığı maddi zararı, tedavi ve iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı, SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararı olmak üzere şimdilik 20,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddesi gereğince 8 iş gününün bitimini takip eden gün olan temerrüdün oluştuğu 15.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, arabuluculuk faaliyeti için yapılan giderleri, arabuluculuk faaliyetinin Görüşme Sonunda Anlaşamama şeklinde sonuçlanması nedeni ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesi gereğince 750,00TL maktu arabuluculuk faaliyeti vekâlet ücretinin, yargılama giderleri ve ilam vekâlet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuru şartlarının yerine getirilmediğinden HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, 6098 Sayılı TBK’nın 50. maddesi hükmü uyarınca, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesinin zorunlu olduğunu, davacı tarafından 04.02.2019 tarihinde gönderilen rapor medikal firmaya gönderildiğini, ancak rapor dışında tıbbi belge olmaması nedeniyle maluliyet oranını hesaplamanın mümkün olmadığını, “Mevcut 20.12.2018 tarihli raporda kişinin olay tarihli yaralanmasının ne olduğunu belirtir bilgi bulunmadığı, bu rapor dışında başkaca tıbbi belge bulunmadığı görülmüş olup yaralanmasının net olarak belirtildiği olay tarihli ve sonrasında yaralanmasına ait düzenlenmiş tıbbi belgelerin gönderilmesi durumunda yeniden değerlendirilecektir.” şeklinde tespit ve talepte bulunulduğunu, bu hususun davacı tarafa bildirildiğini, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi gerektiğini, davacı taleplerinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmesinde ilgili belgelerin ibraz edilmediğini, HMK 119 maddesi gereğince talep sonucun açık bir şekilde yapılması gerektiğini, kazanın meydana geldiği anda sigortalı araç işletilme halinde olmadığından davacının taleplerinin teminat dışı olması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, sigortalı aracın kontağının kapalı halde bulunduğundan işletilme halinde olmadığını, park halinde çalışır vaziyette olmayan araçların işletilme halinde olmadığından sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş görmezlik tazminatı, bakıcı gideri ve SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığından davacının faiz istemlerinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle; davacının istenen hastane evraklarını hiçbir aşamada sunmadığı dikkate alınarak HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, somut olayda sigortalı araç işletilme halinde bulunmadığından müvekkili şirketin teminat kapsamında bir zarar doğmadığı dikkate alınarak davanın esastan reddini, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve SGK teminat kapsamında bulunmayan sair tedavi gideri taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde;yargılamaya esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya raporları ile birlikte davacı vekilinin 05/06/2020 havale tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak, davacının geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 9.618,72 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 2.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden  (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 15/02/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili her ne kadar bakıcı giderlerine ve sürekli işgöremezlik giderlerine ilişkin tazminat talebinde bulunmuş ise de; düzenlenen maluliyet raporuna göre iyileşme sürecinde bakıcıya ihtiyacı olmadığı ve kalıcı maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>28/03/2018 tarihli kaza tespit tutanağında davacının koruyucu tertibatının bulunup bulunmadığı durumu tespit edilemediğinden ve aksini gösterir herhangi bir delil bulunmadığından müterafik kusur olmadığı takdir ve kanaatine varılmıştır.<br>Davacının arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebinin  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. Maddesinin akdi avukatlık ücretini konu aldığı ve müvekkilinin avukatına ödeyeceği asgari ücreti belirlediği anlaşılmakla ve bu maddede yer alan arabuluculuk vekalet ücretlerinin HMK 323. Madde kapsamında yargılama gideri olduğuna dair bir hüküm bulunmaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş ve;<br>Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>Davacının geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 9.618,72 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 2.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden  (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 15/02/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>Sürekli işgöremezlik dönemine ilişkin ve bakıcı giderine ilişkin tazminat taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sürekli iş göremezlikten doğan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ATK İkinci Üst Kurulunun 24/11/2022 tarih ve 3151 karar nolu raporuna dayanılarak verilen kararın eksik inceleme ile verildiğini, SÜ Tıp Fakültesi Hastanesinin 11/11/2021 tarihli raporunda yaygın ansiyete bozukluğu tanısı ile müvekkilinin dört yıldır ilaç kullandığını ve kullanmaya devam edeceğini, 24/07/2019 tarihinden 26/04/2023 tarihine kadar ilaç kullanım raporu ile raporlu olduğunu, rapor süresinin bitiminde kontrol ve son muayenesinin yapılacağının dikkate alındığında müvekkilinin tedavisinin tamamlandıktan sonra Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilerek son muayenesinin yapılması gerektiğini, bu hususların yerine getirilmeden eksik inceleme ile sürekli iş göremezlik zararına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı olmadan düzenlenen raporların hükme alınmasının hatalı olacağını, iyileşme süresinde bakıcı giderlerinden doğan maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 12/12/2019 tarihli raporda tespit edilen 3 ay süre ile bakıcıya ihtiyaç duyulduğunun belirtildiğini, davalı vekilinin kabulünü nedeniyle lehe olan kazanılmış hakkın gözetilmemesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik, tedavi ve  bakıcı  giderlerine ilişkin maddi tazminat  istemine ilişkindir.<br>Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 12/12/2019 tarihli raporunda özetle; Mağdur ...'ın 28.03.2018 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol klavikulada fraktür geliştiği, şu an sol omuz eklem hareketlerinde kısıtlılık ve posttravmatik stres bozukluğu ve depresyon arızaların bulunduğu anlaşılmakla; kişinin arızasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; Kişinin omuz eklem hareket kısıtlılığı arızasına bağlı kalıcı engel (sürekli iş göremezlik) oranının %2 (yüzdeiki) kişi özür oranı olduğunu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen depresyon arızasına bağlı kalıcı engel(sürekli iş göremezlik) oranının (Zihinsel ruhsal davranışsal bozukluk-geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar-D-2) %40 olduğunu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, özür oranları Balthazard Yöntemi ile hesaplandığında toplam; % 41(yüzdekırkbir) kişi özür oranı ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, 6111 sayılı kanun kapsamında tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı, SGKca karşılanmayan 6111 sayılı kanun kapsamı dışında kalan, tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu fatura edilmiş dolaylı harcamaların olmadığı, yine dolaylı giderler ile ilgili fatura şartı aranmaksızın yapılması muhtemel genel bilgiler bölümünde bahsi geçen hususlarla ilgili kaçınılmaz masrafların yara ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında, iyileşme süresi boyunca 2.000,00TL. olarak değerlendirildiğini(bu tutarın 500,00TL si ulaşım gideri,1.500,00TL si refakatçi,özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği), mevcut arızasının emsallerine göre iyileşme süresi 3(üç) ayı bulacağını bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağını, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kişinin bu sürede bir başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunu, kişiye verilecek toplam tedavi masraflarının 2.000,00 TL olduğunu ve bu miktara 3(üç) ay boyunca kazanç kaybının ve bakıcı giderlerinin de eklenmesinin uygun olacağı görüş ve kanaatlerini bildirmiş.<br>Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 20/02/2023 tarihli raporunda özetle, Davacı ...'ın 28.03.2018 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol klavikulada fraktür geliştiği anlaşılmakla; mevcut arızasının iyileşme süresinin 6 (altı) ayı bulacağı, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu sürede bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duymayacağı, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağı, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden, kişi yaranın ağırlık ölçüsü, yapılan ameliyat sayısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan uzaklığı, sosyoekonomik kültürel durumu gibi unsurlar dikkate alınarak tahmini takribi genel bir miktar belirlenmesi daha bilimsel ve objektif olacağı dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 6.000,00TL olarak değerlendirildiği, (bu tutarın 1.500,00TL si ulaşım gideri, 4.500,00TL si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı) görüş ve kanaatlerini bildirmiş.<br>İstanbul  Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun mahkememize sunmuş olduğu 28/02/2022 tarihli raporunda özetle; ... ve ... oğlu ... doğumlu ...’ın 28.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının,   03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında malüliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan malüliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,  30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,  Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde ve sonrasında sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiş.Raporlar arası çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulundan rapor alınmıştır.<br>İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulunun mahkememize sunmuş olduğu 24/11/2022 tarihli raporunda özetle; Şükrü oğlu, 1991 doğumlu ...’ın 28.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında malüliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan malüliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,  30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği,  İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,  İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde ve sonrasında sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı görüş ve kanaatlerini bildirmiş olup raporda çelişkinin giderildiği psikiyatri uzmanının heyette bulunduğu davalı vekilinin dosya içerisindeki yazılı ve sözlü  beyanlarında %2 maluliyeti kabul ettiklerine dair beyan olmadığı 11/02/2020 tarihli dilekçede ki beyanların kazanılmış hak oluşturmadığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.<br>Davacı vekili bakıcı gideri itirazında bulunmuşsa da hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu raporunda  İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde ve sonrasında sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, daimi maluliyetinin olmadığı  rapor edilmiş olduğundan itirazın reddi gerekmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden  reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harç giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 28/02/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imzalı<br><br>Üye<br><br>  e-imzalı<br><br>Üye<br><br>  e-imzalı<br><br>Katip<br><br>  e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6d28af7116322ba","SID":"a9558db98fbef9fb"}}